Bu Blogda Ara

Bir Nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Nisan 2023

Çöp

 Bugün günlerden Cumartesi ve tarihlerden Bir Nisan olması benim sizlere şaka yapacağım anlamına gelmiyor ki zaten işbu yazımın konusu şaka ile ilgili değil.
Bunca yıldan beridir kaldırım mühendisliği yaparım ama böylesini ne gördüm ne de duydum.


Yolda yürürken karşıma bir anda böyle bir çöp tenekesi çıkmış oldu, ama koskoca Şehr-İstanbul'da böylesi ne görüldü ne de duyuldu.
Resm-i şerifte de temaşa eylediğiniz üzere kaldırımda "ÇÖP" yazmakta, ancak çok merak ediyor ben ki yazı kaç zaman dayanabilecek veya silindiğinde yeniden yazılacak mı?
Burada gördüğünüz mıntıka Divan Yolu ki bir zamanlar Şehr-İstanbul'un ana caddesiydi, gerçi hâlâ da öyle ama resmi olarak motörlü taşıt seyr-ü seferine kapalı olsa dâhi işbu memnuiyet sadece kâğıt üzerinde geçerli olmakta.


Çünkü efendime söyleyeyim Divan Yolu ve Ordu Caddesindeki Çağdaş Tramvay yolunda kendini ayrıcalıklı sanan zevat otomobillerini hiç çekinmeden sürebilme taşşağına sahipler.
Bu konu esasında apayrı bi konu olduğundan şimdilik burada kesiyorum.
İnşallah yerdeki çöp tenekesi olduğunu belirtir yazı her yağmurda silindiğinde yeniden İstanbul Belediyesi tarafından yazılır.

01 Nisan 2021

Boğaz Tarihinde Acaip Bir Geçiş

 Araba taşıyan ilk vaporun Boğaz'da yüzdürüldüğünü hepimiz tarafından mâlumdur. Adını bizzat Namık Kemâl'in koyduğu ve kolaylık anlamına gelen "Suhûlet" adlı Şirket-i Hayriye'nin 27 baca numaralı vaporu 1872 yılında dünya denizcilik tarihinin araba taşıyan ilk vaporu olmuştur.
Bir zaman sonra bir adet de 28 baca numarasıyla iki kıyıyı birleştiren anlamına gelen "Sâhilbend" adlı bir kardeşini inşa etmiştik. Bunlara rağmen İstanbul Boğazı'nda karşıdan karşıya vapursuz olarak denizden geçen bir araba da vardır.
Bu anlattığım Bir Nisan Şakası değildir.


Bindokuzyüzaltmışbeş yılının Temmuz ayında tişörtü ve şortu ile sürdüğü mavi arabanın direksiyonunu Yeniköy sahilinden Boğaz'a doğru kıran Yeşilçam'ımızın dört yapaklı yoncasından Hülya Koçyiğit görenlere hayretle karışık bir korku yaşattı. Arabanın sulara gömülmesini bekleyen hâlk arabanın arkasından bıraktığı köpüklere şaşkınlık içinde baka kaldı.
Fotoğraflarını Erol Dernek'in çektiği bu olay Yirmidört Temmuz tarihli Ses dergisine kapak olur. Dört tekerleği ve iki pervanesi olan "Amphicar Own" marka arabanın o yıllarda ülkemizde satış fiyatı Altmışbin Eski Türk Lirasıcık olsa da gemileri karadan yürütmekle övünen bir milletten fazlama ilgi görmemiştir.