Bu Blogda Ara

Çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2026

Fondü

 Ne zordur birini sevmek ve sevdiği kişi tarafından sevgisine karşılık bulamamak.
Bir olsun gönlümüzde bir olmasak bile gerçekte.
Yine geldi kör günler, neden bülbüller ötsünler?
İçimizi acıtan kahredici gerçek ancak acısı Fondü ile geçebilirdi.


Bugün tek teselli olarak Şehr-İstanbul'da da kar yağıyor, Tinki Pinki Kukuli de kartopu oynuyor.
Ama adına ister Aşk deyin isterseniz Alışveriş, seven kişi sevdiğine sevdiğini söylediğinde ilk başta sevgi kabûl edilir, üç gün sonra da götüne bir tekme vurulur geldiği yere geri gönderilir.
Geriye de Çikolata soslu Çilek kokan ve Muzla desteklenen Fondü kalır.

12 Kasım 2024

Fondü

 Fondü adlı güzel tatlıyı sınıflandırmanın herhangi bir olanağı bulunmamaktadır, çünkü içinde Muz Çilek ve Çikolata mevcuttur.
Hani bunu Tatlı'ya mı Meyve'ye mi koycaktınız menünüzde?


Sonuçta böyle güzel bir yummiyi menüsünden uzun yıllardır eksik etmeyen Kahve Dünyası'ya teşekkür ederiz.

13 Ocak 2023

Arnavutköy'deki Unutulmuşluk

Semt değişti mevzular da değişti, bir önceki yazımdan devamı ahanda burası.
Akmerkez'in arka tarafında kıvrıla kıvrıla aşağı inen bir yol vardır, genel olarak kaldırımın bulunmadığı ve oldukça dik bir yokuş.
Benim de her santimetrekaresini belki de ezbere bildiğim ve bir zamanlar Akmerkez'in en revaçta olduğu zamanlar Boğaz yolunda yürüyüş yapmadan önce Akmerkez'in içinde yummilendiğim ve Arnavutköy'e inerken keşfettiğim bir yol.
İşte bizim onbeş yıl önceki yaşanmışlıktaki delikanlının da aklına aynı yol gelmişti o güzel Pazar gününün Akmerkez akşamından sonra. Genç kadınla birlikte küçük bir yürüyüş yaparak Akmerkez'in içinde yummilendiklerini yakmak ve biraz açılmak istemişlerdi.


Her yeni başlayan macera heyecan doluydu ve çilek kokardı, bazıları gelip geçici bir heves olsa bile o çilek kokusunu içlerinde hissetmenin tadı bambaşkaydı.
Belki kadının gerçek niyeti Akmerkez'e geldikleri gibi ya Beyoğlu Metrosuyla veya Akmerkez'in önündeki duraktan geçen bir İett otobüsüyle geri dönmekti ama nasıl olduysa delikanlının fikrine çabucak atılıvermişti.


Yol da yoldu hani, neredeyse ikiyüz metrede bir yavaşlıyorlar ve birbirlerine bazı özel dilde bir şeyler söylüyorlardı.
Hani kar yağsa Uludağ veya Palandöken ya da Kartepe gibi birlikte belki de Süper Büyük Sılalom yapabilirlerdi, ama hem genç kadın hem de delikanlı kaymayı bilmiyorlardı.
Aslına bakarsanız her şey aşırı derecede çok hızlı gelişiyor ve delikanlı her dakika bambaşka duygulara kapılıyordu, çünkü kadın resmen kendisine ümit vermekten geri kalmıyordu.


Arnavutköy'e geldiklerinde delikanlının bildiği Beyazgül Sokak'tan değil Boğaziçi Spor Kulübünün olduğu ve taşıtların yukarı tırmanmak için kullandıkları diğer yoldan indiler, burada genç kadın birkaç adet dükkânda birkaç vitrin baktı ama işin güzel tarafı dükkânların tamamı kapalıydı çünkü günlerden Pazar'dı ve saat da oldukça geçti.
O zamanlar henüz Kış Saati uygulaması vardı, yani Ekim sonlarında saatlar birer saat geri alınır Mart sonlarında aynı saatlar ileri alınırlardı.


Artık hava kararmış ve eve dönme vakitleri gelmişti, bir an önce durağa gittiler ve gelen ilk İett otobüsüne bindiler, ama kadın kartını hem kendisi hem de delikanlı için okutmuştu ve oğlanı mahcup etmişti.
Gelen otobüs İkarus markaydı, Bahçeköy'den gelip Taksim'e giden 42T hat numaralı.
O günü kışın ortaları olduğundan ama hava Güneşli olduğundan Ortaköy civarı yine tıkalıydı ama her zamankinden daha çabuk açılmıştı veya delikanlıya öyle geldi, çünkü en azından sevdiği kadın yanındaydı.
Ayrılırlarken aralarındaki geçen şeyler daha bir pekişmişti ama delikanlı inanamıyordu olanlara.
Acaba sahi kahramanlarımız şimdilerde ne yapıyorlar? Yoksa birkaç hafta sonra gelecek olan ayrılığın acılarına dayanamayarak Hakk'ın rahmetine mi kavuştular?

01 Temmuz 2021

Arıları Koruyalım

 Arıların yiyecek polen ve çiçek bulamadıkları zamanlarda ya da aşırı sıcaklar yüzünden su ihtiyaçlarının arttığı zamanlarda onlara destek olmamız gerekir. 
Tabağa su doldurmak yerine elma armut çilek erik gibi meyveleri bir tabağa rendelemek ve üzerine de su eklemek yöntemi daha doğal ve arılar için çok daha iyi.
Çünkü eğer tabağa su doldurup boş bırakırsak arıların boğulma riskini ortaya çıkartırız.


Tabaktaki suya batmayacakları ve meyve parçaları üzerine rahatça konup kalkabilecekleri için iyi. Su alabilecekleri için iyi ve meyvelerin şekerlerinden beslenebilecekleri için iyi.

05 Haziran 2021

Gıdalı Beslenme Zamanı

Bizler her zaman hayatlarımızda gıdalı beslenerek gelenekli yummileniyoruz, ama gerçekten yediklerimizin sağlıklı olup olmadıklarını sorgulamıyoruz bile.
Yıllardan beridir küresel kapitâlist güçler bizlerin dengelerini bozmak için çalışıyorlar, korona moronadan önce de yapıyorlardı yapmağa da devam ediyorlar.
Nasıl mı?
Denemek için birkaç gıdayı deneyimledik, sonucunu da sizlerle paylaşalım istedik.


Çilek:
Isırdığınızda orta kısmında boşluk var ise hormonludur. Artık o çileği yemeyin.
Mısır:
Kusursuz ve sıralı şekilde düzgün mısır almayın. Genetiği ile oynanmış ısmarlama üründür.
Zeytin:
Bekleme süresi sebebiyle boya sıkça kullanılır. Eğer çekirdeği kahverengi değil siyahsa boya katılmış demektir.
Yoğurt:
Markası ne olursa olsun hiçbir hazır yoğurdu almayın. Evde günlük süt ile mayalayın. Ya da hiç yemeyin. O kadar kesin.
Süt:
Ya günlük süt alın ya hiç süt almayın. Günlük sütte markanızı üçdört gün bekleterek test edin. Bozulmazsa o markayı artık almayın.
Pâlmiye Yağı:
En yoğun olduğu ürün Nutella ve benzerleri gofret ve cipslerdir. Sağlıksız olduğundan Fransa bu yağa ilâve vergi getirmiştir. Atıştırmalık yiyeceklerde sıklıkla pâlmiye yağı kullanılır. Pâlmiye yağından yapılmış kaşarı deneylerde fare bile yememiştir.
Et Ürünleri:
Salam ve sosisi evinize bile sokmayın. Hamur hâllerini görseniz inanın mideniz kalkar.


Bu yazılanlar sıradan sağlık tavsiyeleri olmadıkları için lütfen ciddiye alın. Farkında değilsiniz ama yavaş yavaş öldürülüyoruz. Günümüzdeki kanser vakaları ve obezitenin en büyük müsebbibi bu beslenme alanındaki vahşettir. 
Evet tam bir vahşet bu gıda düzeni. Mâlesef kanser ve obeziteye çok sık rastlıyoruz. Eğer tedbir almazsak yakın gelecekte her ailede en az bir kişi kansere yakalanmış olacak.

29 Aralık 2020

Meyve Dalgası

Vakt-i zamanında Muz adlı uzunlamasına bir meyvemiz Çilek adlı güzel ve hoş başka bir meyvemizle dalga geçiyormuş:
"Senin çok fazla çillerin var, bak Armut nasıl düzgün?" 


Çilek ise Muz'un her günlük alaylarına artıkım daha fazlama dayanamamış ve Muz'a okkalı bir cevap yapıştırmış:
"Benim çillerim olabilir pis zilli. Ama ben senin gibi şırfıntı olmadığım için sağda solda ortalıkta soyunmuyorum. Ayrıca bundan sonra lâfını bil de konuş ve Armut'a lâf etme, çünkü Ayı seviyor onu."