Şehr-İstanbul’da bazı akşamlar gökyüzü bütün gün biriktirdiği ne varsa bir anda yeryüzüne bırakır.
Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur güneşin ufukta kaybolduğu saatlerde şehri koyu bulutların, ıslak kaldırımların ve titrek ışıkların arasına saklar.
Üsküdar tepelerinden Sarayburnu’ya bakarken Boğaz’ın üzerinde çoğalan yağmur halkaları Kız Kulesi’nin siluetini ve uzaktaki tarihî yapıların ihtişamını bambaşka bir manzaraya dönüştürür.
İstanbul sanki kendi hikâyesini anlatmak için gökyüzünün gözyaşlarına ihtiyaç duymuştur.
Yağmurun altında Aya Sofya ve Sultan Ahmet Cami-i Şerifinin kubbeleri ve Topkapı Sarayı’nın tarihî silueti ve tabi Galata Kulesi’nin vakur duruşu akşamın kızıllığıyla birleşen gri bulutların ardında belirir.
Hemen de ekleyelim ki Bayazıd Kulesi'nin ışığı bugün Yeşili gösterir.
Vapur düdükleri yağmurun uğultusuna karışırken Boğaz’ın suları kıyıların ışıklarını binlerce parçaya bölerek taşır.
Böyle anlarda İstanbul yalnızca bir şehir değildir, geçmişin hüznün ve güzelliğin aynı gökyüzü altında buluştuğu kocaman bir hatıradır.
Ve yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın bu şehrin büyüsünü silemez.
Belki de Şehr-İstanbul’un yağmurla yıkanan bu akşamında insan hayatın telâşını bir kenara bırakıp yalnızca manzarayı seyretmek ister.
Çünkü bazı güzellikler Güneşin altında değil de Bulutların gölgesinde ve Yağmurun sesinde saklıdır.
İstanbul ise her damlada geçmişten bir hikâye fısıldamağa devam eder.
Şaka bir yana bu akşam şiddetli bir Yağmur yağıyor, ilk defa da Yapay Zekâ hem resimlerde hem de yazılarda bana böyle bir şekil yardımcı oluyor.
Bugünkü okuduklarınız Chat Gepete'nin yardımlarıyla kâleme alındı ve resimleri de yine Chat Gepete çizdi, olası yanlışlık için özür dileriz.
.png)
%20(YZ).png)
.jpg)










