Bu Blogda Ara

Sayfalar

7 Nisan 2018 Cumartesi

Temassız'a Alıştık

Ahir zamanda şifresiz kullanamızın bile sakıncalara sebep olabildiği kredi kartlarımızın bir kısmı günümüzde İstanbulkart gibi temas etmeden kullanılması daha da büyük sıkıntılara sebep olabilir.
Ancak bazı vatandaşlarımız işbu mevzuat-ı umumiye hakkında fazlama malûmatfuruşa sahip bulunmadığı cihetle temassız özellikli kredi kartı almaktan geri kalmıyorlar.
İşbu yazı-ı şerifte temassız kartların boyutunu anlatacak ben sizlere.


Haber-i şerifte bahsedildiğine göre İstanbulkart özellikli olan kartlarla ifa eylenen işlem sayısı İkibinonaltı yılında kırkbeşmilyon adet olarak kayda geçerken bu sayı İkibinonyedi yılında seksensekizmilyon adede erişmiş.
Bu yılın Mart ayında İstanbulkart özellikli olan kredi kartlarındaki şifresiz işlem sınırının Doksan Türk Lirası'na yükseltilmesi de bu tarz-ı nevin kredi kartlarına olan talep-i şerifi arttırmış.
Temassız olan kredi kartlarının kabûl edildiği işyeri sayısı da günümüzde sekizyüzyetmişdokuzbin adede kadar ulaşmış.

https://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/temassiz-kredi-karti-olanlari-bekleyen-tehlike-2006175/

Şimdi işbu alışveriş-i hırsıziyenin tehlike-i şeriflerine avdet eyleyelim.
Son zamanlarda bankalar tarafından şahıs adına bile çıkartılabilen kredi kartı ödeme cihazlarında işbu vaziyet-i soyguniye şöyle gerçekleşebiliveriyor:
Hırsız önce ödeme cihazına küçük de olsa bir miktar yazıyor. Sonra kalabalık ortamlarda işbu aygıt-ı şerifi rast gele dolaştırıveriyor.
Eğer ceplerinizde veya cüzdanınızda tarz-ı nevin kredi kartlarından birine sahipseniz yandınız, geçmiş olsun. Aynı İstanbulkart gibi kredi kartınızdan yazdığı tutarı şifrenizi girmeye bile gerek kalmadan kendi hesabına aktarıveriyor. Hâttâ işbu işlem-i hırsıziyeyi vukua avdet eyletmek için tarz-ı nevin kartınızı fiziken görmesi bile şart değil.
İşbu hadise-i hırsıziye hakkındaki malûmatfuruşun tam yazısını kıraat eylemek için lütfen tarz-ı nevin kredi kartlarının resmine tıklayınız.

Atatürk Havalimanı Uçak Günlüğü - 7 Nisan 2018

Benim uçmak merakım bu güzel Cumartesi günü yeniden depreşti nedense.
Ama yine gelen uçakları karşılarken resimlerini çektiğim mekânda yalnızlıklarımla başbaşa ben.
Yalnız bugün uzun bir zaman geçirdiğimden dolayı resimler çok fazla oldu. Eğer siz de temaşa eylemekten zevk alırsanız adam gibi net olanları sizlerle paylaşmak istiyor ben.


Bugün uçaklarımıza Atlas ile başlıyoruz.


Saat 17:12'de kaydetti ben ahanda işbu iki adet resm-i şerifi.


Atlas inerken bir tane de Kırmızı Kuyruk hareket için komut bekliyordu.


Ahanda işbu zakt-i şerifte başka bir Kırmızı Kuyruk da hareket edip gideceği yere gitti.


Bu arada başka bir Kırmızı Kuyruk bir yerlerden geliverdi.


Ve demin hareket komutu bekleyen Kırmızı Kuyruk'un arkasından tekerleklerini yere koydu.


Deminki yerde görüntülediğim Kırmızı Kuyruk sanırım artıkım harekete hazır. Bu arada uçakların kanat genişliklerinin gövde uzunluklarından daha fazla olduğunu işbu resm-i şerifin sayesinde iyice öğrenmiş oldu ben.


Bu arada ilk resm-i şeriften itibaren üç dakika geçivermiş, saatler 17:15'i gösterdiğinde ard arda paylaşacağım üç adet resimde Yıldız Kuyruklu bir uçağımız gelmekte.


İşte evleri teğet geçerken sanki evlerin damlarına konacakmış gibi değil mi şimdi?


Ama evlere konmadı tabii ki, doğruca havalimanındaki pistine tekerleklerini koydu.


Aslında işbu resm-i şerifi pek güzel olmadığı için paylaşmazdı ben burada ama bu sefer sizlere bir sürprüzüm mevcut olacak. Lütfen bir sonraki resm-i şerifi temaşa eyleyin.


Bir zamanlar öküzler ve inekler devletimin trenlerine bakarlardı, hâttâ işbu mevzuat-ı umumiye hakkında "Öküzün trene baktığı gibi bakmak" diye bir deyim vardı.
Artık işbu deyim-i şerif değişerek "Martının uçağa baktığı gibi bakmak" oldu ahanda işbu resm-i şeriften sonra.


İşbu resm-i şerifi ilk kez 16:9 biçimindeki ölçülerde çekti ben, bir zamanlar Trt'deki bazı yabancı filmler öncesi bizi ikâz ederlerdi ki ekranlarınızın alt ve üstündeki siyahlıklar filmin originâlliğinden olduğu ve antenlerimizle oynanmaması gerektiği gibi, ben de size aynı söz-ü şerifi söylemek istiyorum.


Gelen havayolumuz Lufthansa, Almanya'dan geliyor ama hangi havalimanından olduğunu bilmiyor ben, çünkü uçakların kuyruk tescilleri aradaki camdan dolayı okunamamakta.


Bu Alamanya'dan gelen Lufthansa'dan sonra bir müddet Kırmızı Kuyruklr peşi sıra geliyorlar ya da ben onların çokça resimlerini çekip çoğaltıyorum.


İşte gökteki de yere konmayı becerdi.


Burada gördüğünüz yerde beklemekte.


Bunu gökteyken yakalayamadı ben. Olsun inerken de güzel geldi.


Başka bir Kırmızı Kuyruk ağacın dallarını sıyırtıyor.


Ve bu da bir şekilde yere konuyor. Ama bir önceki resimde bulunan uçak hâlen yerde bekliyor.


İşbu Kırmızı Kuyruk serisini müteâkiben Aeroflot geliverdi araya. Saat da bu arada 17:30 oluvermiş, zaman-ı şerif ne kadar da hızlı akıyor bugün?


Kondururken ışığını biraz zayi eyledim herhâlde galiba sanırsam.


Bu da başka bir Kırmız Kuyruk.


Ve bunun da arkasından bakan iki adet martı. Benim bir önceki yazımda bahsettiğim deyim-i şerif hakikât olacak herhâlde galiba sanırsam.


Martılar bakadursunlar ben kameramı değiştirip diğeriyle başka bir şeyler yakalamaya çabalarken Kırmızı Kuyrukların biri gdiyor biri geliyordu.


Bunu da karşılarken yerde bir adet de İran uçağı vardı ki harekete hazırlanıyor.


İran hazırlık ve hareket komutunu beklerken bir Kırmızı Kuyruk daha geliyor.


Ve uzun bir zaman sonra ahanda işbu Bingöl adlı uçak-ı şerifin kuyruk tescilini TC-JHT olarak okumayı becerdi ben. Resm-i şerifi çektiğimde TK-418 seferiyle Moskova'da Vnukovo'dan geliyordu, yazıyı yazarken de TK-354 seferiyle Astana'ya gönderildi.


Bu da TC-JYN kuyruk tescilli Kanlıca adlı Kırmızı Kuyruk'umuz. Resim çekilrken TK-1976 seferiyle Dublin'den geldi, sonra da TK-774 seferiyle Muskat'a gitti.


Burada da az önce yerde duran İran uçağının artık hareket ettiği temaşa eylenebiliyor.


İşbu temaşa-i şerif nihayetinde gökyüzünde süzülmeye başladı. Saat da oldu 17:42.


Bu da TC-JSU kuyruk tescilli Kırmızı Kuyruk'umuz. Resmi çekerken TK-825 seferiyle Beyrut'tan geldi.


 Yere konduktan sonra da TK-1727 seferiyle Berlin'e gönderildi.


Bu esnada Mng'nin Yük Uçağı da hareket ediyordu.


Bu tekerlekleri vince değecek gibi olan Kırmızı Kuyruk'un kuyruk tescilini okumak mümkün olamadı.


Önemli olan nereden gelmiş olması değildi sonuçta, hayırlısıyla gelip kondu ya bu da yeterli.


Plakasını okuyamadığım bir tane daha, ama bu Romanya'dan geliyor.


Süzülürken resmen bir kuş gibi.


Yere konarken fiyakasına da diyecek yok hani.


Ve işte memleketlerine gidebilmek için vize almanın Şengen'den bile zor olduğu Suudi Arabistan uçağı yerde hareket komutunu beklerken.


Bir başka Kırmızı Kuyruk'umuz olan TC-JLR plakalı olan uçak TK-969 seferiyle Ercan'dan geliyordu.


Yere konduktan sonra TK-487 seferiyle Samara'ya gitti.


Kırmızı Kuyruk gelirken Onur da havalanmaya hazırlanıyordu. Gelin bunu hayırlısıyla yolcu edelim.


Plakasını okuyamadıysak bile nereye gittiğini bilmesek de o da bizim Kırmızı Kuyruk'umuz.


Bu seviyeye kadar resmini çekmek benden arkasından el sallamak hepimizden.


Bu damı teğet geçen de TC-JRN plakalı Kırmızı Kuyruk'umuz. Bu resimde TK-1552 seferiyle Hannover'den gelmekteydi.


Sıradaki sefer ise TK-1941 ile Brüksel'e gitti.


Az önceki Onur ise ahanda bu resimle hareket etti.


Ve gökyüzünde yerden görüntüye göre miniminnacık kaldı.


Bu da kuyruk tescilini bir türlü okumayı beceremediğim bir Kırmızı Kuyruk'umuz.


Bu da Türkmenistan'ın yeşil kuyruklusu.


Bu da başka bir Kırmızı Kuyruk.


İşte yere konuyor.


Bu ırada da hareketi gelen başka bir Kırmızı Kuyruk göklere erişmiş bile.


Ondan sonra da TC-JYP kuyruk tescilli Kırmızı Kuyruk'umuz TK-1302 seferiyle Valencia'dan geldi, daha sonra da TK-623 seferiyle Abuja'ya gitti.


Ondan sonra da başka bir Kırmızı Kuyruk'umuz geliyor.


Ne yazık ki aradaki cam çoklarının kuyruk tescillerini okuyabilmeme engel olmakta.


Bu arada bizim Kırmızı Kuyruklar konarken Suudi Arabistan'a giden de hareket ediyordu.


Keşke bizim onlara vize konusunda gösterdiğimiz kolaylıkları onlar da bize gösterseler ne iyi olurdu?


Bir başka Kırmızı Kuyruklumuz daha yaklaşıyor.


Bunun da nereden geldiğini bulamıyoruz çünkü tescili okunamıyor.


Uçaklara biraz reklâm arası verelim ve demin uçaklara bakan martının bana özel verdiği pozu temaşa eyleyelim.


Martıdan sonra gelen TC-SGM kuyruk tescilli ULS Yük uçağı.
Bağlantıyı tıkladığımda genel olarak seferlerinin tehirli olduğunu gördü ben.
Resmi çekilirken TK-6379 seferiyle Tel Aviv'den geliyordu, geceyi Atatürk Havalimanında geçirdi.


İşte saatler 18:04'ü gösterdiğinde A6-EPG kuyruk tescilli Aygır'ımız da EK-121 seferiyle Dubai'den geldi. Tescili buradan okunamıyor, ben bunu doğrudan sefer numarasıyla buldum.


Aygır gelip yere konduktan sonra Lot havalanmakta.


Başka bir Kırmız Kuyruk daha gelmekte.


Bu da yere kondu sonunda.


Yine cam yine cam, ben yarın başka bir mekândan çekeceğim işbu tayyare-i şerifleri.


Bakınız ve temaşa eyleyiniz ki bir camın yüzünden kuyruk tescillerini okuyamıyor ben.


İşbu Kırmızı Kuyruk'umuz da sonunda yere kondu.


Bu da bizim Kırmızı Kuyruk'umuzun yük uçağı. Kim bilir nerelerden neler getirdiği yine tescilini okuyamadığım için bilmiyor ben.


Bu da çok zor oldu ama kuyruk tescili TC-JML olarak okuduğum TK-1772 seferiyle Prag'dan gelen Kırmızı Kuyruk'umuz.


Bundan sonra TK-1709 seferiyle Stutgart'a gitti.


Bu da Atlas Jet'in TC-ATR kuyruk tescilli tayyaresi. En sonunda iç hatlarda bir uçak yakaladı ben, çünkü resmi çekilirken KK-7 seferiyle Antalya'dan geliyordu.


Ondan sonra da KK-1220 seferiyle Tel Aviv'e gitti.


Ve bir iç hat daha. Bizim Kırmızı Kuyruklardan TC-JVE kuyruk tescilli olanı TK-2159 seferiyle Ankara'dan geliyordu.


Bugün sıradaki seferi TK-576 ile Asmara'ya gönderildi.


Bu arada beyaz bir tayyare havalanmaktaydı.


Bu gelen de TC-OBM kuyruk tescilli Onur tayyaresi. Resmi çekerken 8Q-573 seferiyle Moskova'dan geliyordu.


Yere konduktan birkaç saat sonra 8Q-226 seferiyle Antalya'ya uğurladık.


Bu da İran'dan gelen ama nedense verilerde bir hata gösteren bir teyyare. Bir sonraki resimde kuyruk tescilinin EP-TAD olduğu bariz bir şekilde görülmekte.


Ancak bağlantıya tıkladığımızda Denizli'ye inmiş olması gerekiyordu, ama eğer uçuşu kaydedilmediyse bilemez ben.
Ancak daha sonra I3-6620 seferiyle Tebriz'e gitti.


Bu aralar nedense Arap tayyareleri bolca havalimanımıza gelip gidiyorlar. İşbu resm-i şerifte bulunan A9C-HMH kuyruk tescilli uçağı aradığımızda herhangi bir veriye rastlayamadı ben.
Yalnız bir nesne-i şerifi biliyor ben ki görüntüdeki hareket komutu bekliyor.


Bu da bizim Kırmızı Kuyruklumuzun TC-JHK plakalı tayyaresi. Resmini çekerken TK-315 seferiyle Erbil'den geliyordu.


Sıradaki seferi ise TK-1791 ile Stokholm'e gönderildi.


Bir başka Kırmızı Kuyruk daha geliyor ama tescili yine okunamıyor.


Yine camlar yüzünden okuyamadım. Her ne kadar şaha kalkmış gibi görünse dâhi bu resimde yere konuyor.


Bu da harekete hazırlanan başka bir Kırmızı Kuyruk.


Belki şaşıracaksınız ama işbu temaşa eylediğiniz TC-JLU plakalı Yıldız Kuyruklu tayyare-i şerif TK-2245 seferiyle Şanlıurfa'dan geliyordu.


Günün sıradaki seferi ise yine Güneydoğu illerimizden olan TK-2610 seferiyle Diyarbakır oldu.


Bu seferkini bir de uzakları yakınlaştırmadan çekmek istedi ben.


Gelen tayyare ise TC-OBL kuyruk tescilli 8Q-45 seferiyle Gaziantep'ten gelen Onur'unki oldu.


Doğu Akdeniz Bölgemizden gelen tayyaremizin sıradaki seferi 8Q-16 ile Adana.


Saatler 18:30 oldu ben bu Kırmızı Kuyrukluyu damların arkasında çekerken.


Yine camlar yüzünden plaka okunamıyor.


Bu da Katar Aygırı. Ama tren katarı olan değil.


İşbu Katarlı tayyare-i şerif de Atatürk Havalimanında tekerleklerini piste koydu.


Arkadan başka bir Kırmızı Kuyruk.


Saat 18:30 olunca Bahar mevsiminde hava kararmaya başlar. Buna rağmen net bir resim oldu.


Bu da Atlas süzülerek geliveriyor.


Bunun inişinde de kuyruğunu yakalayamadı ben.


Bunun da tekerlekleri damların arkasında kalıvermiş.


...


Bu da Atlas. Ne yazık ki resmini çekerken burnunu ıskaladı ben.


Bu da TC-JTK plakalı Kırmızı Kuyruk. Resmi çekerken TK-1896 seferiyle Milan'dan geliyordu.


Sıradaki seferi ise TK-322 ile Aşkabat oldu.


Bu da Kırmızı Kuyruk'un üçyüzüncü tayyare-i şerifi.


İşte bu da yere kondu.


Başka bir Kırmızı Kuyruk da iniverdi bundan sonra.


Tarom hareket komutu bekliyor.


Bunun da kuyruk tescilini kanadı kapatmış, gerçi kapatmasa dâhi okuyamazdı ben.


Bir başka Kırmızı Kuyruk.


Bu da yere kondu.


Biri daha.


Bu da kondu.


Arada diğer kameramla çektiğim bir Kırmızı Kuyruk daha.


Bu da burnunu kaldırmış bir Kırmızı Kuyruk.


Bir martı yere konarken tayyare-i şerife eşlik etmekte.


Bu arada saatler 19:00 oluvermiş bile, bir tane daha başka Kırmızı Kuyruk avdet eylemekte.


Bir şekilde bu da yere kondu.


Bu Kırmızı Kuyruklunun önünde de bir keklik durmakta ve temizlenmekte.


Bu da İran'dan gelen EP-MMJ kuuyruk tescilli Yeşil Kuyuklu Mahan tayyaresi.


Resm-i şerifi çekilirken W5-114 seferiyle Tahran'dan geliyordu.


Tabi dönüşü de W5-115 seferiyle yine Tahran.


Bu da Yıldız Kuyruklu tayyaremiz.


Tekerlekleri çatılara sürter gibi görülen Kırmızı Kuyruk'umuz.


Bizimki tekerleklerini sürterken Aeroflot hareket ediyordu.


Bir başka tekerleklerini sürten Kırmızı Kuyruklumuz TC-JZE kuyruk tescilli, resmi çekilirken TK-2163 seferiyle Ankara'dan geliyordu.


Ondan sonraki seferi TK-888 ile Meşhed oldu.


Atlas Jet'in işbu teyyare-i şerifinin kuyruk boyaması çok hoşuma gitti.


Bu değişik kuyruk boyamalı Atlas konarken bir Kırmızı Kuyruk da hareket etti.


Bira silik ve solgun da görülse bu da bizim Kırmızı Kuyruklularımızdan biri.


Bir başka Kırmızı Kuyruk geliyor.


Hava iyice kararmaya başladı, ışıklar da yanınca uçak resmi zor çekilir.


Demin bahsettiğim ışığın azizliği çok bulanıklaştırdı.


Bu Kırmızı Kuyruk da yere kondu.


Ondan sonra Atlas Jet geldi.


Bu resimde eğer cam olmasaydı ve hava da henüz alaca karanlığa yerini bırakmasaydı kuyruk tescilini net olarak okuyabilirdik.


Bugünkü son uçağımız Sarı Kuyruk oldu.


Her ne kadar kuyurk tescilini okuyamadıysam dâhi İzmir'den geldiğini söyleyebilirim, çünkü Sarı Kuyruk Atatürk Havalimanı'na sadece İzmir Havayollarının uçuş hakkı sayesinde gelir.
Bir başka tayyare günlüğü ile buluşmak üzere sevgili okuyucularım.