Bu Blogda Ara

Paşabahçe Vaporu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paşabahçe Vaporu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2025

Büyükada

 Büyükada'ya gtmek güzeldir, ama Büyükada'ya Paşabahçe Vaporuyla ekıspıres olarak gitmek de güzeldir.
Çünkü yeniden filoy döndüğünden beridir kendisi için hazırlanan saatlarda sabah Büyükada'dan Kabataş'a akşam da Kabataş'tan Büyükada'ya arada sadece Heybeliada'ya uğrayarak sefer yaptığını daha önce diğer Bir Muz'un kâleminden okumuştunuz.


Bu akşam mâlesef Kabataş iskelesinde Paşabahçe Vaporumuzun resm-i şerifini çekebilmeğe Biz Üç Muz'un hiçbirisi muvaffak olamayınca sizlere arşivden bir resim yüklemem gerekti.


En üstteki resim bir arşivdi ama devamındaki resimler henüz Güneş yüzü görmedi çünkü bugün Yağmur yağıyordu.


Tershânede olmadığı zamanlarda günlük 18:25 hareketli Paşabahçe vaporumuz Maşallah diyerek yardıra yardıra tam yol ileri giderek Kınalıada'nın önlerine topu topu yarım saatta ulaştı ama 18:25 seferi Kınalı ve Burgaz'a uğramıyor.


Tabi tarife diğer vaporlarımıza göre hazırlandığından ve diğer vaporlarımız Paşabahçe kadar hızlı olamadıklarından Heybeliada'da bir on dakika kadar beklememiz gerekmekte.


Ancak işbu tarife biraz hatalı tasarlandığından dolayı Heybeliada açıklarında Bostancı yönünde bugün seferde olan Beşiktaş-1 Vaporumuz bizim Heybeliada iskelesini boşaltmamızı bekliyordu.
Esasında bunu da ayarlamak çok kolay:
Paşabahçe vaporu Heybeliada'da fazlama bekletilmeyerek yoluna devam etmesi sağlanarak Boostancı'ya giden seferdeki vaporun Heybeliada'ya bekletilmeden yanaşması sağlanacak.


Büyükada'ya gelip de şu İş Bankası'nın sayesinde günümüze erişen Saat Kulesi'nin resm-i şerifini çekmeyen yoktur herhâlde galiba sanırsak.


Yaz olduğunda kalabalıktan yürümenin bile imkânsız olduğu Büyükada İskele Caddesi bugün bomboş, görünmeyen varlıklar çift kâle müsabaka yapmaktalar, Cinler Perilere karşı.
Kimin kazandığı konusunu ben Miyav Şeylere bırakacağım çünkü onların varlıklarını onlar görebilirler, bizim gözlerimiz perdelidir.


Burası ise Büyükada'daki Kahve Dünyası'nın bahçesi, esasında manzara bir harikadır ama gece olunca ve iftar da açılınca karanlıktan böyle gözükür.
Yine de ister Gündüz olsun isterse Gece, eğer hava Rüzgârlı ve Yağmurlu değilse manzarası muhteeşemdir.
Tek sorunu vardır ki korkuluğun kenarındaki masa sayısı fazla değildir.


Büyükada'daki gummilendiğimiz Filitre Kahvelerimizden sonra döndüğümüz Bostancı istasyonunda Biz Üç Muz'u birkaç addet Havhav Şey karşılıyordu, gerçi vazife başında bir arkadaşı daha mevcuttu ama kendisi bana poz vermeği red etti.


Ve tabi ki olmazsa olmayan bir adet Miyav Şey Marmaray girişinde turnikelerden geçen kişileri kontrol ediyor, sizin anlayacağınız Marmaray'ın güvenliği Miyav Şeylere emanet olduğundan rahatça yolculuk yapabiliyoruz.

19 Temmuz 2024

Büyükada Güzellikleri Volüm İki

 Adaya gitmek ve Adaların birinde zaman geçirmek insana essahtan huzur verir.
Öğle vakti Büyükada'ya gitmek güzeldir, öğle vakti Adaya gitmekten daha güzeli Paşabahçe vaporuyla gitmektir, Paşabahçe vaporuyla Öğle vakti Büyükada'ya gitmenin daha da güzeli giderken Kadıköy Kınalıada Burgazada ve Heybeliada'ya uğrayarak gidilmesidir, tıpkı eski günlerdeki gibi yardırarak ve önden dalga ve arkadan burgaç çıkartarak.


Geçenlerde de yazdığım gibi Paşabahçe Vaporumuz artıkım aktif olarak Ada hattında seferde, sabah Büyükada'dan ekıspres olarak Kabataş'a geldikten sonra posta olarak iki sefer daha Büyükada'ya gidip geliyor, akşam da ekıspıres olarak Büyükada'ya dönerek gece yarısına kadar Vapor Cafe vazifesini ifa eyliyor.


Kendii artıkım yetmişiki yaşında, ama hâlâ taş gibi sapasağlam.
Ne de olsa onüç tılını hastalıklarla boğuşarak atıl vaziyette geçirdi, çük şükür iki yıl önce yeniden sefere döndürüldü.


Burası da Şehr-İstanbul'un diyemeyeceğim ama İstanbul vilâyet sınırları dâhilindeki en güzel Kahve Dünyası olmak var, bağçesindeki pencere kenarında yer buldunuz muydu Büyükada vapor ve mopur iskeleleri çevresindeki bütün deniz taşıtlarının seyr-ü sefer hareketlerini gözlemleyebilirsiniz.
Ancak buraya gelmek isteyenlere biraz kötü sayılabilecek bir haberim mevcut:
Bahçenin arzı az tâlebi de çok olduğundan pencere kenarında masa bulmanız çoğunlukla hemen imkânlı olamıyor.


Burası da neredeyse Büyükada'ya her gelenin muhakkak uğramasa veya resm-i şerifini çekmese bile ezbere bildiği saatin olduğu meydan.
Bu seferki resmini Büyükada Çarşısının yolundan çekti ben, sol taraftan girerseniz iki yıldan beri var olan İstanbul Elektrik Tünel Tramvay idaresinin otobüsleri mantığında işlettiği toplu taşıma araçlarının son durağına gider.


Burası da sahil yolunun ya da resmi adıyla Gülistan Caddesinin üzerinde bulunan Deniz Kızı heykeli, ancak günümüzde bazı jısımlarında çatlaklar ve kırıklar oluşmuş.


İstanbul vilâyeti dâhilinde en güzel gün batımlarından biri de Büyükada'da yaşanır.
Her ne kadar Yücetepe'deki kadar olmasa dâhi sâhildeki Güneş Yakamozu da seyredilmeğe değerdir.


Elbette ki gerek Büüyükada'nın gerek diğer adaların gerekse Şehr-İstanbul'un olmazsa olmazı Miyav Şeyleri unutacağımı mı sandınız?
Kediler hakkında aslında söylenecek çok söz var ama Biz Üç Muz sıfatıyla kedilerin köpeklerin kuşların Allah-u Te'âlâ'nın sessiz kulları olduğunu ve kıyamet sonrası mahşer gününde insanların ağızlarının kapatıldığı zaman onların sular seller gibi konuşacaklarını ve insanların bu konuşulanlara cevap veremeyeceklerini hatırlatmak istiyoruz.


Her ne kadar yeni nesil Şehr-İstanbul'da yaşamakta olan vatandaşlarımız Martı'yı bir sikuter işletmecisi olarak bilseler bile kendisi genelde denize kıyısı olan semtlerde yaşayan ve kötü bir huy mu desem yoksa Allah-u Te'âlâ'nın kendilerine verdiği vazife mi desek bilmiyoruz ama çöplerdeki gıda artıklarrından beslenen kuşlar olmak vardır.
Ancak başka bir gerçek ise çöplerdeki gıda artıkları insanlar tarafından çöpe atılarak israf edildiğidir.
Dahası israf haramdır.


Son olarak Büyükada ve Heybeliada'ya en fazla sefer yapan işletmenin Prenstur olduğunu belirtmemiz gerek, Yazın otuz dakika, Kışın ise altmış dakika aralıklarla Kartal'daki iskelesinden bir adet mopurunu yollar.

12 Ağustos 2023

Paşabahçe Yerine Sami Akbulut

Büyükada yolları küçük vaporlarla fazlama çekilemiyor, özellikle de mevsim Yaz ve aylardan Ağustos ise.
Kabataş'taki iskelede her zamanki gibi Paşabahçe Vaporumuzu beklerken birkaç yazı önce dediğim gibi Hâliç'te yüzdürülme idmanları yaptırılması işinin devam ettiğini öğrendi ben.
Sanırım bu sefer yeniden sıcaklardan sıkılacağız herhâlde galiba sanırsak.
Çünkü vekâleten sefere verilen Sami Akbulut vaporumuzun öyle açık yeriçok yok ki sizler de resm-i şerifte temaşa edebiliyorsunuz zaten.


Neyse ki bizler Üç Muz olarak binmekteyiz vaporumuza ama Eyyam-ı Bahur biraz sıkı bastırıyor.
Üç santimetrelik hızla bir Poyraz esebilmeğe çalışıyor ama o ese(meye)n Poyraz sanırım ancak kendisini serinletebilecek.
Ancak şunu da belirtebilirim ki resm-i şerifi çekebilmemi sağlayan makinemi de fena salladı.

10 Ağustos 2023

Paşabahçe Hâliç'te

Facebok olmasaydı acaba bu güzel resm-i şerifi nereden bulabilecekti acaba ben?
Hani geçen hafta Büyükada'ya azimet ederken Hâliç Tershânesi'nde bakımda tedavide falan olduğundan bahsetmişti ben.
İmdı işbu resm-i şerifte de temaşa ettiğimiz gibi zat-ı âlileri Altın Boynuz Hâlicinde yüzme idmanları yapmakta.


Esas olarak Biz Üç Muz sıfatlarımızla Paşabahçe Vaporumuzu Büyükada hattında yeniden binmeği çok özledik.
İmdı önümüzde tek bir engel kaldı, Galata Köprüsü'nün güçlendirilme tamiratı.
Bildiğim kadarıyla tamirat bitince köprünün kanatları açılacak ve Paşabahçe Vaporumuz birkaç haftadan beridir sıkıştığı Hâliç'ten çıkarak Beşiktaş-1 ve Sami Akbulut'a vekâleten devrettği sefer saatine geri dönecek.
Dahası yeniden Büyükada'da akşamları Vapur Cafe olarak vazifesine devam edecek.

05 Ağustos 2023

Paşabahçe Yerine Beşiktaş

 Birkaç günden beridir gerek Facebok'ta gerekse İnstegram'da ve hâttâ Prinstaram'da bir tantana dolaşıyordur.
İşbu tantanaya ve haberlere göre bizim efsahanevi Paşabahçe Vaporumuzun küçük bir rahatsızlığı varmış ve Hâliç Tershânesinde birkaç günlük istirahat etmesi gerekiyormuş.


Nasıl ki insanlar ara sıra dinelmek ihtiyacı hissediyorlarsa vaporlar da ruhları oldukları için dinleme ihtiyacı hissedebiliyorlar.
Biz de Üç Muz olarak kocaman bir geçmiş olsun diliyor ve yerie vekâlet eden Beşiktaş - 1 vaporumuzu takdim ediyoruz.


Ancak hepimizin mâlumu olduğu şekilde Beşiktaş - 1 Vaporumuz arsla bir Paşabahçe kadar yardıramaz Marmara Denizini ve yeteri kadar sür'ate ulaşamaz.
Ha iş görür mü derseniz 18:25 saatindeki artıkım evlerine dönüş saatları gelen birkaç ekıspıres yolcusunu Heybeliada ve Büyükada'ya götürebilir ama sadece götürebilir.
Bu akşamki Büyükada yolculuğumuzda bize Beşiktaş - 1 vaporumuz eşlik edecek.

29 Temmuz 2023

Ayak Fotosu - Volüm İki

 Yaz mevsimi her zaman için Yazdır.
Kışın gazeteci yazdı, Yaz bizi çok bekletti ama essah bir Yaz yapıyor.
Prinstaram çıktı çıkalı Ayak Fotosu çekip paylaşmanın moda olduğunu geçen hafta belirtmişti size ben.
Buyurun bu hafta bunların ikincisi geliyor:


Ancak bu seferki resm-i şerifimi Prinstaram'a veya bilmeyenler için tekrar edeyim İnstegram'a komadı ben.
Bakalım bu hafta Büyükada nasıl bizi karşılayacak?

22 Temmuz 2023

Paşabahçe Vaporumuzun Yeni İşlevi

 Bu akşam hiç ummayacağınız şekilde Paşabahçe vaporumuzun yepisyeni işlevini öğrendi ve denemeğe gitti ben.
Sefere döndü döneli geceleri Büyükada'da pinekleyen Paşabahçe vaporumuz sadece pineklemekle kalmayarak Yirmi saatinden Yirmidört saatine kadar Büyükada İskelesi'nin sol tarafında ya da daha açık olarak belirteyim Heybeliada tarafına bakan yanaşma bölgesinde Vapur Cafe olarak ziyaretçilerini bekliyor.


Bu haberi de birkaç gün önce Facebok'ta bir grupta bir başka grup üyesi söylemişti de inanmamıştım ancak bu hafta doğru olduğunu gördüm ve tecrübe ettim.
Sağ olsun gece vakti telefonumu şarz edebilmemi ve işbu haberi size ulaştırabilmemin resimlerini çekebilmemi de sağladı.


Akşam vakitlerinde eğer Büyükada'daysanız hafta içi veya hafta sonu olsun fark etmez, Büyükada İskelesi'nin sol tarafındaki yolcu çıkış kapusundan iskeleye girebilir ve Heybeliada tarafında uzunlamasına pinekleyen Paşabahçe Vaporunu ziyaret edebilir ve Vapur Cafe'sindeki gıdalardan herhangi istediğiniz ürünleri vaporun arzu ettiğiniz kısmında yummilenebilirsiniz.
İşbu güzel düşünceyi hayata geçiren Şehir Hatları ve Vapur Cafe'ye ne kadar teşekkür etsek azdır.

Ayak Fotosu - Volüm Bir

 Şurada sadece on yılcık oldu İnstagram adlı en özel ve en güzel resm-i şeriflerin paylaşılma uygulamasının ortaya çıkması.
İlk zamanlarda kullanan herkes gittiği tatillerde veya deniz kıyısında denize karşı ayaklarını çeker ve kendilerine tahsis edilmiş sayfada paylaşırlardı ve bazıları çok güzel yorumlar ve beğeniler de alırlardı, çünkü onlar kadındı.
Gel zaman git zaman işbu âdet unutuluverdi veya daha açık yazayım maksadını çok aştı ve artıkım herkes götünü başını açmağa bile başladılar. İnstegram sayesinde birçok ünlümüz olduğunu inkâr edemeyiz ama beğenilmenin ölçüsü açık saçık pozlar vermek midir?


Gelgelelim herkes bir şeyhler kurcalamakta ama size bir şeyi Üç Muz olarak belirtmeliyim ki en kral Ayak Fotosu ahanda öyle olmaz böyle olur.
Kabataş'tan yardıra yardıra geldiğimiz Paşabahçe Vaporunun üst güvertesi Kınalıada açıklarında bana böyle bir poz verdirtti.


Buyurun bu da size Varan İki, aynı vapor biraz sonra Heybeliada'ya yanaşmak üzereyken ve üstelik Gün Batımlı bir resim.
Buyurun güzel güzel seyredin ve ayak resmi nasıl çekilirmiş görün de bayram edin.

10 Şubat 2020

Paşabahçe Vaporumuz Kurtuluyor - Mu Acaba?

Uzun zamandan beridir böyle güzel gelişmelerden mahrumduk.
Gündemi takip edenler daha doğrusu İstanbul'da yaşayanlar her ne kadar bu sabah zamlı ulaşımla güne başladılarsa dâhi Öğle vakti gelişmelerinden birinde yıllardan beridir Beykoz Belediyesi'nin önünde çürümeye bırakılan hâttâ bir aralar batırılacağı bile söylenen Şehir Hatları'nın Amirâl Gemisi olan Paşabahçe Vaporumuz iki adet romörkör eşliğinde Hâliç Tershânesi'ne doğru yola çıktığını müjdelemek istiyor ben.


Aslında müjde mi desem yoksa son çırpınışlar mı desem pek de bilemiyor ben?
Çünkü geminin alt bölümü en az dokuz yıldan beridir beklediği yerde ziyadesiyle çürüdü.
Öyle ki ben bir gün gördüğümde gerçi üst bölümü biraz bir şeye benziyordu ama geçen zaman içerisinde Facebok sayesinde alttaki paslanma görünür yerlerine kadar sıçramıştı.
Atalarımız boşuna işleyen demirin ışıldadığından bahseden sözü söylememişlerdir.


Buradaki resim bendenize aittir, 12 Haziran 2011 tarihli.
O zamanlar henüz yeni yeni Beykoz Belediyesi'nin önündeki iskeleye getirilmişti, nikâh salonu ya da bir kültür merkezine dönüşeceğine dair duyumlar vardı.
Ancak o günü bir yolunu bulup bekçinin de gönlünü alarak içerisine girdiğimde motorlarının bile söküldüğünü ve bir kayıktan farkı olmadığını görmüştüm.


Bu uzun hastalık döneminde arkasına "Hollykoz" diye bir de tabelâ da asılmıştı, alııntıladığım işbu resm-i şerifte de temaşa edilebileceğiniz gibi yağmura kara güneşe karşı böyle bekleyen Amirâlimiz bir ucubeye dönüşmüştü.
Gerçi en hilkat garibesi olan Adem Yavuz olmuştu ama onun konusu başka bir yazımda mevcut.


Ben bundan sonra kötü görünümleri bir kenara bırakarak gelecekteki güzel günlerin hayaliyle bugüne geri dönmeliyim, çünkü pancar motora atlayıp kocaman dalgaları yarmam ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü altında gerçekleri anlamam gerek.
Uzakta da kalsa artık bir kayıktan farkı olmadığını ve mavna gibi götürülüşünün bir resmini Facebok'tan almışımdır.


Haydi gel benimle dünyayı gezelim seninle misâli Arnavutköy civarında görülmekte işte.
Biraz sonra da Kabataş iskelesine yanaştırılacak, tıpkı bir zamanlar Adaya gitmek için yolcu alacakmış gibi.


İşte geldik Kabataş'a ve gece köprülerin açılma saatini beklemeye başladık.


Yıllarca seferdeyken kendisine yarenlik eden Martılar bile kameraya yakalanmışlar. Ancak pek de umurlarında değil gibi bir poz olmuş bu.
İsterdim ki bu anda orada ben olsaydım da bu resimleri bir de ben çekebilseydim.


İstanbul'da yaşayanların mâlumudur ki artık Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan geceler hem Galata hem de Atatürk Köprüleri açılır ve Hâliç'e büyük gemiler girip çıkabilirler.
Ben neden böyle paylaştım?
Konu dağılmasın diye ve belki de sonradan ekleme sayesinde.
Aslında yazı daha sonraki bir zamanda yazıldı ve sizlere biraz gecikmeyle de olsa buluşuyor.
İşte yıllardır çürümeye terk edilen ve bir bakıma çok şiddetli Lodos günlerinde bile gerek Adanın gerekse Yalova'nın ulaşımında sağladığı olağanüstü katkıları unutulan veya unutturulan Amirâl Gemimiz sonunda Hâliç Tershânesine girdi.
Bundan sonra kendisini çok zorlu bir süreç bekliyor, çünkü alt kısımdan itibaren çok kapsamlı bir yenilemeye tabi tutulacak.
Madem bizim İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarihe ve anılara sahip çıkmayı diledi, bize de gelişmeleri gerek kendimiz gerekse alıntı resimlerle sizlerle paylaşmak görevimiz olmalı.
Ben buradan bu resm-i şerifleri çeken ve Facebok'taki çeşitli gruplarda paylaşan tüm herkese teşekkür ederim ve haklarını helâl etmelerini dilerim.


İmdı bilinmeyene gidiyorsun ama inşatanrı geri döndüğün günü de görmek nâsip olmasını dilerim, tıpkı bir gün Kadıköy'e gelirken çektiğim resimdeki gibi.
Tamir masrafını bu sabah gelen zamlar sayesinde karşılarız, çünkü azbuz değil Akbillere Dokuzyüzbin Eski Türk Lirası veya günümüzün değeriyle Doksan Türk Kuruşucuk farkla elbette çıkacaktır.


Aradan oniki yıla yakın zaman geçmiş bu resmi çekeli, dönüşünü kutlamak da kısmet olsun istiyorum.