Bu Blogda Ara

Bilim Adamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim Adamı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2025

Semiyarka

 Dünyada yaşayan bazı arkeologlar Kazakistan bozkırında Yüzkırk hektarlık alanı kaplayan büyük bir Bronz Çağı yerleşiminin kalıntılarını ortaya çıkardılar.


Semiyarka adı verilen şehir Üçbinbeşyüz yıldan daha eski ve bölgede şimdiye dek keşfedilen en büyük plânlı yerleşim olma özelliğini taşıyor.

26 Kasım 2025

Tahran'da Hava Kirli

Hayatta hiçbir zaman ne olundu denmemeli, nereye gittiğin ve hâl gidişat sorgulanmalı.
Geçenlerde haber aldık ki Tahran'ın kuraklık yoğun nüfûs ve yapılaşma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başkenti taşımaktan başka seçenekleri kalmadığını belirtti.


İsviçre merkezli hava izleme şirketi IQAir’in bugün öğle saatlerindeki verilerine göre İran’ın başkenti Tahran dünyada hava kirliliği sıralamasında 233 mikrogram/metreküp ile ilk sırada yer aldı.


Bu kadar Tomofile ve Egzoza bir Başkent ne kadar dayanabilirdi?
Bizim başkentimiz Yüz yıldan fazladır ki Ankara'dır ve sonsuza kadar da Ankara olarak kalacaktır.

14 Ekim 2019

Haftanın Üç Saati Şikâyetle Geçiyor

Yaşamak için para kazanmaya, para kazanmak için de çalışmaya ihtiyacımız olduğu su götürmez bir hâkikattir.
Dünyanın neresinde olursak olalım işbu hakikât-i şerif değişmez, çünkü Dünyada herkes bir ekmek peşinde, ekmek almak için de paranın peşinde koşar.
Ancak yine de Dünya üzerinde iki türlü çalışan insan var, kimi patronluk yaparak işçiye yaslanır, kimi de patronuna bir dolar daha kazandırır. Şu var ki patronuna bir dolar daha kazandıran kolay kolay kendisi zengin olamaz. Çünkü sabahın köründe işe gelir ve akşamın kör saatlerine kadar çalışmaktan başka bir şey düşünmez. Özellikle Kapalıçarşı ve çevresindeki hanlarda vaziyet-i umumiye böyledir, günde onbir saat çalışılır, ellerinden gelse Pazar günleri de çalıştıracaklar şerefsizler. Ama konu haftalıklar oldu muydu yan çizmekten geri kalmazlar.
Neyse konu bakın nerelere geliyor ben çıkayım buradan da yazımın konusuna döneyim, çünkü benim için işbu mevzuat-ı umumiye yıllar yıllar önceydi.
Efenim imdı geçenlerde yine bizim kadar çok çalışmasa bile akıllı olarak çalışan İngiliz bilim adamları boş duranı Allah-u Te'âlâ'nın sevmediğini milyonlarca kez kanıtlarcasına yaptıkları araştırmada çalışma hayatlarındaki olumsuzlukların çalışanların hayatlarından çaldığı süreyi hesaplamışlar.


Çalışanlar ortalama olarak haftada üçer saatlerini işyerlerinden şikâyet ederek geçiriyorlar.
Bu şikâyetlerinin otuzbir dakikası patronlarından yakınmakla geçiyor.
İşbu mevzuat-ı şikâyet gerekçelerini de sıralamışlar bizim olmayan İngiliz bilim adamları:
Orantısız çalışmak ve ortaya çıkarılan işin takdir edilmemesi. Yani biri işinin üzerinde çok çalışıp kafasını yoruyor diğeri patronluk taslayıp diğer çalışanın işinin üzerine konuyor kendi yapmış gibi.
Zamanında kontrol edilmeyen elektronik mektuplar. Artık işlerin emirleri de emir tekrarları da bitirildikten sonraki raporlar da elektronik mektupla bildiriliyor, çünkü çağdaşlık bunu gerektirmekte.
Ve elbette ki son dakikaya bırakılan bazı işler, tam iş sonunda paydos edilecekken piyangodan gelen diğer işler emin olun günlük işlerden daha az değil.
Evet çalışmak güzeldir, para kazanmak çalışmaktan da güzeldir, işleyen demir ışıldayıp pas tutmaz ama ben günde on saat çalışarak on lira kazanmaktaysam başkası da on saat çalışarak on lira kazanmalı, eğer o başkası üç saat çalışıp yirmi lira kazanıyorsa bu işte bir adaletsizlik mevcut demektir. Bu da böyle biline.

Tek Ayak Üzerinde Durun

Bir zamanlar okulda öğrenciyken hepimizin başından mutlaka tek ayak üzerinde durma cezası verilmiştir öğretmenlerimiz tarafından.
Hepimiz de böyle cezaya isyân etmişizdir değil mi?
Oysa yıllar sonra çalışkan İngiliz bilim adamları fizyoterapistler eşliğinde bir araştırma yapmışlar ve tek ayak üzerinde durmanın dizler ve bileklerdeki kas ve kemiklerin güçlenmeleri için vücut dengesini sağlamak amacıyla leylekler gibi tek ayak üzerinde durmamızı öğütlüyorlar.
Ancak işbu bilim adamlarının dediği tek ayak üzerinde durmak öğretmenlerimizin verdiği cezalar gibi uzun süreli değil sadece ikişer dakikalık fasılalarla ayaklarımızı değiştirerek yapmamız gerektiğini de söylemişler.


Sakın işbu mevzuat-ı cezaiye hakkında öğretmenlerin bir şey bildiklerini iddia etmeyin bana. Bilirler ama bildikleri kendi öğrencilik dönemlerinde öğrenebildikleri kadardır.
Çünkü saatler boyunca tek ayak üzerinde durmak ayakları öyle bir ağrıtır ki böyle cezaları sapıklara tecavüzcülere teröristlere vermek gerekir.
Dolayısıyla bu sefer istemesem bile İngiliz bilim adamlarının sözünü dikkâte almam lâzım. Neme lâzım?

10 Ekim 2019

Erkekler İçin Önemli

Doğada her türlü derdin dermanı mevcut derim de inanmazsınız.
Baksanıza imdı bizim bildiğimiz Domates sağlığa üretim türlüsü de faydalıymış.
Genç erkeklerin muhakkak Domatesi yummilenirken eksik etmemeleri gerekiyormuş.
Çünkü çalışkan İngiliz bilim adamları araştırmışlar ve Domatesin erkeklerde bulunan tohum hücrelerinin kâlitesini yüzde elli oranında arttırdığını ortaya çıkartmışlar.
Yani işbu itibarla Domates sayesinde erkeklerin dölleyebilme yetenekleri de artmış anlayacağınız.


Ancak işbu vaziyet-i umumiyeye ilâç sanayisinin ne tepki vereceği bilinmemekte henüz.
Çünkü mâlum-u âliniz Dünyada gizli güçler tarafından idare edilen hastalık ve sağlık ve de ilâçların dengelerinin bozulmaması da gerek, yoksa işbu gizli güç nasıl parasına para katacak?


Ancak yine de aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış.
Sağlık üzerine oynanan oyunlar artık gına getirdi, Domatesin iyi olduğunu çalışkan İngiliz bilim adamları ortaya çıkardı ya, imdı bir de bakarız Domateslere ilâç bulaştırarak yukarıdaki iyiliği de öldürebilirler.
Böyle şer odaklardan Allah-u Te'âlâ korusun bizleri.

İnekler Zebra Kılığına Girdiler

Dünya artıkım ilgi çekici bir hâl almaya başladı.
Sinekler zaten çok çabuk ürüyorlar, ama İneklere de aynen insanlar kadar musallat oluveriyorlar.
Gerçi çok çeşit sinek türü mevcuttur dünyada ama özellikle Sivrisinekler oldukça tehlikeli, buna mukâbil Karasinekler de başka türlü tehlikeli.
Ama yine de Dünyada boşuna bulunmuyorlar, bir haltıma yarıyorlar helbet.
Ancak Sinekleri de yanıltacak bir yöntem bulunmuş Japonya'da.


Efenim aslında çok ama çok çalışkan olan Japon bilim adamları İnekleri aynen pijama giymiş Eşek olan Zebralar gibi boyamışlar.
Bizim makyajlı İnekler de Sinekler tarafından en az yüzde elli nispetinde daha az ısırılmışlar veya rahatsız edilmişler.
Çünkü Sineklerin gözleri Zebraların renklerine karşı biraz bozukmuş. Japon bilim adamlarının çalışkanlıkları bu kez güzel bir şey keşfetmeye vesile olmuş.
Darısı arpası buğdayı mısırı insanları Sineklerden koruyacak bir düzene diyelim ve makyajlı İnekleri yeni görünümleriyle teşekkür edelim.

27 Eylül 2019

Az Uyuyan Şişmanlıyor

İnsanoğlunun günlük çekmesi gereken uyku süresi en az sekiz saattir. Yani günde sekiz saat uyumayan veya uyuyamayan bir insan belki gençliğinde uykusuzluğun yan etkilerini hissetmeyebilir ama ilerideki dönemlerde oldukça zorlanacaktır.
Bu gerçeği hepimiz biliyoruz değil mi? Evet biliyoruz, ben de söyledim, hem de kaç sefer. Araştırın Blogumu bulun, ben buradan bağlantı verecek değilim bu kez.


Ancak bu sefer İsveçli bazı bilim adamlarının boş oturmamak için yapmış oldukları bir araştırmada haftada dört gece az uyuyan bir insanın yakalanabileceği hastalıklar arasında kamuoyunda obezite olarak mâlum olan şişkoluk da eklendiği gözlerden kaçmadı.
Araştırmanın ayrıntılarına göre kâlori bakımından zengin gıdalarla beslenerek haftanın en az dört gecesi beşer saatten fazla uyumalarına izin verilmeyen katılımcıların şişmanlamaya daha yatkın oldukları anlaşıldı.
Aslında araştırmalara kalmadan atalarımızın sözlerine kulak ve göz versek ve de beyin yorsak daha akıllıca bir hayat yaşayabiliriz.

09 Nisan 2013

Ne Kadar Aşıksan O Kadar Şişmansın

Bu yazımdaki konuyu metinlendirmeden önce bilmenizi istediğim yüz puanlık iki tane uzman sorusunu sormak zorundayım:
Hakikaten aşk insanı şişmanlatır mı, yoksa zayıflatır mı?
Yoksa şişmanlamamak için evliliklerimizde mutlu olmamaya mı çalışalım?


Zaten aslında evlendikten sonra ister istemez mecburen şişmanlıyoruz. Çünkü evlenmiş olan bütün arkadaşlarım günümüzde bekârlık günlerine nazaran gittikçe daha fazla şişiyorlar.
Bu sorunun cevabını almak için ta Amerika Birleşik Devletlerine kadar gitmeye gerek olmasa dahi bu konudaki resmi araştırma sonucu Amerika Birleşik Devletlerinden geldi bu sabah gazeteden önüme.


Çünkü evliliklerinde mutluluğu yakalamayı başarabilen çiftler başka birilerini bulmaya daha az motive oldukları için kendilerine özen göstermekten vaz geçiveriyorlar ve bu yüzden gerekli gereksiz şişmanlayıp kilo alıveriyorlar.


Bu sonucu açıkladığıma göre aklıma başka bir yüzon puanlık bir uzman sorusu geldi:
Zayıflamak için mutlu giden evliliklerimizi sonlandırıp boşanalım mı?