Bu Blogda Ara

Yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2025

Cebeli Bereket

 Ben size buranın gerçekten Cebesi bol bir Bereket olduğunu söylüyorum da inanmıyordunuz.
Dikkâtınızı çekerim ki Kasım-ı Şerif Ayı içerisindeyiz, dahası bitirmek üzereyiz.


Osmaniye vilâyetinde hava sıcaklıkları mevsim normâllerinin üzerinde seyredince İncir ağaçları yeniden meyve verdi.
Siz de bilirsiniz ki İncir meyvesi Yazın olgunlaşır.

30 Eylül 2024

Sonbahar Zamanları

Her yıl bu zamanlarda mevsim geçişleri yaşanır ancak arsla Mart'taki gibi neşeli olmaz.
Artık yavaş yavaş Deniz girmeği ve Dondurma yummilenmeği unutmağa başlamamız gerekiyor, çünkü Karpuz kabuğu bizim Deniz kıyılarından çok uzaklara gitmeğe hazırlanıyor.


Her ne kadar Güneş hâlâ her sabah ışıyorsa bile bizleri ısıtabilmeği başaramıyor, Gündüz vakti bir parça ancak etki edebiliyor ama tepkiyi göremiyor.
Birkaç gün sonra son bir kez birazcık sıcaklık üfleyecek ama işbu havanın vaziyet-i umumiyesi arsla bizlerin Deniz girip serinleyebildiği günler gibi olamayacak.
Artıkım gardolaplardaki kalınca giysileri ortaya çıkartmanın ve gitmeğe başlamanın zamanlaru yaklaşıyor.


Gidişler acıklıdır ama yeniden dönebilmek için zaman geldiğinde gitmenin gücünü kendinde bulabilmek gerekir.
Yoksa böyle nefis bir Denizi kim bırakıp da gitmek ister?
Leylekler bir süre önce paydos edip gittiler, sırada Kırlangıçlar var. Hepsi de yepisyeni birer başlangıç ve daha güzel birer patlangıç yaşayabilmek istiyorlar.


Bizler ise bulunduğumuz yerlerde kalarak serinlemeğe başlayan havalarla nasıl mücadele edebileceğimizin düşüncelerini aklıllarımıza getirebilmeğe çalışacağız.
Artıkım bizleri kapalı mekânlarda Türk Kahvemsi ya da Filitre Kahve gummilenmek paklayacak.


Tabi bu mevsimde gummilenebileceğimiz kahveler helbette ki sıçak kahveler olacaktır, yanındaki dondurma yummilenmeği Yaz'a kadar ertelememiz gerekmekte.


Birkaç haftadan beidir ağaçlarımız yapraklarını döküyorlar, hani havanın serinlemeyeceğini Biz Üç Muz olarak tayin edebilseydik manzara-i nefaset görüntüler elde edebileceğiz.
Yine de henüz her şey bitmedi, öyle ya da böyle Güneş'in varlığını bilmemiz şimdilik yeterli.

01 Eylül 2024

Cemre Paraya Düştü

 Çoğumuzca mâlumdur ki bizim Cemre adını verdiğimiz kadınsı bir kavram mevcuttur. Her yıl Sevgililer Gününden sonra eğer sevgilisi olduğunu sandığı ama kendisini arsla sevmeyen Berke'den güzel bir hedâye almışsa önce havaya sonra suya en son da toprağa düşer. Yok eğer hedâyesini beğenmemişse düşüş sıralaması değişebilir veya zamanı gecikebilir, daha da tuhafı gidişini ve hareket zamanını kafasına göre değiştirme becerisine sahiptir.


Ancak içinde bulunduğumuz İkibinyirmidört Yılı'nda bir ilk oldu, hepimizin sevgilisi Cemre gidiş zamanına yakın Sipâli'ye ya da herkesin anlayacağı lisân-ı münâsipten yazayım Paranın içine düşeceği tuttu.


Paranın içine düştükten sonra Cemre'nin sıcaklığına ve ateşine daha fazlama karşı koymağı başaramayan Para cayır cayır yanmağa ve elini süren herkesin elini yakmağa başladı.
İşbu ateşin iyiye işaret olduğunu düşünen ve Kışın ortasında doğal olarak Şehr-İstanbul'da lâpa lâpa kar yağmasını isteyen bazı okuyucularımız olabilir ama Kış kapumuza avdet eyleyip de işbu açın hâlinden anlamayan bağzı tok zümrenin sürekli istediği Kar yağmağa başladığı zamanlar Sonbahar döneminde Cemre'nin yakmağa başladığı Sipâliler yüzünden Kışın binalarımıza tahakkuk ettirilecek Doğalgaz Fatura Ücretlerine bütçelerimiz yetmediği zaman nasıl bir çözüm bulunabileceğini Biz Üç Muz olarak hiç bilemiyoruz ve daha da ilgi çekmesi için bilmek ve öğrenmek bile istemiyoruz.


İmdı aklımıza zurnanın zırt dediği soru lâk diye önümüze düştüğüne göre sorabilir ben, korkmayın cevabı da var:
Her yıl Yazın müjdecisi sayılan Cemre adlı dişi varlığımız Sipâli içine düştükten sonra neler yapıyor?


Ne yapacak? İsm-i şerifinin Berke olduğunu henüz öğrenebilmeğe muvaffak olmağı başarabildiğimiz ve Cemre'nin tek taraflı olarak bağımlı olduğu sefkilısıyla gezip tozuyor ve Para'nın içine düştüğü günün güzel anılarıyla avunarak gününü gün edip Kutsal Şarap'ı gummileniyor.

26 Temmuz 2024

Yazın Yağmuru

Bazı zamanlar Güneş ve Yaz her ne kadar Biz Üç Muz olarak sıcakları çok seviyor da olsak bizlere fazla gelebiliyor.
Birkaç günden beridir ortalıklarda dolaşan bir Yağmur tantanası mevcuttu.
İşbu mevcut olan tantanadaki Yağmur en sonunda bugün birkaç haftadır evli olduğu Bardak'tan nafakasını çatır çutur tahsil ederek Şehr-İstanbul'un içinde üstlerimize boşandı.


Üç damlacık sudan korkacak değiliz, üstelik şeker değiliz ki eriyelim.
Kaldı ki şarkılarda da söylenir Yaz Yağmuru ile Kış Yağmuru bambaşka şeylerdir.
Yağmurun bu ilk boşanması değil, birkaç saata kalmaz Bardak'la yeniden evlenerek Bulut yapmağa devam edecektir, bir de utanmadan düğününe de çağırır bizleri.


Bakalım bizler kaçıncı milyon kere Yağmur ve Bardak düğününe çağırılacağız?
Daha doğrusu çağırılacak mıyız?
Yoksa bilmem kaçıncı milyon kere olduğu gibi aile arasında mı evlenecekler?

12 Temmuz 2024

Yazın Ayakları

Prinstaram veya sizlerin bildiği şekli İnstegram ya da yazıldığı şekliyle Instagram adı verilen ve bağzı Üçhârfliler için çok önemli olan paylaşma uygulaması çıktı çıkalı sanal dünyada bazı yazılı olan veya olmayan kurallar türedi.
Örnek olarak Perşembe günleri eski zamanlardan kalan resimler, Cuma günleri camilerden "Hayırlı Cumalar" resimleri, Cumartesi akşamları gece kulüpleri ve içki masaları, Yaz başlarında Denize sokulmuş ayaklar, Tatil günlerinde manyolu haşemalı güneşlenme paylaşımları, yetmedi bir de çoluk çocukların yüzme becerileri.


Madem konu böyle, ben de âdetimin yerini kaybetmeden buldurayım dedim ve daha ŞH-Fatih vaporumuzun üst güvertesinde otururken ayaklarımı yandaki korkuluklara dayadım ve Kınalıada'ya yaklaşırken yukarıda temaşa ettiğiniz resm-i şerifi çekti ben. 

23 Haziran 2024

Yaz Güzeli

 İşte yeniden Yaz Mevsimi geldi çattı hayatlarımızın tam ortasına kuruldu ve havasıyla bizleri ısıtmağa başladı.
Bugünden itibaren tam üç ay boyunca sıcaklardan bağzılarımız tarafından bunalacağımız ama rahat kıyafetler giyinebilip Devletimin Elektrikli Trenlerinde işlettiği kılimaların altında serinleyeceğimiz, pervahaneleri de bedavaya dönmeyen Belediyemin üç katlı vaporlarının açık kısımlarında güneşlenebileceğimiz güzel günler başlıyor Şehr-İstanbul'da.
 

Karpuzun kabuğu geçen hafta Yaz gelmeden Denize düştüğü cihetle yüzmenin hiçbir sakıncası bulunmamakta.
Ancak yine de fazlama açılmamak lâzım, Denizin tabanı oldukça derinlerde.


Bu kadar sıcak havada yapılabilecek en güzel nesne-i şeriflerden bir adedi de Dondurma yummilenmektir.
Hele bir de Sâhilde otururken olsa Denizdeki dalgaların sesi sizlere eşlik ederse tadından yenmez.
Ancak havanın çok sıcak olması münâsebetiyle erime riski var.


Bu yıl kumsallarda haşema çok moda, en azından manyo veya bikiniden daha iyi koruyor vücûdu, en azından sırtlar yanıp kavrulmaz.
Sırt yanınca acısı çok fazla olmak var, üstelik aşk acısından bile fazla.


Bikiniyi öğle sıcağında pek tavsiye edemem, yanıklarla uğraşmak zor oluyor.


Yaz yaklaşınca ilk vazifemiz alışverişe çıkmaktır çünkü tıkırında olan ekomoniye can vermek hepimizin boynunun borcudur ve borç da yiğidin kamçısıdır.
Tabidir ki itimadı lütûf sanıp borca sarılmamak gerekir çünkü bir gün gelecek ve o borç istenecektir, sonradan darılmamak gerekir.


Yıllardan beridir tıkırında olan ekomonimize hayat verdikten sonra hava ne kadar sıçak olursa olsun caddelerde arsla böyle gezmemeliyiz.


Yaz mevsiminin en güzel tarafı yaşadığımız vilâyetin havalimanına giderek sayfiyelik yörelere doğru uçmaktır, konacağımız yer ister uzak ister yakın olsun uçaklarımız aynı şekilde uçacaklardır.
Ancak değişik memleketlerdeki sıcak ve soğuk farkları uçaklarımızın da uçuşlarını etkiliyor.


Yaz geldi ve tatillerdeyiz diye Kütüphâneden ödünç aldığımız Kalın Kalın Kitaplarda yazılı olan derslerimizin de üstlerinden geçmeliyiz ki Kış geldiği zaman yapılacak olan sınavlarda iyi notlar alabilelim.


Yaz hayatlarımıza avdet ederek karpuz kabuğunu denize düşürmesine rağmen insa n doğası her dakika deniz içinde bulunmağa müsahit olmak yoktur.
Ara sıra şehrin içerisindeki mekânlarda müzük dinlemek de lâzımdır.


Her nasıl olursa olsun yazın çıkan şarkılar daha bir akıllarda kalıyor, aradan yıllar geçse bile kolay kolay unutulamıyor, esasında konu şarkının ve müziğin değişik olması değil bize yaşattığı duygular ve o mevsim içinde yaşattığı anıların olması.


Evet bu yıl da Yaz geldi ve Karpuz Kabuğu Deniz'e düştü, Güneş bizleri pişirmeğe zaten başlamıştı ama bu yıl biraz daha fazla ısıtıyor bizleri.
Mâlum-u âliniz Yaz mevsimi çok kısa sürer ve daha ne olduğunu bile anlamadan hemen Sonbahar girişinde buluruuz kendimizi.
Yazın yaşadıklarımız yanlarımıza kâr yaşayamadıklarımız da ukde kalır.


Sözün ve yazının kısası Sipâli olmazsa yukarıdaki bahsettiğimiz hiçbir şey olmaz.

12 Ağustos 2023

Paşabahçe Yerine Sami Akbulut

Büyükada yolları küçük vaporlarla fazlama çekilemiyor, özellikle de mevsim Yaz ve aylardan Ağustos ise.
Kabataş'taki iskelede her zamanki gibi Paşabahçe Vaporumuzu beklerken birkaç yazı önce dediğim gibi Hâliç'te yüzdürülme idmanları yaptırılması işinin devam ettiğini öğrendi ben.
Sanırım bu sefer yeniden sıcaklardan sıkılacağız herhâlde galiba sanırsak.
Çünkü vekâleten sefere verilen Sami Akbulut vaporumuzun öyle açık yeriçok yok ki sizler de resm-i şerifte temaşa edebiliyorsunuz zaten.


Neyse ki bizler Üç Muz olarak binmekteyiz vaporumuza ama Eyyam-ı Bahur biraz sıkı bastırıyor.
Üç santimetrelik hızla bir Poyraz esebilmeğe çalışıyor ama o ese(meye)n Poyraz sanırım ancak kendisini serinletebilecek.
Ancak şunu da belirtebilirim ki resm-i şerifi çekebilmemi sağlayan makinemi de fena salladı.

17 Mart 2023

İstanbul'da Yağmurlar Başlıyor

İçinde bulunduğumuz Mart-ı Şerif Ayı gerçek anlamda kapıdan baktırarak kazma kürek yaktırıyor her ne kadar Cemreler havaya toprağa suya düştükten sonra dâhi olsa.
Bizim buralarda ünlü bir Bayazıd Kulesi vardır, eski zamanlarda yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmış da olsa sonradan ertesi günkü havanın durumu hakkında gece vakitleri değişik renklerde ışıklandırılır.
Dün akşam gözlemlediğim kulenin ışıkları yeşildi, yeşil tuttu Kâbe'ye gitti, Kâbe'den döndü Hacc'a gitti.
Bugün sabah vakti de gökyüzü yağmura kavuştu çok şükür.


Bu arada şunu da eklemeliyim ki İstanbul Belediyesinin kaldırımlara döşediği taşlar mâlesef ayakları kaydırabilecek cinsten, olası bir yağmurda yürürken elinizde bir baston olsun.
Neyse ki yağan işbu yağmur sayesinde barajlarımız biraz olsun su görecek ve Yaz geldiğinde biraz az sususluk çekeceğiz.


Bu arada çoğunlukla kedilerin resimlerini çekerdim ama bugün bana bir adet köpek öyle bir poz verdi ki dayanamadım ve iznini de alarak resm-i şerifini çekip sizlerle paylaşıyorum.
Bizler hadi neyse şemsiye bulur korunuruz ama ya caddelerdeki ve sokaklardaki diğer canlı varlıklar ne yapsınlar söyleyebilir misiniz?

05 Mart 2023

Yağmurda Kahve Dünyası

 Hafta sonumuz için güzel bir haberim var çünkü Yağmurlu geçiyor, hem de bardaktan boşanırcasına.
Böyle yağarsa barajlarımız dolacak ve bizler Yaz sıçaklarında susuzluk çekmeyeceğiz.


Bugün akşam vakti bizim Kahve Dünyasında birkaç adet Lâvi Çikolatasından yummilenirken hava birdenbire yağmura çevirdi yönünü ve sanki bir zamanlar bardakla evliymiş de boşanma davaları görülmekteymiş gibi hızla yağmağa başladı.


Benim üzerime vazife olarak da işbu iki resm-i şerifi çekip paylaşmak kaldı.
Güle güle seyredin, Yağmuru iliklerinize kadar içinizde hissedin.

26 Aralık 2022

Hava Çok Sıçak

 Hava çok sıçak bugün, bir aralık sokağa çıktım ve terden sırılsıklam oldum.
Yok artık demeyin Yukarıdaki de artık havaya nasıl bir yön çizdireceğini ve ayarları ne yapacağını sanki şaşırdı.
Bugün tarihlerden Yirmialtı Aralık İkibinyirmiiki ve norminâl şeraitte kar yağması gereken bir zamanda biz sıcaklıktan pişiyoruz.


Her ne kadar ben Yukarıdakinin işine karışmağı kendime yakıştıramıyorsam bile İnistegiram'dan gördüğüm ve okuduğum kadarıyla şimdiye dek on santimetre kar tutmuş olmalıydı.
Kışın ortasında bu ne perhiz bu ne lâhana turşusu diye sormazlar mı adama?

10 Ocak 2022

İnsansız Bir Dünya

İnsanoğlu belki de dünyaya ve doğaya en fazla zarar veren varlığıdır, ama insanlar aynı zamanda dünyanın dengesini de sağlamaktadırlar. Kısacası ilişkilerin konusu olduğu gibi insanların toplu olarak dünyadaki varlığı bir dert, yokluğu bambaşka bir dert.
İşbu yazımda sizlere insan ırkının dünya üzerinden tamamen silindiği zaman olacaklardan biraz bahsetmek istiyor ben.


Öncelikle elektrik ve diğer saklı güçleri işleyecek bir canlı olmadığı için çok ama çok kısa bir zaman zarfında karanlığa ve soğuklara teslim olacak bir dünya. Her ne kadar gökyüzünde Güneş de olsa Güneşin varlığı mâlesef günlerin en fazla yarısında etkili olabiliyor, üstelik Yaz ve Kış dönemlerinde bu süre biraz uzayıp kısalabilse bile etkisiz kaldığı zaman zarfı mevcut.
Biz insanların dünyadan neslimiz tükendikten tam bir yıl sonrasında tüm uydular ve uzay istasyonları Dünyaya geri düşer ve atmosferde büyük delikler oluştururdu.


Sadece bir hafta içinde milyarlarca ev ve çiftlik hayvanı açlık ve susuzluktan Hakk'ın rahmetine kavuşurlardı. Ne de olsa artık onlar evcil hayvan, her ne kadar fıtratlarında avcılık gibi hamurlar katılmış bile olsa o hamurun miktarı sanıldığı kadar çok değil, üstelik aradan geçen yıllar boyunca o hamurun varlığı bile tartışma konusu olmuştur.
Evcilleştirilmiş atlar tekrardan özgürlüklerine kavuşur ve doğada dörtnala koşmağa başlarlardı.
Nesilleri tükenmek üzere olan hayvanlar yavaş yavaş tekrardan çiftleşerek çoğalmağa başlarlardı.
Yaşamak için insan vücûduna ihtiyacı olan birçok parazit de yok olurdu. Mâlum-u âliniz ki insan vücûdunda önemli bir oranda gözle görülmeyen varlıklar da yaşıyorlar.
Evlerdeki haşeratın da soyları tükenmeğe başlardı.


Barajlar yıkılıp dev sel felâketlerine sebep olurdu. Sonradan tüm bu alanlar bataklığa dönüşürdü.
Büyükşehirlerde bugüne kadar yapılmış ve işletilmekte olan Metro hatlarını koruyan su pompaları çalışmayacağı için her tarafı sel götürürdü.
Soğutma sistemleri durduktan sonra bazı nükleer santrâller patlarlardı.
Sanayi bölgelerindeki emisyonlar sıfıra ineceği için hava sadece bir ay gibi kısacık bir sürede tertemiz olurdu.
Bakım falan yapan birileri olmayınca tüm metâl binalar çürüyüp yıkılırlardı.
Şehir parkları giderek büyür ve şehirleri ele geçirirdi, sadece yirmibeş yıl içerisinde dünyadaki tüm kaldırımlar ve yollar yemyeşil olur ve Doğa kendine ait olan her yeri tekrar geri alırdı. Altıyüz yıl kadar sonrası tüm dünya dev bir ormanlığa dönüşür ve her yerde farklı hayvan nüfûsu oluşurdu.
Okyanuslar eski temizliğine geri döner ve tüm balıklar huzur içinde yaşardı. Tek dertleri artık birbirleri kalırdı, çünkü büyük balıklar her zaman küçük balıkları yerler.
Yüzbin yıl sonra yıl içerisinde havadaki karbondioksit seviyeleri insan ırkının dünyaya ilk ayak bastığı seviyelere dönerdi.


Yazımı ahanda burada sonlandırırken tek bir cümle eklemek istiyorum:
Her ne kadar Dünyanın insanlara ihtiyacı olmasa dâhi İnsanların dünyaya ihtiyaçları vardır.
Her ne kadar insanlara hayvan lâkapları takılıyor bile olsa, ne olduğu konusunda fikir almak için üstteki resm-i şerifi inceleyiniz.

01 Ağustos 2021

Hoş Geldin Ağustos

 Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ben anlatmak istemiyorum, ama anlamak isterseniz sanki daha dünmüş gibi İkibinyirmibir yılına girmiştik sanki.
Bakın bugün o günden bu güne tam sekiz kocaman ay geçmiş, Kış bitmiş Yazın ortalarını yaşamaktayız.


Leylekler göç etmeden, mevsimin yarısında Kışa dönmeden, Üzümler tam olgunlaşmadan güzel anılar yaşat bize.
Çünkü biliyorum ki nasıl olsa bir Eylül günü yine sokağa çıkmak kısıtlanacak, bizler de cezaevlerimize dönmek zorunda kalacağız padişah efendi hazretlerimizin buyurdukları irade doğrultusunda.


Onun için ne olur bizlere ne kadar geç ceza kestirirsen o kadar minnettar kalırız sana ve hakkımızı helâl ederiz.

14 Temmuz 2021

Pirâmitler Hakkında Bilgiler

 Kahire'de bulunan Keops Piramidinin oniki ton ağırlığında ikibuçukmilyon bloktan oluştuğunu,
Günde on blok yerleştirilmesi hâlinde yapımının altıyüzaltmışdört yıl süreceğini
Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya böldüğünü ve piramidin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunduğunu
Yüksekliğinin bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığını verdiğini
Taban alanının yüksekliğin iki katına bölünmesinin Pi Sayısını verdiğini


Piramitlerin içerisinde ultrases radar sonar gibi cihazların çalışmadığını
Kirletilmiş suyun birkaç gün piramidin içinde bırakıldığında arıtılmış olarak bulunduğunu
Piramidin içerisinde sütün birkaç gün süreyle taze kaldığını ve sonunda bozulmadan yoğurt hâline geldiğini
Bitkilerin piramit içerisinde daha hızlı büyüdüklerini
Çöp bidonu içindeki yemek artıklarının hiç koku yaymadan mumyalaştığını
Kesik yanık sıyrık ve yaraların piramidin içinde daha çabuk iyileştiğini
Piramidin içinin yazın soğuk kışın sıcak olduğunu
Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda iki kez güneş girdiğini ve bu günlerin doğduğu ve tahta çıktığı günler olduğunu
Şimdiye kadar biliyor muydunuz?

01 Temmuz 2021

Arıları Koruyalım

 Arıların yiyecek polen ve çiçek bulamadıkları zamanlarda ya da aşırı sıcaklar yüzünden su ihtiyaçlarının arttığı zamanlarda onlara destek olmamız gerekir. 
Tabağa su doldurmak yerine elma armut çilek erik gibi meyveleri bir tabağa rendelemek ve üzerine de su eklemek yöntemi daha doğal ve arılar için çok daha iyi.
Çünkü eğer tabağa su doldurup boş bırakırsak arıların boğulma riskini ortaya çıkartırız.


Tabaktaki suya batmayacakları ve meyve parçaları üzerine rahatça konup kalkabilecekleri için iyi. Su alabilecekleri için iyi ve meyvelerin şekerlerinden beslenebilecekleri için iyi.

Mutlu Temmuz

 Kocaman yılın ilk yarısı bitti, geçen hafta en uzun gündüzü yaşadık, imdı sırada Yazın en güzel zamanlarından Temmuz-u Şerif Ayı var yaşamamız gereken.
Biliyorsunuz her geçen gün yeni bir Aybaşıyı getirir huzurumuza, gelip çatan her aybaşında memurda şafak atar. Çünkü nasıl geçecektir çarşıdan kasaba manava yakalanmadan?
Ne de olsa ihtiyarlar evde kemik yiyorlar ama denizde de bolcanam balık var, buna rağmen balıkçılar bir kilo İstavrite sadece Üçyüz Türk Lirasıcık değer biçiyorlar.


Bugün itibariyle uzun zamandan beridir biz özgür ruhlu insanlara dayatılan baskılar padişah efendi hazeretlerinin buyurdukları irade vasıtasıyla kaldırılmış bulunmakta.
Yani otobüslere ve metrolara uygulanan ama Marmaray'da uygulanmayan bir koltuk dolu bir koltuk boş uygulaması ve ayakta yolcu sayısı sınırlaması kaldırıldı.
Geceleri 22:00 saatinden sabaha karşı 5:00 saatine kadar uygulanan sokaka çıkma yasakı kaldırıldı.
Pazar günleri tam günü uygulanan sokaka çıkma kısıtlaması da kaldırıldı.
Bize bu serbestliği sağlayan padişah efendi hazretlerine ne kadar teşekkür etsek ve sağlığı için duva etsek azdır.


Bir haftadan beridir havalar da ısınmağa başladı, ama şu kadarını söyleyeyim İstanbul'da deniz çok kirli, daha önceki paylaştığım yazıma istinaden terlikle tank durduran hâlkımız için çok da bir şey fark etmiyor, çünkü zamanında kolibasili yoğunken de deniz girdiler, şimdi de haydi haydi girerler.
Hadi bakalım sizlere hayırlı yazlar sevgili okuyucularım.

01 Haziran 2021

Kutsal Üç Aylar Geldi

Sabah sabah başlıyoruz yeni bir aya, aslında bu kadar zamandan beridir bunalımdayken azıcık olsun ferahlamayalım mı sizce de?
Başlıkta bahsettiğim Recep-i Şerif Şaban-ı Şerif Ramezân-ı Şerif ayları değil, Haziran Temmuz Ağustos aylarıdır. Çünkü ne de olsa ilk üç günü Ramezân Bayramı olan Şevvâl-i Şerif ayı da neredeyse bitiyor.


Kısacası sizin anlayacağınız lisandan yazarsam Yaz Mevsimi biraz önce fiilen avdet eyledi ama gerçek avdeti yirmi kocaman günden sonra meydana gelecek.
İlkokulda bile öğrendiğiniz bilgilere göre Yaz mevsimi girişi Yirmibir Haziran çıkışı da Yirmiiki Eylül günleridir.


Bizler bugünlük Haziran-ı Şerif Ayı'nın hayatlarımıza girişini idrak etmeğe çalışacağız.
Ne yazık ki zaman da çok hızlı geçtiği için yetişebilmek ne mümkün?
Önemli olan yaşanılan zamanın tadını çıkartmak deil midir?

15 Mayıs 2021

Karıncalardan Mektup Var

 Sevgili Evsahipleri,
Mâlum-u âliniz Yaz geliyor ve yiyeceğimiz bittiği için yuvalarımızdan çıkmaya başlıyoruz. Biliyoruz ki siz bizi evinizde istemiyorsunuz. Rica ediyoruz lütfen bizi öldürmeyin.


Eğer evinize gelmemizi istemiyorsanız biz Salatalık Kabuğundan nefret ederiz. Girdiğimz yerleri takip ederek Hıyar kabuğu koyarsanız biz anlarız ki bizi istemiyorsunuz ve evinize girmeyiz. Sıradan bir tebeşirle o yolu çizerseniz biz o çizgiyi asla geçmeyiz. Gireceğimiz yerlere Limon parçası koyarsanız biz anlarız ve girmeyiz.
Ama lütfen bebek pudrası dökmeyin. Onlar bizi öldürür. Çünkü pudra nefes yollarımızı tıkar. Eğer bunları yaparsanız biz sizi hiç rahatsız etmeyiz.

13 Mayıs 2021

Dondurma Mevsimi Gelmiştir

Bahar geldi geleli mâlum-u âliniz havalar ısınmağa başlamakta olduğundan şimdiden serinleme ihtiyacı hissediyor ben.
Yaz da yaklaşırken ve açılma zamanları da ufukta görünmeğe başladığından beridir Hacı Bozan sağ olsun yeni çeşit dondurmaları hâlkımızn hizmetine sunmakta.
Mekânın nerede olduğunu merak edenler lütfedip "Hacı Bozan Oğulları" yazısına tıklayarak yerini öğrenebilirler.
Bugün hazır Ramézân-ı Şerif Ayı bitip de Şevvâl-i Şerif Ayı başlamışken ve Şevvâl-i Şerif Ayı'nın ilk üç günü Ramézân Bayramıyken şu yeni çıkan dondurmalardan bir tutam tadayım istedi ben.


Bugünkü dondurmam Kahve + Nâne + Çark-ı Felek + Kestahane'den oluşmakta.
Bitirmeden önce eklemem gereken nesne-i şeriflerden biri de benzer tadı olan dondurmalar benzer tadı olan diğer dondurmalarla birleşirse daha güzel olur, örneğin Kahve aromalı olan Kestahane ya da Muz aromalı olanla daha güzel gider, Çilek aromalı olan Karpuz ya da Çikolata aromalıyla güzeldir, Nâne daha çok Kahve ile veya Çilek ile güzeldir ama damak tadı herkesin farklıdır.


Tabi bu güzel Dondurmanın üzerine bir de Porselen Bardaklı Türk Kahvemsi güzel gitmez miydi?
Giderdi tabi, netekim tadını da özlemişti ben.
Herkese afiyet olsun.

08 Kasım 2019

Kasım Günleri

Eski takvimde kocaman yıl sadece iki mevsimden ibaretti. Altı Mayıs ile Yedi Kasım arasındaki günler Hızır, Sekiz Kasım ile Beş Mayıs arasındaki günler Kasım Günleri olarak adlandırılırdı.
Mayıs Ayında nasıl Yaz geldi diye şenlikler yaptıysak bu sefer de Kış için hazırlıklarımızı tamamlamamız gerek.


Birkaç gün sonra yaşanacak olan Pastırma Yazı sonrasında hava artık soğumaya başlayacak.
Bu sıcak günlere Pastırma denmesinin sebebi Yaz sıcağında Pastırmanın kurumaması yüzündendir.

23 Eylül 2019

Sonbahar Yine Geldi

Eylül geldiğinden beri havalar bir tuhaflaşmıştı zaten, gökte ne kadar Güneş de olsa ortalığı iyi ısıtamıyordu. Çünkü yerde Rüzgâr sertçe estiği için sıcaklığı dağıtıyordu.
Bugün günlerden Yirmiüç Eylül İkibinondokuz ve Pazartesi. Ben bu yazıyı yazarken bütün Kuzey Yarımküre olarak biraz sonra Sonbahar Mevsimine gireceğiz.
Bu arada ben Kuzey Yarımküre'de oturduğum cihetle Güney Yarımküre'nin de İlkbahar Mevsimine girişlerini de kutlamamak olmaz.


Sonbahar aslında sürekli sıcaktan aşırı ısınarak bunaldığımız Yaz ile soğuktan üşüdükçe donduğumuz Kış Mevsimleri arasında ne çok sıcak ne de çok soğuk ama serin ve ılık günlerin yaşandığı bir ara geçiş mevsimidir.
Önce Bağbozumu sonra Hazan en sonra Güz olmak üzere adı takvimlere geçmemiş üç bölümden oluşur.
Kuzey Yarımküre'de Yirmiüç Eylül günü gelen Terazi Burcu'yla başlar, Yirmibir Aralık günü devreden çıkan Yay Burcu'yla sona erer.
Güney Yarımküre'de ise Yirmiiki Mart günü gelen Koç Burcu'yla birlikte başlayıp Yirmibir Haziran günü giden İkizler Burcu'yla biter.
İmdı dilerseniz Sonbahar Mevsimini biraz irdeleyelim:


Sonbaharı en güzel ifade eden bir resimdir bu. Ancak bütün bu ilhâmlara rağmen Sonbahar bir şiir okuma mevsimi değildir, daha doğrusu günümüze kadar yazılmış şiirleri anlama ve içlerinde taşıdıkları sırların anlamlarına erme zamanıdır.
Renkli yaz düşlerinin ve açık kalan pencerelerden içeri sızan seslerin ve vıcık vıcık müziklerin ve artık günümüzde pek kalmadıysa bile bahçelerde oynayan çocuk seslerinin yavaş yavaş tükenmeleridir. Bütün bu gürültünün yerlerini huzurlu bir sessizliğe ve hüzünlü bir iç dengesizliğine terk etmesi mevsimidir.
Güneşin artık erken batmaya başlaması sayesinde geri gelen geceler ve bu geceler boyu sessizlikler, naif ve yavaş hüzünlü şarkıların oluşturduğu müzikler, bu müziklerin yüzünden aşkı özlemelerin bolca yaşandığı mevsimdir.


Bir trenle yolculuk ederken pencereden baktığımızda akıp giden yapraklarını dökmeye başlamış ağaçların aslında zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlattıkları mevsimdir.
Yeniden açılan okulun içindekiler için bilgiye ulaşmanın mevsiminin başıdır.
Şehrin gri duvarlarının ardında yeni sözcükler keşfetmek için yelken direği kırılmış eski bir kadırga ile sefere çıkılan bir yolculuğun değişmez hikâyesidir.


Yazın Güneşten kamaşmış olan gözler Sonbaharda daha bir farklı bakarlar dünyaya. Yazın yaşanan aşkların geçiciliği çıkar ortaya.
Bir daha sırtlar kendini insan, fotoğraf çekmek için aslında en güzel mevsimdir.


Atkıların şalların uzun botların kazakların kalın giysilerin ve külotlu çorapların mevsimidir.
Yağmurun kahvenin ıhlamurun çayın ve sütün daha çok içildiği mevsimdir.
Portakal mandalin kestahane elma üzüm şarap gibi meyvelerin ortaya çıktığı, grip nezle nevazil gibi rahatsızlıkların hortladığı, artık doğru düzgün ısıtmayan Güneşin erken batmaya başladığı mevsimdir.


İnsanoğlunun içine daha fazla kapandığı mevsimdir, kolay değil koskoca bir Yaz geçmiştir hayatlarımızdan.
Kocaman tatil bitmiştir, ferah ve rahat giysiler dolaba kaldırılır ve kalın sıkı giysiler çıkartılır.
İnsanlar işlerine ve okullarına gitmeye başlar, bu durumda yazlık ilçelerimiz boşalır ve herkes büyükşehirlerde hayatlarını sürdürürler.
Büyükşehirlerde de sabah işe veya okula akşam da eve giden insanlarla dolar, işbu gidip gelme esnasında insanlar sadece önlerine bakarlar ve hızlı hızlı bulundukları yerlerden uzaklaşırlar.


Sonbaharda koskocaman Yaz boyunca devam eden sokakların akşam kalabalıklığı da artık sona ermeye başlar, koskoca şehir artık akşamları tatsız bir hâl alır, hele bu tatsızlık yazlık ilçelerimizde daha fazla hissedilir.
Yavaş yavaş hava da kasvetlenir ve gökten Yağmurlar da yağmaya başlar, Yazın tozunu torpağını temizlemek ister gibi. Her yağan Yağmur sanki Dünyayı daha da bir temizler.


Ağaçların yaprakları ise artık sararmıştır, çok fazla uzun olmayan bir zaman sonra birbirlerinden ayrılacaklardır.
Doğanın çıplak hâlidir Sonbahar, ağaçların makyajı silinir yapraklar düşer, gökyüzünün ışığı gider yağmurlar düşer, artık Doğanın iskeleti kalmıştır göz önünde.


Sonbahar konusu üç ay boyunca irdeleyeceğimiz yeni yazılar vaad ediyor bizlere.
Ben de daha fazla gözlerinizi şişirmekten imtinâ ettiğim cihetle Sonbaharın sonunda bahar olmadığını ve yokluğunda aşka çevirdiğim yüzün hatrına bu yazımı ahanda burada noktalıyorum.
Mutlu Sonbaharlar.