Bu Blogda Ara

İran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2025

Tahran'da Hava Kirli

Hayatta hiçbir zaman ne olundu denmemeli, nereye gittiğin ve hâl gidişat sorgulanmalı.
Geçenlerde haber aldık ki Tahran'ın kuraklık yoğun nüfûs ve yapılaşma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başkenti taşımaktan başka seçenekleri kalmadığını belirtti.


İsviçre merkezli hava izleme şirketi IQAir’in bugün öğle saatlerindeki verilerine göre İran’ın başkenti Tahran dünyada hava kirliliği sıralamasında 233 mikrogram/metreküp ile ilk sırada yer aldı.


Bu kadar Tomofile ve Egzoza bir Başkent ne kadar dayanabilirdi?
Bizim başkentimiz Yüz yıldan fazladır ki Ankara'dır ve sonsuza kadar da Ankara olarak kalacaktır.

21 Temmuz 2021

Hardal Yalatılan Köpek

 Uzun uzun yıllar önce uzak bir memlekette anlatılmış bir hikâyeye göre bir Alman bir İtalyan bir Fransız ve bir İngiliz aralarında köpeğe hardal yedirmek konusunda iddiaya tutuşurlar.
Alman önceliği alır, hardalı topak yapar ve köpeğin ensesinden tutarak zorla ağzına tıkar. Hayvanın ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır.
İtalyan alır sırayı: "Öyle olmaz" der ve hardalı makarna şeklinde ufak parçalar halinde bölerek köpeğe yedirmeğe çalışırsa da hayvanın ağzı gene yandığından o da başaramaz.
Fransız da konuya zaten Fransız olduğu için kendi açısından yaklaşarak hardalı önce sulandırıp sos olarak köpeğe yedirmek için uğraşsa da bu uygulama ile de herhangi bir sonuç alamaz.


Sıra dünyanın kocası olan burnu havadaki İngilize geldiğinde önce köpeği okşayarak yanına çeker, sırtını sıvazlar, sonra hardalı topak yaparak hayvanın poposuna yapıştırır. Köpek ardı yandıkça başlar hardalı yani arkasını yalamağa, canı yandıkça yalar yaladıkça da canı yanar. Aynı ünlü Coca Cola gibi, hani yandıkça içiyorsun içtikçe yanıyorsun ya aynen öyle. Ama sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirir.


Akıllı ülkeler hedef ülkeleri istedikleri çizgide tutabilmek için onlara hardalı öyle yedirirler ki o ülkeler neyi yediklerinin farkına vardıklarında iş işten çoktan geçmiş olur.
Kısacası eğer akıllı olmazsan hem hardalı yedirirler hem kıçını yalatırlar, hem de dönüşü olmayan yola sokarlar.
Bu işi de senin insanlarını kullanarak yaparlar.

04 Haziran 2021

Pişmâniye

 Bugün size bir zamanlar Devletimin Trenleriyle İzmit istasyonundan geçerken Kocaelili birçok vatandaşımız tarafından istasyonun içinde satışı ve dağıtımı yapılan Pişmâniye adlı tatlımızdan bahsedeceğim, hani bir yiyenin pişman bir de yemeyenin pişman olduğu çok güzel bir yummimizdir.


Pişmâniye'nin ilk yapıldığı yerin İran olma ihtimâli oldukça yüksektir. Bu ülkede "Peşmek" diye adlandırıldığı için de sözcüğün zamanla Türkçe’de "Pişmâniye" olarak geçtigi düşünülmektedir. İzmit pişmaniyesine ün kazandıranlar ise 1601 ilâ 1611 yılları arasında İran ve Ermenistan’dan gelerek İzmit ve çevresine yerleşen Ermani ustalar oldugu bilinmektedir. İzmit'in meşhur pişmaniyesine ününü kazandıran ise bu ustalardan biri olan Şekerci Hacı Hagop Dolmacıyan’dır.
Her ne kadar bütün kaynaklarda Hacı Hagop Bey'in ve diğer adları Hagop olanların adları Agop olarak yazılmaktaysa dâhi Agop yanlıştır, doğrusu HAGOP'tur, yani başında H hârf-i şerifi vardır.


Görünüşte bitmiş gibi olan ama hiçbir zaman gerçekte bitmemiş olan dünya savaşını izleyen yıllarda diğerleri gibi Dolmacıyan da şekerci dükkânını kapatarak Amerika adlı bir ülkeye göçmüş olmasına rağmen maharetinin de kendisiyle birlikte göç etmesini önlemek görevi ise Dolmacıyan’ın çocuklarına Türkçe ve Fransızca öğretmek üzere dükkânında çalışmış bulunan İzmit Muhasebe Başkâtipliği’nde görevli İbrahim Ethem Efendi'nin olmuştur.
Kendisine pişmaniye yapımının bütün inceliklerini öğreten Hacı Hagop Dolmacıyan’ın dünyanın bütün pisliklerini yayımlayan Amerika’ya göç etmesi üzerine Kapanönü semtinde bir şekerci dükkânı açmıştır. Botanik kültürü ve müzik yeteneği ile de tanınan ve soyadı kanunu çıktıktan sonra Çınar soyadını alan 1892 ilâ 1953 yılları arasında yaşamış bu renkli kişiliğin imalâthanesi adeta pişmaniye ustası yetiştiren bir okul olmuştur.


Pişmaniyenin özünü un şeker ve yağ oluşturmaktadır. Un ve yağın kavrulmasıyla hazırlanan pişmaniye hamuru pişmaniye yapımı için kullanılan makineye yeterli miktarda yayılır. Derecesi gelmiş olan şeker soğutulmak üzere dinlendirme tezgâhlarına dökülür. Soğuyan ve beyazlatılan şeker önceden hazırlanmış hamurla makinede birleştirilerek yapıma başlanır.
Pişmaniye oluşumunu tamamladıktan sonra kopartılıp dinlendirilir ve son olarak el yardımıyla antibakteriyel bardaklara doldurularak şekil verilir.

06 Mart 2021

Domuz

Memleketin birine genç ve çalışkan bir ziraat müdürü atanır. Hemen kolları sıvar ve ilin ziraat faaliyetleri ile ilgili dosyaları taramaya başlar. Baktıkça ve kurcaladıkça yaban domuzları ile ilgili dosya ilgisini çeker.
Her yıl yaban domuzlarının sayımının yapıldığını ve her seferinde yüzelli adet kayıtlı domuz olduğunu görür ve hayret eder. Çünkü domuzlar hızla artan, bir defada altı ilâ oniki adet arası yavru yapan hayvanlardır. Nasıl olmuştur da bunların sayısı her yıl aynı kalmıştır?
Müdür bu sayının uydurma olduğunu hemen anlar ve yardımcısını çağırarak hemen bir takım kurulmasını ve arazide tespit yapılmasını ister.
Yardımcısı oldukça deneyimli bir memurdur ve müdürüne: "Müdür Bey başınıza iş açacaksınız. Bırakın aynı sayıyı istatistik belgesine yazalım gitsin. Hepimizin başını ağrıtırlar sonra." der.
Müdür dürüst ve çalışkan dosdoğru bir insandır: "Olmaz, gerçek domuz sayısı bulunacak ve Ankara'ya bildirilecek.” der ve kesip atar.


Emir bilirsiniz demiri keser, hemen bir takım kurulur, dağ bayır dolaşılır, aylarca sayım yapılır ve domuz sayısının bu sene beşyüz olduğu tespit edilip Ankara’ya bildirilir.
Karşılık olarak ivedi bir emir birkaç gün sonra müdürün önündedir:
"Aradaki fazlalık üçyüzelli domuz sayısının ivedilikle nedeninin bildirilmesi ve derhâl ideal sayı olan yüzelli adede düşürülmesi için çalışmaların başlatılması ve sonucunun bildirilmesi."


Müdür çok güç durumda kalmıştır. O kadar iş güç arasında bir de bu ortaya çıkmıştır.
Kara kara düşünürken bıyık altından gülen yardımcısı yardım elini uzatmaya karar vererek müdürüne kolay çözümü söyler.
Domuzlar kurulan başka takımlarla en yakın komşu ilin sınırlarına kadar kovalanacak ve fazladan olan üçyüzelli adedi komşu ile sürülecektir. Tabii kâğıt üzerinde Ankara’ya böyle yazılır. Şimdi komşu il bu sorunu düşünecektir.


Ama onlar çözüm için zaten deneyimlidirler, domuzları daha doğudaki ile sürerler, doğudaki il daha doğudakine, daha doğudaki il daha da doğudakine derken böylece domuzları kovalarlar. En sonunda da en doğudaki il üçyüzelli domuzu komşu devletin sınırlarından dışarıya kovar ve üçyüzelli yaban domuzundan böylelikle Türkiye kurtulmuş olur.

26 Şubat 2021

Gaziantep Fıstığı Günü

Şu yaşıma kadar geldim ama dünya üzerinde Amerika kadar hırsız bir toplum görmedim. Ne de olsa İngiliz Tohumu olurlar, normâldir deyip he diyerek geçiştirmeli, çünkü İngilizin çaldığı şey hırsızlık malı sayılmaz.
Çünkü bu sefer de binyıllardan beridir bizim olan Gaziantep Fıstığı'mızı çalmışlar, bir de gününü de kutlamağa başlamışlar.


Birkaç yıldan beridir Amerika'da ve tabi ki tohumlarının geldiği İngiltere'de kutlanılan bu güzel gün zaman geçtikçe dünyaya yayılmağa ve daha geniş kitlelerce tanınmağa başlandı.
Bu yıl ise Gaziantep Fıstığı'mızın anavatanı olan Türkiye'de de kutlanıyor.
Whalla ne güzel iş, önce adamın gıdasını çal ism-i şerif hakkını çal, sonra da aynı adama kendi malınmış gibi pazarla ve sat, oh ne âlâ memleket?


Ancak ne olursa olsun dünya üzerinde Dokuzbin yıldan beridir üretilen ve yummilenilen Gaziantep Fıstığı birçok yemekte ve tatlıda kullanıldığı gibi Kuruyemiş olarak doğrudan yummilenilebilen enfes bir şeydir, üstelik yummilendikçe aynen Çekirdek gibi bağımlılık da yapar.


Her ne kadar dünya üzerinde "Pistachio" olarak adlandırılsa dâhi biz kendisini Antep Fıstığı olarak biliriz, ancak Antep ilimiz ta Bindokuzyüzyirmiyedi Yılında adı Gaziantep olarak değişmiştir, yani artık Antep Fıstığı değil Gaziantep Fıstığı adıyla anmamız ve Gaziantep Fıstığı adını tescillendirmemiz gerekmektedir.
Ayrıca konumuzla ilgili değil ama ebedi başkomutanımız başöğretmenimiz kurtarıcımız ve kurucumuz ve de benim en büyük kahramanım Mustafa Kemâl Atatürk de Ankara'da ilk kurulan Meclisimize Gaziantep Milletvekili olarak girmiş olduğunu da hatırlatmak isterim.


Bir zamanlar Burger olan Köftelerimiz gibi Pistachio olan Gaziantep Fıstığımıza sahip çıkalım ki Oşt Amerikan Emperyâlizmi bizi daha fazla ele geçiremesin, çünkü ne de olsa Gaziantep Fıstığımızı bizden daha fazla üretiyorlar, biz ise İran'la çekişiyoruz ikincilik konusunda.