Bu Blogda Ara

Balık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Nisan 2023

Çöp

 Bugün günlerden Cumartesi ve tarihlerden Bir Nisan olması benim sizlere şaka yapacağım anlamına gelmiyor ki zaten işbu yazımın konusu şaka ile ilgili değil.
Bunca yıldan beridir kaldırım mühendisliği yaparım ama böylesini ne gördüm ne de duydum.


Yolda yürürken karşıma bir anda böyle bir çöp tenekesi çıkmış oldu, ama koskoca Şehr-İstanbul'da böylesi ne görüldü ne de duyuldu.
Resm-i şerifte de temaşa eylediğiniz üzere kaldırımda "ÇÖP" yazmakta, ancak çok merak ediyor ben ki yazı kaç zaman dayanabilecek veya silindiğinde yeniden yazılacak mı?
Burada gördüğünüz mıntıka Divan Yolu ki bir zamanlar Şehr-İstanbul'un ana caddesiydi, gerçi hâlâ da öyle ama resmi olarak motörlü taşıt seyr-ü seferine kapalı olsa dâhi işbu memnuiyet sadece kâğıt üzerinde geçerli olmakta.


Çünkü efendime söyleyeyim Divan Yolu ve Ordu Caddesindeki Çağdaş Tramvay yolunda kendini ayrıcalıklı sanan zevat otomobillerini hiç çekinmeden sürebilme taşşağına sahipler.
Bu konu esasında apayrı bi konu olduğundan şimdilik burada kesiyorum.
İnşallah yerdeki çöp tenekesi olduğunu belirtir yazı her yağmurda silindiğinde yeniden İstanbul Belediyesi tarafından yazılır.

05 Haziran 2021

İstavrit

İstavrit neredeyse bütün öz İstanbullu ve İstanbul'a sonradan gelmesine rağmen İstanbul kültürünü benimsemiş vatandaşlarımızın bildiği üzere bir Balık adıdır.
Ancak adını Bizans döneminde Istavroz olarak bilinen Beylerbeyi'deki kiliseden alır.


İstavritler en çok Çengelköy açıklarında haça benzeyen batık Bizans çapaları arasında oltaya geldiklerinden Çengelköy semti de ism-i şerifini bu çapalardan alır.

16 Mayıs 2021

Karides

Karidesler omnivor yani hepçil türü, kısaca ne bulursa yediği yiyeceklerinden dolayı genellikle "Deniz Hamamböceğisi" olarak bilinir.
Yani anlayacağınız denizden gelen çöplerle beslenirler.


Hamam böcekleri kara çöpleriyle beslenirken bir dahaki sefere karides yediğinizde bir kere daha düşünün.
Anlayacağınız ha hamamböceği yummileniyorsunuz ha karides, tek farkları birinin karada birinin denizde yaşıyor olması.

17 Şubat 2021

Dünya Kedi Günü

 Eğer dünya dönüyorsa ve hayat bir şekilde devam ediyorsa biraz da kedilerin sayesindedir.
Biz insanlar ne yaparsak yapalım bazen bir kedi kadar bile olamıyoruz.
En azından kediler ortalığı pisletmiyorlar, çöplerini sağa sola atmıyorlar.
Biraz fazla çoğalıyorlar ama bizleri farelerden de koruyorlar, üstelik Üçhârfliler bile kedilerden çekinirler.


İnsanlar alt tarafı kedidir kedi diye geçiştirirler ama kedi olmak o kadar da kolay değildir.
Aslında kediler bu dünyada insana ihtiyacı olmayan ve kendi başlarına buyruk yaşayan canlılardır.
Lâkin yine de bir insan görseler, hele bir de evcil kedi iseler muhakkak yanlarına gelmemezlik etmezler.
Hele bazılarında tombiş tombiş yanakları ve gövdeleri yok mu?


Genellikle iyi insanlar kediler için iyi birer oyun arkadaşlarıdır, insanların en olmadık tâleplerine bile olumlu cevap vermek isterler.
Aslında kediler bizleri yiyecek kaynağı olarak görürler. Bizi ne sıkarlar ne de üzerler, ama bazıları gerçekten de sevimliliklerinden kendilerini hayran bırakırlar, tıpkı üstteki gözlüklü kedi gibi.


İnsanlar kendi aralarında kediler hakkında kedilerin nankör olduklarına dair bir söylenti çıkartmışlardır, oysa kediler asla nankör değillerdir, sadece özgürlüklerine insanlara nazaran biraz daha fazla düşkündürler.
Kedilerin insanlara karşı en tehlikeli oldukları zaman anne oldukları zamanlardır, öyle ki doğurmağa ancak hiç kimsenin erişemeyeceği bir yere giderler.
Buna karşılık eğer bir insanın oraya girmesine müsade ediyorlarsa kedi o insanı seviyor demektir, o yüzden kedinin sevgisinin kıymetini bilin.
Çünkü âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammet sall-allah-u aleyh-ives-sellem bile bir gün namaz kılacakken seccadesinin üzerinde uyuyakalan kedisini uyandırmağa kıyamamış ve çareyi seccadenin o bölümünü kesmekte bulmuştur.


Kediler gerek bulundukları mekânı gerekse de kendilerini besleyen insanları aşırı derecede sahiplenirler.
Sahiplenmeleri de öyle güçlüdür ki başkaca bir yere götürülerek bırakıldıklarında bıyıkları sayesinde evlerini ve sahiplerini bulabilirler, hem de kilometrelerce uzaklarda olsalar bile.
Kediler için boşuna Anadolu Kedisi denmemiş, ne de olsa anavatanları Anadolu.


Ben şimdilik yine bu yazımı burada sonlandırmak zorundayım, çünkü kediler için ödemem gereken bazı bedeller var.
Sonuç olarak Dünya Kedi Günü tüm kedilere kutlu mutlu hayırlı uğurlu ve bereketli olsun.
Allah-u Te'âlâ siz kedileri biz insanların başlarından eksik etmesin.
Minnoş Sarman Tekir Kaliko Ankara Van Siyam Biju.
Kısaca Miyav.

21 Ocak 2020

Martı

Geçen akşam oturmuşum bilgisayarda filim izliyorum bir anda aklıma martılar geldi.
İstanbul nasıl kedisiz olmazsa martısız da olmaz.
Martılar ve Kediler İstanbul'un olmazlarsa olmazlarındandır.
Bazen bir vaporun çevresinde simit atanları takip ederler, bazen de karaya çıkarak otomobillerin üstlerinde dinelirler.


Kemik yiyor bizim ihtiyar
Dört nala gidiyor martılar
Hani nerede tutturanlar
Beşte kalıp fıttıranlar
Sürprüzle aklını kaçıranlar


Aybaşı geldi çattı memurda şafak attı
Nasıl geçeriz çarşıdan kasaba manava yakalanmadan
Gökte uçuyor martılar
Denizde kum gibi balıklar
Bir kilo istavrite üçyüz lira diyorlar


Denizde yüzüyor boy boy odun
Evde ne şeker kaldı ne de un
Denizde balıklar gibi yatıyor Dolunay
Şinanay yavrum şinanay
Böyle giderse pahalılık vay vay vay
Kafada ne tahta kalacak ne de yay


Şiki şiki baba
Hayni hayni yama
Helik melik duni
Gel fakir-i yaba

Gözlerinin umruna ben canımı adadım
Senden başka kimseye inan aşık olmadım
Gel de söyle aşkını sorma sakın yaşımı
Ne olursun sevgilim darda koyma başımı

Şiki şiki baba
Hayni hayni yama
Helik melik duni
Gel fakir-i yaba


Şiki şiki baba
Hayni hayni yama
Helik melik duni
Gel fakir-i yaba

Aşkımı anlatmaya varmıyor benim dilim
Ne kadar da güzelsin benim canım sevgilim
Utanma sakın benden ben de hoşlandım senden
Gel beraber olalım bize ne el-âlemden

Şiki şiki baba
Hayni hayni yama
Helik melik duni
Gel fakir-i yaba


Şiki şiki baba
Hayni hayni yama
Helik melik duni
Gel fakir-i yaba

Deli ediyor aşkın olmuşum inan şaşkın
Allah'a yemin olsun sen herkesten başkasın
Bir kelebek misâli havalarda uçarım
Karşı çıkan olursa ben seninle kaçarım

Şiki şiki baba
Hayni hayni yama
Helik melik duni
Gel fakir-i yaba


Not: Dinlemek isteyenler için şarkının videosunu da iliştirdim şuraya, yalnız altı dakikanızı götürür ama şarkıyı dinlerken İddia kuponu veya Altılı Genyan kuponu yaparsanız ilhâm da getiriyor.
Ancak tek başına şarkı yetmez, kalabalık bir minibüs, dedikoducu bir kadın, kokan adam, bir de muavin de bulunmalı, yoksa ilhâm gelmezmiş.
Ben size martıları anlatıyordum bakın konu nerelere geldi?
Başka bir yazımda size martıların genel özelliklerinden ve resm-i şeriflerinden bahsederim inşatanrı siz sevgili okuyucularıma.
Çünkü martı ile başladığım yazım bir anda Atla Gel Şaban filmine dönüştü, daha doğrusu içindeki şarkı ve beyitlere. Bari konusundan da bahsedeyim de tam olsun:


Bir karamela fabrikasında karamelaların içinden çıkan beyitlerin yazarı olarak çalışan Niyazi'nin maaşı oldukça düşüktür, mahâlle esnafının tamamına borcu vardır herkes gibi.
Borçları yüzünden her gece kâbuslar görür, son gördüğü kâbusunda kasap eline satırı almış kafasını kesiyordur.
Bu yokluklarda gerek çocuklarının bisiklet istemeleri, gerek kaynananın dırdırı, gerek eşinin vurdumduymazlığı işine de yansır ve yazdığı beyitlerin hiçbiri patronunun hoşuna gitmez.
Bir Pazar günü evde yaşanan her zamanki bir tartışma sonrası soluğu kıraathânede alan Niyazi arkadaşı Hâlil sayesinde Altılı Genyan ile tanışır.
Sonra da at yarışlarına dadanan Niyazi'nin başı dertten bir türlü kurtulamayacaktır, ta ki gizli yeteneğini kullanana kadar.
Filmin sonunda kendisini kaçıran Kâzım'dan ve adamlarından öyle bir intikam alır ki böyle intikamı tarih bir türlü yazamamıştır.