Bu Blogda Ara

Sayfalar

9 Mayıs 2019 Perşembe

Ramézân-ı Şerif : İftar Duası

Benim çocukluğum ve ilk gençliğim zamanlarında televizyonda Perşembe akşamları yayınlanan İnanç Dünyası adlı bir program vardı.
O programda sunucu veya seslendiren şahıs Kur'an-ı Kerim'in o günü okunan kısmının Türkçe tercümesini okuduktan sonra aynen şöyle bir dua okurdu:

Allah'ım.
Senin rızanla orucumu tuttum, sana inandım sana sığındım.
Senin rızkınla orucumu açtım.
Hamd olsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.
Ey bağışlaması bol rabbim.
Beni, ailemi, milletimi, devletimi ve inananları koru.
Rahmetini, yardımını esirgeme ülkemizden.
Bizlere yaşama sevinci ver.
Her türlü güçlüğe karşı dayanma gücü ver.
Senin her şeye gücün yeter.
Âmin.

Allah-u Te'âlâ hepimizin dualarını işbu Ramézân-ı Şerif hatrına kabûl buyursun.

6 Mayıs 2019 Pazartesi

Ramézân-ı Şerif - İlk İftar

İşte biraz önce Ramézân-ı Şerif'in ilk günü memleketimizden geçti gitti, ilk iftarımızı ettik sonunda.
Geçen yazımda sizlere Ramézân-ı Şerif'in bazı sırlarını anlatmaya çalıştım, bu kez sizlere Ramézân-ı Şerif'in olmazsa olmazlarından bahsedeceğim.


Bütün gün oruçlarımızı tuttuk değil mi?
Şimdi biraz düşünelim, bizlerin tuttuğu oruçlarımız Allah-u Te'âlâ katında gerçekten ne kadarı kabûl olacak acaba dersiniz?
Çünkü mâlum-u âliniz bazı orucu bozan fiziki şeyler mevcut, bile bile onları yapmadığımıza eminim.
Ancak manevi olarak oruçlarımızı bozan şeyleri biliyor muyuz?
Örneğin yalan söylemek, dedikodu etmek, saçma sapan şeyler yapmak, ve tabi ki en büyük günâh olan kul hakkı yemek.
Biliyorsunuz ki Allah-u Te'âlâ kul hakkını haklı olan kul affedinceye kadar affetmez, daha doğrusu kul hakkına karışmaz.
Sırf bu gerçek yüzünden çeşitli kereler söylemişimdir ki "Bizim özgürlüğümüz bir başkasının özgürlüğüne müdahâle ettiği yerde biter" diye.


Ramézân-ı Şerif'in en güzel şeylerinden biri pidedir. Bütün fırınlar her yılın Ramézân-ı Şerif ayı boyunca günlerinin öğleden sonralarını pide pişirmeye ayırır.
Özellikle fırının önünde pide kuyruğu beklemek ve taze taze sıcak sıcak çıkan pideyi eller kollar karınlar veya vücudun hangi bölümünde yaslanılırsa o kısmın sıcaktan yanması bir Ramézân-ı Şerif şartıdır.


Ramézân-ı Şerif ayı boyunca tatlıcıların ortaya çıkarttıkları bir geleneksel yummimiz de güllaçtır.
Hele de bütün gün açlıktan sonra bir anda tıkınılan iftar yummisinden sonra üzerine gelen güllaç bir nevi sakinleştirici gibidir.
Her tatlıcının güllacı farklıdır, gerek tad bakımından gerekse boyut bakımından. Ben burada reklâm yapamam, ancak tazesini isteyin diyebilirim, çünkü tazenin tadı bayatlamışta bulunmaz.


Bu arada, oruç tutmuyor olabilirsiniz, ancak iftar saatine denk gelen zamanlarda hele de dışarıda bir yerdeyseniz Akşam ezanının okunmasını beklemek de bir kuraldır.
İftar da oruç da sahur da hayat da paylaşıldıkça güzeldir.


Tabi herkesin iftarının eşit olmadığını biliyoruz, geçen yazımda da belirttim. Ama hurma gibi, çorba gibi, pide gibi, su gibi, biraz bir şeylerin de bulunması ve bunların herkese dağıtılması konusunun zenginlerin sorumluluğunda olduğu mâlumdur.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Ramézân-ı Şerif geldi miydi zenginlerin konaklarının kapuları açık bırakılır, gelen herkese elden geldiğince bir şeyler dağıtılır, bazıları da hep birlikte iftar ederlermiş.
Ancak günümüzde bu âdeti devam ettiren kişi pek kalmadı desem yeridir, çünkü zengin zenginle iftar ediyor, fakir fakirle.
Ahanda bugünü iftar ettik, darısı kalan diğer günlere diyelim.
Bugünkü işbu yazıda geçen değer en Batıdaki ilimiz olan Çanakkâle içindir.
Herkese Tekrardan Ramézân-ı Şerif Mübârék Olsun.

Marmaray'da Ramézân-ı Şerif Ayı Mesaisi

Marmaray Hattı çok iyi bir düzen oldu ama akşamları son sefer saatleri ne yazık ki çok erken bir saat olan 22:00'de Halkalı'dan 22:15'de Gebze'den hareket etmekte.
Ancak bugün başlayan Ramézân-ı Şerif Ayı boyunca Marmaray seferleri karşılıklı olarak dörder sefer arttırılacağı mâlumatını aldı, imdı da sizlerle paylaşıyor ben.


İşbu akşamdan başlayarak Ramézân Bayramı'na kadar uygulanacak ek seferler Halkalı'dan 22:15 - 22:45 - 23:15 - 23:45 saatlerinde, Gebze'den 22:30 - 23:00 - 23:30 - 24:01 saatlerinde hareket edecek.
Tabelâda bazı istasyonlar yazıyor ama işbu ek seferler bütün istasyonlarda duracak tabi ki.
Gönül ister ki işbu ek seferler ek sefer olmasa da muntazam sefer olsa, yani bütün zamanlar çalışsa.

Ramézân-ı Şerif - İlk İmsak

Bugün benim gelmesi için her zaman sabırsızlıkla beklediğim Ramézân-ı Şerif ayının ilk günü ve ilk sahur saati, yani İmsak Vakti.
(Bu değer en Doğu'daki vilâyetimiz olan Kars için geçerlidir.)
Allah-u Te'âlâ işbu yazıyı şu anda kıraat eyleyen hepimizi yeniden Ramézân-ı Şerif'e eriştirdi hamd olsun.


Herkes genelde Ramezân Bayramında kutlama yapar, ancak bayramın mutluluğun paylaşımın aslı Ramézân-ı Şerif ayının kendisidir.
Çünkü bizzat Hazret-i Muhammet'in bir hadis-i şerifinde "İnsanlar orucun faziletlerini bilseydi bütün yılın Ramézân-ı Şerif olmasını arzu ederdi." diye buyurmuştur.
Başka bir sohbette de "Gökyüzünün kapıları Ramézân-ı Şerif'in ilk gecesi ardına kadar açılır ve son günün gecesine kadar kapanmaz." diye buyurmuştur.


Ramézân-ı Şerif hepimizin mâlumu Hilâl'in görülmesiyle başlar.
Eski zamanlarda her köyde her şehirde en yüksek tepelere çıkılır, Hilâl'i gözetlemeye çalışılırdı.
Eğer gözetleyenlerden herhangi biri Hilâl'i görürse koşar kadıya haber verir, kadı da sorar soruşturur ve başkaca şahit de arar, onların da şehâdetiyle "Madem Hilâl görüldü, bu gece Terâvih kılına, sabah da Ramézân-ı Şerif orucuna niyetlenile" fetvasını çıkartırdı.


Ramézân-ı Şerif ile ilgili sözler söylemekle tükenmez, ben içlerinden kısa bir özet yapıyorum.
İmam Sadık'ın dediğine göre "En faziletli cihat sıcakta oruç tutmaktır."
Çünkü herkesçe mâlum, Ramézân-ı Şerif ve diğer tüm dini günler Ay Takvimi'ne bağlıdır, Ay Takvimi ise günlük hayatta kullandığımız Güneş Takvimi'nden on gün kadar daha kısadır, yani her yıl tüm dini günler on gün kadar geriye doğru sayar. Daha kolay anlaşılması için bir örnek vereyim, bu yıl bugün Ramézân-ı Şerif'in ilk günü, gelecek yıl ise yaklaşık onuncu günü olacak, bir dahaki yıl yirminci günü, öyle öyle gidecek.
Bunun sebeplerinden biri Dünyanın Kuzeyinin ve Güneyinin aynı günlerde farklı mevsimleri yaşamasındandır. İlkokulda öğrenmişizdir, Kuzey Yarımküre Yazı yaşarken Güney Yarımküre Kışı yaşar. Dünyanın her koşulda tamamının aynı günü yaşadığı sadece iki günü vardır, Yirmibir Mart ve Yirmiüç Eylül. Ancak burada bile bir ayrılık vardır, bugünlerden aynı biri bir tarafta İlkbaharın müjdecisiyken diğer tarafta Sonbaharın müjdecisidir.
Paskalya veya Zadik de Kuzey Yarımküre için İlkbahar iken Güney Yarımküre için Sonbahar demektir. Yılbaşı da Kuzey Yarımkürede Kışın Güney Yarımkürede Yazın kutlanır.
Yani ne olursa olsun her şey birbirine bu şekilde bağlıdır. Bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir.


Ben daha fazla coşmadan konunun dışına çıkmayayım, sözleri toparlıyorduk.
Yine Hazret-i Muhammet'in bizzat söylediği "Cennet her yıl Ramézân-ı Şerif'in gelişiyle süslenip ziynetlenir" ve "Oruç da nemaz gibi kul ile Allah-u Te'âlâ arasında bir ibadettir, Allah'tan başka hiç kimse onu bilemez." buyruklarından da anlaşılacağı üzere dinde zorlama yoktur.
Buna rağmen İmam Sadık'ın belirttiğine göre "Allah-u Te'âlâ orucu zengin ile fakir eşit olsunlar diye farz-ı ayn kıldı."
Ancak işbu lâf-ı şerife rağmen dünyada yaşananlar ortada. Kimileri malı hamuduyla götürüyor, kalanlar da bir lokma ekmeğe muhtaç.
Sırf şu zenginlerin gittiği hotellerdeki iftar menüsünü ve iftar çadırlarındaki iftariyelikleri karşılaştırın, ne demek istendiğini şıp diye anlarsınız.


Tüm bu yazdığım sözlerin özetlerinden biri olarak İmam Bakır'ın tarihe kaydettiği bir söz daha ekleyeyim, bugünü ve bu yazıyı burada nihâyete erdirelim:
"Her Kışın Baharı vardır, Kur'an-ı Kerim'in Baharı da Ramézân-ı Şerif'tir."
Dileyelim Allah hepimize hayırlı oruçlar nasip eylesin, bizleri korusun, bizleri hidayete eriştirip mutlu kullarından kılsın.
Kısacası Sevgililer, Ramézân-ı Şerif Ayımız Mübârék Olsun.