Bu Blogda Ara

Sayfalar

28 Şubat 2013 Perşembe

Trenlere Veda

Aslında yazmakta çok zorlanacağım bir yazı olacak sanırım.


Otuzaltı yıldır hayatımda olan yüzkırkiki yıllık güzergâhtaki işlemekte olan Devletimin Elektrikli Banliyö Trenleri bu akşam son seferlerini yapacak ve E8'lerden sonra E14'ler de Dünya Sahnesi'nden çekilip Tarihin Tozlu Rafları'ndaki anılarda yerlerini alacaklar.


Tcdd'nin açıklamasına göre tren tamamen bitmiyor, Yedikule ile İstanbul İstasyonları arasında E32'ler ya da Marmaray Trenleri işlemeye devam edecek. Halkalı - Kazlıçeşme arasında oturanlar ise artıkım başlarının çarelerine bakacaklar.


İett sağ olsun, açıklamıyor ama sahil yolundan otobüs hattı ihdas etmiş. Ama trenle yarım saatta gelebildiğimiz bu yolu artık bu yoğun trafikte birbuçuk saatta gelmeye başlayacağız.

Güle Güle İdobüs

Kendi işinin haricinde bir işe daha böyle kalkışırsan vadideki büyük kurtlar senin gibi kuzuları ya yerler bitirirler, ya da en iyi ihtimalle kendi görev sahana gönderirler.
Malum-u aliniz İstanbul Deniz Otobüsleri bir süreden beri ayrıca kurduğu İdobüs seferleriyle İstanbul'dan Mudanya'ya götürdüğü yolculardan dileyenleri kendi otobüsleriyle Bursa, Balıkesir, Manisa ve İzmir'e nakliyatını sağlıyordu.

Fakat bugün aldığımız bir habere göre İstanbul Deniz Otobüsleri Anonim Şirketi, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu ve Tüm Otobüsçüler Federasyonu yetkililerinin yazılı ricacı talepleri üzerine 1 Mart 2013'den itibaren Mudanya'dan sonraki kara taşımacığını otobüsçülere bırakacağını açıkladı.

Cepler Bakteri Deposu

Bilinen bir hakikattir bu.
Akıllı Telefon'larda Tuvaalet'lerden tam onsekiz kat daha fazla bakteri bulundu.
Bilgisayar veya telefon virüslerinden sık sık bahsediyoruz, ama asıl bu bakteriler insan sağlığını tehdit ediyor. Üstelik de sürekli ellerimizin altındayken.


Surrey Üniversitesinde Biyoloji dersindeyken öğrenciler cep telefonlarına yakından bakınca bakterileri fark ettiler. "Akıllı Telefon Bakterileri" olarak adlandırılan bu canlılar klavye benzeri tuşları olan telefonlarda daha da çok bulunuyorlar.
Öğretmenleri Dr. Simon Park ise bunun çok ama çok mümkün olduğunu, çünkü ellerimize gereken hijyeni göster(e)mediğimiz için yediklerimizi ve içtiklerimizi bir şekilde telefonlarımıza bulaştırdığımızı söyledi. Bu bakterilerden kurtulmak için sık sık telefonu temizlemek gerektiği de aşikâr. Ayrıca uzun vadede bu bakteriler telefonun tuşlarını da bozuyor. Benimkisini bugüne kadar altı kez ortadaki topun değişmesi için tamirciye gittiğini söylesem herhalde ne demek istediğimi anlatabilmiş olur muyum?

Sağlıklıyız Mutluyuz

Dünkü mutulukla alakalı yazımı hatırlarsınız, ironi gibiydi değil mi?
Aynı araştırmanın devamını da getirdim size.
Hadi biraz daha ütüleyelim güzel kafacıklarınızı =)))

Bu kez de mutlulukların kaynaklarına derinlemesine bir giriş yapalım:
Efenim hâlkımızın 70.8%'i mutluluk kaynağı olarak "Sağlıklı olma"yı görürken, 13.8%'i "Sevgi", 6.7%'si ise "Başarı" olduğunu söyledi.
Bugüne kadarki sanılanların aksine mutluluk kaynağı olarak "Para" 5.1%, "İş" ise sadece 3.1% oranında oy alarak sıralamanın son sıralarında yer aldılar.

Boşuna denmedi her şeyin başının sağlık olduğu hakkındaki atasözü. Ben de ekliyorum:
Sağlık : 1 - Geri Kalanlar : 0.
Ben eğer sağlıklı olmasam şu anda okumakta olduğunuz yazıyı bile yazamayacağımın gerçeği ortada vurulması gereken Osmanlı İmparatorluğu Tokadı gibi duruyor. Haksız mıyım?

27 Şubat 2013 Çarşamba

Mutluyum, Mutlusun, Mutlu

Mutlulukların formülleri henüz bulunmadı. Fakat her ne hikmetse geçenlerde Türkiye İstatistik Kurumu'nun mutluluk konusundaki bir araştırması sanırım formülün bulunmak üzere olduğu hakkında bir umut ışığı yakmama sebep oldu, ya da millet kesin bir yalan söylüyor demektir.

Araştırmanın sonucunda hâlkımızın 61%'i mutlu olduğunu, bu konunun cinsiyetlere vurulduğunda erkeklerin 59%, kadınların 63%'ünün hayatlarından memnun olduğu ve halkın genelinin 76%'sının gelecekten umutlu olduğu ortaya çıktı.

Buyurun arkadaşlar buradan yakın.
Bir de yalancılık araştırması yapsalarmış kim bilir yazdığım sonuçlar nasıl bir değişime uğrardı?
İnanın bana hiç ama hiç bir nesne-i şerif bilmiyorum işbu vaziyet-i umumiye hakkında.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Evlenmedi Diye "Kadın Artığı" Diyecekler

Evlilik sanki çok matah bir şey ... Erken evlenenler çok iyi bir şey yapmış gibi şimdi de Çin Halk Cumhuriyeti'nde kadınların iyi üniversiteleri çok yüksek notlarla bitirip sonraki hayatlarında kendi ayakları üzerlerinde durmaları ve evliliklerini ertelemeleri hükümeti korkutmuş.


Erkeklerin bu yüzden bekâr kalmalarının toplumsal tahribata neden olacağını düşünen Çinli milletvekilleri çareyi skandal bir karara imza atarak "Yirmiyedi yaşın üzerinde ve hâlâ bekâr" olan kadınlara "Sheng Nu" yani "Kadın Artığı" sıfatının yapıştırılmasını istediler.


Bakalım daha başka neler isteyecekler? Birbuçuk milyarlık nüfuslarını biraz daha çoğaltıp başka türlü toplumsal sıkıntı yaratmak istiyorlarsa başka. Çünkü hatırlatayım, veya yanılıyorsam beni düzeltin, Çin Halk Cumhuriyetinde birden fazla çocuk sahibi olan aileler devlete ayrıyeten vergi ödüyorlar.