Bu Blogda Ara

Çağdaş Tramvay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çağdaş Tramvay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2026

Yirmiüç Nisan Metrosu

Bugün takvimler Nisan-ı Şerif Ayının Yirmiüçünç Gününü göstermekte, anlamı ve önemi de Hakimiyet-i Milliye ve Etfâl Bayramı olması.
Bundan yıllar yıllar önce ya da açık olarak yazalım Bindokuzyüzyirmi Yılında Ankara'da Meclisimiz açıldı ve o günden beridir çok şükür hayatta.
Ancak bu sefer sizlere bambaşka bir konuyla ilgili bazı resimlerimiz mevcut.


Eskiden hatırlar mısınız İlkokul günlerimizde okuma yazma fişleri vardı, o fişler sayesinde hepimiz okuma yazma öğrendik.
Ancak her ne hikmetse toplu taşıma araçlarına medeni bir şekilde binebilmeği öğrenemedik.


Hadi medeniyetten de vaz geçtik, koskoca İstanbul Belediyesinin işletmekte olduğu Metro'da her ne kadar geçmiş güzel çocukluk günlerimizi anımsatan okuma fişinde yapılmış olan akıllara zarar vahim imlâ hatasını bir tek Biz Üç Muz mu gördü?
Tamamen yazıldığı gibi okunan Türkçe'de daha ilkokulda öğrendiğimiz bir kural vardır:
Birkaç istisna haricinde Türkçe kelimelerde ilk hecedeki sesli hârf  kalın sesli hârf yani A I O U ise diğer hecelerdeki sesli hârfler de A I O U, buna mukâbil ilk hecedeki sesli hârf ince sesli hârf yani E İ Ö Ü ise diğer hecelerdeki sesli hârfler de E İ Ö Ü olması gerektiğidir.
Eğer bir kelime bu kurala uymuyorsa ve herhangi bir ek almışsa ekteki sesli hârf son hecedeki sesli hârfle uyumlu olması gerektiğidir.
İşbu örnekteki "Skuter" kelimesi Türkçe bile olmayan bir kelimedir.
Bunun doğrusu kesinlikle böyle değildir, ya "Skuterle" ya da "Skutırla" olması gerekmez midir?.


Metroyu geride bıraktık ve Çağdaş Tramvay'da içimizi ferahlatan bir karşılama gördük çok şükür.
Bizler için belki İlkbahar ama bu tarih Güney Yarımküre için Sonbahar anlamına geliyor.
Baharı iyi hissetmek için siz de Elif gibi gülümseyin.


Metroda tramvayda trende otobüste bulunan "Acil Durum Zımbırtılarını" gerçekten acil bir durum yoksa siz de Gülçin gibi kullanmayınız.

18 Ocak 2025

Marmaray Norminâl Zamcığı

 İmdı biraz önce siz sevgili okuyucularım için bir zamcık haberi vermiştim.
Belediye otobüslerine zam yapılır da Devletin Trenlerine zam yapılmadan durulur mu hiç?
Durmayacağı baştan beri belliydi, çünkü bugün sabahtan itibaren Marmaray'da ilk yedi istasyonluk mesafe ve İstanbul Havalimanı Metrosunda ise ilk üç istasyonluk mesafe Yirmiyedimilyon Türk Lirasıcıklık ücrete erişti.
Günümüze kadar İstanbul Havalimanı Metrosunun hakkında hiçbir şey yazmadık çünkü oradaki trenin yolu henüz tam olarak bitmedi, her ne kadar İstanbul Havalimanı'na Metro gidiyor olsa bile Arnavutköy ile Halkalı arasındaki yolu bitmediği cihetle bahsetmeğe gerek görmedik.
İşbu hattın işlemesi gereken bütünü olan Halkalı - Gayrettepe tamamen hizmete girsin istasyonları tek tek incelenecek ve ayrıntılı olarak kaydedilecek.


Bizler bu yazımızda uzun uzadıya ücretlerden bahsedemeyeceğiz, ayrıntıları görmek isteyenler resmi bilgisayarlarına kaydedebilirler ve istedikleri gibi büyütüp ayrıntılı olarak inceleyebilirler.
Ancak şu kadarını yazayım Gayrettepe'den binen İstanbul Havalimanı yolcusu yedinci istasyonda ineceği cihetle yolculuk ücreti Otuzdörtmilyonsekizyüzotuzbin Türk Lirasıcık tutmaktadır, tabi çıkışta iade hakkını aldıktan sonra.

İett Norminâl Zamcığı

 Eğer hatırlıyorsanız birkaç gün önce İkibinyirmibeş Yılına girmiştik.
İşbu satırların yazarları Şehr-İstanbul'da yaşamaktalar, gerçi Türkiye Cümhûriyeti'nde hem Asgari Ücret hem de diğer bütün ücretler zamlandı ama maaşa bağlı çalışanların hiçbirinin ceplerine ve keselerine Asgari Ücret henüz girmedi.
Birkaç günden beridir İstanbul Belediye Meclisinde zamcık oranının ne kadar olması gerektiği konusunda harıl harıl bir çalışma mevcuttu, en son olarak Otobüs Ücretinin Yirmiyedimilyon Türk Lirasıcık olmasına karar verildi.


Artıkım bugünden itibaren Şehr-İstanbul hudutları dâhiilinde işleyen İstanbul Elektrik Tünel Tramvay Otobüsleri ve Özel Hâlk Otobüslerine, İstiklâl Caddesi'nde işletmekte olduğu Nostâljik Tramvay'a ve dünyanın ikinci metrosu olan Tünel'e, Metro İstanbul bünyesindeki Metro ve Çağdaş Tramvaylara binerken İstanbulkartlarımızdan tam yolcular için Yirmiyedimilyon, indirimli tarifeye tabi yolcuların İstanbulkartlarından Ondokuzmilyonüçyüzotuzüçbin ve öğrenci pasosu olan yolcuların İstanbulkartlarından Onüçmilyonyüzseksenbin Türk Lirasıcık tahsil edilmeğe başlanacak.
Aktarma ve Metrobüs kıt'alı ücretleri için lütfen yukarıdaki tabeleye bakınız.


Eskilerin deyimiyle Mavikart veya Aylık Abonman ise tam yolcular Yüzseksen biniş hakkı için İkimilyaryüzyirmimilyon, indirimli yolcular bizden daha fazla olarak İkiyüz biniş hakkı için Birmilyarüçyüzonsekizmilyon ve öğrenciler ise yine İkiyüz biniş hakkı için Üçyüzseksenbirmilyon Türk Lirasıcık oldu.
İşbu yeni ücret tarifesi başta İstanbul Belediyesi olmak üzere hepimize hayırlı uğurlu ve bereketli olsun.
Tabi bununla birlikte Marmaray'a ve Vaporlara da zamcık geldi, ama çok özür dilerim güncelleme diyecektim değil mi?

11 Ocak 2025

Yağmurun Yağmur Hâli

 Eski şarkılarda Şehr-İstanbul'un havasına güvenilemeyeceğine dair bir beyit mevcuttu.
Bugün bir kez daha Yağmur boşanma davası açtı, Bardakla olan evliliği her türlü sallantılar altında ve üstünde.


Resm-i şerifimizde de temaşa ettiğimiz üzere Çağdaş Tramvay bile Yağmur'un etkileşimi altında ilerleyebilmekte zorluk çekiyor.
İki saatçik önce gömlekle çıkmaktan kaçınmadığımız sokaklara imdı ve bundan sonraki Zemheri-i Şerif Ayı boyunca kazak palto ile çıkabileceğiz.
Tabi havamıza Rüzgâr eşlik etmezse Şemsiye de şart, çünkü Yağmur altında ıslanmak hastalık getirebilir.

29 Temmuz 2024

Şehir Hatları Norminâl Zamcığı

 Bugün sabahtan beridir Şehr-İstanbul'daki zamcık haberlerini paylaşmaktayız.
Tabi trenden otobüsten metrodan tramvaydan sonra vapor ve mopura da aynı oranda zamcık tahakkuk ettirilmee başlandı.
Ancak bu seferki yazımızda bir sıkıntı var ki Şehr-İstanbul'daki deniz taşımacılığı konusunda her hattın kendine ait bir değişen ücreti mevcut olduğundan uzun uzadıya teker teker yazmak zaman alacaktır.


Bunun yerine Tuhim'den gelen tabloyu yükleyelim.


Tabi bir de Şehr-İstanbul'un kolyesi olan Adalarına gidiş ücretlerine de zamcık uygulanmağa başlandı, aerık Bostancı'dan Kabataş'tan Kadıköy'den Maltepe'den Kınalıada Burgazada Heybeliada ve Büyükada'ya, Kartal'dan Heybeliada ve Büyükada'ya, Pendik'ten ve Tuzla'dan Büyükada'ya gitmek için tam ücrete tabi İstanbulkartlardan Altmışbeşmilyondörtyüzyetmişbin Türk Lirasıcık, indirimli ücrete tabi İstanbulkartlardan Kırkbeşmilyonsekizyüzyirmibin Türk Lirasıcık, öğrenci İstanbulkartlardan Otuzikimilyonyediyüzkırkbin Türk Lirasıcık ve Adakart sahiplerinden de Otuzdokuzmilyonikiyüzaltmışbin Türk Lirasıcık tâhsil edilecek.

Marmaray Norminâl Zamcığı

 İmdı biraz önce siz sevgili okuyucularım için bir zamcık haberi vermiştim.
Belediye otobüslerine zam yapılır da Devletin Trenlerine zam yapılmadan durulur mu hiç?
Durmayacağı baştan beri belliydi, çünkü bugün sabahtan itibaren Marmaray'da ilk yedi istasyonluk mesafe ve İstanbul Havalimanı Metrosunda ise ilk üç istasyonluk mesafe Yirmimilyon Türk Lirasıcıklık ücrete erişti.
Günümüze kadar İstanbul Havalimanı Metrosunun hakkında hiçbir şey yazmadık çünkü oradaki trenin yolu henüz tam olarak bitmedi, her ne kadar İstanbul Havalimanı'na Metro gidiyor olsa bile Arnavutköy ile Halkalı arasındaki yolu bitmediği cihetle bahsetmeğe gerek görmedik.
İşbu hattın işlemesi gereken bütünü olan Halkalı - Gayrettepe tamamen hizmete girsin istasyonları tek tek incelenecek ve ayrıntılı olarak kaydedilecek. 


Bizler bu yazımızda uzun uzadıya ücretlerden bahsedemeyeceğiz, ayrıntıları görmek isteyenler resmi bilgisayarlarına kaydedebilirler ve istedikleri gibi büyütüp ayrıntılı olarak inceleyebilirler.
Ancak şu kadarını yazayım Gayrettepe'den binen İstanbul Havalimanı yolcusu yedinci istasyonda ineceği cihetle yolculuk ücreti Yirmibeşmilyonsekizyüzbin Türk Lirasıcık tutmaktadır, tabi çıkışta iade hakkını aldıktan sonra.

İett Norminâl Zamcığı

 Hayat zamcık oldu, Asgari Ücret'e zam gelmeden İstanbul Belediyesi hemen zamımıza kodu.
Artık bizler otobüse ve tramvaya tamı tamıına Yirmimilyon Türk Lirasıcık'a binebileceğiz.
Bugünden itibaren Şehr-İstanbul hudutları dâhiilinde işleyen İstanbul Elektrik Tünel Tramvay Otobüsleri ve Özel Hâlk Otobüslerine, İstiklâl Caddesi'nde işletmekte olduğu Nostâljik Tramvay'a ve dünyanın ikinci metrosu olan Tünel'e, Metro İstanbul bünyesindeki Metro ve Çağdaş Tramvaylara binerken İstanbulkartlarımızdan tam yolcular için Yirmimilyon, indirimli tarifeye tabi yolcuların İstanbulkartlarından Ondörtmilyonüçyüzyirmibin ve öğrenci pasosu olan yolcuların İstanbulkartlarından Dokuzmilyonyediıyüzaltmışbin Türk Lirasıcık tahsil edilmeğe başlanacak.
Aktarma ve Metrobüs kıt'alı ücretleri için lütfen tabeleye bakınız.


Eskilerin deyimiyle Mavikart veya Aylık Abonman ise tam yolcular Yüzseksen biniş hakkı için Birmilyarbeşyüzyetmişmilyon, indirimli yolcular bizden daha fazla olarak İkiyüz biniş hakkı için Dokuzyüzyetmisaltımilyon ve öğrenciler ise yine İkiyüz biniş hakkı için İkiyüzseksenikimilyon Türk Lirasıcık oldu.
İşbu yeni ücret tarifesi başta İstanbul Belediyesi olmak üzere hepimize hayırlı uğurlu ve bereketli olsun.
Tabi bununla birlikte Marmaray'a ve Vaporlara da zamcık geldi, ama çok özür dilerim güncelleme diyecektim değil mi?

18 Haziran 2024

Kocaeli Yolları

 Yaz geldi mi insanların içi kaynar suyla yıkanır.
Kaynayan o sular bir süre sonra Güneş'in de baskı yapmasıyla ter olarak dışarı çıkar.
Serinlemek ve soğumak için de bazen biraz uzak serin yerlere kaçmak gerekir. Ama nereye?


Mevcutta ve çevrede Türk Kahvemsi varken arsla Nescafé gummilenilmez.
İşbu kurala riayet edecek olursak Biz Üç Muz sıfatıyla Türk Kahvemsi gummilenebilmek için biraz kemerlerimizi sıkabilmeğe çalışıyoruz.


Bugün sonunda karar verildiği cihetle il dışına çıkabilmeğe çalışıyoruz.
Yeşil renkli Kocaeli Belediyesinin körüklü otobüsü Biz Üç Muz'u Çayırova istasyonunda bekliyor.
Bayram dolayısıyla oranın belediye otobüsleri de beleş olmak var.
Genel olarak onbeş ilâ yirmi dakikada bir hareket eden, çoğunlukla körüklü otobüslerin çalıştığı, yaklaşık elli kilometrelik uzuzun bir hat olduğu 435MR hattının geldiği yer ahanda burası.
Hareket saatlarına ve durduğu duraklara Kocaeli Belediyesi'nin ilgili sayfasından ulaşabilirsiniz.


Her ne kadar Arçelik'in kullanma kılavuzlarında adres belirtirken Çayırova'nın İstanbul olarak yazmasına rağmen orası İstanbul ile ilgisi olmadığı cihetle bizim İstanbulkartlar geçerli olmadığından Otuzmilyon Türk Lirasıcık bayılarak Kocaelikart edinmemiz gerekmekte.
Ancak orada beleş olduğu günlerde beleş binebilmek için kişiselleştirme gibi bir sorun yaşanmamakta çünkü kart okuyucularının üstleri beleş olduğuna dair yazıyla kapatılmış.


Bazı duraklarda hangi otobüsün hangi durakta duracağını gösteren tabelâlar da kaydettik resim arşivlerimize.
Ancak şu kadarını söyleyeyim oranın otobüslerinin bizim otobüslerden üstünlükleri de var geri kalmışlıkları da var.
Sürücüleri sanki subaymış gibi omuzlarında rütbe olan beyaz gömlek giymişler.
Otobüslerin filo kodları plâkalarla aşırı uyumlu, örneğin önceki resimde çektiğim 41 AIG 601 plâkalı bizde solosu olan Körüklü Bemece'nin filo kodu da 601.
Ancak işbu filo kodları otobüslerin ön kapularının üst kısımlarında yazıyor, içeride veya başka kısımlarda ara ki bulasın.
İçerideki ekranda otobüsün nerede olduğunu gösteren bir harita mevcut, İett'deki gibi reklâm yayınlamıyor.


İşbu resimde temaşa ettiğiniz yer Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olmak var.
Bizler fazlama dile getirmiyoruz ama orası da tıpkı İstanbul gibi bir büyükşehir.
Resmin ortasında görülen raylardan ikisi Hızlı Trenler için, diğer ikisi Norminâl Ekıspıres ve Yük Trenleri için.
Bundan yirmi yıl önce İzmit Çarşısının içinden şimdi çok güzel bir park olan tek raylı güzergâhtan geçiyorlardı ve gerek İzmit'te gerekse Köseköy'de bir darboğaz oluşturabiliyorlardı.
Resmi çektiğim üst geçitten karşıya geçince Yeni Cuma Meydanı'na geliyoruz.


Bugün meydandaki dev ekranda ulusal müsabaka izleme imkânı mevcut çünkü Avrupa Kupasında biz de varız.
Ancak ayılmamız için öncelikle Yeni Cuma Meydanı'nın solunda bulunan Kahve Dünyası'da birer Türk Kahvemsi gummilenmemiz gerekmekte.


Bu arada Biz Üç Muz olarak Türk Kahvemsilerimizi gummilenir ve Gaziantep Fıstığılı Lezzoni dondurmalarımızı yummilenirken televizyondaki müsabaka devam ediyordu.
Bir büyük teşekkür de masadan kalkarken Eti Hoşbeş ve Eti Gonglarını unutan bizden önceki oturan misafirlere etmemiz gerekmekte çünkü kendilerinin sayelerinde aç karınlarımızı doyurduk.


Bir de tabi günümüzde Akçaray var ki Kocaeli'nin Çağdaş Tramvayı olur ama Akçaray'ı baştan aşağı incelemek gerek, çünkü doğru düzgün keşfedebilmeği ve nerelerden geçtiğini akşam olup Güneş batınca çözebilmeği başaramadı ben.
Bu arada Akçaray'ın tam resm-i şerifini çekerken aniden kameranın önünde biten iki adet genç (!) vatandaşımızın resimde çıkmasından dolayı çok ama çok özür dileriz.


Tüm bu güzel akşamın arkasından Atamızı selâmlamadan dönmek olmazdı.

13 Ocak 2024

İett Yılbaşı Zamcığı

 Her yıl olduğu gibi Şehr-İstanbul'un çok sevgili Belediyesi biz tomofili olmayan ve arsla da olamayacak olan ortadaki direk hâlkın en önemli ulaşım aracı olan başta Belediye Otobüsleri, sonra Özel Hâlk Otobüsleri, sırasıyla İstanbul Metrosu, Çağdaş Tramvay, yeni göz bebeği Metrobüs, artık kendi mülkiyetinde olan Şehir Hatları Vaporları, Vapor eksiklikleri dolayısıyla özel işletmelerden kiraladığı ama kendi iskeleleri arasında Şehir Hatları bünyesinde çalışan Turyol Prenstur Denturavrasya ve Mavimarmara bandıralı Mopurlar, işletmeleri tamamen Özel Has Sektörde olan Dolmuşa ve Minibüse, dahası mülkiyetleri şahıslarda olan Taksilere, en önemlisi Belediyenin Tcdd'den habersiz ve izinsiz çivi bile çakmasının yasak olduğu Şehr-İstanbul'un kabına sığmağı başaramayarak il dışına çıkan anne omurga Marmaray'a zamcığını kodu.


Bugünden itibaren Şehr-İstanbul hudutları dâhiilinde işleyen İstanbul Elektrik Tünel Tramvay Otobüsleri ve Özel Hâlk Otobüslerine, İstiklâl Caddesi'nde işletmekte olduğu Nostâljik Tramvay'a ve dünyanın ikinci metrosu olan Tünel'e, Metro İstanbul bünyesindeki Metro ve Çağdaş Tramvaylara binerken İstanbulkartlarımızdan tam yolcular için Onyedimilyonyediyüzbin, indirimli tarifeye tabi yolcuların İstanbulkartlarından Onikimilyonaltıyüzyetmişbin ve öğrenci pasosu olan yolcuların İstanbulkartlarından Sekizmilyonaltıyüzkırkbin Türk Lirasıcık tahsil edilmeğe başlanacak.
Aktarma ve Metrobüs kıt'alı ücretleri için lütfen tabeleye bakınız.


Eskilerin deyimiyle Mavikart veya Aylık Abonman ise tam yolcular Yüzseksen biniş hakkı için Birmilyarüçyüzseksendokuzmilyon, indirimli yolcular bizden daha fazla olarak İkiyüz biniş hakkı için Sekizyüzaltmışdörtmilyon ve öğrenciler ise yine İkiyüz biniş hakkı için İkiyüzellimilyon Türk Lirasıcık oldu.
İşbu yeni zamcıklı ücretlerin başta Şehr-İstanbul hâlkı olmak üzere vatana millete ve belediyeye hayırlı uğurlu ve bereketli olmasını Allah-u Te'âlâ'dan niyaz eder ben.

23 Nisan 2023

Bayram Tantanası

 Bu seferki yazım dünden devam niteliğinde olmak var.
Esasında ulaşım beleş olunca olacağı buydu.


Burada görülen bütün sahil boyunca milletin kuyrukta beklediği.


Beklemek sorun değil onlar için.


Herkes dışarı çıkarsa olacağı buydu.


İskeledeki vaporlarımız bile yetersiz kaldılar.

01 Nisan 2023

Çöp

 Bugün günlerden Cumartesi ve tarihlerden Bir Nisan olması benim sizlere şaka yapacağım anlamına gelmiyor ki zaten işbu yazımın konusu şaka ile ilgili değil.
Bunca yıldan beridir kaldırım mühendisliği yaparım ama böylesini ne gördüm ne de duydum.


Yolda yürürken karşıma bir anda böyle bir çöp tenekesi çıkmış oldu, ama koskoca Şehr-İstanbul'da böylesi ne görüldü ne de duyuldu.
Resm-i şerifte de temaşa eylediğiniz üzere kaldırımda "ÇÖP" yazmakta, ancak çok merak ediyor ben ki yazı kaç zaman dayanabilecek veya silindiğinde yeniden yazılacak mı?
Burada gördüğünüz mıntıka Divan Yolu ki bir zamanlar Şehr-İstanbul'un ana caddesiydi, gerçi hâlâ da öyle ama resmi olarak motörlü taşıt seyr-ü seferine kapalı olsa dâhi işbu memnuiyet sadece kâğıt üzerinde geçerli olmakta.


Çünkü efendime söyleyeyim Divan Yolu ve Ordu Caddesindeki Çağdaş Tramvay yolunda kendini ayrıcalıklı sanan zevat otomobillerini hiç çekinmeden sürebilme taşşağına sahipler.
Bu konu esasında apayrı bi konu olduğundan şimdilik burada kesiyorum.
İnşallah yerdeki çöp tenekesi olduğunu belirtir yazı her yağmurda silindiğinde yeniden İstanbul Belediyesi tarafından yazılır.

28 Mart 2023

Yağmur Bardaktan Sonunda Boşandı

 Bekleye bekleye içimizin patladığı bir kocaman yağmur bugün itibâriyle Şehr-İstanbul'da bir zamanlar büyük bir sevdayla evli olduğu bardaktan boşanma davası görülerek tâlâk-ı selâseyle ayrılırcasına yağmağa başladı.
Öyle bir yağmur yağdı ki insanı ne kadar sıkı giyinirse giyinsin güzelcenem bir ıslatmaktan da geri durmadı.
Ayrıca dünkü havanın vaziyet-i sıcaklığı bir yana bugün gerçek anlamda soğudu sanki Cemre hiç düşmemiş gibi.
Yoldan bizim her sabah bindiğimiz Çağdaş Tramvayın geçtiği anda üzerime yerdeki suyu sıçrattığını söylesem şaşırmamalısınız, ama İstanbul böyle bir tuhaf yer ve raylı taşımada bile ıslanma şanssızlığınız mevcut.


Oggi fa freddo e le nuvole sono grigie. Quando smetterà di piovere?

08 Mart 2023

Kabataş Martı Procesi

 Bundan yıllar yıllar önceydi, bir sabah uyandık ki Kabataş iskelesine Martı adında bir proce düşünülmüştü. Maksadı kara ve deniz ulaşımını Eminönü'ye oranla biraz daha sakin olan Kabataş'a toplamak ve aktarmayı Kabataş'tan dağıtmak.
Birkaç zaman sonra Martı Procesinin inşaatı başlatıldı.
Derken gün geldi İstanbul Belediyesi'nin yönetimi tamamen yasal olarak el değiştirdi, yeni gelen Şehremini önceleri biraz inşaata Sipâli bulmakta zorlandığıyla yetinmemiş gibi proceyi de biraz değiştirdi.
Özgün procede Kabataş İskelesinden Üsküdar İskelesine kadar sadece yayaların kullanabileceği bir tünel düşünülmüştü. Mesafe ise yaklaşık olarak iki kilometre kadar yol olmakta. Ancak günümüzde inşaatı hâlâ devam eden yeni procede bu tünelin var olup olmadığı konusunda hiçbir mâlumatfuruşum mevcut değil.


Bugün siz sevgili okuyucularıma bir parentez açayım ve Mopura binmeden önce çektiğim Martı resm-i şerifini paylaşayım.
Yürüdükleri zaman kocaman ayaklarıyla paytak paytak yürüyen ama uçarken oldukça seri ve hızlı olan Martılar kendi ism-i şerifini taşıdıkları proce iskelede inşaatın bitmesini tartışmaktaydılar.
Arka plânda ise adı Sarayburnu vaporumuzdan devşirme olan Şehit Sami Akbulut vaporumuz Adaya sefer saatini beklemekte ve bizim Martılar da hangi ara uçmağa başlasak da birileri o Vapordan kendilerine Simit atmağa başlarsa diye iç geçiriyorlardı.


Gelgelelim bizim İstanbul Belediyesi bu bahsettiğim Martı procesini nihâyet tamamlamağa karar verdiği gibi bir adet maketini de Çağdaş Tramvay ve Füniküler hattının altgeçidine yerleştirdi, yani Martı Procesi bittiğinde böyle bir şey çıkacak ortaya.

07 Mart 2023

Kahve Dünyası Salı Günü

 Bazı zamanlarda insanın eğer herhangi bir işi ters giderse muhâllebi gibi yumuşak bir gıdayı yummilenirken bile dişi kırılabilir.
Bugün ne tuhaftır ki Çağdaş Tramvay'da akla hayâle gelmeyecek bir arıza vukua avdet eyledi ve Sultan Ahmet ile Eminönü arasındaki mıntıkada işlemeyeceği tuttu.
Yolumuz yine Genel Müdürlüğe düştü ama Cemre olarak değil çünkü benim ism-i şerifim Cemre değil.


Bu akşam gummilenmekte olduğum El Salvador Kahvemsinin yanına yine bir Gianduja ısmarladı ben.
Bu seferkisi Fındık ezmeli ve bütün Fındık takviyeli tabi ki el yapımı bir Çikolatalı bar.
Tadına gelince esasında yumuşak ama Fındık parçalarının dişlerinizin arasına girmemesine dikkât etmenizi salık verir ben.


Hem artıkım kılâsik bir tutku oldu ki bir Kahve Dünyası asla kedisiz olmaz, bu sefer bana verdiği pozda en kral şekilde koltuğa kurulmuş vaziyette görüntüleyebilmeğe muvaffakiyet gösterebildi ben.
Ne de olsa bu Dünya eğer dönmeğe devam ediyorsa sırf kedilerin hatırları için dönüyor, tabi bir de kedilere iyi davranan insanların hatırlarına.
Bir gün gelecek her şey bitecek belki ama kedilerin sevgisi kolay kolay bitmez.

07 Kasım 2022

Çağdaş Tramvayın Yolundaki Taşıt

Dünya üzerinde bazı memleketler vardır her köşesinden asalet akar, insanından tutun serserisine kadar. Ancak yine aynı Dünya üzerinde bazı şahıslar vardır ki seyr-ü sefer nizamnamesinden bihaber vaziyette olduğu hâlde ehliyet sahibi olmağa muvaffakiyet göstermiştir.
Tıpkı alttaki resm-i şerifte açık olarak görülen ve Karayköy'den Eminönü yönüde seyrettiğini sanan 34 ST 652 plâkalı tomofilin sürücüsü gibi.


Efenim işbu resm-i şerif İkibinon Yılında Avrupa Birliği Kültür Başkentliği yapmış olan İstanbul'da, hem de İstanbul'un tam merkezinde olan Galata Köprüsü'nde çekilip kayıt altına alındı.
Belirgin şekilde de görüldüğü üzere medeni memleketlerde girmenin yasak olduğu Çağdaş Tramvay Yolu'nun ortasında mahsur kalmış görüntüsü altında Çağdaş Tramvay'ın geçmesini ve seferini yapabilmesini de engellemekte.


Belki her gün kâğıt üzerinde tomofil girmesinin yasak olduğu yoldan seyr-ü sefere açık olduğu günlerden daha fazla tomofil geçiyor ama onlardan biri olan 34 HL 7690 plâkalı olan hiç olmazsa daha bir usturuplu, en azından Çağdaş Tramvayı sollamağa çalışmıyor.
Biz olayımıza dönersek 34 ST 652 plâkalı otomobili vura vura kıra kıra Çağdaş Tramvayın yolundan çıkartmağı başarmışlar ama bu zaman zarfında seferler aksamış.
Alttaki videodan izleyebilirsiniz.


Asıl kabahat ise bizim İstanbul Belediyesinde, çünkü Çağdaş Tramvay'ın raylarını Cevizlibağ'dan Kabataş'a kadar yaya geçitleri ve kavşaklar hariç olmak üzere neden tomofil girmesini fiziken de engelleyecek şekilde değiştirmez?
Bu dediğim şekli Habipler Çağdaş Tramvayı hattında çok güzel ve başarılı bir şekilde yaptı, tüm güzergâh boyunca yani Mescit-i Selâm'dan Topkapı'ya kadar Çağdaş Tramvayın yoluna herhangi bir başka taşıtın Te hârfi bile giremiyor. Aynı düzen neden Bağcılar ile Kabataş arasındaki Çağdaş Tramvayın yolunda olmasın?

09 Nisan 2022

İett Nisan Zammı

Bizler bir hafta sonu için Cum'a günü erkenden yattık ve Cumartesi sabahı erkenden kalktık ki bir yerlere gezmeğe gitmeğe niyetlenerek.
Ancak o da ne kidir?
İstanbul Belediyesi, hani her şeyin çok güzel olacağını iddia edenler son yaptıkları zammın üzerinden henüz sadece dört ay geçmişken hemen bir zamcık daha yaptılar.


İşbu yeni yapılan zamcıktan sonra İett otobüsüne binmek için tamı tamına Yedimilyonaltıyüzyetmişbin Türk Lirasıcık ödemeğe başlayacakmışız.
Aktarma ücreti olarak da Beşmilyondörtyüzdoksanbin Türk Lirasıcık daha ödememiz gerekiyormuş. Ve tabi ki bu ücret ikinci İett Otobüsü ya da İstanbul Metrosu veya Çağdaş Tramvay için geçerli, en tabi olanı da ilk bindiğimiz dakikadan itibaren sadece iki saatçik içinde geçerli.
Bu itibarla birlikte İndirimli binişler için Beşmilyondörtyüzdoksanbin Türk Lirasıcık, Öğrenciler ise Üçmilyonyediyüzkırkbin Türk Lirasıcık ödenecek.
Aktarma ücretleri ise ilk aktarma yukarıda da belittiğim üzere Tam Bilet Beşmilyondörtyüzdoksanbin, İndirimli Bilet Üçmilyonikiyüzdoksanbin, Öğrenci Bileti ise Birmilyonaltıyüzkırkbin Türk Lirasıcık.
İkinci aktarma Tam Bilet Dörtmilyonyüzyetmişbin, İndirimli Bilet İkimilyonbeşyüzyirmibin, Öğrenci Bileti ise Birmilyonbeşyüzkırkbin Türk Lirasıcık.
Üçüncü Dördüncü ve Beşinci aktarmalar ise her biri için Tam bilet İkimilyonaltıyüzotuzbin, İndirimli Bilet Birmilyonaltıyüzkırkbin, Öğrenci Bileti ise Birmilyonüçyüzyirmibin Türk Lirasıcık oldu.
Bir de Mavi Kart var tabi, ayda Yüzseksen binişli Tam olanı Altıyüzikimilyon, İkiyüz binişli İndirimli olanı Üçyüzyetmişdörtmilyon, İkiyüz binişli Öğrenci olanı da Yüzdokuzmilyon Türk Lirasıcık, ama Mavi Kart aktarma vermiyor ve almıyor.


Marmaray'da uzun zamandan beridir ücret tarifesini yayınlamıyor, biz geçen zamcık zamanı bir günlük yayından araklamıştık.
Milliyet'ten arakladığımız yazıda boyutun nerelere geldiği gözler önüne serildi.
Gerçi bu konu başka bir yazının konusu, açıklanınca ben de aktaracağım.
Yine de Marmaray'ın ücretinin ilk yedi istasyonluk kısmına Yedimilyonaltıyüzyetmişbin Türk Lirasıcık, sekizinci istasyondan ondördüncü istasyona kadar olanlara Dokuzmilyonsekizyüzaltmışbin Türk Lirasıcık, onbeşinci istasyondan yirmibirinci istasyona kadar olanlara Onbirmilyonüçyüzseksenbin Türk Lirasıcık, yirmiikinci istasyondan yirmisekizinci istasyona kadar olanlara Onüçmilyonyüzonüçbin Türk Lirasıcık, yirmidokuzuncu istasyondan otuzbeşinci istasyona kadar olanlara Onbeşmilyonüçyüzotuzbin Türk Lirasıcık, otuzaltıncı istasyondan sonrası Onaltımilyondokuzyüzyetmişbin Türk Lirasıcık tahsil edilecek.


Belediyenin aldığı işbu zamcık kararından elbette ki Şehir Hatları da yararlanacak, ancak Şehir Hatlarının ilgili sayfası henüz yeni ücretlerini yayınlamadı.
Yine de ele geçirdiğimiz mâlumatfuruşa göre Bostancı hattına Onikimilyonellibin Türk Lirasıcık, Kadıköy hattına Sekizmilyontediyüzaltmışbin Türk Lirasıcık, Boğaziçi ve Hâliç hatlarına Yedimilyonaltıyüzyetmişbin Türk Lirasıcık, Ada hattına ise tam tamına Yirmibirmilyondokuzyüzyirmibin Türk Lirasıcık gibi ASTORONOMİK bir ücret ödenemesi gerektiği açıklandı.
Tüm bu ücretlerin tamamı işletmeciler yayınladıklarında anında burada da ilgili başlığında yayınlanacaklardır.

10 Şubat 2020

İett Zammı

Bu sabahtan itibaren İett biraz kallavi sayılabilecek bir zam yaptı otobüs binme ücretlerine.
Aslına bakarsanız bu kallaviliğin sebebi biraz da uzun zamandan beridir gelmeyen zamların sayesinde.
Hani atalarımız eski bir sözlerinde derler ya yazın yenilen hurmalar kışın insanın kıçını tırmalar misâli.
Tabi İett sayesinde Şehir Hatları ve Metro İstanbul da zamlandı, ancak biz bunların hepsini tek başlıkta biriktirdik.
Deniz'deki Marmaray'daki ve Metrobüs'teki ulaşım zammı farklı ücretler nedeniyle ayrı bir yazı konusu olacak.
Bu arada konu değil ama Marmaray da aktarma dâhiline alındı.



İmdı avdet edelim açıklamaya:
Akbil ile ya da değişen şekliyle karışıklık olmasın İstanbulkart ile ilk biniş ücretleri:
Tam : 3.50, İndirimli : 2.50, Öğrenci : 1.75.
Metrobüs'ten Marmaray'dan Deniz'den Metro'dan ve Otobüsten ilk binişten itibaren Metro ve Otobüse binişte iki saat içinde geçerli Aktarma Ücretleri:
Birinci Aktarma:
Tam : 2.50, İndirimli : 1.50, Öğrenci : 0.75
İkinci Aktarma:
Tam : 1.90, İndirimli : 1.15, Öğrenci : 0.70
Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Aktarmalar (Her aktarma için ayrı ayrı):
Tam : 1.20, İndirimli : 0.75, Öğrenci : 0.60

Aylık Mavi Kart ücretleri:
Tam (180 Geçiş) : 275.00, İndirimli (200 Geçiş) : 170.00, Öğrenci (200 Geçiş) : 50.00
Sınırlı kullanımlı Elektronik Biletler:
Birgeç : 7.00, İkigeç : 11.00, Üçgeç : 15.00, Beşgeç : 23.00, Ongeç : 40.00
Mavi Kart ve sınırlı kullanımlı biletlerde aktarma ve indirimli tarife geçerli değildir.


Sözcü Gazetesi de böyle bir tablo hazırlamış bizler için.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yaptığı açıklamada mevcut tarifenin ücretlerine uygulamanın başladığı 1 Temmuz 2017 gününden beri gelen mâliyet artışlarının yüzde kırküç artması yüzünden ve bu sürede herhangi bir zammın yapılmaması üzerine aslında mâliyetin de altında olmak üzere yüzde otuzbeş civarında zam yapıldığı bildirilmiştir.


Bundan önceki tarifeye arşivimden erişebilirsiniz.
Yeni ücretler hepimize hayırlı uğurlu ve bereketli olsun.

23 Ocak 2020

Hâliç'teki Köprülerin Tarihçesi

Bugün neden bilinmez sizlere Galata Köprüsü'nün geçmişinden bahsetmek istiyor ben.
Her şey aslında altıncı yüzyılda zamanın Bizans İmparatoru Birinci Justinianus zamanında Altın Boynuz'a ya da günümüzün Hâliç'i dediğimiz yere o zamanlar İstanbul ile alakası olmayan diğer yakaya bir köprü yaptırmasıyla başladı.
Zamanın Bizanslı tarihçileri köprünün adının Hagios Khalinikos olduğunu ve yerinin de Ayvansaray ile Sütlüce arasında olduğunu yazmışlar.


Oniki kemerli olan işbu köprü hakkında bulabildiğimiz tek resmi buydu, çünkü o yıllarda fotoğraf makinesi yoktu, icat edilmesi için de binikiyüz yıl daha vardı.
Aradan bir zaman geçti, Fatih Sultan Mehmet de İstanbul'u fethederken Hâliç'te bir köprü yaptırmıştı.
Demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılardan oluşan köprü Ayvansaray'dan Kasımpaşa'ya kadar uzun bir mesafede konumlandırılmıştı.


Ancak fetihten yıllar sonra sadrazam olan Nişancı Mehmet Paşa ise köprünün fıçılardan değil de yan yana demirlemiş ve kirişlerle birbirlerine bağlanmış gemilerden oluştuğunu söylemiştir.
İşbu mobil köprü Bindörtyüzelliüç yılında gerçekleşen fetih esnasında Osmanlı İmparatorluğu Ordusunun Hâliç'in bir tarafından öteki tarafına geçebilmesi için kullanıldı.
Aradan elli yıllık bir zaman geçti, bu sefer kalıcı bir köprü yapılması tartışmaları başlamıştı.
Zamanın padişahı Sultan İkinci Beyazıt dünyaca ünlü ressam ve mucit Leonardo Da Vinci'den bir köprü procesi istedi.


Yapılmış olsaydı o zamanlar dünyanın en uzun köprüsü olacak köprünün ikiyüzkırk metre uzunluğu yirmidört metre genişliği ve tek açıklıklı olan bir köprü olacaktı.
Ancak Sultan İkinci Beyazıt işbu proceyi fazla mâliyetli olduğu gerekçesiyle kabûl etmedi.
Bunun üzerine başka bir İtalyan sanatçısı Michel Angelo davet edildi ama kendisi bunu kabûl etmedi.

Hayratiye Köprüsü

Derken gel zaman git zaman geldik bizler Ondokuzuncu yüzyıla. Devir değişmiş, tahtta Sultan İkinci Mahmut bulunmaktaydı.


Galata ile İstanbul arasında kalıcı olan ilk köprü Sultan İkinci Mahmut tarafından yaptırıldı.
Proceye göre beşyüzelli metre uzunluğundaki köprünün mimarı Yüksek Amirâl Fevzi Ahmet Paşa tarafından işçiler ve tershâne imkânları kullanılarak yapıldı.
Yer olarak günümüzün Atatürk Köprüsü civarında olan köprüye Hayratiye Köprüsü adı verildi.
Açılış tarihi Üç Eylül Binsekizyüzotuzaltı olan işbu köprüye hâlk arasında Cisr-i Atik veya Eski Köprü olarak bilinmekteydi.
Tarihçi Luti'ye göre köprünün bağlantıları dubayla sağlanmıştı.
Bu köprü Bindokuzyüzoniki yılında tarihin tozlu sergenleri arasındaki yerini almıştır.

Cisr-i Cedit

Leonardo Da Vinci'nin o zamanlar gerçekleşmesi imkânsız olan tasarımın üzerinden yaklaşık üçyüzelli yıl geçmişti. Zamanında göre ilk modern Galata Köprüsü Sultan Abdülmecit zamanında muhterem vâlidesi Bezm-i Âlem Valide Sultan tarafından Binsekizyüzkırkbeş yılında ahşaptan yaptırıldı ve onsekiz yıl kullanıldı.
Köprüye Cisr-i Cedit, Vâlide Köprüsü, Yeni Köprü, Büyük Köprü, Yeni Cami Köprüsü, Güvercinli Köprü adları takıldı.
Köprünün Karayköy tarafında bulunan bir kitabede inşa ettirenin Sultan Abdlmecit olduğuna dair Şinasi'nin bir beyiti vardı.


Köprünün üzerinden ilk olarak Sultan Abd-ül Mecit geçti, altından geçen ilk gemi de Fransız bandıralı ve Fransız kaptan Magnan'ın idaresindeki Cygne adlı gemicik oldu.
Açılıştan sonraki ilk üç gün köprü ücretsizdi, ancak Yirmibeş Ekim Binsekizyüzkırkbeş gününden itibaren zamanın Denizcilik Bakanlığı tarafından aşağıda arz edeceğim ücretler toplanmaya başlandı:

Ordu ve kanun uygulayıcı görevliler, yangına giden itfaiyeciler, rahip ve papazlar : Beleş
Yayalar : Beş Para
Sırtı yüklü insanlar : On Para (Çeyrek Kuruş)
Sırtı yüklü hayvanlar : Yirmi Para (Yarım Kuruş)
At arabaları : Yüz Para (İkibuçuk Kuruş)
Koyun keçi ve küçükbaş hayvanlar : Üç Para

(Yeri gelmişken Liramızın alt birimlerini de belirteyim çünkü yeni embesil nesil pek bilemez: Bir Lira = Yüz Kuruş, Bir Kuruş = Kırk Para)

Yıllar içinde Cisr-i Cedid'in yerine yeni köprüler yapılmasına rağmen ta Otuzbir Mayıs Bindokuzyüzotuz tarihine kadar Galata Köprüsü'nden geçiş paraları köprünün her iki tarafında bulunan beyaz elbiseli memurlarca toplanmaya devam edilmiştir.

İkinci Galata Köprüsü

Bir zaman sonra köprü eskimeye başlamış ve zamanın Fransa İmparatoru Üçüncü Napolyon'un İstanbul'a yapacağı resmi ziyaretten önce zamanın padişahı Sultan Abd-ül Aziz'in emriyle Ethem Pertev Paşa tarafından yapıldı ve Binsekizyüzaltmışüç yılında yerine yerleştirildi.


Köprü bu kartpostalda biraz zor görünüyor ama dikkâtli gözler seçebilirler, kartpostal Bayazıd Kulesi'nden çekilmiş.
Geçen yıllar zarfında aynı açıdan başka resimler de çekildi ama bunları şimdilik bir tarafa koyalım.

Üçüncü Galata Köprüsü

Aradan yedi yıl gibi kısacık bir zaman geçmiş ve yeni bir köprü için Binsekizyüzyetmiş yılında bir Fransız şirketi olan Forget et Chantiers de la Mediteranée ile üçüncü köprünün yapımı için bir sözleşme imzalandı.
Ancak o zamanlar her Allah'ın günü birbirlerini yiyen ama bugün de her ne kadar kurucuları da olsalar Avrupa Birliği'nin olası bir dağılma sürecinde fırsatını bulsalar yeniden yiyecek olan Fransa ile Almanya'nın arasında patlak veren savaş proceyi erteledi, bizimkiler de imzaladıkları sözleşmeyi feshettiler.
İki yıl kadar sonra İngiliz firması olan G. Wells'e son Ahşap Galata Köprüsü'nün yapım görevi verildi. İnşaat üç yıl kadar sürdü ve dörtyüzseksen metre uzunluğunda ondört metre genişliğinde ve yirmidört duba üzerinde duran Son Ahşap Galata Köprüsü Binsekizyüzyetmişbeş yılında hizmete girdi.


Mâliyeti Yüzbeşbin Altın Lira olan köprü Bindokuzyüzoniki yılına kadar kullanıldı, yerine yapılan dördüncü köprüden sonra artık iyice eskiyen Hayratiye Köprüsü'nün yerine çekildi.
Tabi bu köprüler yapıldığı dönemde İstanbul ve Beyoğlu gelişiyor, hem Boğaziçi'ye çalışan Şirket-i Hayriye hem de Ada ve Kadıköy tarafına çalışan Seyr-i Sefain vaporları Köprü'ye yanaşıyor, o zamanlar atla çekilen tramvaylar ve buharla çalışan Tünel de yerini almaya başlıyordu.
Bu arada tahtta bulunan Sultan Abd-ül Aziz'in "Memleketime demiryolu gelsin de isterse tren sırtımdan geçsin" diyerek Topkapu Sarayı'nın bahçesinden treni İstanbul'a getirmişti.

Dördüncü Galata Köprüsü

Biz köprülerimizi anlatmaya devam edelim, geldik Bindokuzyüzoniki yılına, yani günümüzden yüzsekiz yıl önceye.
Son Ahşap Galata Köprüsü de artık ihtiyaca cevap veremez duruma gelmiş, tramvaycılar artık köprünün üzerinden tramvayı geçirmek ve elektriği de İstanbul'a getirmeyi ciddi ciddi dile getirmeye başlamışlardı.
Bundan öncekiler gibi ahşaptan yapılan Galata Köprüsü tekerlekli taşıtların geçmelerine pek uygun değildi, yerine yeni bir köprü yapma ihtiyacı da belirince Alman firması olan Man AG'ye Üçyüzellibin Altın Lira'ya ihâle edilen yeni ve en uzun süre kullanılan köprü dörtyüzaltmışaltı metre uzunluğunda yirmibeş metre genişliğindeydi.


Günümüzde olsun geçmişte olsun İstanbul'da yaşayan veya İstanbul'a gelmiş olan hemen hemen herkesin hafızasında yer alan Galata Köprüsü buydu.
İstanbul'un işgâlini, kurtuluşunu, Cümhûriyeti, ihtilâlleri, dünya savaşını gören, üzerinden Elektrikli Özgün Tramvay, Ansaldo San Giorgio Troleybüs, Renault Scemia, Skania - Vabis, Bussing, Skoda, Mersedes, İkarus, Man markalı İett otobüsleri ve değişik modellerde Hâlk Otobüslerinin geçtiği, Bindokuzyüzyetmişdokuz yılına kadar sağında Eminönü tarafından Boğaziçi'ye Karayköy tarafından Ada Yalova ve Kadıköy'e, sol tarafından da Hâliç tarafına giden vaporların yanaştıkları, alt katında meyhâne ve balıkçıların olduğu, geceleri de evsizlere yatacak yer sağlayan emektar köprünün varlığı ne yazık ki Onaltı Mart Bindokuzyüzdoksaniki akşamı hâlâ nedeni bilenmeyen bir yangınla sona ermiştir.


Uzun yıllar boyunca İstanbul ile Beyoğlu'yu birbirine bağlayan köprüye yanaşmış olan iki adet Şirket-i Hayriye vaporunu temaşa eylemektesiniz işbu resm-i şerifimizde.


Eski Köprünün bugüne kadar binlerce resm-i şerifi çeşitli şahıslar tarafından çekilmiştir, İnternet sayesinde bunlara ulaşmak da çok kolaydır, ancak eski ahşap köprülerin resimleri pek kolay bulunamamakta.


Dördüncü köprü de hizmette bulunduğu süreler içinde sıkıntısız olduğunu sanmayın, çünkü zaman zaman ağır tamirat geçirmiştir, bunlardan biri Bindokuzyüzotuzbir yılında vukua avdet eylemiştir.


Gerek vaporların yanaşma manevraları gerekse üzerinden geçen araçlar ve yayaların sağladığı titreşimler yüzünden bir de duba üzerinde olunca zaman zaman tamir edilmeye ihtiyaç duydu.
Ancak uzun yıllar boyunca devam eden ilgisizlikler ve diğer faktörler birleşince Bindokuzyüzseksenyedi yılında günümüzde kullandığımız kazıklı ve basküllü Yeni Galata Köprüsü'nün inşaatına başlandı.
Bu inşaat sürerken kullanılmakta olan köprünün yanması yüzünden yeni köprü aceleye getirilmişti.
Eski Galata Köprüsü ise aşağıdaki haberde de göreceğiniz üzere Balat ile Hasköy arasında yerleştirilmeye götürüldü.


Yeni yerinde yerleştirilen köprü zaman zaman özellikle de Hâliç Köprüsü'nde bakım yapıldığı dönemler araç trafiğine tekrardan açıldı.
En son Sekiz Temmuz İkibinoniki günü tekrar geçişe açılan köprü Yedi Ekim İkibinoniki günü kapatılarak kaldırılacağı açıklanmıştı.


Şimdilerde ne yapılacağı belli değil, belki de artık orada da değil.
Bir gün eğer yolum Hâliç'e düşerse resimlerini çeker sizlerle de paylaşırım.
Biz gelelim şimdiki köprümüze.

Beşinci Galata Köprüsü
Şimdiki Köprü

Altında balıkçıların olduğu, yanlarına vapor yanaşan, geceleri evsizlere kol kanat geren ve en uzun süre vazife yapan dubalı demirden imâl edilmiş Galata Köprüsü'nün artık doğu cephesinde oluşan on onbeş derecelik meyiller, bazı kesimlerinde meydana gelen bozulmalar, hâttâ bazı dubaların da birbirlerine tam olarak denk gelememeleri ve birçok dubanın da değiştirilmek zorunda kalınması, köprünün darlığı ve üzerinde tıkanan trafik gibi sebepler yüzünden artık iş göremez hâle gelmesi yüzünden Bindokuzyüzseksenyedi yılında günümüzde kullandığımız kazıklı ve basküllü Yeni Galata Köprüsü'nün inşaatına Sezai Türkeş ve Fevzi Akkaya firması tarafından mevcut köprünün hemen yanı başında başlandı.


Yeni köprü yapıldığı dönemde eski köprünün ve çevrede bulunan Tershâne Caddesi, Atatürk Köprüsü, Ragıp Gümüşpala Caddesi ile birlikte tek yönlü trafiğe çevrilmişti.
Ancak Onaltı Mart Bindokuzyüzdoksaniki akşamı çıkan yangın sonucu yeni köprü aceleye getirilmiş ve Onyedi Haziran Bindokuzyüzdoksaniki günü yapılan törenle hizmete girmiştir.
Galata Köprüsü'nün olmadığı üç aylık kısacık bir dönemde Eminönü ile Karayköy arasında onbeş dakika arayla vapor çalıştırıldı, İett otobüslerinin bir kısmı Karayköy'den geri dönerken birkaç adedi artık çift yönlü yapılan Tershâne Caddesi, Atatürk Köprüsü, Ragıp Gümüşpala Caddesi üzerinden bağlantıyı bir şekilde sağlamaya çalışıyorlardı.


Dörtyüzdoksan metre uzunluğunda kırkiki metre genişliğinde ve ortasındaki seksen metrelik kısmı açılabilen bir baskül köprü olan Yeni Galata Köprüsü gidiş geliş üçer şerit araba ve ortada iki şerit Çağdaş Tramvay yolu ve her iki yanında yaya kaldırımı olan köprüden Çağdaş Tramvay ancak Otuzbir Ocak İkibinbeş günü geçebilmiştir.
Köprünün ilk yapıldığı zamanlar özellikle baskül bölümü çok ama çok sıkıntılıydı, öyle ki uzun bir süre köprüyü açmak namümkündü.


Gerek işlemeye başladığı zaman gerekse aradan geçen zaman süresince köprünün baskülleri açılır ama kapatılamazdı, hâttâ köprü açılamadığı için tershâneden geminin biri çıkamamıştı.
En sonunda müşteriye ödenen tazminat çoğalınca geminin direklerini sökmüşler ve yüzen kesini betonla doldurup batırmışlar, sonra da köprülerin altından bir şekilde geçirmişlerdi.
Başka bir tershânede de eski hâline getirmişlerdi, bu konuyu basın da yazdı.
Ancak bu sorunlar geçen zaman zarfına şimdilik çözülmüş gibi görünmekte.


Köprünün alt tarafında bulunan balıkçıların dükkânları ise İkibinüç yılında açıldılar.
Burada sonra sırada Atatürk Köprüsü var.

Atatürk Köprüsü
(Unkapanı)

Ahşaptan yapılma olan Üçüncü Galata Köprüsü de ömrünü tamamlayınca yeni yerinde demirden bir köprü yapmak icap etti.
İnşaatı Bindokuzyüzotuzaltı yılında başlayan ve üç yıl süren Atatürk Köprüsü Otuz Ekim Bindokuzyüzotuzdokuz günü zamanın valisi ve şehremini Lütfü Kırdar tarafından hizmete açılmıştır ve hâlen kullanılmaktadır.
Köprünün uzunluğu dörtyüzkırksekiz metre genişliği yirmibeş metredir, üzerinde gidiş ve geliş için üçer şerit ve iki yanında yaya kaldırımları mevcuttur.


Dördüncü Galata Köprüsü gibi duba üzerine inşa edilmiştir, Unkapanı ile Azapkapı'yı birbirine bağlayan köprünün alt katı yoktur, dolayısıyla yaya trafiği pek bulunmaz.

Hâliç Köprüsü

Aradan geçen zaman zarfında o zamanlar yeni hizmete verilen Boğaziçi Köprüsü'nü Londra Asfaltı'na bağlamak için yapılan Çevre Yolu üzerinde yer alan köprü inşaatına Türkiye Cümhûriyeti Karayolları Genel Müüdürlüğü, Japonya'dan İshikawajima - Harima Heavy İndustry ve Almanya'dan Julius Berger - Bauborag Ag firmaları tarafından Bindokuzyüzyetmişiki yılında başlanmış ve On Eylül Bindokuzyüzyetmişdört günü trafiğe açılmıştır.


Bizans zamanındaki mevcut köprünün olduğu mıntıkalarda Ayvansaray ile Halıcıoğlu arasındadır.
İlk yapıldığı dönemde dörder şerit gidiş gelişi olan köprüye daha sonraları her iki yanına ikişer şeritli iki köprü daha eklenmiş, bir süre sonra da üzerinden Metrobüs geçirilmiştir.


Uzunluğu dokuzyüzdoksanbeş metre genişliği otuziki metre olan köprümüzün denizden yüksekliği yirmiiki metre olup sabit bir köprüdür.
En büyük sorunu kışın soğuk havalarda çabuk buzlanması yüzünden kaza yapma riskinin çok olmasıdır.