Bu Blogda Ara

20 Mart 2026

Kahve Dünyası Kedisiz Olmaz

 Her zaman söyleriz yazarız çizeriz, resm-i şeriflerini de çekeriz, Kahve Dünyasıları Kediler olmadan arsla olmaz.
Bugün günlerden Ramézân-ı Şerifin son günü, çünkü Suudi Arabistan dövləti henüz Şevvâl-i Şerif Ayının Hilâlini görmediğini iddia etti.
Ancak işbu hadis-i teşrifiye hakkında bizler Türkiye'den ne söylesek boş çünkü oralar artıkım bizim toprağımız değil, onlar sırtlarını Dingiltereye dayadılar, Dingilisler de çok güzel şekillerde beceriyor yönetmeyi.


Hep söyleriz ama bugün hepimiz gözlerimizle gördük ki Kahve Dünyası mağazaları asla Miyav Şeyler olmadan olmuyorlar.
Bazı zamanlar da yanlarında Havhav Şeyler de bulunabiliyor, ama burada Kedi ile Köpekler arasında gizli bir antlaşma mevcut, ikisi de birbirine saldırmadan güzel bir dost hayatı yaşamaktalar.


Zaten böyle güzel bir manzaranın eşliğinde kavga etmek hiç kimseye yakışır mı?
Hava ne kadar soğuk olursa olsun burası yine de sıcak ve güzeldir.


Siz okuyucularımı bilmem ama eğer Biz Üç Muz sıfatımızla Büyükada'ya yolumuz düşüyorsa en büyük sebebi Miyav Şeyler içindir.


Yarın ise sözüm ona İlkbahar Giriş günü ama hava bugün buz gibi olduğundan içeride tıkılmak zor geldi ve İstanbul'a gitmek üzere yola çıkan Emin Kul vaporumuzu ancak içeriden uğurlayabiliyoruz.


Kediler belki konuşamıyorlar ama bazen bakışlarıyla öyle şeyler söyleyebiliyorlar ki, Biz Üç Muz giderken arkamızdan bakışını görmeniz gerekiyordu.

Büyükada'dan Manzaralar

 Mevsim normâllerinin çok değişik hâllerini yaşamaktayız bu aralar, birisi havanın sıcak olduğunu söylüyor ama Biz Üç Muz soğuk hissediyoruz.
Ancak bugün bizi bu soğuk durduramadı, yolumuzu Büyükada'ya getirdik.


Burası her zaman bizii Büyükada'ya getiren vaporun hareket etmesini gözetlediğimiz nokta, bugün bizi Ahmet Hulûsi Yıldırım adlı vaporumuz getirdi.
Dumanını salıp hareket ettikten sonra doğruca Bostancı'ya dönerek seferini tamamlayacak.


Bu sefer gördüğümüz manzara belki de Büyükada'yı görüp görebileceğimiz en güzel manzara, çünkü artık sahil açılmış ve lokantaların işgâli sona erdirilmiş.
Denizin dibine koydukları masalar kaybolmamış, lokantaların ön taraflarına yerleşmiş.
Bir gün bu sahneleri daha geniş ve ayrıntılı olarak anlatıveririz belki.


İşte burası artıık bilirsiniz ki Büyükada'nın en sevilen ve en çok resm-i şerif ve selfiye çekilen yeri olan Saat Meydanı, bugün hava yağmurlu olduğu cihetle Büyükada'da çevre oldukça tenha.


Tenhalık öyle bir kulağı sağır eden sessizliğe sebep olmakta ki Büyükada Çarşısı bugün çok sessiz ve sakin.


Hadi anladık Çarşı boş da, Sahil de mi boş?
Evet boş, çünkü hava hem Yağmurlu, hem de Rüzgâr oldukça kuvvetli esiyor.


Bir önceki resmi çektiğimiz yerin tam arkasında Deniz Kızı Heykeli mevcut ama alttaki paylaşacağım resimde bir ayrıntı dikkâtinizi çekecek.


Temaşa edebildiğiniz üzere birkaç Çörko tarafından Deniz Kızı'nın çenesi kırılmış.


Martı görünce romantik bir şeyler yazmak isterdim ama benim de aklım ücretlerde, Atla Gel Şaban gibi olmaması için bu kısmı geçiyorum.
Martı sanırım üşüyor, çünkü kanatlarını kabartmış.


Bu noktaya Yaz olduğunda gelseniz birine resim çekilmek için Elli Yeni Türk Lirası ücret ödemeniz gerektiğine dair bir yazı görürdünüz, ama bugün hiç kimse olmadığı için resmimizi de çekeriz Mopuru da yollarız.


Yaz zamanları her saat kalabalık olan İskelenin yolu bile bugün havanın soğuk ve yağışlı olduğu cihetle bomboş sayılır.
Ne de olsa Büyükada'da soğuk havadan korunulabilecek yer fazlama yoktur.
Bizler ise buradan kısa gezip doğruca Kahve Dünyası'ya gideceğiz.

Güle Güle Vapur Cafe

 Çok uzun zaman sonra Biz Üç Muz bindiğimiz bir Şehir Hatları Vaporunda büyük bir sürprüzle karşılaştık.
Bostancı'dan bindiğimiz Ahmet Hulûsi Yıldırım adlı vaporda artık Vapur Cafe'nin olmadığını ve yerine Beltur'un geldiğini, dahası artık Nakit Türk Lirası'nın geçmediğini hayret ve şaşkınlık ve de sinirle öğrenmiş bulunmaktayız.


İlk tepkim geçtiğinden sonra sorunca Allahtan İstanbulkart geçmekteymiş, yoksa Seksen dakika boyunca yolculuğumuz resmi işkence gibi gelecekti.

14 Şubat 2026

Aşk Balonu

 Esasında sıradan bir gün, ama gençliğimiz zamanında oldukça anlamlar yüklemiştik bugüne.
Çünkü ne de olsa sevginin bir gün gerçek olacağını ummuştuk.
Oysa önem verdiğimiz dönemlerde bile içinin boş olduğu gerçeği aradan geçen yıllardan sonra daha da anlam kazandı.
Helyum gazının şişirdiği balonları Marmaray bile taşımıyor.


Aşk bu kadar kolay mıdır?
Ya da soru şudur:
Aşk her şeyi affeder mi?
Yıllar önce bu soru Facebok'ta soruldu ve iki farklı kadın tarafından iki farklı cevapla cevaplandı.
Biri aşka kaptırıverileceği, diğeri de affetmemesi gerektiğini söylüyordu.


En güzel aşk ise Kahveye karşı hissedilen aşk olduğu o kadar doğruydu ki günümüzde artık aşk da sevgi de para etmiyor, üstelik hiçbir şeye değmiyor.

02 Şubat 2026

Aromalı Çay Gummi

Aromalı Bitki Çayları sever misiniz?
Ben bugün Yeşılçay'ıma tarçın ve karanfil kattım.
Çocukluğumu ve gençliğin güzel günlerini anımsatan bir kokuyla içtim.
Yeni tadlar ve deneyimler essahtan mutlu ediyor insanı.


Çok büyük şeyler olmasına da gerek yok.
Bir koku ve bir lezzet yetiyor.
Aslında galiba mutluluğu arayan da bir şekilde buluyor.