Bu Blogda Ara

Evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2026

Hava Yağmur Kokuyor

Gün her ne kadar Pazar bile olsa hadise-i hava konusu için tatil veya çalışma günü olması fark etmemekte.
Kıraat etmekte olduğunuz işbu satr-ı şeriflerin yazarı bütün hafta Güneş içinde geçirdiği çalışma günlerinden sonra tam tatil günü biraz gezmeğe çıkmağa niyetlenmişken bardaktan boşanan yağmuru iliklerinin iclerine kadar hissetti.


Her ne kadar yağmurun toprağa can veren tabiatı temizleyen ve havayı tazeleyen bir nimet olduğu mâlum-u âlimiz ise de insanın tam da dışarı çıkmağa karar verdiği anda gökyüzünün bütün birikmiş sularını yeryüzüne indirmesi kaderin küçük bir lâtifesi olsa gerektir.


Şemsiyesini ve yağmurluğunu yanına almayanlar için kısa bir yürüyüş bile büyük maceraya dönüşürken penceresinin ardından yağmuru seyreden romantik muhanetler sıcak bir çay veya kahve gummilenme eşliğinde bu manzaranın keyfini çıkarabilmektedir.


Velhasıl ve kısacası Pazar günü bile olsa hava hâdiselerinin mesai mefhumu bulunmamakta ve Yağmur kendi bildiğini okumaya devam etmektedir.
Artık bu sefer de yine Bardaktan boşanır mı yoksa geçici bir aldatma mı yaşar bilinmez.

06 Ekim 2026

Evlenmekten Korku Olmaz

Düğün günü "Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyerek evlenmekten vazgeçen erkeğe Yargıtay’dan dikkat çeken karar:
Erkek düğün günü kadını telefonla arayarak evlenmekten vazgeçtiğini ve düğüne gelmeyeceğini söyledi.


Yargıtay da bu davranışın kadının kişilik haklarını ihlâl ettiğine hükmetti.
Kadının manevi tazminat tâlebinin reddedilmesine ilişkin yerel mahkemenin verdiği karar bozuldu ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminat ödenmesi gerektiğine karar verildi.

30 Eylül 2026

Aldatma Olasılıkları

İngiltereli ilişki uzmanı Annabelle Knight aldatmayı gösterebilecek on değişik davranış biçimini sadece evli çiftler için değil sevgililik kurumundakiler ve sade arkadaş olanlar için sıraladı: 


Müzik zevkinin aniden değişmesi
Nedensiz ve pahalı hediyeler almağa başlaması
Yeni kelimeler argolar ve espriler kullanması
Dış görünüşüne eskisinden fazla özen göstermesi
Tartışmaların ve anlamlı sohbetlerin azalması
Sürekli meşgul olup programına dair fazlama ayrıntı vermemesi
Telefonunu saklaması veya şifresini değiştirmesi
Bir gün çok yakın ertesi gün mesafeli davranması
Her sorun için sürekli sizi suçlaması
İçinizde sürekli "Bir şeyler ters" hissi oluşması


Annabelle hanım bu davranışların hiçbirinin tek başına aldatma kanıtı olmadığını ama ani ve bir arada görülen değişikliklerin dikkâte alınması gerektiğini belirtiyor.
Bizlere ise aldatılmadığınız güzel günlerde güzel arkadaşlıklarınızın devam etmesini dilemek düşüyor. 

11 Ocak 2025

Yağmurun Yağmur Hâli

 Eski şarkılarda Şehr-İstanbul'un havasına güvenilemeyeceğine dair bir beyit mevcuttu.
Bugün bir kez daha Yağmur boşanma davası açtı, Bardakla olan evliliği her türlü sallantılar altında ve üstünde.


Resm-i şerifimizde de temaşa ettiğimiz üzere Çağdaş Tramvay bile Yağmur'un etkileşimi altında ilerleyebilmekte zorluk çekiyor.
İki saatçik önce gömlekle çıkmaktan kaçınmadığımız sokaklara imdı ve bundan sonraki Zemheri-i Şerif Ayı boyunca kazak palto ile çıkabileceğiz.
Tabi havamıza Rüzgâr eşlik etmezse Şemsiye de şart, çünkü Yağmur altında ıslanmak hastalık getirebilir.

29 Eylül 2024

Gece Fırtınası

 Kim söyler kim dinler kim duyar Biz Üç Muz olarak bilmeyiz ama Şehr-İstanbul'da muazzam bir fırtına çıktı biraz önce.
Hafiflerden çiselemeğe başlyan Yağmur artıkım hayatlarımıza iyice girmiş bulunmakta.
Bu uğurda Bardakla olan sallantısı bolca evliliğini bile askıya aldığını söyleyebiliriz.


Havaların her zaman Güneşli ve sıcak olması zaten beklenilecek bir düşünce olmadığı ve çölün ortasındaki Dubai'ye bile Yağmur yağabildiği üzere sıcaklardan bunalanların istediği serinleyen havalar atıkım Şehr-İstanbul'a avdet etmiş bulunmakta.


Artıkım bundan sonra Deniz kıyılarında gezmek ve Güneşin ışınlarını içine çekmek iyi bir fikir değil, daha iyisi Home'de eline bir fincan Kahve alarak yağan Yağmuru ve esen Rüzgârı seyrederek çıkardıkları sesi dinlemektir.

25 Eylül 2024

Evlilik Evcilik Değildir

 Dünya üzerinde yaşamakta olan bağzı Erkek cinsiyetinde insanlar vardır. Genel olarak Kırk yaşlarına kadar annelerinin eteklerinin ve babalarının dizlerinin diplerinden ayrılabilmeğe pek muvaffak olamamışlardır.
Bu kişiler evlenmek fiilini anne baba baskısından kurtulmak olarak görürler, en azından kendi evlerinde kafalarına göre televizyon oyunu oynayabileceklerini veya istedikleri filimi hiç kimseye hesap vermeden seyredebileceklerini sanırlar.


Ancak bilinmeyen başka bir şey vardır, Atalarımızın dediği gibi Yağmurdan kaçarken Doluya tutuluverir hayatını bu tarzda yaşamakta olan bir Erkek evlenince.
Çünkü daha önceki hayatı boyunca hiç tanımadığı ve huyunu suyunu bilmediği bir "Karşı Cins" ile aynı çatının altına girecektir.
O güne kadar anne ve babasıyla oturmuş olduğu evin tek bir faturasını bile ödememiş ve eve herhangi bir şey de almamış olabileceğini de nazar-ı itibariyeye ahz-u kabz eyleyelim.


Dahası bahsettiğim karşı cins Kal-u Bela zamanında Yaradan tarafından açıkça emir verilmesine rağmen emre itaatsizlik ederek İnsana secde etmeği reddeden ve Allah-u Te'âlâ'nın huzurundan kovulan Şeytan'a bile pabucunu ters giydirebilmeği başarmış bir mahlûktur.


Sözün kısası o erkeği gerçekten çok zor günler bekliyor. Bir yılı bile doldurmadan mahkeme kapılarında ve Türkiye Cümhûriyeti'nin herhangi bir Vilâyetindeki herhangi bir Adliye Sarayının koridorlarında toplumun en küçük kurumunun dağıtılması ve paylaşılması esnasında çekilen bir sürü çileler de cabası.


Bu konudaki sorunlar daha evlenildiği gün başlar, çünkü ortada başka bir ayrılmak var.
Erkek ailesi arslan gibi oğlundan ayrılıp bir başka kadına teslim ve emanet ediyor.
E zaten kırk kocaman yıl boyunca adam edemediğin oğlunu başka bir genç kız nasıl adam edecek?

23 Eylül 2024

İğrenç Bir Evlenme Teklifi

 Bundan yıllar önce sizlerle bir evlenmek teklifinden bahsetmişti ben.
İsteyen ve merak eden kim varsa o yazımı ahanda buradan okuyabilir: İğrenç Bir Evlenme Teklifi.
Löküs bir lokantada o zamanki nişanlısı olan erkekten öküzce bir evlilik teklifi alan kadın bu teklifi kabûl etti, ama bakın başına neler geldi?


Müstâkbel kocişkosu nikâh defterine imzalar atıldıktan sonra eşiyle gidecekleri yeni evlerine İneklik Etme Taksi Tut otobüsüyle götürüyor.

Yazıları okuyamayanlar için tercüme yine mevcut:

Kadın :
Araba tutmadın mı be?
Erkek :
Dur kızım ya gelir şimdi otobüs.
Kadın:
(Allahım ne yaptım ben yaa?)

15 Eylül 2024

Gecenin Yağmuru

 Biraz önce gecenin kör saatinde Yağmur yeniden Bardaktan boşandı.
Hem de öyle şiddetli bir kavga ettiler ki gökteki bağırışmaları yerden bile duyuldu.
Yağmur da baktı ki Bardakla olan zaten Pamuk ipliğine bağlı evliliğini yeniden askıya aldı ve bir anda kendisini yere bıraktı.


Yere bırakınca da olanlar oldu ve etraf sırılsıklam ıslandı.
Gece vakti Yağmurun gidebilecek bir Home'si olmadığını da düşünürsek Yağmur'cuğumuza kucak açmak Dünya'ya düştü yeniden.
Hayat bakalım bizlere ne gibi yaşamlar hazırlıyor?

26 Temmuz 2024

Yazın Yağmuru

Bazı zamanlar Güneş ve Yaz her ne kadar Biz Üç Muz olarak sıcakları çok seviyor da olsak bizlere fazla gelebiliyor.
Birkaç günden beridir ortalıklarda dolaşan bir Yağmur tantanası mevcuttu.
İşbu mevcut olan tantanadaki Yağmur en sonunda bugün birkaç haftadır evli olduğu Bardak'tan nafakasını çatır çutur tahsil ederek Şehr-İstanbul'un içinde üstlerimize boşandı.


Üç damlacık sudan korkacak değiliz, üstelik şeker değiliz ki eriyelim.
Kaldı ki şarkılarda da söylenir Yaz Yağmuru ile Kış Yağmuru bambaşka şeylerdir.
Yağmurun bu ilk boşanması değil, birkaç saata kalmaz Bardak'la yeniden evlenerek Bulut yapmağa devam edecektir, bir de utanmadan düğününe de çağırır bizleri.


Bakalım bizler kaçıncı milyon kere Yağmur ve Bardak düğününe çağırılacağız?
Daha doğrusu çağırılacak mıyız?
Yoksa bilmem kaçıncı milyon kere olduğu gibi aile arasında mı evlenecekler?

29 Mayıs 2024

Yiğidin "My Moon" Olduğu Yer

 Dünya üzerinde bir şehir düşünün ki o şehirde yaşamakta olan bütün vatandaşların çok büyük bir çoğunluğu başka başka diyarlardan gelmiş olsunlar.
Hani şehrin kendi öz topraklarından ruh-i mücerred gibi fışkırmamış, havasıyla suyuyla ateşiyle yoğurulmamış ve bitkisiyle kavrulmamış olsun.
Kendi vilâyetinde öyle ya da böyle yaşamağa tutunmağa çalışanların umutlarını kaybedebilip gelldikleri büyük şehirde karşılaştıklarından sonra kendi öz torpaklarnda kör topal giden hayatlarını bile sorgulayacak ve mumlarla arayacak hâle geliyorlar.
Burası harman olduğu yiğitlerin maymuna çevirtildiği Şehr-İstanbul yani bir adet büyükşehir olmak vardır.
Anayasamıza göre her vatandaşımız istediği vilâyette yaşayabilir, işini tutabilir, hayatını ömrünün sonuna kadar sürdürebilir.
Konu ise gidildiği şehirde uyum sağlanmasında.
 

Bunda acaba zamanın idarecilerinin suçu yok mudur?
Bir devletin kalkınması için bütün fabrikaların sadece İstanbul ve çevresindeki yörelerde yerleştirilmesi, en iyi okulların büyük çoğunluğunun İstanbul'da olması, sanatın sinemanın tiyatronun hasının İstanbul'da olması, btün önemli yatırımların da İstanbul'a yapılmış olması gibi sıkıntılar bizleri böyle perişan etmiş vaziyette.
Nüfûsumuz her ne kadar resmi olarak onaltımilyon olduğu iddia edilse bile en az yirmibeşmilyon insan yaşıyor.
Buradakilere de Anadolu'nun çorak topraklarında yiğitlerin harman olduğu yerlerden gelip yerleşenleri medya maymununa dönüştürmek düşüyor.


Bugün günlerden Yirmidokuz Mayıs İkibinyirmidört olmak var, hani Bindörtyüzelliüç yılında Fatih Sultan Mehmet veya Sultan İkinci Mehmet'in Şehr-İstanbul'u topraklarımıza katıp dünyanın sonuna kadar bizim olduğunu ilân edişinin Beşyüzyetmişbirinci yıl dönümü.
Çok merak edyoruz ki acaba Fatih Sultan Mehmet eğer Şehr-İstanbul'un günümüzdeki hâlini tasavvur edebilseydi almak için bu kadar uğraşır mıydı?

28 Mart 2023

Yağmur Bardaktan Sonunda Boşandı

 Bekleye bekleye içimizin patladığı bir kocaman yağmur bugün itibâriyle Şehr-İstanbul'da bir zamanlar büyük bir sevdayla evli olduğu bardaktan boşanma davası görülerek tâlâk-ı selâseyle ayrılırcasına yağmağa başladı.
Öyle bir yağmur yağdı ki insanı ne kadar sıkı giyinirse giyinsin güzelcenem bir ıslatmaktan da geri durmadı.
Ayrıca dünkü havanın vaziyet-i sıcaklığı bir yana bugün gerçek anlamda soğudu sanki Cemre hiç düşmemiş gibi.
Yoldan bizim her sabah bindiğimiz Çağdaş Tramvayın geçtiği anda üzerime yerdeki suyu sıçrattığını söylesem şaşırmamalısınız, ama İstanbul böyle bir tuhaf yer ve raylı taşımada bile ıslanma şanssızlığınız mevcut.


Oggi fa freddo e le nuvole sono grigie. Quando smetterà di piovere?

05 Mart 2023

Yağmurda Kahve Dünyası

 Hafta sonumuz için güzel bir haberim var çünkü Yağmurlu geçiyor, hem de bardaktan boşanırcasına.
Böyle yağarsa barajlarımız dolacak ve bizler Yaz sıçaklarında susuzluk çekmeyeceğiz.


Bugün akşam vakti bizim Kahve Dünyasında birkaç adet Lâvi Çikolatasından yummilenirken hava birdenbire yağmura çevirdi yönünü ve sanki bir zamanlar bardakla evliymiş de boşanma davaları görülmekteymiş gibi hızla yağmağa başladı.


Benim üzerime vazife olarak da işbu iki resm-i şerifi çekip paylaşmak kaldı.
Güle güle seyredin, Yağmuru iliklerinize kadar içinizde hissedin.

15 Haziran 2021

Angut'un Sadakâti

 Herkesin haksız bir şekilde kullandığı bir ifadedir "Angut" kelime-i şerifi.
Biri lâftan anlamayınca boş boş bakınca ya da aptallık edince hemen "Angut musun?" der günümüzün insanı. Angut’un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir sürü insan var ülkemizde.
Peki ya özelliği nedir bilir misiniz?


Angut kuşunun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dâhi gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun başucunda bekler.
İşte bu canlının yaptığı en büyük "Angut"luk budur.
Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen bir şey değildir. Kadın olsun erkek olsun bütün Angut kuşlarının çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşlerinin ölüsünün başlarında bekleyen Angut kuşuna elinizi uzatsanız dâhi oradan kaçmaz.
Hani derler ya "Angut gibi bakmasana" diye, keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine.
Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde.

10 Mayıs 2021

Karga Ve Eşi

Bazen düşünüyorum bir Karga gibi yaşamak bu kadar zor mu diye?
Siz hiç Kargaları düşündünüz mü?
Kargaların da kendilerine göre ruhani birer anlayışları vardır. Çok uzun olan ömürlerini tek bir eşle geçirirler.


Bu kadar zaman içerisinde onları baştan çıkartacak başka karga yok mudur?
Vardır elbette, tıpkı insanların karşılarına çıkan tek gecelik aşkların yaşattığı pişmanlıklar gibidir.
Kadın karga yatarken erkek karga yuvasına bakar. Kısaca hayatın müşterek olduğu kargaların evlilik hayatında daha belirgin ortaya çıkar.
Biz insanların hayvanlardan alacakları çok ders vardır, ileride ayrıntılarla irdeleyeceğiz işbu mevzuat-ı umumiyatı.

23 Mart 2021

Sümsük

Dünyada nedense masum kuşlar kötü kâlpli erkek insanlar için sıfat olarak kullanılmakta.
Hareketlerini beğenmediğimiz tiplere "Sümsük" diyoruz ya, aslında gerçek Sümsüklerin günâhlarını alıyoruz.
Ben yine işbu yazımda sizlere Sümsüklerin ne olduklarına dair bir şeyler paylaşacağım, umulur ki ders alasınız ve biraz daha dikkâtlı olasınız.
Sümsük bir kuştur, üstelik sizin tanımlarınıza hiç ama hiç uymayan bir kuştur.
Her şeyden önce Allah-u Te'âlâ'nın yarattığı bir varlıktır, yaradılanı yaradandan ötürü sevmek de bir büyüğümüzün emridir.


Deniz kuşlarından olan Sümsükler aslında iyi birer dalıcı kuşlardır.
Yükseklerden uçarken denizin içinde gözlerine kestirdikleri balıkları avlamak için kanatlarını kapatırlar ve ok gibi hedeflerine kilitlenirler.
Ilıman ve sıcak bölgelerde yaşayan Sümsükler zamanlarının çok büyük kesimini denizlerde geçirip kalan zamanlarında deniz kıyısında veya adalarda koloniler hâlinde ürüyorlar.


Kuzey yarımkürede yaşayan Sümsükler bir Güney yarımkürede yaşayan Sümsükler iki adet yumurta bırakıyorlar, yavrular yumurtadan çıkıp iki aylık olduklarında erişkinler tarafından yalnız bırakılıyorlar.
İçgüdüleri gereği avlanmak ihtiyacını hisseden yavrular hemen yuvalarından uçmağa başlıyorlar.
İnsanların aşk için ne yaptıklarını sanırım görmektesiniz, ama hayvanlarınki biz insanlardan çok ama çok gelişmiş vaziyette.
Örneğin resm-i şerifini paylaştığım Mavi Ayaklı erkek Sümsük karşısına çıkabilecek kadın Sümsüğü etkilemek için mavi ayaklarını öne çıkartıyor. Aynen insanlardaki para mal mülk gibi eğer erkeğin ayakları ne kadar maviyse kadınını etkileyebilmesi o kadar yüksek bir ihtimâl.


Ve dahası da var, açıklarsam bazı kavram ve terimlerimizi gerçekten değiştirmemiz gerek.
Erkek Sümsükler aşık oldukları Kadın Sümsüklere hayatlarının sonuna kadar sadık kalırlar ve İkiyüzbin kişinin birden aynı anda bağırmalarının arasından bile eşlerinin seslerini tanırlar.


Mavinin yanında ayakları Kırmızı olan Sümsük Kuşları da vardır.
Her ne kadar maviler kadar olmasalar dâhi karakter olarak benzer özellikler taşırlar.
İmdı Sümsüklerin bu kadar güzel yönlerini gördünüz, hâlâ hoşlanmadığınız tiplere sümsük diyecek misiniz?

22 Mart 2021

Gelin Çiçeği

Hepimiz merak ederiz ki kadınlar evlenirlerken neden bir demet çiçek taşırlar diye.
Öğrenmek için günümüzden yıllar yıllar öncelerine gitmemiz gerekmekte, hani şöyle bir Ortaçağ'a falan yani, öyle üçbeş yıl değil.
Mâlum-u âliniz o dönemlerde Avrupa hâlkı yıkanmanın ne demek olduğunu bilmezdi.
Yıkanmağı bilmedikleri için de her necis işlemden sonra farz-ı ayn kılınan "Gusül Abdesti" olayını hiç ama hiç bilmezlerdi.
Hani bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru ifade ederken "Gökten Kedi Köpek Yağıyor" gibi alakasız bir deyime sahip olan İngilizlerden bahsediyorum.


Binbeşyüzlü senelerde İngiltere'de evlenmek konusundaki işler şöyle yapılıyormuş:
İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu. Çünkü senelik banyolarını genellkle Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da henüz çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de bir şekilde kokmağa başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir demet çiçek taşıyorlardı.
Daha sonra bu uygulama dünya ülkelerinde yerleşik âdet hâline geldi.

14 Mart 2021

Aşk Mı? Yok Kalsın

Sevgililer Gününden beri kocaman bir ay geçti ama bazı şeyler nedense değişmedi. 
Aşkım diyorlar. Flört ettiklerine aşkım, eşlerine aşkım, kediye aşkım, köpeğe aşkım, oğluna aşkım, kızına aşkım.
Bilmiyorlar ki aşk geçici bir duygudur. Aşık maşuğuna kavuşunca aşk biter.
Çabuk biten yitip giden geçici aldatıcı bir histir aşk dedikleri.


 “Evlilikleri ayakta tutan aşk değildir”
Aşkla evliliğini devam ettirmeye çalışanlar asla başarılı olamazlar.
Evlilikleri diri tutan muhabbettir. Muhabbet ise içinde sevgiyi saygıyı anlayışı ve sabrı barındırır.
Muhabbet bazen susmaktır, bazen göğüs germektir. Muhabbet menfaatsiz sevmektir.
Kelimelerimizi kavramlarımızı harcadılar, yerine silik kelâmlar bıraktılar. Aşk dediler, Flört dediler, değerlerimizi değersizleştirdiler.


Bu yüzden kediye de yâre de aşkım diyecek kadar hissizleşti hislerimiz.
Şimdilerde genç nesil ilk günkü geçici duygunun devamını öğrenemedikleri için renkli ekranların arkasındaki yalan hayatları gerçek sandıkları için gerçek hayata uyum sağlayamıyorlar.


Bu yüzden anlayamıyorlar elli yıl süren evlilikleri.
Buruşsa da şişmanlasa da nasıl aynı muhabbetle sevilir yâr?
Anlayamıyorlar.

23 Şubat 2021

Evlilik Kurtarıcı Reçete

Ortaçağ'da bizden çok ama çok uzak olan Fransa'nın bir kasabasında kadınlar sabah evden çıkan eşlerine düşük dozlu öldürmeyen ama hastalanmalarına sebep olan bir zehir verirlermiş.
Akşam olup da eşler ola ki geceyi başka bir yerde geçirmek isterlerse ağrı şiddetini arttırır, ateşlenme ve kusma gibi başkaca rahatsızlıklar da eklenirmiş mevcut rahatsızlıklarına.


Ancak işten eve geldiklerinde sadece eşlerinin bildiği bir panzehir içirilen evin erkekleri bir anda eski sağlıklarına kavuşur ve huzuru mutluluğu eşlerinden başka bir yerde aramamaları gerektiğine inanırlarmış.

15 Ekim 2019

Tulum Modelli Gelinlikler

Korkmayın şimdilik evlenmiyor ben.
Ancak dün akşam Pinterest'te dolanırken moda konusunda bir değişik nesne-i şerif bulunca sizlerle de paylaşayım dedim. Belki yeni bir çığır açılır önümde.


Buradan kilometrelerce uzakta olan İtalya'nın Milan'da bulunan Vittorio Emanuele Alışveriş Merkezinde Berta Modaevi yeni model bir gelinlik tasarlamış.
Günümüze dek alışılagelen gelinliklerden farklı olarak bildiğimiz tulumun üzerine iki kuyruk ekleyerek elbiseyi gelinliğe çevirmiş.
İkibinyirmi yılının yeni Gelinlik modası huzurlarınızda efenim.


Bu da İngiliz gelinlikçi Ronald Joyce'nin Lea Modeli. Yine Berta gibi pantolonlu bir gelinlik üretmiş.
Tören esnasında başa eklenecek olan bir duvakla çok güzel bir kompozisyon çıkaracaktır.


Bu da Lady Tais'in ortaya çıkardığı bir gelinlik.
Hem pantolonlu hem de çok fazla fırfırlı olmadığı için taşıyan şahısta rahatsızlık hissettirmeyecektir.


Bu da Rus Vasilikov Modaevi'nin ürettiği bir model. Diğerlerine nazaran uzun olan kuyruğu yerleri süpürecektir.


Bu da yine İtalyan Diantamo'nun modeli.
Geleneksel gelinliklere benziyor dışarıdan ama iç kısım pantolonlu, ancak paçaları birazcık geniş olsaymış daha güzel olacakmış gibime geliyor.
Siz ne dersiniz? Çünkü giyecek olan sizlersiniz.


Tabi burada birkaç modelini paylaştığım tarzda bir gelinliğin altına ancak Konverse tarzı bir ayakkabı giyilir.
Ben kendim evlenmiyorum, üstelik evlensem bu tarz bir kıyafetim olamaz çünkü kadın değil ben.
Ancak bu yazımda bir öneri sağlamış olmayı diliyorum sizlere.
Yeri gelmişken bir konuyu daha açıklığa kavuşturayım ki gelini nikâh merasiminden önce gelinlikle damadın görmesi o evliliğe uğursuzluk getirir. Bunu da hatırlatmak isterim.

05 Ekim 2019

Yağmurun Boyutu

Dün geceki patlayan yağmuru hepiniz biliyorsunuz, uzun zaman sonra İstanbul'a yağmur yağacağı tuttu ki zaten beklenmekteydi.
Geceleyin biri bir video çekmiş ve Facebok'ta da paylaşmış:


Topu topu on saniyecik kısalıkta ama yağmurun sesini dinlemek için yeterli bir süredir. Üstelik de şimşek çakmıyor ama görüntüleri gelmiş.


İşte temaşa eylediğiniz gibi yıldırım demirden örmüş Boğaziçi Köprüsü'nü.
Hayatın kendisi de böyle değil midir zaten?
Bir gün Güneş çıkar diğer günü Yağmur yağar.
Değişken hayatımız bizleri gelecek güzel günlere hazırlar.