Bu Blogda Ara

Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Şubat 2025

Mide

 Bir zamanlar işbu kıraat eylediğiniz yazıları yazan kişinin çok düşkün olduğu midesi artıkım iki günde bir arıza vermeğe ve sürekli istifra etmek için tuvâlet aramağa başladı.
 

Esasına bakarsanız Kırkyedi kocaman yıl boyunca Dil her türlü olumsuzlukları söyleyebilmeği başaramayınca içeri atmağı seçmek zorunda kalan vücûdun en önemli boşaltım organı belki de son zamanlarını yaşayabilmeğe çalışıyor.


Hani hepinizin çok sevdiği ve uğruna Milyarlarca Türk Lirasılık İddaa kuponları oynadığı ama pek de bir Sipâli kazandırmayan Fotbol adında bir Sipor Müsabakasını yöneten Haakem adlı şahsın doksanıncı dakikadan sonra üzerine eklediği zamanları yaşıyor sizin anlayacağınız.


Yine de tüm bu hadise-i menfiyata güzel göğüs gererek iyi karşı koyabilmeği başardığı cihetle Mide adlı Sindirim Organına teşekkür etmenin bir vatandaşlık vazifesi olduğunu belirtmeden geçemeyeceğiz.

23 Şubat 2021

Fotbol Hakkında

 Uzun yıllardan beridir dünyanın en çok sevilen sporu bildiğiniz gibi Fotbol'dur.
Sebeplerinin arasında çok kişiyle oynanması, kurallarının çok fazla değişmemesi, oynamak için çok fazla bir mâlzeme de gerektirmemesi gibi şeyler sayılabilir.
Oynaması kadar aslında izlemesi de zevklidir, ancak Fotbol kitlelerin afyonudur, yani yasal yoldan uyuşturucusudur.
İnsanların zamanlarını arkadaşlıklarını paralarını çalan yasal bir hırsızdır.
Kanun karşısında masumdur yani.


Bu yazı aslında futbol meraklıları için pek iç açıcı bir yazı değil, çünkü basit bir hayranlığın nelere mâl olacağını anlatır.
Önce kulüplerden başlayacağım.
Hepsi birden "Sen yoksan bir kişi eksiğiz" derler taraftarlara.
Oysa gerek kulüp yöneticileri gerekse sahadaki sporcular taraftarları şahsen tanımazlar.
Kulüp yöneticileri en kötü izlenilecek yere en az Kırk Türk Lirasıcık değer biçerler, üst sınırı Bin Türk Lirasıcığı bile bulabilir. Sadece bir müsabakadan bahsediyorum, hani haakemin ilk düdüğü ile son düdüğü arasındaki doksan dakikadan.


Takımlar sahaya çıkar, sporcular oynar, kazanır veya kaybeder, ama her türlü parayı onlar götürür.
Siz sevgili okuyucum taraftarım, takımın gol atsın diye gökünü yırtarsın, "GOL" diye sevinirsin ama cebine bir şey girmez.
Dahası müsabakaya girmek için bilete verdiğin para bir yana stadın çevresindeki köfteciden aldığın köfte ekmek (Aslında birçoklarından nefistir) olsun ya da stadın içinde dışarıda aldığının üç misli ücrete aldığın su (Sahaya atmak için alıyorsan sana fiş vermezler ve vergisini kaçırırlar, yaşanmış olaydır) olsun, güzel bir soyulursun.


Müsabaka esnasında olsun ya da müsabaka sonrasında olsun sahada futbolcuların yaşadığı bir pozisyon için hele de raakip takıma gönül vermiş bir arkadaşın varsa onunla kavga edecek dereceye gelirsin.
Oysa sahadaki topçu o pozisyonu unutmuştur bile, sahada kendisine raakip olan futbolcu gerçek hayatta arkadaşı bile olabilir, gülüp geçerler ama sen o pozisyon yüzünden kırdığın arkadaşınla kalırsın.
İşin tuhafı aranız da kolay kolay düzelmez.


Bir de eğer yasal bahis ve yasal kumar olan İddaa da oynuyorsan gerçekten işin yaş.
Çünkü bu tarz olaylarda müsabakaların sonucu genellikle önceden bellidir, en fazla hangi genyan oynanmışsa o olasılık mafya tarafından kaybettirilir ki kasa kazansın.
Kumarhanelerde bile bir kanun vardır, kasa her zaman kazanmalıdır.


Sevdiğin futbolcu biliyorsun tuttuğun takıma tek bir şey için gelir, tabi ki para.
Yarın bir gün diğer bir takım ona senin takımının verdiğinden daha yüksek bir para teklif eder, çoğunlukla da yuvasından kopartırlar.


Sporculara sorsanız "Profesyonellik" derler, ama taraftar arasında "İhânet" olarak geçer.


Yani sizin anlayacağınız olay tamamen duygusal (!) sebeplere dayanır, kısacası Ekomoni her türlü Tıkırında, işler ayna çal çal oyna.


Ha sevgili okuyucum fotbolu oynamak istiyorsan oyna, ama sadece zevkini alıyorsan oyna, karşılıklı olarak birbirini kırmayacaksan oyna, seyretmek istiyorsan ve o heyecana ortak olmak istiyorsan da ol, ama lütfen haakemin bitiş düdüğüyle birlikte gerçek dünyaya geri dön.
Çünkü senin varlığın veya yokluğun tribünde pek hissedilmez ama arkadaş çevresinde varlığın yokluğun hissedilir.


Ben burada en güzeli sözü ve yazıyı bir büyüğümüze bırakayım, zaten kendisi olayı güzel özetlemiş:
"İt doesn't matter for us, for me. Big games easy than the other games. Unfortunately every time is we have to control the games, under the control the games. During the games we have to some possibilities some big chances some big occassions something like that but, what can I do sometimes? And it's the football that's the football, something happened. Everything is something happened. But anyway now is in the tabele, we have to seen the situation, now is second position, and one point more. I don't want to see the back, I want to see the front. And I hope so tomorrow my teams ..."
Bu efsahanevi konuşmayı dinlemek isteyenler lütfen BURAYA tıklasınlar.


Sözün özü olarak şunu belirtmeliyim ki futbol gerçekten kitleleri güzel bir uyutur akılları uyuşturur, sizleri fotbolla oyalarken küresel güçler her türlü zammı yaparlar da ruhunuz duymaz, ancak sabaha otobüse binerken Akbilinizde yetersiz kontör ikazı verirse aklınız başınıza devşirir.
Haydi hoşça kalın ve sağlıklı kalın.