Bu Blogda Ara

Farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2026

Kendine İyi Gelmek

Bugün kâlbinin bir ihtiyacını fark ettin.
Belki sakinleşmeğe, belki anlaşılmağa, belki umuda ya da ilhama.
Ne olursa olsun o farkındalık zaten iyileşmenin ilk adımıydı.


Kendini onarmak için koca bir plân yapmana gerek yok.
Bazen sadece “Kendini duymak” yeter.
Bugün bir an durup içinden geçenleri fark ettiğin için sen zaten kendine iyi gelmeye başladın bile.

04 Ocak 2026

Bilgiyi Saklamak

 Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki dış kapının zili çalar.
Kapıya kimin bakacağı konusunda kocasıyla bir tartışma da yaşarlar amaa sonunda kadın pes eder.
Üzerine 
Üzerine bir havlu alarak merdivenlerden aşağı iner ve kapıyı açar.
Gelen kişi eşinin yakından bir arkadaşıdır.


Kadın daha selâm bile veremeden arkadaşı "Havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında Üçyüz Euro veririm" der.
Kadın önce bir müddet tereddüt eder ama havlunun düğümüzü açarak havlunun düşmesini sağlar.
Gelen misafir de kadına bakar ve söz verdiği Üçyüz Euroyu verir ve ikinci teklifini yapar:
"Sizinle doğabilecek küçük bir tensel yakınlık için size Beşyüz Euro daha verebilirim, üsrelik de peşin"


Kadın önce şaşkın ama sonradan adrenâlinin verdiği heyecan ve alacağı para ile neler yapabileceklerinin anlık hayâlleriyle kısa bir duraksamadan sonra bunu da kabûl eder.
Yaşamış olduğıu olayın ve kısacık bir sürede kazanmış olduğu küçük servetin heyecanıyla merdivenlerden yukarıya çıkarak banyoya geri döner.
Hâlâ duşta olan kocası karısına kimin geldiğini sorar.
Karısı da arkadaşının geldiğini söyleyince kocası da cevabı yapıştırır.


"Harika bir haber bu. Kendisine bir zamanlar borç verdiğim ve getirmeğe söz verdiği Sekizyüz Euro'yu getirdi herhâlde."


Eğer bir takımda çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın ve paylaşmaktan çekinmeyin.
Bunlar karar verirken belirleyici olabilirler.
Böylşece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü durumlara düşmenin önüne geçmiş olaccaksınız.

13 Aralık 2025

Geceye Not

Gece konuşamaz ama her sessizliğinde bir şey öğretir.
Bir durmağı, bir bırakmağı, bir “Bugünlük bu kadar” demeği.
Gözlerini kapatıp yatağa girerek uyumadan önce kendine şunları bir sor:
“Bugün neye direndim, neyi kabul ettim, neyi sevdim?”
Cevap ne olursa olsun güzel.
Çünkü farkındalık yargısızca bakabilmekle başlar.


Şimdi derin bir nefes al ve bugünün yükünü yavaşça bırak.
Ay ışığı seni dinliyor.
Ruhun sakinleşsin ve kâlbin hafiflesin.

20 Kasım 2025

Süper Lig

Çünkü “Süperim” demek her şey mükemmel demek değildir.
Bazen “Bugün de pes etmedim” demektir. Yani “Yine denedim, yine kalktım, yine gülümsedim” demektir.
Hayatın yükünü taşıyıp hâlâ “Süperim” diyebilen herkes içinde büyük bir güce sahiptir.
O güç bazen fark edilmez, bazen küçümsenir ama hep oradadır.


O yüzden sen de bugün kendine “Süperim” dediğinde bunu bir maske gibi değil de bir zafer gibi söyle.
Çünkü gerçekten esasında öylesin.

14 Kasım 2025

Patates Ve Çiçek

Çiçek gibi insanlar duygularını göstermeği severler.
İç dünyalarındaki güzelliği paylaşırlar, neşeleri zarafetleri ve renkleriyle çevrelerine ilhâm olurlar.
Görülmek onlar için bir ihtiyaç değil bir armağandır çünkü varlıklarıyla ruhlara dokunurlar.
Ancak kırılgandırlar, tıpkı bir çiçek gibi fazla rüzgârda savrulabilirler.
Yine de her defasında yeniden açmağı bir şekilde bilirler.


Patates gibi insanlar ise sessizdir ama derin.
Gösteriş peşinde değildirler çünkü değerlerini dışarıda değil içlerinde taşırlar.
Toprağın altında görünmeden büyürler, kökleri güçlüdür ve dayanıklıdırlar.
Onlar konuşmazlar ama hissettirirler, görünmezler ama yaşatırlar. Güven emek ve sadakâtle var olurlar.


Biri dışı güzelleştirir, diğeri içi doyurur.
Biri gözle görülür, diğeri kâlple hissedilir.
Ve aslında yaşam bu ikisinin dengesinde güzeldir.

13 Kasım 2025

Fotoğraf

Geçtiğimiz yollarda karşımıza çıkan küçük ayrıntıları fotoğraflamak hem anımızı ölümsüzleştirir hem de ruhumuza iyi gelir.
Bir karede yakaladığımız anlam yürüyüşümüzü keyifli bir yolculuğa çevirir.


Çünkü yolun kendisi kadar yolculukta fark ettiklerimiz de şifa verir.
Çünkü bazen sadece yürümek değil geçtiğimiz yolu görmek iyileştirir.
Bazen şifayı küçük bir karede bazen de bir fincan Türk Kahvemsinin içinde buluruz.


Çektiğimiz her fotoğraf bugünden geleceğe bir anı olarak saklanacak.
İster kahve olsun isterse sevdiğimiz olsun.
Bize poz vermeği sevmediklerini iddia edenler olsa bile bir Miyav Şey bile olsun.


Tek kötü tarafı kaydedilen o anın bir daha yaşanmayacak olması ve zaman geçince o resimden eksilenler olması.
Ama iyi yanı da bir olay olduğunda orada olduğunuzu hatırlamanıza ve kanıtlamanızdadır.


Size lâzım olan sadece bir adet kameradır, resim çekin ve bunları bilgisayarınızdan bir Fılaş Bellek'e kaydedin.
Gün gelir eskiyi hatırlamak isteyebilirsiniz.


Gün gelir geçmişe mazi geleceğe niyazi olur, Biz Üç Muz'dan bir tavsiye ve farkındalık okudunuz.