Bu Blogda Ara

Şişmanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şişmanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Eylül 2024

Eylül Hayatı

 Bütün zamanlar Biz Üç Muz olarak beğzı şeyhlerde kendimize hakim olabilmeği başaramıyoruz ama çevrelerimizi kontorol edebilmekten de geri kalamıyoruz.
Hayat ne yazık ki her zaman güzel şeylere hâmile kalamıyor, çünkü hayatın içine bir âletle girip de hayatın gönlünü becerebilmeği başaran birtakım güçler bizlere de bir türlü göz açtırmıyorlar.


Yoksa hiçbirimiz bu kadar çok yemeğe yüklenmeyiz ve kendimizi bu kadar şişmanlatmayız.
Şaka falan değil çevremizdeki birçok vatandaşımız hayatlarını fazla kilo sorunlarıyla karşı karşıya yaşıyorlar.
Hele ki artıkım Eylül-ü Şerif Ayı hayatlarımızın ortasına lök diye gelip izin bile almadan oturdu ki bize önce sararan yapraklar sonra serinleyen bir hava getirecek, dahası Güneşi erken bir saatta Homuna gönderecek ve her gün biriki dakika daha erkene gelecek.
Tabi sabahları işe gelmesi de biriki dakika kadar gecikmeğe de başlayacağını söylemeği unuttu ben.


Ne yapalım ki Sonbaharın sonunda başka Bahar yok, araya Yazdan çok daha uzun sürecek bir Kış girecek.
Dahası bazı millet Kar yağsın istiyor, ama Kar yağarsa soğuk olur ve Doğalgaz faturalarımız bu yıl çok daha fazla şişecek.
Faturaları zamanında ödeyemeyince de bir sürü icra davası ile karşı karşıya kalacağımızın resm-i şerifidir bu Kar yağmasını isteyenlerin duvasının tutması.

27 Eylül 2019

Az Uyuyan Şişmanlıyor

İnsanoğlunun günlük çekmesi gereken uyku süresi en az sekiz saattir. Yani günde sekiz saat uyumayan veya uyuyamayan bir insan belki gençliğinde uykusuzluğun yan etkilerini hissetmeyebilir ama ilerideki dönemlerde oldukça zorlanacaktır.
Bu gerçeği hepimiz biliyoruz değil mi? Evet biliyoruz, ben de söyledim, hem de kaç sefer. Araştırın Blogumu bulun, ben buradan bağlantı verecek değilim bu kez.


Ancak bu sefer İsveçli bazı bilim adamlarının boş oturmamak için yapmış oldukları bir araştırmada haftada dört gece az uyuyan bir insanın yakalanabileceği hastalıklar arasında kamuoyunda obezite olarak mâlum olan şişkoluk da eklendiği gözlerden kaçmadı.
Araştırmanın ayrıntılarına göre kâlori bakımından zengin gıdalarla beslenerek haftanın en az dört gecesi beşer saatten fazla uyumalarına izin verilmeyen katılımcıların şişmanlamaya daha yatkın oldukları anlaşıldı.
Aslında araştırmalara kalmadan atalarımızın sözlerine kulak ve göz versek ve de beyin yorsak daha akıllıca bir hayat yaşayabiliriz.

13 Aralık 2017

Ofiste Çalışmak Kâlbe Zarar

Herkes masa başında çalışmanın oturduğu yerden parayı götürmek olduğunu düşünür.
Gelgelelim bizden götürdüklerini göremezler bile.
Birçok çalışanlar çeşitli rahatsızlıkların tehdidi altında aslında.
Ancak çalışkan İngiliz bilim adamları aslında o kadar da güzel bir şey olmadığını araştırmalarında bulmuşlar.


İmdı bu araştırmanın sonuçlarında neler bulunduğunun izahatını verecek ben.
Masa başında çalışanlar genelde sağlıksız besleniyorlar. Buna çarşıdan alışkın ben, patronlar genelde simitle veya tostla öğünlerini geçiştirirler.
Bu şekilde beslenmek öncelikle kâlbin yağlanmasına yol açıyor.
Simit tost poğaça gibi gıdalar hamur işi oldukları için beli kalınlaştırıyor. Yani insanı şişkolaştırıyor.
Bunun üzerine kâlp hastalıkları riski de artıyor.
Göz de hareket etmediği için zamanla görme yetenekleri de zayıflıyor. Gözlük kullanmamızın nedenlerinden biri de bu işte.
Ayrıca sürekli oturmak da kasları da zayıflatıyor, sonra birkaç yüz metre için bile arabaya binme ihtiyacı hissediyoruz. Yani hareketsizlik bizi bitiriyor.
Atalarımız zamanında çok güzel söylemişler: Nerede hareket orada bereket.

09 Nisan 2013

Ne Kadar Aşıksan O Kadar Şişmansın

Bu yazımdaki konuyu metinlendirmeden önce bilmenizi istediğim yüz puanlık iki tane uzman sorusunu sormak zorundayım:
Hakikaten aşk insanı şişmanlatır mı, yoksa zayıflatır mı?
Yoksa şişmanlamamak için evliliklerimizde mutlu olmamaya mı çalışalım?


Zaten aslında evlendikten sonra ister istemez mecburen şişmanlıyoruz. Çünkü evlenmiş olan bütün arkadaşlarım günümüzde bekârlık günlerine nazaran gittikçe daha fazla şişiyorlar.
Bu sorunun cevabını almak için ta Amerika Birleşik Devletlerine kadar gitmeye gerek olmasa dahi bu konudaki resmi araştırma sonucu Amerika Birleşik Devletlerinden geldi bu sabah gazeteden önüme.


Çünkü evliliklerinde mutluluğu yakalamayı başarabilen çiftler başka birilerini bulmaya daha az motive oldukları için kendilerine özen göstermekten vaz geçiveriyorlar ve bu yüzden gerekli gereksiz şişmanlayıp kilo alıveriyorlar.


Bu sonucu açıkladığıma göre aklıma başka bir yüzon puanlık bir uzman sorusu geldi:
Zayıflamak için mutlu giden evliliklerimizi sonlandırıp boşanalım mı?