Bu Blogda Ara

Büyükada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Büyükada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Mayıs 2026

Prinkipo Dolci Pastahanesi

Büyükada'da güzel sayılmasa bile en azından dinlenilen bir kafa sonrası yeni açılmış olan bir pastahane bulundu.


Burası adres olarak Büyükada'nın son bir yıl içerisinde hiçbir zaman saatini doğru göstermeği beceremeyen saatli meydanın sağ tarafında yer alan ve Splendid Hotelinin yanındaki dükkânlardan birinde faaliyet gösteren Prinkipo Dolci Pastahanesi olmak var.


Yeni olduğu cihetle pek tedirgin de olsak en azından bir tanışma toplantısı niyetine bir Türk Kahvemsi ve Kestahaneli Poğaça ısmarladık birbirimize, bunlardan her birinin ücreti Yüzzellimilyon Türk Lirasıcıktı, pahalı mıydı derseniz evet pahalıydı.
Değer mi derseniz değer diyemeyiz, ama değmemezlik de etmez.
Yine de hiçbirimiz "İnfluencer" olmadığımız cihetle tavsiye edebilir miyiz derseniz Tıkırında işleyen bir Ekomoniniz varsa değer ama Ekonomi Tıkırında ise değmez.

Büyükada Soğukluğu

Hafta sonlarında Büyükada yolu başka bir güzeldir, ama Yağmur olursa çekilecek dert değildir, Vaporu ayrı derttir İskeleleri apayrım derttir.


Büyükada genel olarak zamanın durduğu büyülü bir mıntıka gibidir, haritadaki döneminde neydiyse günümüzde de bazı şeyler değişmemiştir.
Bir zamanlar işleyen Akay vaporları günümüzde Şehir Hatları tarafından genel olarak yok sayılmakta, ama Şirket-i Hayriye sorumluluk sahası sınırlaması gereği Büyükada'ya tenezzüh haricinde gelemezdi.


İlk resimdeki haritanın günlerinden çıkıp günümüze geldiğimizde ilk gösterebileceğim şeylerden biri Bostancı iskelesinde atıl vaziyette bekleyen Deniz Otobüslerimiz, her ne kadar hiçbirinin mülkiyeti artık İstanbul Belediyesine ait değilse bile ulusal servetimiz inşallah çürümez.


Bugün yine Vaporuımuzda "Kaçak Yolcu" mevcut, ama onlar olmazlarsa Vapor yolculuğunun tadı bulunmaz.


Bugünkü sırada Gece Vaporu nöbeti İsmail Hakkı Durusu vaporumuzda, biz Büyükada'ya giderken Heybeliada'da sefer saatini bekliyordu.


Varış noktamız olan Büyükada'daki iskelede ise Peşabahçe ve Beşiktaş-1 vaporları sefer saatlarını bekliyorlardı.


Bizi buraya getiren ŞH-Kadıköy vaporumuz ise tabi ki Bostancı'ya geri dönüyordu.


Büyükada'nın sahil yolu bu hâliyle çok ama çok daha güzel, hâlkımız artıkım Deniz kenarında soluklanmak için uzun uzadıya yürümeyecek çok şükür.


Büyükada'nın simgesi olan Saat Kulesi ise her zaman olduğu gibi insanlara saatı yanlış söylüyor, yine bir saat ileride.


Akşam olduğunda Kahve Dünyası'da Filitre Kahvemizi yanında Damla Sakız Dondurma ile gummilenirken Heybeliada'da sefer saatini bekleyen İsmail Hakkı Durusu vaporumuz seferlerine başlamış ve Bostancı ile bağlantıyı sağlamağa başlamıştı.


Aslında hiçbirimiz son dönemlerin revaçtaki mesleği olan "İnfluencer" değiliz, ama Büyükada'daki yeni açılan Dolci Pastahanesini görünce içerisinde birkaç bir şeyler bakalım dedik.
Burayla ilgili bir değerlendirme yazısı iki saat sonra bu sayfalarda olacak.


Bütün gün yüzünü göstermetkten kaçınan Güneş en sonunda Bostancı'da kadrana girdi, Bostancı iskelesi ise Vaporluyken daha güzel bir manzara arz etti.
Bir hafta sonunda Büyükada turumuz ahanda böyle bitti.

12 Nisan 2026

Büyükada Güzelliği

 Hafta sonlarının güzellikleri Büyükada'da da yaşanır, hele de Bostancı'dan üç katlı vapor denk geldiğinde.


 Hareket zamanına bir onbeş dakika varsa sahilden resmini de çekebilirsiniz, ama zaman kalmazsa en kısa zamanda iskeleden içeri girmeniz menfaatiniz icabıdır.


Dahası eğer yanınızda artık Beltur'un mülkiyetinde olan ve artıkım Sipâli geçmeyen ve İstanbulkartların ve Bankalardan alınan Kıredi Kartlarının ve belki de Bankamatik Kartlarının geçerli olduğu Vapur Cafe'den satın alabileceğiniz Kahve Simit ve Hamidiye Su varsa daha keyiflidir.


Ada vaporunun olmazsa olmazı kanatlı kaçak yolculardır ama Belediye o kaçak yolculardan "Doğaları gereği" ücret tahsil edemez.


Büyükada'da inince de iskelenin çevresinde biraz gezerseniz kanatlılardan Karga ve Martıyı resimleyebilirsiniz.


Büyükada'nın iskele çevresi bugünkü şekliyle daha güzel oldu kanımızca, çünkü kıyıyı parselleyen işletmeler hâlka denizi izlettirmeyerek haklarımızı gasp ediyorlardı.


Büyükada'da hafif bir şeyler yummilenmek isterseniz Çarşının içindeki Sarıyer Börekçisi biçilmiş kaftandır.


Daha önceleri Kahve Dünyası'dan bahsetmiştik, bu sefer de burası çok güzel, hele de Güneş Batımı çok güzeldir.


Son olarak Kumsal tarafında bulunan Deniz Kızı Heykeli bu hafta tamir edilmeğe başlanmış olduğunu söylememiz bir habercilik geleneği olmak vardı.

20 Mart 2026

Kahve Dünyası Kedisiz Olmaz

 Her zaman söyleriz yazarız çizeriz, resm-i şeriflerini de çekeriz, Kahve Dünyasıları Kediler olmadan arsla olmaz.
Bugün günlerden Ramézân-ı Şerifin son günü, çünkü Suudi Arabistan dövləti henüz Şevvâl-i Şerif Ayının Hilâlini görmediğini iddia etti.
Ancak işbu hadis-i teşrifiye hakkında bizler Türkiye'den ne söylesek boş çünkü oralar artıkım bizim toprağımız değil, onlar sırtlarını Dingiltereye dayadılar, Dingilisler de çok güzel şekillerde beceriyor yönetmeyi.


Hep söyleriz ama bugün hepimiz gözlerimizle gördük ki Kahve Dünyası mağazaları asla Miyav Şeyler olmadan olmuyorlar.
Bazı zamanlar da yanlarında Havhav Şeyler de bulunabiliyor, ama burada Kedi ile Köpekler arasında gizli bir antlaşma mevcut, ikisi de birbirine saldırmadan güzel bir dost hayatı yaşamaktalar.


Zaten böyle güzel bir manzaranın eşliğinde kavga etmek hiç kimseye yakışır mı?
Hava ne kadar soğuk olursa olsun burası yine de sıcak ve güzeldir.


Siz okuyucularımı bilmem ama eğer Biz Üç Muz sıfatımızla Büyükada'ya yolumuz düşüyorsa en büyük sebebi Miyav Şeyler içindir.


Yarın ise sözüm ona İlkbahar Giriş günü ama hava bugün buz gibi olduğundan içeride tıkılmak zor geldi ve İstanbul'a gitmek üzere yola çıkan Emin Kul vaporumuzu ancak içeriden uğurlayabiliyoruz.


Kediler belki konuşamıyorlar ama bazen bakışlarıyla öyle şeyler söyleyebiliyorlar ki, Biz Üç Muz giderken arkamızdan bakışını görmeniz gerekiyordu.

Büyükada'dan Manzaralar

 Mevsim normâllerinin çok değişik hâllerini yaşamaktayız bu aralar, birisi havanın sıcak olduğunu söylüyor ama Biz Üç Muz soğuk hissediyoruz.
Ancak bugün bizi bu soğuk durduramadı, yolumuzu Büyükada'ya getirdik.


Burası her zaman bizii Büyükada'ya getiren vaporun hareket etmesini gözetlediğimiz nokta, bugün bizi Ahmet Hulûsi Yıldırım adlı vaporumuz getirdi.
Dumanını salıp hareket ettikten sonra doğruca Bostancı'ya dönerek seferini tamamlayacak.


Bu sefer gördüğümüz manzara belki de Büyükada'yı görüp görebileceğimiz en güzel manzara, çünkü artık sahil açılmış ve lokantaların işgâli sona erdirilmiş.
Denizin dibine koydukları masalar kaybolmamış, lokantaların ön taraflarına yerleşmiş.
Bir gün bu sahneleri daha geniş ve ayrıntılı olarak anlatıveririz belki.


İşte burası artıık bilirsiniz ki Büyükada'nın en sevilen ve en çok resm-i şerif ve selfiye çekilen yeri olan Saat Meydanı, bugün hava yağmurlu olduğu cihetle Büyükada'da çevre oldukça tenha.


Tenhalık öyle bir kulağı sağır eden sessizliğe sebep olmakta ki Büyükada Çarşısı bugün çok sessiz ve sakin.


Hadi anladık Çarşı boş da, Sahil de mi boş?
Evet boş, çünkü hava hem Yağmurlu, hem de Rüzgâr oldukça kuvvetli esiyor.


Bir önceki resmi çektiğimiz yerin tam arkasında Deniz Kızı Heykeli mevcut ama alttaki paylaşacağım resimde bir ayrıntı dikkâtinizi çekecek.


Temaşa edebildiğiniz üzere birkaç Çörko tarafından Deniz Kızı'nın çenesi kırılmış.


Martı görünce romantik bir şeyler yazmak isterdim ama benim de aklım ücretlerde, Atla Gel Şaban gibi olmaması için bu kısmı geçiyorum.
Martı sanırım üşüyor, çünkü kanatlarını kabartmış.


Bu noktaya Yaz olduğunda gelseniz birine resim çekilmek için Elli Yeni Türk Lirası ücret ödemeniz gerektiğine dair bir yazı görürdünüz, ama bugün hiç kimse olmadığı için resmimizi de çekeriz Mopuru da yollarız.


Yaz zamanları her saat kalabalık olan İskelenin yolu bile bugün havanın soğuk ve yağışlı olduğu cihetle bomboş sayılır.
Ne de olsa Büyükada'da soğuk havadan korunulabilecek yer fazlama yoktur.
Bizler ise buradan kısa gezip doğruca Kahve Dünyası'ya gideceğiz.

Güle Güle Vapur Cafe

 Çok uzun zaman sonra Biz Üç Muz bindiğimiz bir Şehir Hatları Vaporunda büyük bir sürprüzle karşılaştık.
Bostancı'dan bindiğimiz Ahmet Hulûsi Yıldırım adlı vaporda artık Vapur Cafe'nin olmadığını ve yerine Beltur'un geldiğini, dahası artık Nakit Türk Lirası'nın geçmediğini hayret ve şaşkınlık ve de sinirle öğrenmiş bulunmaktayız.


İlk tepkim geçtiğinden sonra sorunca Allahtan İstanbulkart geçmekteymiş, yoksa Seksen dakika boyunca yolculuğumuz resmi işkence gibi gelecekti.

09 Kasım 2025

Büyükada Prenstur İskelesi

 Büyükada semtinde yaşayanlar ve Büyükada'ya Biz Üç Muz gibi günübirlik ziyarete gelenlerce uzun zamandan beri mâlumdur ki Prenstur adlı işletmenin Kartal'a giderken ve Kartal'dan gelirken yanaştığı iskelenin binası hiçbir şekilde Büyükada'ya yakışmıyordu.
Bugün görüldü ki iskelenin binasında bir inşaat faaliyeti başlatılmış.


Artık eski derme çatma ve Kış geldiğinde saatta bir olan Mopur seferlerini bekleyen vatandaşları üşüten eskimiş binanın yerinde yakın zamandan sonra yepisyeni bir iskele binası yerini alacak.


Bizler de her Pazar gittiğimiz Büyükada dönüşünde kullanacağımız yeni iskele binasının başta Büyükada olmak üzere vatana millete hayırlı uğurlu ve bereketli olmasını Allah-u Te'âlâ'dan niyaz eyleriz.

12 Ekim 2025

Vapurlar Bulutlar Martılar

 Hiç olmadığımız kadar mutluyuz ve huzurluyuz bugün.
Çünkü uzun zamandan beridir Facebok'ta takip ettiğimiz bir Sayfa'ya münâsip bir manzara-i nefise yakaladık.
İşbu resm-i şerifi ise birkaç dakika önce artık bu sayfalarda bulamayacağınız bir şahıs çekti.


Martılar mâlum-u âliniz Şehr-İstanbul'un ayrılmaz bir parçasıdırlar, tıpkı Kediler Kargalar Köpekler Kumrular Güvercinler ve bilumum Allah-u Te'âlâ'nın sessiz kulları gibi.
Dahası yukarıda saydığım kanatlı kuşlar Şehir Hatları Vaporlarında beleş yolculuk yapma hakkına da sahiptirler.
Onlar eğer olmazlarsa İstanbul tamamen bitmiş demektir ki sadece onların hatırlarına İstanbul var olmağa devam ediyor.

24 Mart 2025

Büyükada

 Büyükada'ya gtmek güzeldir, ama Büyükada'ya Paşabahçe Vaporuyla ekıspıres olarak gitmek de güzeldir.
Çünkü yeniden filoy döndüğünden beridir kendisi için hazırlanan saatlarda sabah Büyükada'dan Kabataş'a akşam da Kabataş'tan Büyükada'ya arada sadece Heybeliada'ya uğrayarak sefer yaptığını daha önce diğer Bir Muz'un kâleminden okumuştunuz.


Bu akşam mâlesef Kabataş iskelesinde Paşabahçe Vaporumuzun resm-i şerifini çekebilmeğe Biz Üç Muz'un hiçbirisi muvaffak olamayınca sizlere arşivden bir resim yüklemem gerekti.


En üstteki resim bir arşivdi ama devamındaki resimler henüz Güneş yüzü görmedi çünkü bugün Yağmur yağıyordu.


Tershânede olmadığı zamanlarda günlük 18:25 hareketli Paşabahçe vaporumuz Maşallah diyerek yardıra yardıra tam yol ileri giderek Kınalıada'nın önlerine topu topu yarım saatta ulaştı ama 18:25 seferi Kınalı ve Burgaz'a uğramıyor.


Tabi tarife diğer vaporlarımıza göre hazırlandığından ve diğer vaporlarımız Paşabahçe kadar hızlı olamadıklarından Heybeliada'da bir on dakika kadar beklememiz gerekmekte.


Ancak işbu tarife biraz hatalı tasarlandığından dolayı Heybeliada açıklarında Bostancı yönünde bugün seferde olan Beşiktaş-1 Vaporumuz bizim Heybeliada iskelesini boşaltmamızı bekliyordu.
Esasında bunu da ayarlamak çok kolay:
Paşabahçe vaporu Heybeliada'da fazlama bekletilmeyerek yoluna devam etmesi sağlanarak Boostancı'ya giden seferdeki vaporun Heybeliada'ya bekletilmeden yanaşması sağlanacak.


Büyükada'ya gelip de şu İş Bankası'nın sayesinde günümüze erişen Saat Kulesi'nin resm-i şerifini çekmeyen yoktur herhâlde galiba sanırsak.


Yaz olduğunda kalabalıktan yürümenin bile imkânsız olduğu Büyükada İskele Caddesi bugün bomboş, görünmeyen varlıklar çift kâle müsabaka yapmaktalar, Cinler Perilere karşı.
Kimin kazandığı konusunu ben Miyav Şeylere bırakacağım çünkü onların varlıklarını onlar görebilirler, bizim gözlerimiz perdelidir.


Burası ise Büyükada'daki Kahve Dünyası'nın bahçesi, esasında manzara bir harikadır ama gece olunca ve iftar da açılınca karanlıktan böyle gözükür.
Yine de ister Gündüz olsun isterse Gece, eğer hava Rüzgârlı ve Yağmurlu değilse manzarası muhteeşemdir.
Tek sorunu vardır ki korkuluğun kenarındaki masa sayısı fazla değildir.


Büyükada'daki gummilendiğimiz Filitre Kahvelerimizden sonra döndüğümüz Bostancı istasyonunda Biz Üç Muz'u birkaç addet Havhav Şey karşılıyordu, gerçi vazife başında bir arkadaşı daha mevcuttu ama kendisi bana poz vermeği red etti.


Ve tabi ki olmazsa olmayan bir adet Miyav Şey Marmaray girişinde turnikelerden geçen kişileri kontrol ediyor, sizin anlayacağınız Marmaray'ın güvenliği Miyav Şeylere emanet olduğundan rahatça yolculuk yapabiliyoruz.