Bu Blogda Ara

Sayfalar

10 Ekim 2019 Perşembe

Erkekler İçin Önemli

Doğada her türlü derdin dermanı mevcut derim de inanmazsınız.
Baksanıza imdı bizim bildiğimiz Domates sağlığa üretim türlüsü de faydalıymış.
Genç erkeklerin muhakkak Domatesi yummilenirken eksik etmemeleri gerekiyormuş.
Çünkü çalışkan İngiliz bilim adamları araştırmışlar ve Domatesin erkeklerde bulunan tohum hücrelerinin kâlitesini yüzde elli oranında arttırdığını ortaya çıkartmışlar.
Yani işbu itibarla Domates sayesinde erkeklerin dölleyebilme yetenekleri de artmış anlayacağınız.


Ancak işbu vaziyet-i umumiyeye ilâç sanayisinin ne tepki vereceği bilinmemekte henüz.
Çünkü mâlum-u âliniz Dünyada gizli güçler tarafından idare edilen hastalık ve sağlık ve de ilâçların dengelerinin bozulmaması da gerek, yoksa işbu gizli güç nasıl parasına para katacak?


Ancak yine de aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış.
Sağlık üzerine oynanan oyunlar artık gına getirdi, Domatesin iyi olduğunu çalışkan İngiliz bilim adamları ortaya çıkardı ya, imdı bir de bakarız Domateslere ilâç bulaştırarak yukarıdaki iyiliği de öldürebilirler.
Böyle şer odaklardan Allah-u Te'âlâ korusun bizleri.

Simit Zamanı Hüzünleri

Bugün her zaman olduğu gibi Günlük Kahvaltı Yummi için Sarı Ekin'e gittim ama sanırım biraz fazla geç kalmışım çünkü Simit kalmamıştı.
Bir simit dükkânı müşterilerine yetecek kadar günlük simit çıkarmalıdır.
Gerçi bendeniz için fark etmez, aç karnımı her türlü doyurabilirim ama ben orada oturup Çikolatalı Açma ve Kepekli Simitimi yummilenirken en az on müşteri Norminâl Simit sordu.
Lâf aramızda ama Kepekli Simit de en az Norminâl Simit kadar güzel gitti.


Bizim burada Sarı Ekin gerçekten bir mahâlle kültürünü yerleştirmeye aday bir mekân.
Bir zamanlar Starbaks adlı kahveci de böyle bir kültürü oluşturmaya çabalıyordu ancak açıldıktan sadece onbir ay sonra kapılarını kapatmıştı.


Mahâlle kültürümüz işbu kahve dükkânı kapandıktan sonra değişik mekânlara taşındı.
İmdı bile günde bir simit bir de açma yummilenmeden beni kendime getiremiyor.


İşte böyle sevgililer, ben bu kez Günlük Kahvaltı Yummi'mi yumurtasız yummilenmek zorunda kaldım çünkü ekomonim ısrarla tıkırında seyretmeye devam ediyor.

Rambo

Öncelikle kocaman bir Maşallah demekle yazıma başlarım.
Sonra da Allah-u Te'âlâ'ya çok şükür ederek devam etmek isterim, çünkü iki farklı silâhtan çıkan beş farklı mermi yemesine rağmen işbu papağanın hayatını bağışladığı için.
Tabi doktorlara da kocaman bir teşekkür etmeli çünkü ağır yaralı olarak bir bahçeye düşen papağanı hayata döndürdükleri için.
İmdı gazeteden çıkan haberi kıraat eyleyelim.


Efenim hadise-i multşize Avustralya topaklarında cereyan etmekte.
Papağan ameliyât olduktan sonra bütün Avustralya'da adını Rambo olarak tescil etmişler.
Ancak kendisine kurşun sıkan avcı bozuntuları hakkında herhangi bir haber alamadı ben.
Aman inşallah da almam, çünkü masum kuşu vurmak da ne demek oluyor?
Avcılar kendilerini eğlendirecekler diye Doğa daha ne kadar can verecek?
Bu sorularımın cevaplarını ben çok aradım ama bulmak nâsip olmadı.
Siz ne düşünüyorsunuz?

İnekler Zebra Kılığına Girdiler

Dünya artıkım ilgi çekici bir hâl almaya başladı.
Sinekler zaten çok çabuk ürüyorlar, ama İneklere de aynen insanlar kadar musallat oluveriyorlar.
Gerçi çok çeşit sinek türü mevcuttur dünyada ama özellikle Sivrisinekler oldukça tehlikeli, buna mukâbil Karasinekler de başka türlü tehlikeli.
Ama yine de Dünyada boşuna bulunmuyorlar, bir haltıma yarıyorlar helbet.
Ancak Sinekleri de yanıltacak bir yöntem bulunmuş Japonya'da.


Efenim aslında çok ama çok çalışkan olan Japon bilim adamları İnekleri aynen pijama giymiş Eşek olan Zebralar gibi boyamışlar.
Bizim makyajlı İnekler de Sinekler tarafından en az yüzde elli nispetinde daha az ısırılmışlar veya rahatsız edilmişler.
Çünkü Sineklerin gözleri Zebraların renklerine karşı biraz bozukmuş. Japon bilim adamlarının çalışkanlıkları bu kez güzel bir şey keşfetmeye vesile olmuş.
Darısı arpası buğdayı mısırı insanları Sineklerden koruyacak bir düzene diyelim ve makyajlı İnekleri yeni görünümleriyle teşekkür edelim.

8 Ekim 2019 Salı

Evde Yemek Daha Sağlıklı

Esasına bakarsanız evde güzel yummilerimizi yummilenmek kadar güzel bir şey yoktur ama o yemekleri pişirmek de benim gibi yalnız yaşayanların gözleri önünde büyür ve zor gelmeye başlar belli bir zamandan sonra.
Özellikle dışarıda hangi yağın kullanıldığını bilmeden veya mâlzemenin midelerimizi kaldırabilecek derecede olup olmadığını bilmeden görünüşü ve lezzeti çok da güzel olsa her zaman dışarıdan yummilenmek hem sağlık açısından hem de maddi açıdan pek parlak fikir değil doğrusu.
Ancak günümüzde gelinen noktada özellikle işyeri çevreleri evden yemek götürmeyi zorlaştırıyor, çünkü çevredeki herkes hâlâ sefertası taşıyanlarla dalga geçiyorlar.
Oysa sefertası macerası hiç de küçümsenecek bir olgu değil.
Aşağıda iki farklı gazeteden başlıkları görmektesiniz, içeriğini kendi dilimce biraz özetleyerek resimden yazıya dökecek ben.


Efenim bizim olmayan çalışkan Amerikalı bilim adamlarını biliyorsunuz, her gün her gün bir şeyler araştırırlar ve insanlığa faideli bir iş yaparlar tıpkı bizim gibi, ben de sizlere bu araştırmaları anlatırım bu sayfalarda.
Bu sefer de sanki kendi vatandaşları dışarıda hazır yummilenme işinin öncüsü değillermiş gibi evde yummilenen ya da anlayacağınız dile çevirirsem yemek yiyenlerin dışarıda yummilenenlere nazaran daha az oranda kansere yakalandıklarını ortaya çıkarmışlar.
Konu burada sadece gıdaların hatalı veya hatasız depolanmasında değil gerek pişme gerekse paketleme aşamalarında da ortaya çıkan bakterilere dayanmakta.


Bilim adamlarının yaptıkları araştırmanın neticelerini basına aktardıklarına göre gerek depolama gerekse pişirme aşamasında yemeklere bulaşan işbu zararlı kimyasal organizmaların kanser ve üreme sorunları gibi hastalıklara zemin hazırladığı bildirildi.
İşbu yüzden en güzeli her şeye rağmen evde pişen yemekler, çünkü en azından ne yaptığımızı ne kullandığımızı biliyoruz.
Günümüz şartları neyi göstereceğini bilemesek bile ara sıra evlerimizde yummilenmekte faide mevcut.

7 Ekim 2019 Pazartesi

Ekim'in Soğukları Gelmeye Başladı

Dün çok şükür İstanbul'umuzu düşman işgâlinden kurtardık. Düşman işgâlinden kurtardık ama soğukların gelmesinden koruyamadık.
İstesek de koruyamayız artık, çünkü İstanbul'da adam gibi ağaç ve orman da bırakmadık.
Her bir tarafımız betondan yapılma yüksek yüksek gökdelenlerle dolduruldu, daha doğrusu doldurulmasına seslerimizi çıkartmadık.


Kışın gelmek üzere yola çıktığı hepimizin mâlumu, yavaş yavaş Yazın anıları yeniden tarihin tozlu sergenlerinde yerini almaya başladı bile.
Hava sıcaklığı bugün Onbeş dereceye gerilemeye başladı, benim gibi sıcakkanlı bir insan bile üşümeye başladıysa artıkım siz gerisini hesap ediniz.
Çok yakında sokağa çıkarken giyeceklerimiz gömlek değil kazak olacak, ya da gömlek giyiyorsak yünden örülme içlik almamız lâzım gelecek. Yanında bir de atkı veya şal yazlık ceketimizin dayanma gücünü arttıracak. Kış Modası konusunun ayrıntıları bir başka yazımda olacak.
Hadi balakım Kış Baba, biz seni karşılamaya hazırız.

6 Ekim 2019 Pazar

İstanbul Bugün Kurtuldu

Sevgili okuyucularım
Bugün Altı Ekim İkibinondokuz Pazar.
İstanbul'un düşman işgâlinden kurtuluşunun Doksanaltıncı yıldönümü.


Sadece İstanbul'un değil, aslında bütün memleketimizden İncilazların siktir olup gittikleri gün.
İstanbul nasıl Yirmidokuz Mayıs Bindörtyüzelliüç günü Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilerek sonsuza kadar Türklerin olduğu dünyaya ilân edildiyse bugün de düşmanın işgâlinden her zaman izinden gitmekten gurur duyduğum Mustafa Kemâl Atatürk tarafından kurtarılarak İstanbul'un kime ait olduğunun dünyaya yeniden hatırlatılmıştır.
Bütün hepimize kutlu olsun.