Bu Blogda Ara

Eminönü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eminönü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2026

İstanbul Bayram Gezintisi

 Bazı günler gerçekten özel günlerdir, örnek olarak bugün Yirmiüç Nisan neş'e doluyor insan.
Çocuklar için ise tören ertesi gezinti günü gibi, çünkü hava Şehr-İstanbul'da çok güzel.
Yeni bir Şehr-İstanbul gezisi bizleri bekler resm-i şerifler eşliğinde.


İstanbul'a uçakla gelmek gerçekten güzel bir yolculuktur, özellikle de Atatürk Havalimanında karşılanmak daha güzeldir.
Gelgelelim resm-i şerifimizde temaşa ettiğimiz Yeşilköy havalimanımıza Atatürk'ün adı Bindokuzyüzseksenüç yılında verilmiştir.
Bir zamanlar tek havalimanımız burasıydı, imdı iki adet daha mevcut.


Havalimanından çıktık Metroya bindik ama Metroda millet telefonlarıyla oynuyordu, Biz Üç Muz'un elinde ise telefon adına hiçbir şey yoktu.
Acaba bir Telefon kalkıp da İnsanla oynasaydı nasıl olurdu?
Cevabı yukarıdaki resimde.


Eski zamanlarda ve eski bir televizyon dizisinde İstanbul'da bir yer tarif edilirken "Sırtını Aksaray'a Vermek" diye bir tabir vardı, işte o bahsedilen Aksaray burası olmak vardı.
Tabi o eski günlerin Aksaray'ından geriye sadece Pertevniyâl Valide Sultan Cami-i Şerifi günümüzde mevcut, geri kalan tüm her şey değişti.


Bugün her ne kadar Bayram da olsa birçok kişi için Çalışma Günü, sadece resmi daireler kapalı olmak var.
Arkada temaşa ettiğiniz yer Sultan Bayazıd-ı Veli Cami-i Şerifi (Fatih Sultan Mehmet'in oğlu olan), önünde de Kapalıçarşı'nın dış duvarları mevcut, ancak ağaçlardan dolayı görünmüyor.


Genel olarak her zaman Sultan Ahmet Cami-i Şerifi paylaşılır, ya da Aya Sofya-i Kebir Cami-i Şerifininkisi, ama minareden çekilen resm-i şeriflere henüz sıra gelmemiştir derler.
Resmin sol tarafında Firuz Ağa Cami-i Şerifi mevcuttur, caminin arkasında kalan yoldan ise bir İett otobüsü geçmekte, Eminönü tarafına gittiği kesin ama son durağı Eminönü mü yoksa daha ilerisindeki bir başka mahâlle mi bilmiyoruz.


Sirkeci ve çevresi tarih boyunca her zaman curcuna ve karmaşa olmuştur, her ne kadar günümüzde Çağdaş Tramvay biraz düzeltecek gibi bir algıya kapılındıysa bile hâlâ düzene girememiş olduğunu üzülerek söylemek zorundayız.


Yoıllar hiçbir zaman yürüyerek aşılmaz, hele Şehr-İstanbul'da hiç aşılmaz.
Yine de sıradaki semt olan Eminönü'yü paylaşırken curcunayı mı sâkinliği mi paylaşalım diye düşünürken havadan çekilmiş bir resm-i şerif imdadımıza yetişti.
Tabi yine değişim Eminönü'de de kaçınılamadı, üst geçidin olduğu yerde günümüzde Hâliç Çağdaş Tramvayı (T5) durağı mevcut.


Bu kısımları şimdiye kadar hiç paylaşmamıştık, bir adet Troleybüsümüz ve diğer taşıtlar Unkapanı durağında görülüyor, yolun solunda Şeb Sefa Hatun Cami-i Şerifi, ilerisinde de Bozdoğan Kemeri işbu resm-i şerifte günümüze kalanlar.


Bugün biliyorsunuz bayram, üstelik çocuklara armağan edilmiş bir bayram, dünyada tek Çocuk Bayramı mâlum-u âliniz Türkiye Cümhûriyeti'de kutlanıyor.
Bir zamanlar bizim ulusal televizyonumuz olan Türkiye Radyo Televizyon kurumu tüm dünya geneline açık olarak Yirmiüç Nisan Şenlikleri yapar, dünyanın dört bir tarafından gelen çocuklarla birlikte kutlardık.
Bu küçük nostâljiden sonra yolumuz Eyüp Sultan'a düşüyor, zamanın çocukları bir okuladan çıkmışlar ve bir kartpostala poz vermişler.
Sanırız da hiçbiri artık Cismani Dünya hayatlarını bitirmiş olmaları gerek, Allah hepsine rahmet eylesin.


Sanal ortamdaki resimler arasında gezintimiz esnassında Eyüp Sultan'a kadar gelmişken yukarıdaki Pierre Loti Tepesine çıkıp manzara-i nefiseyi temaşa etmemek olmazdı.


Pek paylaşılan ve Şehr-İstanbul ile ilişkilendirilmese bile bu sefer Blogumuza yer alan semtlerden birisi de Taşlıtarla'dır, günümüzde ise Gazi Osman Paşa olarak geçer, Taşlıtarla ise unutulmuştur.


Vaporlarımız olmaszlarsa Şehr-İstanbul arsla güzel bir yer olamazdı, burası da dünya üzerindeki faal olan en eski tershane olmak vardır.
Buradaki resim oldukça yakın bir tarihte çekildi, arkada bulunan Fenerbahçe vaporuumuzun beyaz renkli cam simitleri sizi yanıltmasın ama bu renk Rahmi Koç Müzesi için özel olarak yeniden yapıldı.
Paşabahçe vaporumuz ise bu resim çekildikten bir süre sonra sefere geri döndü, yetmedi vapor yokluğundan dolayı Nostâlji Vaporu sınıfından çıkartılarak Seferi Vapor sınıfına eklendi.


Vapor demişken dünya üzerinde bu kadar tarihi eseri aynı kareye sığdırmak o kadar kolay değildir, aşağıda İnciburnu Vaporu, yukarıda da Galata Kulesi, arada da Karayköy iskelesi ve aralardaki diğer binalar.
Buradaki iskele yıllar önce bir Lodos fırtınasında battı, İnciburnu vaporu ise hâlâ seferde ancak adı Barış Manço olarak değiştirildi.
Vapora adını veren Barış Manço'yu ise sanırım birçoğumuz tanıyor, zamanında gerek şarkılarıyla gerekse televizyondaki programıyla çağının çok ötesinde biriydi, Allah rahmet eylesin, kendisini Bindokuzyüzdoksandıokuz yılında ahirete uğurladık.


İmdı hazır Vaporla karşıya geçerken geçmişin güzel bir anısı olarak Şirket-i Hayriye'den kalma 76 baca numaralı Sarıyer adlı vaporumuzu Salacak iskelesinden kaldırıp Kız Kulesi önünden geçirterrek Eminönü'ye yolluyorduk.


Buradaki resmin renkli biçimi sanırım ilk defa yayınlanmakta, karşımızda Haydarpaşa Garı ve önünde de zamanın Anadolu - Bağdat Demiryolları idaresinin mülkiyetinde bulunan Bağdat Basra Hâlep adlı vaporlarından birisi iskelesine yanaşmış bekliyordu.
Birçok kaynak karıştırır ama bu vaporlar Şirket-i Hayriye'nin mülkiyetinde değildiler.
Kaldı ki Şirket-i Hayriye'nin sorumluluk sahası Anadolu yakasında Harem iskelesinden yukarıdaki iskeleleri kapsıyordui, Haydarpaşa ise sınırın dışındaydı.


Eski kaynaklar Kadıköy için Körler Memleketi derler ama günümüzü görmüş olsalardı yanıldıklarını anlarlardı.
Kadıköy belki körlere hitap eden bir semt olabilir ama Şehr-İstanbul'da Güneş batımları en güzellerinden birisi buradan seyredilir.


Yine de eğer günü doğurmak isterseniz de Moda iskelesi biçilmiş kaftanlardan biridir, ilk defa temaşa edebileceğimiz işbu resm-i şerifimizde sanırım Necati Gürkaya vaporumuz Moda iskelesinde görüntülenmiş, ama Adaya mı gidiyor yoksa Bostancı hattı mı bilinmiyor.
Moda iskelesine günümüzde de Deniz Taşıtı yanaşıyor ama bunlar Mavi Marmara'dan kiralanan Kabataş - Moda - Bostancı hattının mopurları olmak var ki daha önceleri bu blogda konusu edildi.


Kadıköy'ü burada uzuzun anlatmamıza gerek bulunmamakta, ama en ikonik binalarından birisinin Süreyya Opérası olduğunu belirtmemde yarar görmekteyiz.
İşbu resm-i şerif çekildiği dönemlerde sinemaydı, dahası Biz Üç Muz burada film bile izlemiştik.
Burada bahsettiğim Süreyya Operası, Maltepe'deki Süreyya Pilâcı ve yine Maltepe'deki Süreyya Paşa Hastahanesi aynı kişinin, rahmetli Süreyya Paşa'nın (İlmen) eseridir.


Esasında bu mıntaka için çok fazla resm-i şerifimiz var ama biz bu sefer Fenerbahçe feneriyle geçiştirelim, çünkü fenerin olduğu yer İstanbul Boğazının Güney ucudur.
Şehr-İstanbul'daki en güzel Gün Batımı buradan izlenir, ama Kalamış tarafındaki körfezin içinden daha da güzeldir.


Günümüzde birçok kişi Caddebostan semtinde bir Vapor iskelesi olduğunu ve Şehir Hatlarının bir zamanlar Deniz Otobüsü ürettiğini bilmezler.
Ancak bu resimdeki Deniz Otobüsü adlı taşıtımız şimdiki bildiğimiz katamaran tekneler gibi hızlı değildi, daha çok Turyol ve Mavi Marmara Mopurlarına benziyordu ama en önemli farkı Vaporlar gibi yandan yanaşıyordu.
Üretildiği dönemde Caddebostan ve Bostancı adı verilen iki adet Deniz Otobüsü topu topu on yıl kadar seferde kalmış ve sonrasında da sessiz sedasız ıskat edilmişlerdi.


Bugün sizin için hazırladığım sürpriz ise Atatürk'ün pek bilinmeyen Suadiye Pilâcında görüntülenmiş olduğu resm-i şerif olmak var.
İşbu resm-i şerif hakkında hiçbir yorum yapmadan doğrudan Bostancı'ya geçiyoruz.


Bayram günleri eğlenmek herkesin hakkıdır, gerek gösterilerle gerekse sinemayla tiyatroyla konserlerle.
Bu gibi etkinliklerin icra edildiği yerlerden birisi de Bostancı Gösteri Merkezi'dir, her zaman bir etkinlik mutlaka bulunabilir.


Hani biraz önce Bahariye'de bahsettiğim Süreyya Paşa Hastahanesi ahanda burasıdır, Maltepe'nin tepelerinde kurulu ve çevresi Çam ağaçlarıyla çevrilidir.
Varlığı bir güvencedir ama yine de Allah hiç kimseyi hastahanelere düşürmemesini dilemekten başka bir şey elimizden gelmez.


Burası da haftada bir gün içindeki kalın kalın kitaplarından derslerimizi çalıştığımız Penguen Kitapevi'nin bulunduğu Süreyya Pilâcı olmak var, bir zamanlar Denize girmenin en güzel yerlerinden birisiydi.
Bugün belki Adaya da gidelim isterdik ama bu kadar yoğıunluk biraz fazla geldiğinden bir başka resim dizisi ilerideki günlerde sizlerle birlikte olacak.

23 Nisan 2023

Bayram Tantanası

 Bu seferki yazım dünden devam niteliğinde olmak var.
Esasında ulaşım beleş olunca olacağı buydu.


Burada görülen bütün sahil boyunca milletin kuyrukta beklediği.


Beklemek sorun değil onlar için.


Herkes dışarı çıkarsa olacağı buydu.


İskeledeki vaporlarımız bile yetersiz kaldılar.

10 Nisan 2023

Vapor Grafitisi

 Uzun zamandan beridir benim yazılarımı okuyan bir kitlem olduğuna çok eminim.
En kızdığım konulardan biri Marmaray trenlerinin üzerlerindeki saçma sapan grafitilerdir ki bir örneği yazımın aşağı kısımlarında olacak.
Bugün beni Eminönü'den Kadıköy'e götüren eski adı Caddebostan yeni adı Fuat Sezgin olan Bindokuzyüzseksenaltı model vaporumuzun merdiveninde ahanda sizlerle paylaştığım resm-i şerifi gördü ben.


Görselimizde açıkça görülen yer Haydarpaşa Garı ve İskelesi olmakta, biraz fazla fentezi olmuş ama Şirket-i Hayriye döneminden kalmış uzun bacalı bile mevcut ki en sonuncusu Bindokuzyüzseksenaltı yılında Boğaz ve Marmara sahnelerinden sonsuzluklara doğru silindi gitti.
İnsan gibi kurallara uygun ve göze gerçekten hoş gelen resmi çizdiniz de biz mi hayır dedik?


Ben buradan sevgili grafitici arkadaşlara seslenmek istiyorum:
Konu sizin resim çizmeniz değil, konu sizin böyle anlamlı ve mantıklı güzel birer eser ortaya çıkartıp hep birlikte gözlerimize hoş gelecek şekilde mutlu mesut olmamız.
Trenlerin üzerlerindekiler zaten birer fecaat ve anlamsız, üstelik pencerelere de tecâvüz etmektesiniz ve kamu malına zarar veriyorsunuz.

03 Nisan 2023

Nisanlık Günler

 İl quarto mese dell'anno è Aprile.
Nisan ayı geldi geleli bağzı durumlar çok değişir ve ara sıra Sağanak Yağmurlar yağar.
Dün örneğin Şehr-İstanbul'da essahtan kaydedilmeğe değecek ölçüde Yağmur yağmış bulunmakta.
Yağması hiçbir şey değil ama yeter ki ortalığı sel götürmesin.


Yeniden çok sıradan bir Pazartesi yaşıyoruz ve ben yine Kadıköy vaporundayım ve biraz denizden tuzlu ve iyotlu havamı alacağım.
Bu akşam bana işbu yolculukta ŞH-Beykoz adındaki Tombul Teyze modeli olanı götürürken eşlik edecek.


Kadıköy'e giderken karşınıza değişik görünümler çıkabilir, bunlardan biri Selimiye Kışlası, diğeri Haydarpaşa Lisesi, daha arkadan da Çamlıca Kulesi sol tarafınızda görebilirsiniz.


Bunlardan biraz ilerisinde ise Haydarpaşa Garı mevcuttur ama ne yazık ki çanak çömlek muhabbetleri yüzünden Haydarpaşa Garı yıllardan beridir Devletimin Trenlerine kapalı vaziyette.


Norminâl şeraitte vaporumuzun yolunda Kız Kulesi de görünür ama akşam vakti pek sağlıklı resim vermez hanımefendi hazretleri.
Bir süredir kulede hummalı bir tamirat mevcut olduğundan çevresi tahtaperdeyle kapalı.


En güzeli de Kadıköy'de inince sizi karşılayan bir adet Miyav Şey ki kendisi çektiğim resm-i şerifime bir adet poz vermiş bulunmakta.


Yoğun iş hayatı bunalımları bazı akşamlar bende Vapor binmek ihtiyacı hissettirmekte ama bana oldukça da zaman kaybettirmekte.


Bu arada Vaporun arkasından baktığımız İlçe-i Eminönü'nün esasında Boğaziçi sayılmayan ama coğrafi olarak İstanbul Boğazı'na dâhil olan Topkapu Sarayı sâhili aslında muhteşem olmasına rağmen erişimi çok kolay değildir.
Bu yüzden de ancak denizden resm-i şerifini çekebilmeğe çalıştım ama ortamın karanlıklıkları güzel çıkmasına mâni olacağı tuttu.


İşte sizlerin de temâşa ettiği gibi Nisan-ı Şerif Ayı'na bahsettiğim şekillerde başladı ben.
Bakalım imdı İlçe-i Kadıköy'de başıma neler gelecek?

17 Mart 2023

Düdüklü Tencere

 Değişen ve değiştikçe daha da berbat vaziyetlere erişen Dünya üzerinde bu akşam dilime ve kâlemime dolayacağım konu Düdüklü Tencere tabir edilen ŞH-Su serisi Şehir Hatları teknelerimiz.
Bu ucubelere Vapor veya Vapur demek nedense içimden gelmiyor, çünkü Vapor diyebilmem için işbu mevzuat-ı umumiye hakkında kâleme almış olduğum diğer yazımı okumanızı tavsiye ederim.
Ne de olsa Tombul Teyze tabir ettiklerim bunlardan daha düzgün çıktılar.


Efenim bu akşamki Düdüklü Tenceremizin ism-i şerifi ŞH-Küçüksu olanı, bu serideki dört taşıtımız yine Kadir Topbaş zamanından kalma olup İkibinonbeş yılı Yalova tershânesi imâlatlı.
Filodaki listeye baktığımızda ŞH-Göksu ŞH-Durusu ve ŞH-Gümüşsu adında üç adet daha mevcut.
Kışın topu topu Beşyüzsekiz Yazın ise Yediyüz yolcu alabiliyorlar.
Bunların uzunlukları Kırkbir genişlikleri On derinlikleri İkibuçuk metre, sür'âtleri ise Onüç Deniz Mili yani Yirmidört Kilometre kadar.


Bu akşam böyle bir deniz gezisi gerçekleştirmeğe çalıştı ben ama ism-i şerifini aldığı Şirket-i Hayriye'nin 64 baca numaralı ve başında ŞH ibâresi bulunmayan Küçüksu vaporuna çok büyük ayıp edilmiş gibi hissediyor ben, çünkü Mopurlar bile emin olun bu teknelerden bin kat daha iyi.


Esasında sizlere bir şey söyleyeyim mi?
Dünya değişiyor olabilir, zaman gelişiyor olabilir, eskilerin eskilerde kalması da gerekebilir, ama o eski uzun bacalı vaporlarımızda bir asalet bir ruh vardı, demir tahta yığını olmalarına rağmen birer canlı varlık gibiydiler.
Her bir şeyin birer ömrü olduğunu da kabûl ediyorum, vakti zamanı gelince sonsuzluklar diyarına gitmeleri gerektiğini de.
Ancak yine de yeni yapılan ve yapılacak vaporlarımızın kendilerinden öncekilere biraz olsun benzemesi gerektiğini düşünüyorum, çünkü canlı varlıklar da kendilerinden önceki nesillere benziyorlardı.
Batı dünyasının Evrupalısı geçmişinde kullandığı nesnelerin birer örneğini gelecek nesillere saklar, müze kurar sergiler, sağlam olanları bir şekilde işler vaziyette tutar.
Bizim buradaki Doğu kafalısı da ne var ne yoksa gösteriş merakından boğulup gidecek haberi yok ya da bilmek işine gelmiyor.

06 Mart 2023

Tombul Teyze - Unutulan Vaporlarımız

 Biz insanoğlu esasında hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz ki Şehir Hatları Vaporlarımız da bunların içlerinde yer almakta.
Tamam anladık Marmaray geldi ama Marmaray geldi diye Vaporlarımızı bir kenara bırakacak değiliz.
Gerçi koskoca Şehir Hatları İşletmesinde adam gibi Vapor bile kalmadığından Boğaz hattı olsun Ada hattı olsun bir kısım seferler için Dentur Avrasya veya Turyol ya da Mavi Marmara İdarelerinden her yıl bolcanam Mopur kiralanıyor. Gerçi her ne kadar şimdiki Şehir Hatları Genel Müdiresinin Dentur Avrasya Mopurlarının yönetim kurulu başkanının gelini olması konumuz sınırları içerisinde değil.


Bu akşam sizlere Tombul Teyzelerden ilk üretileni ŞH-Fatih Vaporumuzu anlatacak ben, zira bu serideki vaporlarımız İkibinyedi veya İkibinsekiz yılı yapımı, esasında on adet olması düşünülmüştü ama kendisinden başka ŞH-Beyoğlu ŞH-Beykoz ŞH-Sarıyer ve ŞH-Kadıköy ism-i şerifini taşıyan beş adet üretildiler.
Bu akşam ŞH-Fatih olanı Kadıköy'den çıkıp önce Karayköy sonra Eminönü'ye uğrayarak tekrardan Kadıköy'e geri dönüyordu.
Genel olarak Kadıköy ve Boğaz Kısa Turu hattında işletilseler dâhi Yaz geldiğinde Ada hattına takviye olarak gidebiliyorlar, üstelik bir adedi olan ŞH-Kadıköy ism-i şerifini taşıyanını gözlerim bizzat gördü. Bakınız aşağıdaki resim.


Temaşa ettiğiniz işbu resm-i şerif Büyükada'da çok güzel bir yerde olan Kahve Dünyası'da tarafımdan çekilip Prinstaram'a yerleştirildi.
Biz ulaşımcı tayfası olarak bunlara Tombul Teyze müstear ism-i şerifini taktık ama bundan sonra üretilenler mâlesef bizleri çok büyük hayâl kırıklıklarına uğrattılar.
Vaporlarımızın önemli bir bölümü mâlesef Kadir Topbaş zamanında sağa sola dağıtıldılar, yerlerine de yeni vapor konmadıkları için Turyol'un olsun Mavi Marmara'nın olsun veya bir akrabalık bile bulunan Dentur Avrasya olsun kimisi güzel kimisi kıtırpiyoz Mopurlara kaldık.

07 Şubat 2023

Şehir Hatları Yeni Düzenleme

 Bizim gelenekli vapor idaremiz olan Şehir Hatları İşletmesi bugünden itibaren Ada Üsküdar ve Kadıköy hatları dışında kalan seferlerinde yolculuk edilen mesafe kadar ücretlendirme uygulamasını hayırlısıyla başlattı ve işlediği güzergâhlarını da İett gibi numaralandırdı.
İadeler aynen Metrobüs ve Marmaray'da olduğu gibi çıkışlardaki iade cihazlarından okutulan kişiselleştirilmiş İstanbulkartlara uygulanacak.


Haritada görülen hatların numaraları ise aşağıdaki gibi olup sanırım ilk kez benden temaşa edebileceksiniz.
1. Kadıköy - Karayköy - Eminönü
2. Kadıköy - Karayköy
3. Kadıköy - Beşiktaş
4. Üsküdar - Karayköy - Eminönü
5. Üsküdar - Karayköy - Kasımpaşa - Fener - Balat - Hasköy - Ayvansaray - Sütlüce - Eyüp Sultan
6. Bostancı - Karayköy - Kabataş
7. Ortaköy - Üsküdar - Kadıköy
8. Boğaziçi - Eminönü
9. Anadolu Kavağı - Beykoz - Paşabahçe - Çubuklu - Kanlıca - Anadolu Hisar - Çengelköy - Beylerbeyi - Üsküdar
10. Rumeli Kavağı - Sarıyer - İstinye - Emirgân - Bebek - Arnavutköy - Ortaköy - Beşiktaş - Eminönü
11. Anadolu Kavağı - Rumeli Kavağı - Sarıyer
12. Sarıyer - İstinye - Beşiktaş - Kadıköy
13. İstinye - Emirgân - Kanlıca - Anadolu Hisar - Kândilli - Bebek - Arnavutköy - Çengelköy
14. Emirgân - Kanlıca - Anadolu Hisar - Bebek
15. Küçüksu - İstinye
16. Küçüksu - Beşiktaş - Kabataş
17. Çubuklu - İstinye (Arabalı)
18. Beykoz - Sarıyer
19. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Kadıköy - Kabataş
20. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Bostancı
21. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Kadıköy - Beşiktaş
22. Sedefadası - Büyükada
23. Kısa Boğaz Turu (Eminönü - Üsküdar - Ortaköy - Çubuklu)
24. Uzun Boğaz Turu (Eminönü - Beşiktaş - Üsküdar - Kanlıca - Sarıyer - Rumeli Kavağı - Anadolu Kavağı)
25. Mehtap Turu
26. Ergûvan Turu
27. Kadıköy - Kabataş
28. Kadıköy - Kasımpaşa - Fener - Hasköy - Sütlüce - Eyüp Sultan
29. Beşiktaş - Kabataş - Karayköy - Kasımpaşa - Hasköy - Sütlüce - Eyüp Sultan
30. Kınalıada - Burgazada - Heybeliada - Büyükada - Maltepe
31. Çengelköy - Kabataş
32. Bostanci - Moda - Kadıköy - Kabataş
33. Avcılar - Bakırköy - Kadıköy
34. Avcılar - Bostancı
35. Aşiyân - Anadolu Hisar - Küçüksu
36. Aşiyân - Üsküdar
37. Ortaköy - Beşiktaş - Eminönü


Ancak tüm bu yazdıklarıma rağmen Şehir Hatları işletmesinin sayfasında hangi hattın iskelelerinin kaç para olduğuna dair herhangi bir mâlumatfuruş namevcut, tek bilgi olarak Kadıköy'den Karayköy Eminönü Beşiktaş yönüne Onikimilyonikiyüzellibin, Üsküdar'dan Aşiyân yönüne Onikimilyonyediyüzellibin, Üsküdar'dan Eminönü'ye ve Karayköy'e Onbirmilyonikiyüzellibin, Ada hattında Yirmisekizmilyonikiyüzyetmişbin, Avcılar'dan hem Kadıköy'e hem de Bostancı'ya Otuzaltımilyonikiyüzyetmişbin, geri kalan tüm hatlarda Ondörmilyonbeşyüzbin Türk Lirası ücret alınacağı yazmakta.


Ayrıntılı olarak incelemeği arzu edenler buradaki bağlantıya tıklayabilirler, korkmayın virüs falan yok burada.
Buradaki bağlantı Şehir Hatları İşletmesinin ücret tarifelerinin sayfasına ulaştırır, ben bu yazımı yazdığımda ücretler böyleydi, güncel durumu kontrol etmeniz menfaatiniz icabıdır.


İnşallah bizim Şehir Hatları yakın zamanda daha açıklayıcı bir mâlumatfuruş yayınlar da bizler de daha bir bilgileniriz.


Gerçi elinde topu topu yirmidokuz adet vaporu varken nasıl olacak da her hattında vapor işletecek?
Ancak böyle Turyol gibi Dentur Avrasya gibi Mavi Marmara gibi yan kuruluşlardan Mopur kiralayacak.

23 Haziran 2021

İkarus : İstanbul'da Bir Macar - İlk Nesil Volüm İki

 Bundan yaklaşık iki ay kadar önceki İkarus hakkında yazmış ve sizlere birkaç adet tanıtmıştım, sıra yeni resm-i şeriflerinden sonra yazımın ikinci bölümüne geldi.
İlk nesil İkaruslar İstanbul'a Bindokuzyüzyetmişdokuz yılında gelip işlemeğe başladığını ve Bindokuzyüzdoksanüç yılında son kalan birkaç adediyle birlikte seferden kaldırıldığını sanırım biliyorsunuzdur.
Eski İkarusların yerine de yenileri Bindokuzyüzdoksanbir yılından itibaren Bindokuzyüzdoksandört yılına kadar parti parti geldi, ikinci nesilleri ise İkibinonüç yılında seferden kaldırıldılar.
İkarus başlıklı yazımıza bu sefer Sultan Ahmet'te görülen üzerinde Akbank reklâmlı 1760 filo kodlu körüklüyle başlıyoruz, zamanın 63 numaralı Çeliktepe - Bayazıd hattında seferde:


O zamanların 63 numaralı hattının öyle eksanterik bir güzergâhı vardı ki sanırım İstanbul'un belkemiği sayılabilecek hatlarındandı.
Her ne kadar bir önceki yazımda geçen Gültepe semtiyle yakın da olsalar 63 ve 64 numaraların yolu Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi'nden değil Teşvikiye Caddesi üzerinden işlerlerdi.
Çeliktepe'den çıkar, Levend Dördüncü Kısım'a (Bazılarımızın dediği gibi Dördüncü Levent değil, çünkü Levend ile aynı dönemler kurulmağa başlanan Ataköy'deki kısımlara Dördüncü Ataköy demiyoruz, Ataköy Dördüncü Kısım diyoruz) gelir, Levend Birinci Kısım - Zincirlikuyu - Gayrettepe - Mecidiyeköy - Şişla - Osmanbey'e kadar gidiş geliş aynı yolu yani Büyükdere Caddesi'ni izleyen güzergâh 63 numaranınkisinde Halaskâr Gazi Caddesi yoluyla Harbiye'ye, Cümhûriyet Caddesi yoluyla Taksim'e, Tarlabaşı Caddesi yoluyla Tepebaşı'ya, Refik Saydam Caddesi yoluyla Şişhâne'ye, Yolcuzade İskender Caddesi yoluyla Azapkapu'ya, Atatürk Köprüsü yoluyla Unkapanı'ya, Atatürk Bulvarı yolundan Vefa - İstanbul Belediyesi - Aksaray'a, Ordu Caddesi yoluyla Lâléli ve Bayazıd'a ulaşır ancak Bayazıd'da son durak olmadığı için Yeniçeriler Caddesi yoluyla Çemberlitaş'a, Divanyolu Caddesi üzerinden Sultan Ahmet'e (Ki resimde de buraya kadar gelmiş) Alemdar Caddesi yoluyla Gülhâne Parkı önüne, Muradiye Caddesi yoluyla Sirkeci'ye, Ankara ve Reşadiye Caddeleri yoluyla Eminönü'ye, Galata Köprüsü yoluyla Karayköy'e, Karayköy Rıhtım Caddesi yoluyla Tophane'ye, Meclis-i Mebusan Caddesi yoluyla Salı Pazarı - Fındıklı - Kabataş - Dolmabahçe'ye, Dolmabahçe Caddesi yoluyla Akaretler'e gelir ama o zamanlar Spor günümüzde Süleyman Seba Caddesi yoluyla Maçka'ya tırmanır, Teşvikiye Caddesi yoluyla Teşvikiye ve Nişantaş'a, Rumeli Caddesi yoluyla Osmanbey'e gelir, Büyükdere Caddesi yoluyla da Mecidiyeköy - Levend yoluyla Çeliktepe'ye geri dönerdi.
Bu ringin tersi olan 64 numara ise Harbiye'den sonra Valikonağı Caddesi yoluyla Nişantaş'a, Emlâk ve Eytam ya da Abdi İpekçi Caddesi yoluyla Maçka'ya, Bayıldım Caddesi'ni inerek Dolmabahçe'ye, Meclis-i Mebusan Caddesi yoluyla Kabataş - Fındıklı - Salı Pazarı - Tophane'ye, Kemeraltı Caddesi yoluyla Karayköy'e, Galata Köprüsü yoluyla Eminönü'ye, Reşadiye ve Ankara Caddesi yoluyla Sirkeci'ye, Ebu Suud Caddesi yoluyla Gülhâne'ye, Alemdar Caddesi yoluyla Sultan Ahmet'e, Divanyolu üzerinden Çemberlitaş'a, Yeniçeriler Caddesi yoluyla Bayazıd'a, Ordu Caddesi yoluyla Lâléli ve Aksaray'a, Atatürk Bulvarı yoluyla İstanbul Belediyesi - Müze - Unkapanı'ya, Atatürk köprüsünü geçerek Azapkapu'ya, Yolcuzade İskender Caddesi'ni tırmanarak Şişhâne'ye, Meşrûtiyet Caddesi yoluyla Beyoğlu Belediyesi - Tepebaşı - Galatasaray'a, İstiklâl Caddesi yoluyla Taksim'e, Cümhûriyet Caddesi yoluyla Harbiye'ye gelir, yoluna geldiği yoldan devam ederdi.
Bindokuzyüzsekseniki Rehberinde 63 ve 64 numara olarak kaydedilmiş olan bu hatların numaraları Bindokuzyüzseksenaltı Rehberinde ÇE1 ve ÇE2 olarak değiştirildi.
Bindokuzyüzdoksan yılında İett otobüslerinin verimliliğinin arttırılması kapsamında iptâl edildi, yerine 64Ç numaralı Çeliktepe - Taksim hattı ihdas edildi, Bindokuzyüzdoksaniki yılında da Bayazıd ile Sirkeci arasındaki güzergâhına Çağdaş Tramvay yapılınca kısmen trafiğe kapatıldı, Beyoğlu Metrosu açıldıktan sonra da önce Pangaltı'ya sonra da Şişli'ye kısaltıldı.
Bir de bunlara ilâve olarak 63A vardı, Çeliktepe ile Eminönü arasında düz hat olarak işlerdi.
Güzergâhı da Zincirlikuyu'ya kadar aynı olmakla birlikte yanlış bir isimlendirmeyle Barbaros Bulvarı yolundan Darphâne - Balmumcu - Ertuğrul Sitesi - Yıldız Teknik Üniversitesi - Beşiktaş'a, Beşiktaş Caddesi yoluyla Akaretler'e, Dolmabahçe Caddesi yoluyla Dolmabahçe'ye biraz kestirmeden giden hat 64 numaranın gidiş 63 numaranın dönüş yoluyla Eminönü'ye kadar işlerdi.
Yine Bindokuzyüzdoksan yılında İett otobüslerinin verimliliğinin arttırılması kapsamında iptâl edilip 63Ç numarasıyla Beşiktaş'a kısaltıldı, iki yıl kadar sonra Eminönü'ye geri döndü, bir zaman sonra Ç türevi atılarak düz 63 oldu, Çağdaş Tramvay Kabataş'a geldiği zamanlar Kabataş'a kısaltıldı. Diğer taraftan Çeliktepe tarafı önce Yahya Kemâl Dereiçi'ye sonra da Kâğıthâne Garajına uzadı.


İkinci olarak bir adet üzerinde rahmetli Pamukbank reklâmı olan Bindokuzyüzelli filo kodlu solomuz 35C hattında Taksim'den Koca Mustafa Paşa'ya giderken Bozdoğan Kemeri altında kameramıza yakalanmış.
Her ne kadar 35C numaranın o günlerdeki güzergâhına göz atacak olursak Taksim'den çıkar, Tarlabaşı Caddesi yolundan Ömer Hayyam'a, Refik Saydam Caddesi yoluyla Tepebaşı ve Şişhâne'ye, Yolcuzade İskender Caddesi yoluyla Hâliç Tershânesi ve Azapkapu'ya, Atatürk Köprüsü'nü geçip Unkapanı'ya, Atatürk Bulvarı yoluyla Müze'ye Bozdoğan Kemeri altından geçerek Haşim İşcan geçidi altında İstanbul Belediyesi'ne, ve Aksaray'a, Millet Caddesi yoluyla Yusufpaşa'ya ve Haseki Hastahanesi civarından sola dönerek Haseki Hastahanesi ve Cerrah Paşa'ya, sonra da Kocamustafapaşa Caddesi yoluyla Esekapı ve Koca Mustafa Paşa son durağa gelirdi.
Dönüşünde ise Şişhâne sonrası Meşrutiyet Caddesi yoluyla Altıncı Daire-i Belediyye - Tepebaşı - Galatasaray'a ve İstiklâl Caddesi yoluyla Taksim'e gelirdi.
Bindokuzyüzseksensekiz sonrası Tarlabaşı Bulvarı açılınca güzergâhı Tarlabaşı Bulvarı'na alındı, İkibinonbeş gibi Taksim'deki son durağı bazı başka hatlarla birlikte Harbiye'ye uzatıldı.
İett'nin ihdas ettiği günden beri güzergâhı üzerinde fazlama bir oynamadığı hat günümüzde Özel Hâlk Otobüsleri ve İstanbul Otobüs Anonim Şirketi'ye devredilmiş durumda, yani özelleştirildiği için körüklü otobüsü hak etmesine rağmen sadece solo çalışmakta.


Bu yazımızın üçüncü resm-i şerifinde 1655 filo kodlu Şekerbank reklâmlı körüklümüz Sirkeci'de bulunan İstanbul Garı önünde iki adet Man SL-200 arasında poz vermiş ama resmi çeken şahıs otobüsün önünden değil de arkasından çektiği için hattını okuyabilmek mümkün bile değil ama sanırım ringlerden biri olma ihtimâli yüksek çünkü Manlar geldikten sonra İkaruslar Levend Garajı hatlarına verilmeğe başlanmıştı ve Levend Garajı bol miktarda ring hattı içermekteydi.


Sirkeci'den sonra sırada yine Eminönü var, bu sefer sanırım garaja giden 1729 filo kodlu İkarusumuz 35A numaralı hat tabelâsını çıkartmamış ve esas güzergâhının dışına çıkmış, çünkü 35 numaralar resmin gerisinde görülen göbekten sola döner, Ankara Caddesi yoluyla Sirkeci, Ebu Suud Caddesi yoluyla Gülhâne, Alemdar Caddesi yoluyla Sultan Ahmet, Divan Yolu üzerinden Çemberlitaş ve Bayazıd, Ordu Caddesi yoluyla Lâleli ve Aksaray'a inen otobüsler Millet Caddesi yoluyla Yusufpaşa'ya uğradıktan sonra düz 35 numara Haseki Sultan Hastahanesi arkasından Cerrahpaşa'ya tırmanır Hekimoğlu Ali Paşa Caddesi üzerinden Koca Mustafa Paşa'ya gelirlerdi.
35A olanı ise Millet Caddesi yoluyla Fındıkzade'ye gelir, Kızılelma Caddesi yolundan ve Cerrah Paşa Hastahanesinin arkasından doğrudan Koca Mustafa Paşa'ya gelirdi.
Günümüzde 35A numara yine var ama güzergâhı düz 35 gibi oldu ve son kısmı Bayazıd'a kadar işliyor çünkü 1992 yılında Çağdaş Tramvay başladığından beridir Bayazıd ile Eminönü arasındaki yollar İett otobüslerinin geçişlerine kapatıldılar.
Geri kalan 35C'yi ise yukarıda anlattı ben zaten.
Solda görülen 1927 filo kodlu solo ise muhtemelen 28 ama bir ihtimâl 30A hattında çünkü sağ tarafında Fatih yazıyor.
Resm-i şerifin çekildiği yıllarda 28 numara Beşiktaş ile Fatih arasında günümüzdeki güzergâhtan çalışırdı, yani Beşiktaş'tan çıkar Dolmabahçe Caddesi yoluyla Kabataş'a, Meclis-i Mebusan Caddesi yoluyla Fındıklı Salı Pazarı ve Tophane'ye, Kemeraltı Caddesi yoluyla Karayköy'e, Galata Köprüsü yoluyla Eminönü'ye, Ragıp Gümüşpala Caddesi yoluyla Hal ve Unkapanı'ya, Atatürk Bulvarı yoluyla yakın zamanda adı Vefa olarak değişen Müze'ye ve Bozdoğan Kemeri'ne gelir, Haşim İşcan Geçidine girmeden sağa döner, Fevzi Paşa Caddesi yoluyla İtfaiye ve Fatih duraklarında dururdu.
Sonraki yıllarda bu saydığım yolun devamı olarak Yavuz Selim - Atik Ali - Karagümrük - Acı Çeşme ve Edirnekapı'da son durak yapan hattımız birkaç yıl önce Sur Dışı Yolundan Ulubatlı ve Topkapı'ya getirilip Millet Caddesi yoluyla Sur içine Pazartekke ve Şehremeni'ye kadar sokuldu, Topkapı Caddesi yoluyla Topkapı Son Durağına getirildi.
Bir de 28T hattı var ki aslında düz 28 ve 28T birleştirilse çok daha başarılı bir işletme olacak.


Yine kalkıp Sultan Ahmet'e gidiyoruz ve 2198 filo kodlu İkarus 260 otobüsümüz zamanın B hattında Basınköy'den gelip Eminönü'ye giderken bir misafirimizin kameralarına yakalanmış.
O zamanlar böyle hârfli düz hatlar da vardı, 1986 Rehberinde bu hârfler rakamlarla yer değiştirince B hârfine 79 numarada sıra geldi.
O zamanın 79 numarası Basınköy'den çıkar, Cennet Mahâllesi'ye gelir ama dizi olan Cennet Mahâllesi değil, sonra Londra Asfaltı'na çıkar, Beşyol - Safraköy - Çobançeşme - Kuleli - Şirinevler - İncirli - Ömür - Kocatepe - Tınaztepe - Cevizlibağ'a kadar gelip Millet Caddesi yoluyla Karayolları - Pazartekke - Şehremeni - Çapa - Fındıkzade - Haseki - Aksaray'a, Ordu Caddesi yoluyla Lâleli - Bayazıd - Kapalıçarşı'ya, Divanyolu'dan Çemberlitaş ve Sultan Ahmet'e gelir ve bir misafirimiz tarafından görüntülenir, Alemdar Caddesi yolyla Gülhâne Parkı'na, Muradiye Caddesi yoluyla Sirkeci'ye ve son olarak da Ankara Caddesi yoluyla Eminönü Sahil'deki son durağa gelirdi, dönüşte ise Sirkeci'den sonra Ebu Suud Caddesi yerine Ankara Caddesi'ni tırmanarak önce Cağaloğlu'ya, sonra da Bab-ı Ali Caddesi yoluyla doğrudan Çemberlitaş'a gelirdi.
Bindokuzyüzdoksan yılında 79 numaranın Topkapı ile Eminönü arasındaki kısmı iptâl edildi, 1991 Rehberi yayınlandıktan sonra hatta çalışan iki araçlardan biri çift biletli Ekspres olarak Eminönü'ye gönderildi, diğeri de 1992'de Aksaray'a işletildi, 1992'de Çağdaş Tramvay inşaatı dönemi Bayazıd'a kısaltılarak hatta tek otobüs tahsis edildi, bir süre sonra da Basınköy hattı kapatıldı, günümüzde Basınköy'e İett otobüsü işlemiyor.