Bu Blogda Ara

İnek Şaban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnek Şaban etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2023

Çöpe Atılmış Gül

 Hayatın güzel bir yanı da sevdiğiniz birine çiçek almak ve armağan etmektir.
Ancak her zaman çiçekler yeni sahiplerine bağzı şeyhler söyleseler bile çiçeği alan şahsın işine gelmediği ve götü kalktığı için o çiçeği çöpe de atabilir.
Bazen çiçeği getirenin gözü önünde, bazen de buluştuktan sonra, ama ne olursa olsun çiçeği verenin gözü önünde çöp kutusuna atmak çok büyük bir saygısızlıktır.


Ya da birine arkadaşları kankileri tarafından sırf duygularıyla taşak geçmek için bir karşı cinsin kâleminden bir mektup yazılır ve kurbana verilir.
Kurban da zavallım güzelce süsünü verir, çiçeğini alır, buluşma yerine gider.
Ancak karşı cinsteki insanın bu buluşmadan haberi bile olmadığı gibi sonradan kurbanla taşak bile geçmişliği vardır.
Yine de delikanlıya buluşma mektubunu yazan arkadaşları buluşma saatından bir yarım saat kadar sonra buluşma yerine gelirler ve bir adet İnek'i de birlikte getirirler.
Tabi oyuna geldiğini anlayan kahramanımız arkadaşlarını hemen kovalamağa başlar, çiçek de bu arada çöpe gider.


Menekşeler mavidir Güller kırmızı derlerdi bir zamanlar.
Bugünkü kırık kâlplerimizi bu yukarıda bahsettiğim hadiselere borçluyuz.
Bahsettiğim davranışlardan hangisinin onurlu olduğunu sorarsanız esasında hiçbiri, ama yine de ucu açık bir konu.

23 Şubat 2021

Fotbol Hakkında

 Uzun yıllardan beridir dünyanın en çok sevilen sporu bildiğiniz gibi Fotbol'dur.
Sebeplerinin arasında çok kişiyle oynanması, kurallarının çok fazla değişmemesi, oynamak için çok fazla bir mâlzeme de gerektirmemesi gibi şeyler sayılabilir.
Oynaması kadar aslında izlemesi de zevklidir, ancak Fotbol kitlelerin afyonudur, yani yasal yoldan uyuşturucusudur.
İnsanların zamanlarını arkadaşlıklarını paralarını çalan yasal bir hırsızdır.
Kanun karşısında masumdur yani.


Bu yazı aslında futbol meraklıları için pek iç açıcı bir yazı değil, çünkü basit bir hayranlığın nelere mâl olacağını anlatır.
Önce kulüplerden başlayacağım.
Hepsi birden "Sen yoksan bir kişi eksiğiz" derler taraftarlara.
Oysa gerek kulüp yöneticileri gerekse sahadaki sporcular taraftarları şahsen tanımazlar.
Kulüp yöneticileri en kötü izlenilecek yere en az Kırk Türk Lirasıcık değer biçerler, üst sınırı Bin Türk Lirasıcığı bile bulabilir. Sadece bir müsabakadan bahsediyorum, hani haakemin ilk düdüğü ile son düdüğü arasındaki doksan dakikadan.


Takımlar sahaya çıkar, sporcular oynar, kazanır veya kaybeder, ama her türlü parayı onlar götürür.
Siz sevgili okuyucum taraftarım, takımın gol atsın diye gökünü yırtarsın, "GOL" diye sevinirsin ama cebine bir şey girmez.
Dahası müsabakaya girmek için bilete verdiğin para bir yana stadın çevresindeki köfteciden aldığın köfte ekmek (Aslında birçoklarından nefistir) olsun ya da stadın içinde dışarıda aldığının üç misli ücrete aldığın su (Sahaya atmak için alıyorsan sana fiş vermezler ve vergisini kaçırırlar, yaşanmış olaydır) olsun, güzel bir soyulursun.


Müsabaka esnasında olsun ya da müsabaka sonrasında olsun sahada futbolcuların yaşadığı bir pozisyon için hele de raakip takıma gönül vermiş bir arkadaşın varsa onunla kavga edecek dereceye gelirsin.
Oysa sahadaki topçu o pozisyonu unutmuştur bile, sahada kendisine raakip olan futbolcu gerçek hayatta arkadaşı bile olabilir, gülüp geçerler ama sen o pozisyon yüzünden kırdığın arkadaşınla kalırsın.
İşin tuhafı aranız da kolay kolay düzelmez.


Bir de eğer yasal bahis ve yasal kumar olan İddaa da oynuyorsan gerçekten işin yaş.
Çünkü bu tarz olaylarda müsabakaların sonucu genellikle önceden bellidir, en fazla hangi genyan oynanmışsa o olasılık mafya tarafından kaybettirilir ki kasa kazansın.
Kumarhanelerde bile bir kanun vardır, kasa her zaman kazanmalıdır.


Sevdiğin futbolcu biliyorsun tuttuğun takıma tek bir şey için gelir, tabi ki para.
Yarın bir gün diğer bir takım ona senin takımının verdiğinden daha yüksek bir para teklif eder, çoğunlukla da yuvasından kopartırlar.


Sporculara sorsanız "Profesyonellik" derler, ama taraftar arasında "İhânet" olarak geçer.


Yani sizin anlayacağınız olay tamamen duygusal (!) sebeplere dayanır, kısacası Ekomoni her türlü Tıkırında, işler ayna çal çal oyna.


Ha sevgili okuyucum fotbolu oynamak istiyorsan oyna, ama sadece zevkini alıyorsan oyna, karşılıklı olarak birbirini kırmayacaksan oyna, seyretmek istiyorsan ve o heyecana ortak olmak istiyorsan da ol, ama lütfen haakemin bitiş düdüğüyle birlikte gerçek dünyaya geri dön.
Çünkü senin varlığın veya yokluğun tribünde pek hissedilmez ama arkadaş çevresinde varlığın yokluğun hissedilir.


Ben burada en güzeli sözü ve yazıyı bir büyüğümüze bırakayım, zaten kendisi olayı güzel özetlemiş:
"İt doesn't matter for us, for me. Big games easy than the other games. Unfortunately every time is we have to control the games, under the control the games. During the games we have to some possibilities some big chances some big occassions something like that but, what can I do sometimes? And it's the football that's the football, something happened. Everything is something happened. But anyway now is in the tabele, we have to seen the situation, now is second position, and one point more. I don't want to see the back, I want to see the front. And I hope so tomorrow my teams ..."
Bu efsahanevi konuşmayı dinlemek isteyenler lütfen BURAYA tıklasınlar.


Sözün özü olarak şunu belirtmeliyim ki futbol gerçekten kitleleri güzel bir uyutur akılları uyuşturur, sizleri fotbolla oyalarken küresel güçler her türlü zammı yaparlar da ruhunuz duymaz, ancak sabaha otobüse binerken Akbilinizde yetersiz kontör ikazı verirse aklınız başınıza devşirir.
Haydi hoşça kalın ve sağlıklı kalın.

10 Ekim 2019

İnekler Zebra Kılığına Girdiler

Dünya artıkım ilgi çekici bir hâl almaya başladı.
Sinekler zaten çok çabuk ürüyorlar, ama İneklere de aynen insanlar kadar musallat oluveriyorlar.
Gerçi çok çeşit sinek türü mevcuttur dünyada ama özellikle Sivrisinekler oldukça tehlikeli, buna mukâbil Karasinekler de başka türlü tehlikeli.
Ama yine de Dünyada boşuna bulunmuyorlar, bir haltıma yarıyorlar helbet.
Ancak Sinekleri de yanıltacak bir yöntem bulunmuş Japonya'da.


Efenim aslında çok ama çok çalışkan olan Japon bilim adamları İnekleri aynen pijama giymiş Eşek olan Zebralar gibi boyamışlar.
Bizim makyajlı İnekler de Sinekler tarafından en az yüzde elli nispetinde daha az ısırılmışlar veya rahatsız edilmişler.
Çünkü Sineklerin gözleri Zebraların renklerine karşı biraz bozukmuş. Japon bilim adamlarının çalışkanlıkları bu kez güzel bir şey keşfetmeye vesile olmuş.
Darısı arpası buğdayı mısırı insanları Sineklerden koruyacak bir düzene diyelim ve makyajlı İnekleri yeni görünümleriyle teşekkür edelim.