Bu Blogda Ara

Sayfalar

2 Kasım 2019 Cumartesi

Altı Kilogramlık Hamburger

Dünya üzerinde neler nelerin vukua avdet eylediğini ara sıra sizlere de kıraat ettirmek istiyor ben.
Bazı ölçüler vardır ki aşılması sağlık açısından zararlı sonuçlar doğurur.
Efenim memleketimizden merhalelerce uzak olan ve dünyanın en ucuz tatil yapılabilen yerlerinden biri olan Bangkok'ta adını bir türlü öğrenemediğimiz bir restorant menüsünde yaklaşık altı kilogram ağırlığında ve yaklaşık onbin kâloriden mütevellit bir hamburgeri İkibinbeşyüz Tayland Bahtı karşılığında bulundurmakta. Bizim paramızla Dörtyüzyetmişüç Türk Lirası yapıyor bu aralar.


Ancak bu kadar büyük bir hamburgeri menüde bulundurunca dokuz dakikada midelerine indirebilenlere hamburgerin dört katı tutarında yani Onbin Tayland Bahtı ya da bizim paramızla Binsekizyüzdoksaniki Türk Lirası ödül vereceğini açıklamış olsa bile şimdiye kadar hiç kimsenin başaramadığını da açıklamış.
İşte bütün dünyayı saran kapitâlistliğin sonu, çünkü dünyanın bütün servetinin yarısı dünya nüfusunun sadece yüzde birinde bulunduğunu sanırım başka yerlerdeki yazılarda kıraat etmişsinizdir.
Kur'an-ı Kerim'de israfın haram olduğuna dair ayetler mevcut.
Ama böyle çılgınlıklar yüzünden dünyanın büyük çoğunluğu aç kalıyor.

1 Kasım 2019 Cuma

Trafik Canavarına Operasyon

Bizler genel olarak trafik kurallarına uymayı sevmeyiz, ne kadar yazılı kural varsa hepsini kendimize göre ihlâl etmekten geri kalmayız.
Bunca yıldan beridir trafik kazalarında önlerinde yaşamaları gereken yılları olan birçok vatandaşımız ne yazık ki bizlerin kural tanımamazlıkları yüzünden Hakk'ın rahmetine kavuştular.
Örneğin bir yolda saatte elli kilometre sür'atle gidileceğine dair trafik işareti mevcut ama sanki o işaret hiç yokmuş gibi sürücü arabasının gazını köküne kadar basar.
Oysa ki devletimiz o azami elli kilometre ile gidileceğine dair levhasını o yola süs olsun diye koymadı, o levhanın anlamı o yolda en hızlı olarak saatte elli kilometre ile gidilinebileceğine dair sınırlamadır, ellibir kilometre ile gidilmemesi gerekmektedir.
Yine aynı devletimiz kırmızı sarı yeşil ışıklardan oluşan lâmbaları da gerekli yerlere yerleştirmiştir, anlamı da kırmızıda durulması yeşilde geçilmesi demektir.
Ama bütün bunlara rağmen kurala uymak Türkiye Cümhûriyeti'nde enayilik olarak değerlendirildiği için halkımız kurala uymamayı kendine kâr saymakta.
Sadece trafikte değil hemen hemen her alanda vaziyet-i umumiye işbu şekilde gelmiş geçiyor.


Ondan sonra da yolda trafik polisi çevirdi miydi hemen başlıyoruz şikâyete.
Son iki gün içerisinde aynasız olmayan trafik polislerimizce Türkiye Cümhûriyeti genelinde gerçekleştirilen trafik denetlemelerinde ortaya çıkan bilançoyu ben burada tekrardan yazamayacağım ama kesilen cezalardan Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki bütün görevlilerin maaşlarının vatandaşlarımıza kesilen ceza sayesinde ödeneceğinin ölçeğini verebilirim.
Onun için sayın sürücüler lütfen trafik kurallarına uyun, ehliyetinizi bakkaldan aldığınızı çok fazlama belli etmeyin.
Hem sizin cebiniz hem de bizim sağlığımız için.
Çünkü her canlının ölümü tadacağı gerçeğine göre helbette bir gün ölecek ben ama ölüm nedenim trafik kazası olmasın, evimde uykumda farkına bile varmadan ölmek istiyor ben.

Güzelliklerinizi Bu Çirkinliğe Borçlusunuz

Aslına bakarsanız bu tarz bir oluşumu bir yerde daha okumuştu ben.
Her ne kadar o günü inanmamış da olsam imdı resm-i şerifi gözlerimle görünce kâni olmaya karar verdim.
Bizlerin yüzlerinde küçücük mini minicik örümcekler dolaşmakta, ancak işbu örümcekçikler bize zarar değil yarar sağlamaktalar.


Cilt bakımlarında önemli bir rol üstlenen ve boyları sadece üç desimilimetre olan işbu örümcekçikler kıl köklerinin diplerine yerleşerek ciltteki fazla üretilen yağlarla beslenip çevrelerinde oluşan kirleri de temizliyorlar.
Allah'u Te'âlâ'nın insanları güzelleştirmek için bulduğu ve uyguladığı çareyi sizlerle paylaştı ben işbu yazımda.
Hem erkekler hem de kadınlar için geçerli olan bu varlıklar olmasalardı acaba nasıl bir yaratığa dönüşebileceğimizi hayal dâhi edemedi ben.

En Küçük Savaş Pilotu

Başlıkta yanlış anlaşılmaya uygun bir ifadem olabilir ya da savaş çığırtkanlığı yaptığımı sanabilirsiniz ama bu yazıda bir kuştan bahsedecek ben.
Uçaklar hayatlarımıza girmeden önce göklerin tek hâkimleri olan ve her boyutta bulunabilen kuşlardan, ancak bu yazımın kahramanı topu topu Ondokuz Gram ağırlığında olan resimde de gördüğünüz serçe boyutlarında.
Efenim kendisine geçenlerde sadece Üç Miligram ağırlığında bir mikro takip vericisi takıldı.


Bizim sevgili Nar Bülbülümüz de bir gece yarısı İkiyüzyirmibeş Kilometrelik bir uçuştan sonra Kuzey Denizi üzerinden İngiltere'de yere kondu.
Bülbülün Almanya'dan İngiltere'ye giderken uçtuğu rotayı harp-ı umumide savaş pilotları taktiksel olarak kullandıklarını tarihçiler söylüyorlar.
Anlayın yani gökyüzünün hâkimleri uçaklar değil kuşlardır.

Hârf İnkılâbı Ve Hârflerimiz

Bugün Bir Kasım İkibinondokuz.
Bundan tam olarak Doksanbir yıl önce eski öğrenmesi zor olan Arapça yazıyı terk ederek günümüzdeki Lâtin Hârflerini kabul ettik.
Her ne kadar içimizde hâlâ Arapça yazıyı savunan bazı zevat mevcutsa bile kendilerine hayallerinin içinde esenlikler diler ben. Bu yazım da kendisine:
كج اويكوسونو اييي اويوسون، رويالار كرچك اولمويور چونكو.
(Gece vakti iyi uyusun, rüyalar gerçek olmuyor çünkü.)
Yeni ve Çağdaş Türkiye Cümhûriyeti Vatandaşlarını bilim alanında Batı ile eklemleme amacını güden işbu inkılâp tarihte benzerine çok zor rastlanabilen büyük bir devrimdir.


Toplamında Yirmidokuz adet olan Hârflerimizi ilkokulda hepimiz öğrenmiştik. İmdı size okunuşlarını bir yazayım, bilmeyenler de öğrensinler:

A, Be, Ce, Çe, De, E, Fe, Ge, Yumuşak Ge, He, I, İ, Je, Ke, Le, Me, Ne, O, Ö, Pe, Re, Se, Şe, Te, U, Ü, Ve, Ye, Ze.

Görüldüğü üzere Qu, We, iX olarak okunan İngilizce hârfler Türkçe'de bulunmamaktadır.
İşin güzel tarafı da hârflerimizin sesli hârfler dışında tamamının E sesiyle okunduğunu da bir kez daha gördünüz.
Yani gerçek Türkçe'de Ha gibi Ka gibi Aş gibi Ti gibi Vi gibi Eyç gibi Er gibi Ay gibi Bi gibi okunuşlar bulunmamaktadır.
Ancak günümüzde dediğim yaklaşık otuz yıldan beridir sürekli bu tarz yanlış okumalar çoğalmaya başlamış bulunmakta.
Bunları yapanlar da aslında kendilerine eğitimli kişiler dedirten ama aslında dış güçler tarafından eğitilen şahıslar olması sizce birer tesâdüf müdür?
Maksat dilimizi bozmak ve yıllardan beridir çok sağlam birer bağla bağlı olan bizleri birbirlerimizden ötekileştirerek ayırmaktan başka bir şey değil.
Ondan sonra ben boşuna İngilizce için İncilazca demekten hiç çekinmem, çünkü İngilizce'nin içinde de bu tarz bozuk yazılımlar mevcut olduğunu İngilizce bilenler biliyorlar. Örnek olarak "Middlesborough nasıl yazılıyor? M'boro olarak.
Tabi bu arada Almanların bir Çe hârfi için "Te Se Ce He" hârflerini birden israf etmeleri de ayrı bir komedi olduğunu da belirteyim.


Aslında bu tarz yanlış kullanımları yazmaya çok uzun bir yazı konusu olur ama ben bu yanlışları zaman içerisinde sizlerle paylaşmayı daha fazla tercih ederim.
Çünkü zamanında Atatürk'ün açtığı yolda kurduğu ülküde gösterdiği amaçta hiç durmadan yürüyeceğime and içmiştim ve şimdi de işbu andıma sadık kalmak zorundayım.

Kasım Geldi

Yeni Ay, Yeni Umut, Olası Mutluluk.
Bazı eskilerde kalmaları gereken insanların da bulunabilecekleri hayatlarımız geçmişlerimizde yaşamıyorlar.
Bizler için aşklar Kasım'da başka yaşanır ama Aralık'sız sürecek olursa Ocak'başında Kebap ile birlikte Rakı içerken kendimizi aramakta olmaktan korkuyor ben.


Henüz içinde bulunduğumuz İkibinondokuz Yılının bitmesine son iki ay kaldı, ama sanırım bu mevsim pek güzel geçmeyeceğe benzemeye başladı, çünkü geceleri hava iyice soğumaya başladı.
Sizleri bilmiyorum ama uyurken üşüyor, üşüdüğüm için de doğru düzgün uyuyamıyor ben.


Böylece Kasım Ayı içerisinde vukua avdet eyleyebilecek bazı gelişmeleri de anlatayım sizlere, bunların tamamı Kocakarı Takviminden kalmış mâlumattır:

Sekiz Kasım : Kasım Günleri
Dokuz Kasım : Çiy İnmesi
Onaltı Kasım : Güney Rüzgârları
Onyedi Kasım : Fırtına
Ondokuz Kasım : Böcek ve Haşeratın Gizlenmesi
Yirmi Kasım : Koç Katımı Fırtınası
Yirmidört Kasım : Fırtına
Yirmiyedi Kasım : Ağaçların Sularının Çekilmesi
Otuz Kasım : Ülker Fırtınası

Günleri geldiklerinde ayrıntılı mâlumat yine o günün sayfasında bulunacak.

30 Ekim 2019 Çarşamba

Kasım Ayı Gece Metrosu Günleri

Çoklarınız biliyorsunuzdur artık içinde bulunduğumuz İkibinondokuz Yılının Zafer Bayramı ile birlikte seferlerine başlayan Gece Metrosu tam gaz artan büyük ilgiyle seferlerine devam etmekte.
Mâlum-u âliniz olmak üzere Cuma günlerini Cumartesi günlerine ve Cumartesi günlerini Pazar günlerine ve ayrıca Arefe günlerini Bayram günlerine bağlayan geceler yirmişer dakika aralıklarla altı metro hattında seferler devam etmekte.


Kasım Ayı gelmeden ben sizlere Kasım Ayı'nın gece metro işletilecek günlerini hatırlatmayı faydalı buldum.
Gece Metrosunu kullanan yolcuların adetleri artık sayılan bir kaynak olmadığı için işbu istatistiği sonlandırmak zorunda kaldı ben.


Gece Metrosu'nun çalıştığı güzergâhları da eklemek gerektiğini düşündü ben, çünkü çevremde hâlâ Marmaray'ın gece de çalıştığını sanan kişiler mevcut.

1. M1A : Atatürk Havalimanı - Yenikapı
2. M1B : Kirazlı - Yenikapı
3. M2 : Hacı Osman - Yenikapı
4. M4 : Tavşantepe - Kadıköy
5. M5 : Çekmeköy - Üsküdar
6. M6 : Boğaziçi Üniversitesi - Levend

Gelgelelim ben de Marmaray'ın günün yirmidört saati haftanın yüzaltmışsekiz saati çalıştırılması lâzım geldiğine inanmaktayım çünkü Marmaray hattı İstanbul ulaşımının ana omurgası olduğunu Şehr-İstanbul'da yaşayan herkes bilir.
Ancak Marmaray hattının mülkiyeti Türkiye Cümhûriyeti Devlet Demiryolları'na ait olduğu cihetle trenleri işletme iradesine ne yazık ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi söz söyleyemez.
Tcdd ancak buyuracağı bir irade ile trenlerinin saatlerini değiştirebilir.