Bu Blogda Ara

Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Ocak 2026

Engeller

Yazmak istersin elin engel
Söylemek istersin dilin engel
Görmek istersin gurur engel
İçinin gittiğine sen gidemezsin.


...

05 Ocak 2026

Kısa Değil Uzun Sevin

 "Mrb" yazarak selâm verilmeyeceğini, "Cnm" yazarak sevgi gösterilmeyeceğini.
Yani üşenerek değil özenerek sevmek gerektiğini anladığımız gün hârfler ve kelimeler hak ettikleri değeri göreceklerdir.


Kısaltarak değil uzatarak sevin.
Ve zaten gösteremeyecekseniz de hiç sevmeyin.

04 Ocak 2026

Bilgiyi Saklamak

 Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki dış kapının zili çalar.
Kapıya kimin bakacağı konusunda kocasıyla bir tartışma da yaşarlar amaa sonunda kadın pes eder.
Üzerine 
Üzerine bir havlu alarak merdivenlerden aşağı iner ve kapıyı açar.
Gelen kişi eşinin yakından bir arkadaşıdır.


Kadın daha selâm bile veremeden arkadaşı "Havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında Üçyüz Euro veririm" der.
Kadın önce bir müddet tereddüt eder ama havlunun düğümüzü açarak havlunun düşmesini sağlar.
Gelen misafir de kadına bakar ve söz verdiği Üçyüz Euroyu verir ve ikinci teklifini yapar:
"Sizinle doğabilecek küçük bir tensel yakınlık için size Beşyüz Euro daha verebilirim, üsrelik de peşin"


Kadın önce şaşkın ama sonradan adrenâlinin verdiği heyecan ve alacağı para ile neler yapabileceklerinin anlık hayâlleriyle kısa bir duraksamadan sonra bunu da kabûl eder.
Yaşamış olduğıu olayın ve kısacık bir sürede kazanmış olduğu küçük servetin heyecanıyla merdivenlerden yukarıya çıkarak banyoya geri döner.
Hâlâ duşta olan kocası karısına kimin geldiğini sorar.
Karısı da arkadaşının geldiğini söyleyince kocası da cevabı yapıştırır.


"Harika bir haber bu. Kendisine bir zamanlar borç verdiğim ve getirmeğe söz verdiği Sekizyüz Euro'yu getirdi herhâlde."


Eğer bir takımda çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın ve paylaşmaktan çekinmeyin.
Bunlar karar verirken belirleyici olabilirler.
Böylşece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü durumlara düşmenin önüne geçmiş olaccaksınız.

13 Kasım 2025

Bûtimar Ve Deniz

Bûtimâr Deniz'e âşık bir kuştur.
Her gün kenarına konduğu suya uzun uzun bakar ve “Bu deniz bir gün kurursa ben ne içerim?” diye endişe eder.


Bu ölçüsüz aşk Bûtimâr’ın sonu olur.
Kenarından ayrılmadığı ve içmeye kıyamadığı denizin yanı başında susuzluktan ölür.

01 Kasım 2025

Sevdirme

 Söylesene nasıl ve hangi ara bu kadar çok sevdim seni?


Gecenin bir yarısı sabaha karşı sadece Bume gummilenmek için uyanıp uyku sersemlikleriyle Homumda paytak paytak gezinirken ani olarak aklıma gelecek kadar nasıl sevdirdin kendini?

17 Ekim 2025

Hes App

 Artık hiç kimseye hesap vermem.
Sevdiysem içimden geldi, gittiysem içimden gitti.


Beni kaybeden de kendi kaderine yenildi.

31 Ağustos 2025

Yarım Kalan Hikâye

Hikâye aslında yarım kalmadı.
O hikâye oraya kadardı, günü doldu tamamlandı.
Her tecrübe ve her öğreti ikinizin de yanlarına kâr kaldı.


O hikâyede ne yaşandıysa yaşandı, bitimi belki acı oldu ama bitmesi belki de hayırlı oldu.

24 Temmuz 2025

Ayrılıklar Sevdaya Dâhildir

 Hayat her zaman mutlulukla geçmiyor, zorlu yollarında birçok engel de çıkartıyor.
Özellikle ikili ilişkilerde anlaşamamazlık oranları son zamanlarda ziyadesiyle arttı.
Ancak bazı ayrılıklar vardır ki aradan Onyedibuçuk kocaman yıl geçse dâhi gitmesi gereken kişinin görevini büyük bir başarıyla becerebilmesine rağmen kalan kişi için atlatılabilmesi çok zor olmuştur.
Üstelik bir arada olmaması gerektiği her iki kahraman tarafından bilinmesine ve bazı değerlere uygun olmamasına rağmen.


Merak etmeyin bu ilişkiden sonra unutmağı başaramayan kişinin hayatına başkaca karşı cinsten insanlar da girdiler, ancak her biri bir öncekinden daha büyük hasarlar bırakarak gittiler.
Elimizde ise insanlara güveni iyice sarsılmış ve yeni ilişkilere gönlünü kapatmış bir Türk Vatandaşı Kişi kaldı.
Bunca yıldan beridir kırıntılarla kendini doyurabilmeğe çalışıyor.
Giden kişi ne yapıyor derseniz oynadığı sahte sevdalı rolünden sonra hayatını çok mutlu şekillerde yaşıyor olması gerekiyor.

14 Şubat 2025

Sefkilılar Günü'de Ekomonik Değerler

 Norminâl şeraitte maaşlar her zaman Ayların Başlarında ceplerimize girer, ancak ayın ortasında yatırımlık dövizler aniden pahlılaşabilirler, özellikle de Üçüncü Dünya Ülkeleri işbu konuda daha fazla muzdariptir, ancak biz çok şükür ki Üçüncü Dünya Ülkelerinden biri değiliz, bizden daha kötü Ekomoniye sahip olanlar da var.
Bugün günlerden Cum'a ve takvimdeki tarih Ondört Şubat gününü gösteriyor, hani Kuyumcuların ve Çiçekçilerin en çok Sipâliyi kasalarına koyduğu ama kalfa ve çıraklarına fazladan harçlık olarak On Para bile koklatmadıkları ve de yılda sadece bir kez yaşanan bir gün.


Neyse biz imdı avdet eyleyelim Asgari Ücret'in bugünkü Döviz Ücretlerine karşı kaybettiği değerlere:

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 22.104 ÷ 36,15 = 611,45
Avrupa Birliği Eurosu : 22.104 ÷ 37,78 = 585,07
İsviçre Federasyonu Frankı : 22.104 ÷ 39,95 = 553,29
İngiltere Krallığı Sterlini : 22.104 ÷ 45,45 = 486,33
Kuveyt Dinarı : 22.104 ÷ 117,25 = 188,52
Has Altın : 22.104 ÷ 3.460 = 6,38

Bu tabeləde ilk sayı İkibinyirmibeş yılında uygulanan Asgari Ücreti, ikinci sayı ilgili Dövizin Bugünkü Ücretini, sonuç ise ilgili Dövizin Bugün alınabilecek Miktarını gösterir.
Olur da erimenin boyutunu görmek isterseniz Ahanda Buraya tıklayınız.

Bugün henüz Dünyaya Ay Başı teşrif etmediğinden ve Ceplerimiz ve de Cepkenlerimiz iyicenem delinmişken ve dâhi Çiçekçi Abla kuytu bir yerde gizlice kahkahalarla üstlerimize gülerken Yeni Türk Lirasımızın kaybettiği değerin ölçeklerini yazamam, ne de olsa bugün Kuyumcu ve Çiçekçilerin en çok Sipâliyi kasalarına koduğu ve gece geldiğinde milyonlarca dişil varlığın fırınlarında milyonlarca eril varlığın tencereler dolusu mercimeklerinin pişirilerek afiyetle birlikte yummilenileceği Sefkilılar Günü olmak var.


Sonuç olarak Aşkı ve Yalnızlığı tek güne sığdıramayız, çünkü Yıldız Ablamız (Tilbe) öyle söylüyor.
Kaldı ki Dünyanın Para üstüne döndüğünü ve her şeyin mal mülk her şeyin para pul olduğunu, dostluk ve sevginin ancak para varsa ortaya çıkacağını söyleyen bir adet Sezen Ablamız (Aksu) mevcut.

01 Kasım 2024

Bir Çatlak Yumurta

 Hayat bazı zamanlarda yumurtası çatlayan herkese "Dolce Vita" yaşatabilir.
Geçmiş günler adı gibi geçmişte dâhi kalsa kimi zaman saklandıkları yerlerden çıkarak birilerini rahatsız edebilecek kudrete sahiptirler.
Her ne kadar kimileri birileri için geçmişte de kalmış olsalar kalanlar gidenleri her zaman gönüllerinde taşırlar.


Bütününü toplayacak olursak yıllar önce yaşanıp bitmiş bir hikâyeyi yeniden okumağa gerek yok ama insan yine de hazan mevsimini yaşamıyor değil.
Bir şey ya istenilir ya da istenilmez, ama istenilmeyenlerle isteniliyormuş gibi gibi hayatlarıyla oyun oynanmaz.

01 Eylül 2024

Cemre Paraya Düştü

 Çoğumuzca mâlumdur ki bizim Cemre adını verdiğimiz kadınsı bir kavram mevcuttur. Her yıl Sevgililer Gününden sonra eğer sevgilisi olduğunu sandığı ama kendisini arsla sevmeyen Berke'den güzel bir hedâye almışsa önce havaya sonra suya en son da toprağa düşer. Yok eğer hedâyesini beğenmemişse düşüş sıralaması değişebilir veya zamanı gecikebilir, daha da tuhafı gidişini ve hareket zamanını kafasına göre değiştirme becerisine sahiptir.


Ancak içinde bulunduğumuz İkibinyirmidört Yılı'nda bir ilk oldu, hepimizin sevgilisi Cemre gidiş zamanına yakın Sipâli'ye ya da herkesin anlayacağı lisân-ı münâsipten yazayım Paranın içine düşeceği tuttu.


Paranın içine düştükten sonra Cemre'nin sıcaklığına ve ateşine daha fazlama karşı koymağı başaramayan Para cayır cayır yanmağa ve elini süren herkesin elini yakmağa başladı.
İşbu ateşin iyiye işaret olduğunu düşünen ve Kışın ortasında doğal olarak Şehr-İstanbul'da lâpa lâpa kar yağmasını isteyen bazı okuyucularımız olabilir ama Kış kapumuza avdet eyleyip de işbu açın hâlinden anlamayan bağzı tok zümrenin sürekli istediği Kar yağmağa başladığı zamanlar Sonbahar döneminde Cemre'nin yakmağa başladığı Sipâliler yüzünden Kışın binalarımıza tahakkuk ettirilecek Doğalgaz Fatura Ücretlerine bütçelerimiz yetmediği zaman nasıl bir çözüm bulunabileceğini Biz Üç Muz olarak hiç bilemiyoruz ve daha da ilgi çekmesi için bilmek ve öğrenmek bile istemiyoruz.


İmdı aklımıza zurnanın zırt dediği soru lâk diye önümüze düştüğüne göre sorabilir ben, korkmayın cevabı da var:
Her yıl Yazın müjdecisi sayılan Cemre adlı dişi varlığımız Sipâli içine düştükten sonra neler yapıyor?


Ne yapacak? İsm-i şerifinin Berke olduğunu henüz öğrenebilmeğe muvaffak olmağı başarabildiğimiz ve Cemre'nin tek taraflı olarak bağımlı olduğu sefkilısıyla gezip tozuyor ve Para'nın içine düştüğü günün güzel anılarıyla avunarak gününü gün edip Kutsal Şarap'ı gummileniyor.

24 Temmuz 2024

Festeggiare Uno Compleanno

Bir zamanlar birilerinin yaşamış oldukları bir öykü anlatmıştı sizlere ben.
Hani sevdiğini söyleyerek arslinda aşkla oyun oynayan bir dişinin ne yazık ki kendisine arslinda hiç istememesine rağmen dişinin kurdığu sahte aşk tuzağına düşen bir erkekle oynadığı oyunun sonuçlarını hiç düşünmeyen ve hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam eden hikâyedeki dişi kahramanın doğmaz olasıca günü bugün.
Ama erkek tarafı günümüzdeki bugünü arsla kutlayamayacak, çünkü ayrılmalarının arasından çok uzun yıllar geçti, ama delikanlının kâlbi hâlâ kırık o dişiye karşı.
Arslinda kendisi o zamandan beridir hayatına karşı cinsten hiç kimseyi kabûl edemiyor çünkü zaten incecik bir camdan olan kâlbinin yeniden kırılmasından fena derecede korkuyor.


Aşkın ömrü üç yıldır derler, sevgi ise belirsizdir.
Gün gelir sevginin yerini nefret alabilir, ama kâlpleri camdan imâl edilmiş olanlar zaten zor toparlayabildikleri parçaların bir daha dağılmalarını dilemezler.
Hele de ilk sevdalarına otuzlu yaşlarında karşılık bulmuşlarsa, ya da karşı cinstekinin kendisini sevdiğini sanırlarsa.


Ha meraklısına söyleyeyim, bizim delikanlı o günü sevdiğini sandığı kadına doğum günü iletisini yollayıp kendi payına düşen vazifesini ifa eylemişti, ama hikâyenin kadın kahramanı baştan savma bir şekilde neredeyse hiçbir şey yazmamış, sadece yarım ağızla bir şeyler gevelemişti.
Altı ay önceki o aşk dolu güzel sözlerinden eser bile yoktu.
Delikanlı pişman mıydı sizce o günü?
Değildi tabi, çünkü yaşananlardan veya yaşanmayanlardan her şey için hiçbir şey istemeğe hakkı yoktu.


Bunları yazmamı bu güzel sevda hikâyesinin erkek kahramanı yazmamı istedi, belki bir gün kadın kahramanı da Biz Üç Muz'dan birine ulaşır ve yayınlamamızı istediği şeyler anlatırsa onları da yayınlarız.
Okuduğunuz için teşekkürler.

05 Haziran 2024

Difficult Life

Sleeping is very important.


Some works are boring me, lots of problems are coming to me, all of them are tiring me. I mean all of negative things totally makes me nervous these hot days.
I prefer and choose hot weather but if they will be like this I'm begining to hate.


Life is too difficult, not easy to stay safe and healthy also happy.
We have only hope for being better than these.

01 Haziran 2024

Geçmişte Hatırlanmak

 Eskilerin "Yâr" dediğine şimdikiler "Manita" veya "Madigudi" diyor.
Eskilerin "Nâz" dediğine şimdikiler "Trip" diyor ki Trip sözcüğü İngilizce'de "Yolculuk" demek.
Eskilerin "Sevda" dediğine şimdikiler "İlişki" diyor ki İlişki sözcüğü birbiriyle bağlantısı olan her şey için kullanılır, örnek olarak "Arkadaşlık" da bir tür "İlişki" çeşididir, "Vapur" ile "Deniz" arasında da bir ilişki vardır, deniz olmazsa vapur olmaz.


Eskiler bakmaya kıyamazken şimdikiler canına kıyıyor. Kâlbe kıyıyor.
Samimi sıcacık sofralara "Kılişe" diyip incikli boncuklu masalara da "Sunum" diyorlar.


Ah eskiler ah.
Farsça'da "Dil" kelimesi "Gönül" demek ve bozulan sadece lisanımız değil dilimiz oldu.
Değer verdiklerimiz oldu.

29 Şubat 2024

Bir Güzel Hikâye

 Bir geçmiş hikâyenin anatomisidir bugünkü okuyacaklarınız.
Yine her zamanki gibi Dünya üzerinden silinip giden bir güzel günün anısını anlatmağı ben pek istemiyorum ama bunu yaşayan bir kişi ısrarla istedi.


Bugün dört yılda bir gelir, her geldiğinde de iki gün geriye atlar, yani bu yıl Pazar'a geldiyse dört yıl sonra Cuma olacaktır.
Zaten ne olduysa işbu kutlu günün Pazar gününe denk geldiği İkibindört yılında oldu.
O günü arkadaşlarıyla toplanıp bir büyük müsabakaya tanık olan bir danışan ve bunu yazmamızı isteyen şahıs o günden beridir her Yirmidokuz Şubat gününde arkadaşları tarafından ekiliyor.


Bu kişi o günü de arslinda ekilmişti ama o günü yanında mutlu olabileceği bağzı karşı cinslerden birilerinin de ortamda olmasını belki üzüntüsünü hafifletici sebep olarak görüyordu.
Dahası ara sıra baktığı müsabakanın kazanılması her şeyi unutturmuştu.


Hayat çok kişiye mıtlılık getiriiyorduysa bile kalan bağzılarına sonsuz bir hüzün getiriyordu, dahası bu hazin günler sonraki yıllarda daha da artarak devam edecekti.

14 Eylül 2023

Unutulanların Buluşması

 Hani sizlere birkaç zaman önce 2008 eteketli bir öykü anlatmıştı ben.
Duydum ve okudum ki hikâyenin sonunu merak etmişsiniz. Korkmayın hadiseyi yaşayan şahıs filmin sonunu da anlattı bana.
Bana kalsa bu hikâyeyi hiç ortaya çıkartmazdım ve yayınlamamı isteyen kişiye kapumu sonsuza kadar kapatırdım ancak dünyada öyle fettan ve şeytana pabuçlarını tersten giydirmiş karşı cinsler var ki benim söylemeğe dilim varmıyor.


Bir ay bile sürmeyen ve başladığı gibi çabucak biten sevdalıklı ilişkilerinin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmişti.
Kadın aralarındaki her şeyi unutmuş ama birbirlerini görünce yine de heyecan yapmıştı.
Delikanlı ise her ne kadar bir başkasını bulmuşsa da bulduğu kadın ona çok daha fazla acı çektiriyordu.
Önce oturup aradan geçen zamanlar zarfında başlarından geçenlerden bahsettiler.


Kadın yurt dışında iyi bir ünüversütede yüksek ehliyet eğitimine başlamıştı, özel hayatında da ailevi sorunlar vardı.
Delikanlı da ne yapsındı? Kızın arkasından yas tutacak değildi, sonuçta o yaşa onunla birlikte gelmemişti. Alt tarafı kadının yalan aşkına karşılık vermişti ve birkaç günlüğüne bile olsa sevgililiğin tadını almıştı.
Pişman mıydı? Arsla pişman değildi. Hem de kadının onu yara bandı mı diyelim yoksa kâğıt mendil mi bilmem ama birkaç günlük oyuncak gibi kullanıp köşeye atmasına ve delikanlının da bunu ezbere bilmesine rağmen.


Artık ayrılık saati geliyordu, vapora çok az zaman vardı.
Birlikte geçirdikleri son dakikaların daha da kötüleşmemesi ve ilerideki zamanlarda birbirlerini kötü hatırlamamaları için ikisi de bağzı sırlarını içlerine gömmüşlerdi.
O güzel ve Güneşli Pazar gününden sonra ne kadın delikanlıyı ne de delikanlı kadını aradı ve sordu, tıpkı Gülben Ergen'in bir şarkısında geçen şekilde birbirlerinin hayatlarından sade ve sadece geçip gittiler.
Tıpkı bir zamanlar Funda Arar'ın başka bir şarkıda bahsettiği şekilde sevdaları bir mektupla başlamış, zamanla günler geceden kurtulamaz olmuştu. 
Artık o yoktu, dolayısıyla delikanlı yalnız kalmağı öğrenecekti, kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi köksüz bağsız durabilmeği de öğrenmeliydi.
Ayrılırken sadece kuru bir el sıkışmayla vedalaşmak istedi bizimki, eğer daha ileri gitseler belki de bambaşka şeyler de yaşanabilirdi ama sadece Türkçe Lügat'te bulunan bir kelime-i şerif olan "Onur"a gölge düşürmemeliydi.


Ancak bindiği vapordan inene kadar gözlerinden akan yaşların miktarı o güne kadarki toplamından çok daha fazlaydı.
Ne kadar ağlarsa ağlasın bir türlü içindeki sevdayı sonlandıramamıştı.
Artık dünyevi ve cismâni hayatının sonuna kadar içinde yalnız başına taşıyacaktı, tıpkı Ajda Pekkan'ın yıllar yıllar önceki seslendirdiği şekilde onsuz yaşayacaktı yasak aşkını ve hiçbir zaman kapısını çalmayacaktı.


İmdı delikanlıya kaybolan yıllarını verseler ya da onunla bir ömür vaad etseler belki peşinden giderdi, ancak bağzı şeyhlerin dönüşü yoktu çünkü birkaç yıl önce beraberce ayrılmağa ve arkadaşça yollarını ayırmağa beraberce karar vermişlerdi.
Esasında ikisinin de birbirlerine pek hayırları yoktu ama bir hata yapmışlardı bir kez.
Gerçekleri görmeleri mutlaka lâzımdı çünkü ikisinin de başkaca çareleri yoktu.


Yarım kalmış hikâyeler genellikle güzel gelir insanlara, çünkü hem Adem oğlu hem de Havva kızı beşbin yıldır birbirlerinin huylarına uygun karşı cinsini arar durur.
Bazen tam da istediğini bulur ama o bulduğunun da bir başkasıyla madigudiliği mevcuttur.
Ya da bazen bir yeni heyecan aramak için başının bağlı olduğu kişiden biraz kurtulmak amaçlı bir başka karşı cinse sadece taşak geçmek için yazan bazı tipitipler de mevcuttur.
Ve bahsettiğim tipitiplerin sahte aşk masallarını gerçek sanan denyolar da mevcuttur.
Sonuçta ne olursa olsun ayrılık da sevdaya dâhildir, her seven sonunda derde düşecektir ve kaçınılmaz bir son olarak ayrılık kapılarını çalacaktır.
Ayrılık sonrası ise önce sigarayla başlar, sigara kesmezse nargileye kadar götürür.
Çünkü bu acıyı giden değil kalan çeker, unutmak için de bağzı oyalayıcı bir şeyhler arar.


Ancak eğer vaziyet bu noktalara kadar geldiyse bir sorun var demektir.
Çünkü bu noktadan sonrası için bir tedavi yöntemi henüz bulunamadı, sadece bazı büyüklerimiz çivinin çiviyi sökebileceğini iddia ederler ama o içeride bir kırıntı muhakkak kalmıştır ve günün birinde bir şekilde ortaya çıkacaktır.


Bu okuduğunuz ve tefrikaya dönüşen ilişkide iki taraf birbirine kavuşsaydı ne olurdu?
Gerçekten mutlu olabilirler miydi, yoksa bir süre sonra daha da fena ayrılık çanları mı çalardı?

31 Temmuz 2023

Çeşme Zamanı

 Birileri bazen güzel hayâllere inanır, verilen ümitlere inanır, söylenen sözlere inanır, ama bilmezler ki verilen sözlerin hiçbiri tutulmayacak, verilen ümitlerin hepsi birer birer kırılacak, kurulan hayâller birer birer yıkılacak. Sonunda kurbanımız şizofreni hastalıklarıyla amansız bir savaşa girecek ve savaşı kazanabilme şansı çok az olacak.


Her şeyden daha çok bir şey varsa ateş ve barut arsla bir arada bulunamazlar, ateşin herhangi bir zamanda herhangi bir şekilde barutu patlatacağı tutar.
Patlattığı zaman da sonuçlarının neler olabileceği konusu bugüne kadar çok çeşitli şekillerde yaşanmış olmak vardır.


Kaldı ki birilerinin ellerindeki sözüm ona akıllı telefonlarıyla iş pişirecek diye bir karşı cinsin duygularıyla oynamağa hakkı bulunmamaktadır.

22 Nisan 2023

Çöpe Atılmış Gül

 Hayatın güzel bir yanı da sevdiğiniz birine çiçek almak ve armağan etmektir.
Ancak her zaman çiçekler yeni sahiplerine bağzı şeyhler söyleseler bile çiçeği alan şahsın işine gelmediği ve götü kalktığı için o çiçeği çöpe de atabilir.
Bazen çiçeği getirenin gözü önünde, bazen de buluştuktan sonra, ama ne olursa olsun çiçeği verenin gözü önünde çöp kutusuna atmak çok büyük bir saygısızlıktır.


Ya da birine arkadaşları kankileri tarafından sırf duygularıyla taşak geçmek için bir karşı cinsin kâleminden bir mektup yazılır ve kurbana verilir.
Kurban da zavallım güzelce süsünü verir, çiçeğini alır, buluşma yerine gider.
Ancak karşı cinsteki insanın bu buluşmadan haberi bile olmadığı gibi sonradan kurbanla taşak bile geçmişliği vardır.
Yine de delikanlıya buluşma mektubunu yazan arkadaşları buluşma saatından bir yarım saat kadar sonra buluşma yerine gelirler ve bir adet İnek'i de birlikte getirirler.
Tabi oyuna geldiğini anlayan kahramanımız arkadaşlarını hemen kovalamağa başlar, çiçek de bu arada çöpe gider.


Menekşeler mavidir Güller kırmızı derlerdi bir zamanlar.
Bugünkü kırık kâlplerimizi bu yukarıda bahsettiğim hadiselere borçluyuz.
Bahsettiğim davranışlardan hangisinin onurlu olduğunu sorarsanız esasında hiçbiri, ama yine de ucu açık bir konu.

01 Mart 2023

Mart Kedileri

Sonunda beklenen dönem geldi çattı, bugün Mart-ı Şerif Ayı'na girmiş bulunmaktayız.
Mâlum-u âliniz Mart geldi miydi Kediler bir anda hiç kimseye aldırmaksızın çiftleşmeğe başlarlar.
Bu ay boyunca günün her saati kedilerin sürekli miyavlamalarını ve hırlamalarını duyabilir ve birbirleriyle yaptıkları kavgaları temaşa eyleyebilirsiniz.


Bu dünyada kedi olmak hiç kolay değildir, uzun uzadıya anlatamaz ben şimdi.
Ancak şunu bilin ki eğer kedinin insanı sağlam bir karaktere sahipse zaten kedi bütün özgürlüğüne rağmen insanını bırakıp gitmez.


Ben yıllardan beridir söylerim ki insanların kedileri yoktur, kedilerin insanları vardır.
Kısaca bu dünya kedilerin hatırlarına dönmeğe devam etmekte.
Ne demek istediğimi biraz düşünürseniz anlayabilirsiniz.

14 Şubat 2023

Sevgililer Günü Hakkında

Yine bir Sevgililer Günü Geyiklerinin boynuzları dolanmağa başladı çevrede.
Bu yıl içimden hiç gelemiyor böyle saçma günleri kutlamak, özellikle de Küresel Kâpitalist Dünyanın bizlere zorla dayattığı düşünceler bizim düzenlerimize bile ters düşüyor.


Daha şurada sadece birkaç gün önce memleketimize ağır hasar veren bir deprem olduğunu sanırım biliyorsunuzdur. Orada en az yüzbin vatandaşımızın hayatları erkenden sonlandırılmışken sanırım hiçbirimizin içinden geleceğini sanmam böyle saçma bir günde yummilenip gummilenip haşna fişne olmak.
İmdı burada o mıntıkanın fotoğraflarını paylaşarak sizlerin de midelerinizi kaldırmayayım, gerçi sizler sosyâl mediada hepsini görmektesiniz. Ancak bir konuyu önemle belirtmek isterim sizlere, bunu görün düşünün sonra karar verin.


Ha eğer merak ediyorsanız söyleyeyim, ben bu yıl da sevgilisizim ve sevgilisiz olmaktan son derece memnunum. Çünkü eğer bir sevgilim olsa bugün kol yetmeyecek bacak gibi bir fatura girecekti. Mâlum-u âliniz her şey çok pahlı olmağa başladı ve daha önümüzde Ramézân-ı Şerif Ayı mevcut ki Şehr-İstanbul'a avdet eylediği gün bütün esnaf sanki sözleşmiş gibi iğneden ipliğe kadar her bir şeye kallâvi birer zamcık yapacaklar ki geçen yıl da kâleme aldığım gibi farz olacak.