Bu Blogda Ara

İzmit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2024

Kocaeli Yolları

 Yaz geldi mi insanların içi kaynar suyla yıkanır.
Kaynayan o sular bir süre sonra Güneş'in de baskı yapmasıyla ter olarak dışarı çıkar.
Serinlemek ve soğumak için de bazen biraz uzak serin yerlere kaçmak gerekir. Ama nereye?


Mevcutta ve çevrede Türk Kahvemsi varken arsla Nescafé gummilenilmez.
İşbu kurala riayet edecek olursak Biz Üç Muz sıfatıyla Türk Kahvemsi gummilenebilmek için biraz kemerlerimizi sıkabilmeğe çalışıyoruz.


Bugün sonunda karar verildiği cihetle il dışına çıkabilmeğe çalışıyoruz.
Yeşil renkli Kocaeli Belediyesinin körüklü otobüsü Biz Üç Muz'u Çayırova istasyonunda bekliyor.
Bayram dolayısıyla oranın belediye otobüsleri de beleş olmak var.
Genel olarak onbeş ilâ yirmi dakikada bir hareket eden, çoğunlukla körüklü otobüslerin çalıştığı, yaklaşık elli kilometrelik uzuzun bir hat olduğu 435MR hattının geldiği yer ahanda burası.
Hareket saatlarına ve durduğu duraklara Kocaeli Belediyesi'nin ilgili sayfasından ulaşabilirsiniz.


Her ne kadar Arçelik'in kullanma kılavuzlarında adres belirtirken Çayırova'nın İstanbul olarak yazmasına rağmen orası İstanbul ile ilgisi olmadığı cihetle bizim İstanbulkartlar geçerli olmadığından Otuzmilyon Türk Lirasıcık bayılarak Kocaelikart edinmemiz gerekmekte.
Ancak orada beleş olduğu günlerde beleş binebilmek için kişiselleştirme gibi bir sorun yaşanmamakta çünkü kart okuyucularının üstleri beleş olduğuna dair yazıyla kapatılmış.


Bazı duraklarda hangi otobüsün hangi durakta duracağını gösteren tabelâlar da kaydettik resim arşivlerimize.
Ancak şu kadarını söyleyeyim oranın otobüslerinin bizim otobüslerden üstünlükleri de var geri kalmışlıkları da var.
Sürücüleri sanki subaymış gibi omuzlarında rütbe olan beyaz gömlek giymişler.
Otobüslerin filo kodları plâkalarla aşırı uyumlu, örneğin önceki resimde çektiğim 41 AIG 601 plâkalı bizde solosu olan Körüklü Bemece'nin filo kodu da 601.
Ancak işbu filo kodları otobüslerin ön kapularının üst kısımlarında yazıyor, içeride veya başka kısımlarda ara ki bulasın.
İçerideki ekranda otobüsün nerede olduğunu gösteren bir harita mevcut, İett'deki gibi reklâm yayınlamıyor.


İşbu resimde temaşa ettiğiniz yer Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olmak var.
Bizler fazlama dile getirmiyoruz ama orası da tıpkı İstanbul gibi bir büyükşehir.
Resmin ortasında görülen raylardan ikisi Hızlı Trenler için, diğer ikisi Norminâl Ekıspıres ve Yük Trenleri için.
Bundan yirmi yıl önce İzmit Çarşısının içinden şimdi çok güzel bir park olan tek raylı güzergâhtan geçiyorlardı ve gerek İzmit'te gerekse Köseköy'de bir darboğaz oluşturabiliyorlardı.
Resmi çektiğim üst geçitten karşıya geçince Yeni Cuma Meydanı'na geliyoruz.


Bugün meydandaki dev ekranda ulusal müsabaka izleme imkânı mevcut çünkü Avrupa Kupasında biz de varız.
Ancak ayılmamız için öncelikle Yeni Cuma Meydanı'nın solunda bulunan Kahve Dünyası'da birer Türk Kahvemsi gummilenmemiz gerekmekte.


Bu arada Biz Üç Muz olarak Türk Kahvemsilerimizi gummilenir ve Gaziantep Fıstığılı Lezzoni dondurmalarımızı yummilenirken televizyondaki müsabaka devam ediyordu.
Bir büyük teşekkür de masadan kalkarken Eti Hoşbeş ve Eti Gonglarını unutan bizden önceki oturan misafirlere etmemiz gerekmekte çünkü kendilerinin sayelerinde aç karınlarımızı doyurduk.


Bir de tabi günümüzde Akçaray var ki Kocaeli'nin Çağdaş Tramvayı olur ama Akçaray'ı baştan aşağı incelemek gerek, çünkü doğru düzgün keşfedebilmeği ve nerelerden geçtiğini akşam olup Güneş batınca çözebilmeği başaramadı ben.
Bu arada Akçaray'ın tam resm-i şerifini çekerken aniden kameranın önünde biten iki adet genç (!) vatandaşımızın resimde çıkmasından dolayı çok ama çok özür dileriz.


Tüm bu güzel akşamın arkasından Atamızı selâmlamadan dönmek olmazdı.

04 Mayıs 2024

Sivas Hızlısı İstanbul'da

 Bundan bir süre önce Ankara ile Sivas arasında her gün sabah öğle ve akşam olmak üzere günlük üç adet Hızlı Tren sefere verilmişti.
Bugünden itibaren öğle treni Söğütlüçeşme'ye uzatıldı, sabahları da Sivas'a dönecek.


Her sabah Söğütlüçeşme'den 8:40 ve Ankara'dan 13:20 saatinde kalkan tren Sivas'a 15:58 saatinde varacak, ertesi günü öğle vakti 13:00 saatinde Sivas'tan kalkan tren ise 15:52 saatinde Ankara'ya ve devamında 20:08 saatinde Söğütlüçeşme'ye varacak.
İşbu hızlı trenin sefer tarifesi ile durduğu istasyonlar aşağıda paylaşıldığı gibi olacak.
Önce biz İstanbul'daki treni Sivas'a yollayalım:


Sonra da Sivas'tan gelen treni Söğütlüçeşme'de karşılayalım, mâlum-u âliniz Haydarpaşa içerisinde çanak çömlek arandığı cihetle kapalı.


Her günlük sabah ve akşamki Sivas - Ankara seferlerinin aynen devam etmekte olduğunu, Biz Üç Muz'un trenlerde sadece yolcu olduğumuzu ve Türkiye Cümhuriyeti Devlet Demiryollarında görevli olmadığımızı hatırlatırız.
Trenlerle ilgili her türlü mâlumatfuruşu istasyonlardan veya Tcdd Taşımacılık Resmi Web-Sitesinden edinebilirsiniz.
Memleketimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun.

23 Temmuz 2023

Milli Elektrikli Tren

 Bugün günlerden yine Pazar ama öyle bir Pazar ki yine yıllar öncesine döndüğümüz bir Pazar olmak var.
Yıllar öncesi dediysem şurada Bindokuzyüzseksenyedi yılına kadar hafsalalarımızı kurcalayacağız.
O günü de gittiğimiz Gebze'de bu sefer yeni model Milli Elektrikli Tren'e denk geldik ki kendisi Adapazar ile Gebze arasında günde beş sefer işletiliyor.


Bu trenler artık günde beş sefer olmak üzere Adapazar'dan 6:10 - 10:35 - 13:40 - 17:50 - 20:10 saatlarında ve Gebze'den de 7:18 - 10:30 - 13:19 - 17:35 - 19:40 saatlarında hareket etmekteler.
Artıkım günde onbir adet trenin gönderildiği ve o dönemki trenlerin Haydarpaşa'ya çıkıp girdiği güzel günler çok ama çok gerilerde kaldılar ve tarihin tozlu sergenlerinde kurcalanacakları günü beklemek zorundalar.

04 Haziran 2021

Pişmâniye

 Bugün size bir zamanlar Devletimin Trenleriyle İzmit istasyonundan geçerken Kocaelili birçok vatandaşımız tarafından istasyonun içinde satışı ve dağıtımı yapılan Pişmâniye adlı tatlımızdan bahsedeceğim, hani bir yiyenin pişman bir de yemeyenin pişman olduğu çok güzel bir yummimizdir.


Pişmâniye'nin ilk yapıldığı yerin İran olma ihtimâli oldukça yüksektir. Bu ülkede "Peşmek" diye adlandırıldığı için de sözcüğün zamanla Türkçe’de "Pişmâniye" olarak geçtigi düşünülmektedir. İzmit pişmaniyesine ün kazandıranlar ise 1601 ilâ 1611 yılları arasında İran ve Ermenistan’dan gelerek İzmit ve çevresine yerleşen Ermani ustalar oldugu bilinmektedir. İzmit'in meşhur pişmaniyesine ününü kazandıran ise bu ustalardan biri olan Şekerci Hacı Hagop Dolmacıyan’dır.
Her ne kadar bütün kaynaklarda Hacı Hagop Bey'in ve diğer adları Hagop olanların adları Agop olarak yazılmaktaysa dâhi Agop yanlıştır, doğrusu HAGOP'tur, yani başında H hârf-i şerifi vardır.


Görünüşte bitmiş gibi olan ama hiçbir zaman gerçekte bitmemiş olan dünya savaşını izleyen yıllarda diğerleri gibi Dolmacıyan da şekerci dükkânını kapatarak Amerika adlı bir ülkeye göçmüş olmasına rağmen maharetinin de kendisiyle birlikte göç etmesini önlemek görevi ise Dolmacıyan’ın çocuklarına Türkçe ve Fransızca öğretmek üzere dükkânında çalışmış bulunan İzmit Muhasebe Başkâtipliği’nde görevli İbrahim Ethem Efendi'nin olmuştur.
Kendisine pişmaniye yapımının bütün inceliklerini öğreten Hacı Hagop Dolmacıyan’ın dünyanın bütün pisliklerini yayımlayan Amerika’ya göç etmesi üzerine Kapanönü semtinde bir şekerci dükkânı açmıştır. Botanik kültürü ve müzik yeteneği ile de tanınan ve soyadı kanunu çıktıktan sonra Çınar soyadını alan 1892 ilâ 1953 yılları arasında yaşamış bu renkli kişiliğin imalâthanesi adeta pişmaniye ustası yetiştiren bir okul olmuştur.


Pişmaniyenin özünü un şeker ve yağ oluşturmaktadır. Un ve yağın kavrulmasıyla hazırlanan pişmaniye hamuru pişmaniye yapımı için kullanılan makineye yeterli miktarda yayılır. Derecesi gelmiş olan şeker soğutulmak üzere dinlendirme tezgâhlarına dökülür. Soğuyan ve beyazlatılan şeker önceden hazırlanmış hamurla makinede birleştirilerek yapıma başlanır.
Pişmaniye oluşumunu tamamladıktan sonra kopartılıp dinlendirilir ve son olarak el yardımıyla antibakteriyel bardaklara doldurularak şekil verilir.

06 Şubat 2021

Göztepe İstasyonu

 Bundan yıllar yıllar önceydi, zamanın padişahı Sultan Abd-ül Aziz Hazretleri demiryolu yapılması için ferman buyurmuştu. Bir demiryolu ki İstanbul'dan başlayacak ve Bağdat'a kadar gidecek.
Yolun ilk olarak o zamanlar Şehr-İstanbul'dan oldukça uzak sayılan ama günümüzde resmen şehrin içinden sayılan bir merkez olan Pendik istasyonuna kadar olan kısmı bitirilip 1873 yılında hizmete girdiği zaman ilk plânlarda Göztepe'de istasyon yoktu.


İşbu resm-i şerifi belki ilk kez görecekler olacaktır okuyucularımın arasında, bu görülen yapı Haydarpaşa Garı yapılmadan önceki istasyon binasıdır, bunun hakkında ilerideki günlerde birkaç mâlumatfuruş yayınlayacağım.
O zamanlar Haydarpaşa'dan kalkan buharlı tren Kızıltoprak Feneryolu Erenköy Bostancı Maltepe ve Kartal'da durarak Pendik'e geliyordu. Dahası ilk başlarda Banliyö Treninin son durağı Erenköy olarak plânlanmasına ve Erenköy istasyonunun arazisinin oldukça geniş olarak inşa edilmesine rağmen bundan vaz geçilip Pendik'e getirilmiştir.


Bendeniz öncelikle Göztepe istasyonunun hizmete giriş töreninin resm-i şerifiyle başlayayım, çünkü kullanılmağa başlanması için öncelikle hizmete girmiş olması gerekmektedir, hizmette olmayan bir nesne-i şerif kullanılamaz.
O zamanlar tren giderken Feneryolu'dan dönerken Erenköy'den sonra oldukça dik sayılabilecek bir yokuşu tırmanır Göztepe'ye varırdı.
Günümüzde belki Cadde-i Bağdad'dan fazlama fark edilmez ama özellikle Fahrettin Kerim Gökay Caddesi'den gelirken yol Söğütlüçeşme'den itibaren yavaş yavaş yokuş tırmanmağa başlar ve işbu yokuş rahmetli "Mini mini valimiz" Fahettin Kerim Gökay'ın kurduğu vakfın Göztepe'deki köşkünün önüne kadar gelir ki binanın önünde yol da biraz daralır.
Bundan sonra yol Öğretmen Hayrullah durağına kadar tatlı bir inişe geçer, caddenin adı da Şemsettin Günaltay olmuştur ve Turşucu Deresi ile Şen Esen Evler civarında bir yokuş daha tırmanır ve Kadıköy ilçesini 1989'a kadar Kartal 1989'dan sonra ise Maltepe ilçesiyle ayıran Çamaşırcı Deresi hizasında tekrar aşağı iner.
Gerek Turşucu Deresi gerekse Çamaşırcı Deresi artık gerçek anlamda bildiğimiz dere değillerdir, üstleri kapatılmış ve alttan boru olarak kanalizasyona karıştırılmıştır ki o da ayrı bir konudur.


O zamanlar tepede olan ve tek raylı istasyonda Haydarpaşa yönüne giden bir buharlı tren görülüyor işbu resm-i şerifte.
İstasyonun önündeki zemin ise 1913 yılından sonra yaklaşık onbir metre kazılıp yarılarak günümüzdeki seviyesine indirilmiştir ve Pendik'e kadar olan yol tek raydan çift raya çıkartılmıştır ve bu şekliyle 2013 yılına kadar işlemiştir.
Göztepe istasyonundan geçen Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi'ndeki tünel benzeri köprü ve Marmaray sonrası şimdilik atıl kalan köprü üstündeki Göztepe istasyon binası da 1915 yılında yapılmıştır.


Bu yeni bina yapılınca trenlerin işleme zorlukları da asgariye inmeğe başlamıştı.
Geçen zaman içinde trenler değişmişti, bir zamanlar çufçuflayarak ve bacalarından dumanlar salarak yavaş yavaş ilerlemeğe çalışan buharlı lokomotiflerin yerini önce mazotla çalışan dizeller ve çevreci temiz olan elektrikliler almıştı.


Bu yazımda trenin öyküsünü uzun uzun anlatamayacağım ancak 1969 yılında önce E-8.000'liklerden sanırım on katar İstanbul'dan Haydarpaşa'ya gönderilip 1980'e kadar kullanılmıştı. Takviye olarak da o yıllarda yeni gelen E-40.000'lik lokomotiflerin çektiği banliyö trenleri de vardı.
Elektrik hattı 1977 yılında Adapazar'a kadar uzatıldığı dönemde ve 1979 yılında imâl edilmeğe başlanan E-14.000'likler filoya katılmağa devam ettikçe E-40.000'lik lokomotiflerin çektiği trenler artık Adapazar'a çalışmağa başlamışlardı.
Biz yine bu konuyu başka bir yazımıza yollayarak Göztepe semt sınırlarının içinde kalmağa devam edelim.


İşbu resm-i şerifte temaşa eylediğimiz bina yıllar önce hizmete açılmış olan esas istasyon binasıdır, arz ettiğim şekilde tren yolundan onbir metre kadar yukarıda kalmıştır.


Tren yolu yarıldıktan sonra Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi'nden Göztepe İstasyonuna erişim için yapılan ve günümüzde atıl olarak bekleyen bina budur.
Haydarpaşa'dan yola çıktıktan sonra yoldaki ilk tünel sayılır ancak Devlet Demiryolları listesinde bura tünel değil köprü olarak kayıtlıdır.
Göztepe sakinleri bu binanın kültürel miras olduğunu ve kütüphâne gibi bir kültür merkezi olarak değerlendirilmesini istemektedirler ki bence sonuna kadar haklılardır.


Bu resim de artık eski sayılan Elektrikli Trenimizin işlediği son günlere ait bir Göztepe istasyonu resmi, gerek Facebok'ta gerekse Pinterest'te sık sık paylaşılır ve yıkıldığından bahsedilir.
Her yapılan binanın bir gün yıkılması ve yerine daha sağlam yeni binanın yapılması gerektiği doğanın kanunudur ama işbu resm-i şerifte günümüzde olmayan kısım istasyonun peronlarıdır, bina henüz bir şekilde durmaktadır.


Madem yazımıza burada son vereceğiz, biraz İncilazları üzecek bir şekilde bitirelim.
Hepiniz biliyorsunuz 1 Kasım 1928 yılında hârf inkılâbını yapıp Lâtin Alfaesine geçtik ve o günden beri kullanıyoruz.
Ancak gerek İngiltereli İngilizler gerekse de İçimizdeki İngilizler hâlâ ısrarla hârf inkılâbı yüzünden dedelerinin mezar taşlarını okuyamadıklarından bahseder dururlar. Ancak buna rağmen Arapça'yı öğrenmeğe çalışmak işlerine gelmez.
Bu arada bizim Türkçe'nin gözünü seveyim ki bir "C" hârfi için "DJ" bileşenini kullanmak zorunda kalmıyoruz, ya İngiliz veya Fransız usülü yazmağa kalkışsaydık Bostancı'nın adını "Bostandji" olarak yazmak zorunda kalacaktık.

19 Ağustos 2019

Hızlı Tren Seferleri - 20 Ağustos 2019

Devletim sağ olsun Tcdd'yi yarı yarıya özelleştirdi de taşımacılık için ayrı şirket kurdu.
İmdı Tcdd Taşımacılık işlettiği hızlı trenlerin saatlerini yeniden düzenledi.
Ben de sizlere bir amme veya günümüzdeki dilde kamu hizmeti olarak saatlerini paylaşıyorum.


İlk olarak İstanbul - Ankara trenleriyle başlıyoruz.
Ankara'dan hareketler : 6:05 - 8:05 - 9:40 - 12:00 - 12:35 - 14:50 (H) - 17:00 - 19:10
İstanbul'dan hareketler : 6:00 (H) - 7:10 - 9:15 - 11:45 - 13:30 - 15:30 - 17:15 - 17:50
(H) işaretliler Halkalı'dan kalkar ve Halkalı'ya döner, diğerleri Söğütlüçeşme'den kalkar ve Söğütlüçeşme'de sonlandırılır.


Ankara'dan sonra Konya - İstanbul trenleri huzurlarınızda.
Konya'dan hareketler : 6:55 - 13:20 - 18:25 (H)
İstanbul'dan hareketler : 6:45 (H) - 12:45 - 19:00
(H) işaretliler Halkalı'dan kalkar ve Halkalı'ya döner, diğerleri Söğütlüçeşme'den kalkar ve Söğütlüçeşme'de sonlandırılır.


Bu Ankara - Eskişehir trenlerinin sefer listesi.
Ankara'dan hareketler : 6:00 (İ) - 6:40 - 8:05 (İ) - 8:40 - 9:40 (İ) - 11:00 - 12:00 (İ) - 12:35 (İ) - 14:50 (İ) - 15:30 - 17:00 (İ) - 17:45 - 19:10 (İ) - 20:35
Eskişehir'den hareketler : 6:20 - 8:45 - 9:55(İ) - 10:16 (İ) - 11:05 - 12:23 (İ) - 13:15 - 14:44 (İ) - 16:32 (İ) - 17:35 - 18:31 (İ) - 19:50 - 20:21 (İ) - 20:57 (İ)
(İ) işaretli seferler İstanbul trenleridir.


Bu da son olarak Ankara - Konya trenleri.
Ankara'dan hareketler : 6:20 - 9:00 - 11:40 - 13:15 - 15:10 - 18:05 - 21:15
Konya'dan hareketler : 6:20 - 9:10 - 11:30 - 14:05 - 15:40 - 17:40 - 20:25

İşbu tarife 20 Ağustos 2019 gününden itibaren ikinci bir emre kadar muteberdir. Değiştiğinde güncellenecektir.

Ücretler ve bilet satış için Tcdd Taşımacılık Resmi Web-Sitesi'ne veya ilgili istasyonların gişelerine müracaat edilmesi rica olunur.

Sayın yolcularımızın ve okuyanların dikkâtine sunulur.
Herkese hayırlı yolculuklar diler ben.

14 Nisan 2018

Kartpostallarda Gezinti - Volüm Üç

Kartpostal-ı şeriflerimin geçen sergisinde en son Cadde-i İstiklâl'de kalmıştık hatırlarsanız.
Bazen eskileri anmak da gerekir, özellikle de Cumartesi günleri.
Bu sefer sırtımızı Taksim Cümhûriyet Anıtı'na veriyoruz öncelikle.


Koskocaman meydanın belki de en güzel kartpostallarından biri ahanda bu temaşa ettiğimiz olmalı.
Resimde görülen en önemli ayrıntı eskiden daracık bir yol olan Tarlabaşı Bulvarı'nın açılmış olması.
Günümüzde işletilen Nosthâlcik Tramvay henüz ortalıkta görünmemekte. Başka bir yazımda o tramvayı da paylaşacak ben sizlerle, hem de ilk zamanlarındaki hâliyle. Sabırlı olun ve beklemede kalın.


Yıldan yıla atlıyoruz, bu sefer troleybüslü ve Galata Köprüsüne vaporların yanaştığı dönemlerde bir Karayköy kartpostalı çıktı sırtımızı Taksim Meydanı'na verince.
İşin pek güzel olmayan tarafı sağ ön plândaki binalardan yolun kenarında olanlar günümüzde yoklar.
Troleybüsün olduğu yolda günümüzde Çağdaş Tramvay işletilmekte.
Kartpostaldaki dubalı olan Galata Köprüsü ise yenisiyle değiştirildiğini sanırım cümle âlem bilmekte.


Köprüden bindiğimiz Fairfield Devekuşu serisi vaporun biri bizi Kadıköy'ün bindokuzyüzaltmışlı yıllarının başlarına götürüyor, çünkü işbu kartpostalı büyütüp baktığınızda sağ üst ve sağ alttaki resimlerde eski İstanbul Tramvaylarının seferde olduklarını temaşa eyleyebilirsiniz.
Sol üstteki iskele çevresinde gözümüze çarpan Lâlélerin hiçbiri günümüze erişemedi.
Sağ alttaki resimde bulunan ağaçlar da söküldü zaman içinde.
Sağ üstteki resim günümüzde çok değişti, her şeyden önemlisi resimdeki tramvay artık yok. Rıhtım Caddesi'nin ortasına geniş bir refüj 1990'lı yılların başında yapıldı. Deniz tarafında ise Kadıköy Metrosu inşa edilirken bütün otobüs durakları taşındı.
Sol alttaki Moda iskelesini temaşa ettiren resimde ise kayıkların yerinde günümüzde yaya yolu ve Kurbağalıdere'ye kadar park geçiyor. Bu park kesintilerle dâhi olsa ta Kaynarca'ya kadar devam etmekte.
Ve geldik işbu kartpostalın en can alıcı noktası olan ortadaki Caddebostan Placı'nı temaşa eylettiren kısmına. Placdaki görülen altın renkli kumlar günümüzde doldurularak kazanılan sâhil parkının molozları arasından tarihin tozlu sergen-i şeriflerinde anılarını böyle resimlerle anlatmaktalar.


Her şey ne kadar da çok değişmiş fark ettiniz mi?
Şimdi Bostancı istasyonunu iskelesini ve zamanın son durağını temaşa eylettiren kartpostala geldi sıra. Ancak her şeye rağmen değişmeyen nesne-i şerifler de var burada.
Örnek olarak Cadde-i Bağdad'ın artık Kadıköy yönüne tek yönlü olması gibi.
Bostancı'dan hareket ederek olasılıkla Kabataş'a doğru seferde olan deniz otobüsü gibi.
Ve tabi Bostancı vapor iskelesinin mimârisi keza.
Bu arada limanın çevresindeki günümüzde de bulunan mendirek inşa hâlinde.
Değişen nesne-i şeriflere gelelim:
Öncelikle Bostancı Tren İstasyonu, yakında Marmaray bitirilip de hayırlısıyla hizmete girdiğinde böyle geniş ve ferahlıkları kalmayacak.
Son duraktaki İett otobüsleri bile artık hiçbiri yoklar. Neler mi var? Ulaşımcılar için bulunmaz bir kaynak. İkarus 280 Mafsallı, Man SL-200 Solo, Man SG-220 Mafsallı ve Mersedes 0302.
Vapor iskelesinde bulunan ve büyütülünce fark edilebilen Ülev veya Suvat çiftinden olan vapor.
Cadde-i Bağdad'ın tek yönlü olmasına sebep olan sâhil yolu ise o zamanlar ancak Bostancı'ya kadar erişmiş, ancak birkaç yıl sonra Kaynarca'ya kadar uzatılacak.


Bostancı'dan sonra sırada Maltepe'yi konu alan bir kartpostal var arşivde.
Soldaki kısımda sâhil yolu gelmeden önceki Maltepe Sâhili, sağ tarafta da bomboş ve tenha bir Cadde-i Bağdad resmi çekilmiş.
Çoğu vatandaşımız gerçek Cadde-i Bağdad'ın Ayrılıkçeşme'den başlayıp Kartal Meydanı'nda bittiğini nedense kabûl etmek istemez.
Bu arada yoldaki arabalar parmakla sayılmakta ve bunlardan üç adedi Magirus Deutz alamet-i farikalı minibüs olması da ayrı bir konu.


Biz yine sâhil yolundan önceki dönemlerde Kartal Sâhilini temaşa eyleyelim, zira bu sâhil yolu sayesinde deniz kıyısı o zamandan günümüze yarım kilometre uzaklaşıverdi.
Her ne kadar Kartal kartpostalında denize sıfır mesafede görülen çay bahçeleri günümüzde de mevcutsa dâhi manzara-i rezilliye olarak birkaçyüz metre öteden gelen araç gürültüsü vaad ediyor artık.


Tarihe yolculuk konulu yazımda sizlerle İstanbul'un Doğu kesimindeki o zamanlar tamamen sayfiye olan semtlerin güzel bir karma kartpostalını paylaşmak isterim.
Sol üstte Pendik Burnu'nun Batısında kalan bir mıntıkada yazlık evlerinde poz veren hanımlar.
Sol altta Kartal'daki su motorlarının iskelesi. O zamanlar Adalara su hizmeti motorlarla sağlanırdı, İski henüz Adaya gelmemişti.
Sağ üstte Yunus Çimento Fabrikasnın bacası çevresinde deniz giren vatandaşlarımız.
Sağ altta ise Pendik Dalyanı ve kayıkhânesi.
Tüm bu güzellikler sâhil yolu yapılınca aynen Caddebostan Placı'nın altın renkli kumları gibi tarihin tozlu sergenlerine sonsuza kadar kaldırıldı.


Tamam biraz fazla aynı mekânları paylaştığımı kabûl ediyor ben.
Bu da Tavşantepe taraflarından ama dağdan değil bir Pendik S3ahil manzara-i nefâseti.
Denize dik olarak uzanan yapı uzun zaman vapor iskelesi olarak kullanıldı, sonraları vapor gelmez olunca restorant oldu. Daha sonraları Pendik'e Karayköy'den bir yıllığına vapor konulunca tekrar eski özelliğini kazandı ama günümüzde burası denizden yarım kilometre içeride kaldı.
Yine aynı şekilde ön plânda fark ettiğimiz kumsalın da keza başına aynı şeyler vukua avdet eyledi.


Bu kez İstanbul topraklarından dışarı çıkıveriyoruz. şimdi temaşa eylediğimiz işbu kartpostal-ı şerifin sağ alt bölümünde yer alan devletimin Garanti Bankası reklâmlı E-14.000'lik banliyö treni bizlere Gebze'nin o zamanki yeşilliklerine götürüveriyor.
Gebze istasyonu da günümüzde çok değişti, hâttâ istasyondaki trenin kendisi bile yok artık.
Gelgelelim bendeniz Gebze hakkında fazlama bir malûmatfuruşa haiz olmadığım cihetle çok iyi tanıtamayacağım için affımı arz ederim sizlerden.
Ancak sol üsttekinin at üstünde Atatürk heykeli, sol alttakinin Gebze Öğretmen Evi'nin ve sağ üsttekinin de Gebze'de bir meydan olduğunu söyleyebilirim.


Bu da bendeki başka bir Gebze kartpostalı.
Öncelikle şu hususu belirteyim ki üstteki iki resim aynı meydanı bizlere temaşa eyletmekte.
Diğer iki bölümün ise hangi noktalara ait olduğu konusunda hiçbir bilgim yok, ama bulunca yeniden paylaşırım sizlerle.


Gebze'den sonra bu yazımdaki son kartpostal Gebze'nin de ilçesi olduğu Kocaeli Vilâyetinin merkezi olan İzmit.
O zamanlar İzmit'in ortasından devletin anahat trenleri vızır vızır geçerdi, ta ki 2000'li yılların başlarına kadar. İşbu kartpostal-ı şeriften bugüne değişen en önemli nesne-i şerif devletin demiryolunun İzmit'in içinden alınıp sâhil kesimine üstelik de çift hatlı olarak aktarılması olmuştur.
Eski tren yolunun yeri ise park olarak tanzim edilmişti, ancak günümüzde Akçaray adı verilen tramvayın güzergâhındaysa tam olarak vaziyet ne alemde olduğunu bilmiyorum.
Resimdeki bulunan tren yolunun alt tarafındaki caddeden seferde olan otobüs ise bir zamanlar bütün belediyelerin en çok kullandıkları Mersedes 0302, ancak bu otobüs de emekliye ayrıldı.
Hep İstanbul kartpostalları paylaşacak değilim sanırım, birkaç adet de Anadolu'dan ve Ege'den olan kartpostallarımı ara sıra paylaşmaya devam edecek ben.
İzmit'e kadar giden yolumda da beni yalnız komadığınız için teşekkürlerimi arz eder ben.

05 Ocak 2015

Adapazar Trenleri Geri Geldiler

Kaç zamandır sürekli tartışılmakta olan ve içinde benim bizzat şahit olduğum meşhur "Devletin Trenlerinin Tekerlekleri Bedava Dönmüyor" tekerlemesinin geçtiği Adapazar Ekıspıresleri üç yıllık bir aradan sonra biraz eksiklerine rağmen raylara döndüler.


Öncelikli eksiklikleri sefer sayılarında, çünkü bu aşamada sadece dört gidiş ve dört geliş seferi var. İleride arttırılmasını bekliyoruz.


İkinci eksikleri kalkış ve varış istasyonları, çünkü Pendik'ten Haydarpaşa istikâmetine tren yolu olmadığından Kartal, Maltepe, Bostancı, Erenköy, Söğütlüçeşme ve Haydarpaşa istasyonlarına gelemeyecekler.
Aynı şekilde Adapazar Büyükşehir Belediyesi mevcut tren yolunun çevresini adam gibi düzenleyemediği için trenler Arifiye'ye kadar işleyip ondan sonrasına ise Adaray Banliyösüyle ulaşılabilecek.


Üçüncü eksikleri ise aradaki Diliskelesi, Tavşancıl, Hereke, Yarımca, Derince, Köseköy, Büyükderbent istasyonlarının bitirilememiş olması, bu eksiklik ise bu yıl içinde bitirileceği söylenmekte.

Dördüncü eksikliği ise kendi yolunun olmaması, nasıl hızlı tren bazı yerlerde eski yolu kullanmaktaysa Ada Trenleri de bazı yerlerde hızlı trenin yolunu kullanacak.


Bu yeni model Ada Trenlerinin Pendik'teki hareket saatları ise şöyle:
8:05, 9:00, 17:20, 20:30.
Arifiye dönüş saatları ise şöyle:
6:30, 7:25, 15:10, 19:00.
Duruşlar: Gebze, İzmit, Sapanca

Sadece üç defa dur-kalk yapacağı için yol yaklaşık yetmişbeş dakika sürüyor.
Ayrıntılı malûmatfuruş için Tcdd'ye müracat edilmesi.