Bu Blogda Ara

İngiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2023

Uçakta Çiş Sorunu

Ben böyle toplu taşıma araçlarında idrarını boşaltanların sadece bizim buraya ait bir olgu olduğunu düşünürdüm ama göya medeni memleket olduğu iddia edilen İngiltere'de olduğunu okuyunca çok fazla sayıda şükrettim.
Geçenlerde yolcunun bir tanesi Marmaray'ın ortasında çişini yapmıştı ve pişkin pişkin yoluna devam etmişti.


Ancak bu seferki yazımızda bahsedeceğimiz hadise bizim buralardan değil ta İngiltere'de vukua avdet eylemiş.
İngiltereli tıpkı bizim Pegasus gibi bir havayolu olan Jet2'nin Glasgow'dan Tenerife'ye seferini yapmakta olan yolcu uçağında bir yolcu uçağın kabinine işedi.


Edinilen bilgiye göre uçağın kalkışının ardından önce kabin ekibiyle daha sonra yolcularla tartışan ve sarhoş olduğu bildirilen ellibeş gibi olgun yaşındaki Eric Forrest isimli yolcu daha sonra hiç kimseye aldırış etmeden kabine çişini yaptı ya da bilimsel şekilde yazalım idrarını penisinden boşalttı.


Pilotlar da bunun üzerine Portekiz’in Faro kentinde bulunan Gago Coutinho Havalimanı'na acil iniş yaptı.

 
Gözaltına alınan yolcunun uyuşturucu etkisi altında olabileceği de ifade edildi. Sorunlu yolcu nedeniyle sefer yirmidört saat kadar gecikmeye uğradı.
Tüm bu olanların üzerine Jet2 Havayolu da yolcunun bir daha uçaklarına binmesini yasak ettiler.

21 Temmuz 2021

Hardal Yalatılan Köpek

 Uzun uzun yıllar önce uzak bir memlekette anlatılmış bir hikâyeye göre bir Alman bir İtalyan bir Fransız ve bir İngiliz aralarında köpeğe hardal yedirmek konusunda iddiaya tutuşurlar.
Alman önceliği alır, hardalı topak yapar ve köpeğin ensesinden tutarak zorla ağzına tıkar. Hayvanın ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır.
İtalyan alır sırayı: "Öyle olmaz" der ve hardalı makarna şeklinde ufak parçalar halinde bölerek köpeğe yedirmeğe çalışırsa da hayvanın ağzı gene yandığından o da başaramaz.
Fransız da konuya zaten Fransız olduğu için kendi açısından yaklaşarak hardalı önce sulandırıp sos olarak köpeğe yedirmek için uğraşsa da bu uygulama ile de herhangi bir sonuç alamaz.


Sıra dünyanın kocası olan burnu havadaki İngilize geldiğinde önce köpeği okşayarak yanına çeker, sırtını sıvazlar, sonra hardalı topak yaparak hayvanın poposuna yapıştırır. Köpek ardı yandıkça başlar hardalı yani arkasını yalamağa, canı yandıkça yalar yaladıkça da canı yanar. Aynı ünlü Coca Cola gibi, hani yandıkça içiyorsun içtikçe yanıyorsun ya aynen öyle. Ama sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirir.


Akıllı ülkeler hedef ülkeleri istedikleri çizgide tutabilmek için onlara hardalı öyle yedirirler ki o ülkeler neyi yediklerinin farkına vardıklarında iş işten çoktan geçmiş olur.
Kısacası eğer akıllı olmazsan hem hardalı yedirirler hem kıçını yalatırlar, hem de dönüşü olmayan yola sokarlar.
Bu işi de senin insanlarını kullanarak yaparlar.

22 Mart 2021

Gelin Çiçeği

Hepimiz merak ederiz ki kadınlar evlenirlerken neden bir demet çiçek taşırlar diye.
Öğrenmek için günümüzden yıllar yıllar öncelerine gitmemiz gerekmekte, hani şöyle bir Ortaçağ'a falan yani, öyle üçbeş yıl değil.
Mâlum-u âliniz o dönemlerde Avrupa hâlkı yıkanmanın ne demek olduğunu bilmezdi.
Yıkanmağı bilmedikleri için de her necis işlemden sonra farz-ı ayn kılınan "Gusül Abdesti" olayını hiç ama hiç bilmezlerdi.
Hani bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru ifade ederken "Gökten Kedi Köpek Yağıyor" gibi alakasız bir deyime sahip olan İngilizlerden bahsediyorum.


Binbeşyüzlü senelerde İngiltere'de evlenmek konusundaki işler şöyle yapılıyormuş:
İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu. Çünkü senelik banyolarını genellkle Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da henüz çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de bir şekilde kokmağa başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir demet çiçek taşıyorlardı.
Daha sonra bu uygulama dünya ülkelerinde yerleşik âdet hâline geldi.

26 Şubat 2021

Gaziantep Fıstığı Günü

Şu yaşıma kadar geldim ama dünya üzerinde Amerika kadar hırsız bir toplum görmedim. Ne de olsa İngiliz Tohumu olurlar, normâldir deyip he diyerek geçiştirmeli, çünkü İngilizin çaldığı şey hırsızlık malı sayılmaz.
Çünkü bu sefer de binyıllardan beridir bizim olan Gaziantep Fıstığı'mızı çalmışlar, bir de gününü de kutlamağa başlamışlar.


Birkaç yıldan beridir Amerika'da ve tabi ki tohumlarının geldiği İngiltere'de kutlanılan bu güzel gün zaman geçtikçe dünyaya yayılmağa ve daha geniş kitlelerce tanınmağa başlandı.
Bu yıl ise Gaziantep Fıstığı'mızın anavatanı olan Türkiye'de de kutlanıyor.
Whalla ne güzel iş, önce adamın gıdasını çal ism-i şerif hakkını çal, sonra da aynı adama kendi malınmış gibi pazarla ve sat, oh ne âlâ memleket?


Ancak ne olursa olsun dünya üzerinde Dokuzbin yıldan beridir üretilen ve yummilenilen Gaziantep Fıstığı birçok yemekte ve tatlıda kullanıldığı gibi Kuruyemiş olarak doğrudan yummilenilebilen enfes bir şeydir, üstelik yummilendikçe aynen Çekirdek gibi bağımlılık da yapar.


Her ne kadar dünya üzerinde "Pistachio" olarak adlandırılsa dâhi biz kendisini Antep Fıstığı olarak biliriz, ancak Antep ilimiz ta Bindokuzyüzyirmiyedi Yılında adı Gaziantep olarak değişmiştir, yani artık Antep Fıstığı değil Gaziantep Fıstığı adıyla anmamız ve Gaziantep Fıstığı adını tescillendirmemiz gerekmektedir.
Ayrıca konumuzla ilgili değil ama ebedi başkomutanımız başöğretmenimiz kurtarıcımız ve kurucumuz ve de benim en büyük kahramanım Mustafa Kemâl Atatürk de Ankara'da ilk kurulan Meclisimize Gaziantep Milletvekili olarak girmiş olduğunu da hatırlatmak isterim.


Bir zamanlar Burger olan Köftelerimiz gibi Pistachio olan Gaziantep Fıstığımıza sahip çıkalım ki Oşt Amerikan Emperyâlizmi bizi daha fazla ele geçiremesin, çünkü ne de olsa Gaziantep Fıstığımızı bizden daha fazla üretiyorlar, biz ise İran'la çekişiyoruz ikincilik konusunda.

01 Kasım 2019

En Küçük Savaş Pilotu

Başlıkta yanlış anlaşılmaya uygun bir ifadem olabilir ya da savaş çığırtkanlığı yaptığımı sanabilirsiniz ama bu yazıda bir kuştan bahsedecek ben.
Uçaklar hayatlarımıza girmeden önce göklerin tek hâkimleri olan ve her boyutta bulunabilen kuşlardan, ancak bu yazımın kahramanı topu topu Ondokuz Gram ağırlığında olan resimde de gördüğünüz serçe boyutlarında.
Efenim kendisine geçenlerde sadece Üç Miligram ağırlığında bir mikro takip vericisi takıldı.


Bizim sevgili Nar Bülbülümüz de bir gece yarısı İkiyüzyirmibeş Kilometrelik bir uçuştan sonra Kuzey Denizi üzerinden İngiltere'de yere kondu.
Bülbülün Almanya'dan İngiltere'ye giderken uçtuğu rotayı harp-ı umumide savaş pilotları taktiksel olarak kullandıklarını tarihçiler söylüyorlar.
Anlayın yani gökyüzünün hâkimleri uçaklar değil kuşlardır.

10 Ekim 2019

Erkekler İçin Önemli

Doğada her türlü derdin dermanı mevcut derim de inanmazsınız.
Baksanıza imdı bizim bildiğimiz Domates sağlığa üretim türlüsü de faydalıymış.
Genç erkeklerin muhakkak Domatesi yummilenirken eksik etmemeleri gerekiyormuş.
Çünkü çalışkan İngiliz bilim adamları araştırmışlar ve Domatesin erkeklerde bulunan tohum hücrelerinin kâlitesini yüzde elli oranında arttırdığını ortaya çıkartmışlar.
Yani işbu itibarla Domates sayesinde erkeklerin dölleyebilme yetenekleri de artmış anlayacağınız.


Ancak işbu vaziyet-i umumiyeye ilâç sanayisinin ne tepki vereceği bilinmemekte henüz.
Çünkü mâlum-u âliniz Dünyada gizli güçler tarafından idare edilen hastalık ve sağlık ve de ilâçların dengelerinin bozulmaması da gerek, yoksa işbu gizli güç nasıl parasına para katacak?


Ancak yine de aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış.
Sağlık üzerine oynanan oyunlar artık gına getirdi, Domatesin iyi olduğunu çalışkan İngiliz bilim adamları ortaya çıkardı ya, imdı bir de bakarız Domateslere ilâç bulaştırarak yukarıdaki iyiliği de öldürebilirler.
Böyle şer odaklardan Allah-u Te'âlâ korusun bizleri.

03 Ekim 2019

Evde Hangi Nokta Ne Sıklıkla Temizlenmeli?

Temizliğin imandan geldiğini atalarımız yıllardan beridir söylerler. Eğer okuduysanız ben de Blogumda bazen gündeme getiririm.
Esasında ne kadar az eşya olursa temizliğe harcanan zaman o kadar azalır. Biz insanlar dünyaya temizlik yapmaya gelmedik ki canım?
Bu aralar çok fazla İngilizleri yazdığıma dair şikâyet ediyorsanız bir konuyu açıklığa kavuşturalım ki bu aralar İngiliz bilim adamları çok çalışıyorlar ve her yeni araştırmaları bizlerin daha sağlıklı olarak yaşamaya devam etmemizi istiyorlar.


Bilim adamları belki çalışkan ama bu sefer temizlik uzmanları bir şeyler belirtmişler.
Dediklerine göre evlerin içindeki Tuvaletler haftada bir kez, Mutfak Yüzeylerinin her kullanımdan sonra, Halıların haftada iki kez, Yatak Örtüleri ve Prizlerin de haftada bir defa temizlenmeleri tavsiye ediyorlar.
Bunların içinde en zoru Halı ve Yataklar, ama Allah-u Te'âlâ'ya çok ama çok şükür bizim evde Halı adına hiçbir nesne-i şerif bulunmamakta.

Bakterileri Yok Ediyor

Bizim vücutlarımıza dadanan mikroplar bile artık antibiyotik adı verilen güçlü ilâçlara karşı galebe çalıyorlar. Ancak bazı besinlere bazı bakteriler direnememekteler.
Bunlardan biri de Yeşilçay. Bir zamanlar hayatımda olan biri sayesinde tanışmıştı ben Yeşilçay adı verilen ve kışın daha çok içilen sıcak içecekle.
Aslına da bakarsanız günümüzde modern tıbbın önerdiği bütün ilâçların atası bizim kocakarı ilâçları olarak adlandırıp yüzüne pek bakmadığımız otlardan üretilmekte olduğunu biliyor musunuz?
Yani demem o ki Dünyadaki bütün hastalıkların çaresi aslında Doğada bulunur.


Efenim imdı Surrey Üniversitesi'ne bazı çalışkan İngiliz bilim adamlarının sırf boşta kalmamak için yaptıkları araştırmada bizim Yeşilçay'ın antibiyotiklere karşı yoğun direniş gösteren ve bazen de galebe çalan bazı bakterilere karşı etkili olduğunu ortaya çıkardılar.
İşbu etkiyi de Yeşilçay'ın içeriğinde bulunan EGCG adlı antioksidan sağlıyormuş.
Doğa aslında biz insanlara karşı o kadar cömert ki anlatamaz ben, ama biz insanlar Doğayı ne kadar koruyoruz?
Demek ki neymiş?
Sağlıklı olmak için biraz da Yeşilçay içmek gerekiyormuş.
Yeşilçay'ın Yaseminli ve Nânéeli olanı Starbaks'ta mevcut.

25 Eylül 2019

Başörtülü Düşes

Her ne olursa olsun bazı gelişen hadise-i şerifler bazı düşüncelerimi değiştiremez. İngiltere vatandaşı olmadığım için emirlerimi Kraliçe'den almıyorum, bu yüzden de Düşes Meghan'ın marsıklığını dilime dolayacak da değilim.
Ancak üyesi olduğu ailenin atalarının sömürdüğü ve günümüzde de sömürünün aleni olarak değilse bile dolaylı yollardan devam ettiği ve de ne zaman biteceği belli de olmasa günlük olarak sömürgesi Güney Afrika Cümhuriyeti ziyaretinde başkent Cape Town sınırları içinde ülkenin en eski camii olan Auwall Camii'nde eşi Prens Harry olduğu hâlde Allah-u Te'âlâ ile birkaç saatlik birliktelik esnasında başına sardığı başörtüsü dünyada haber olmuş:


Koskoca Düşeş kalkacak da kayın sömürgecilerinin yaptığı hatayı kendi de yapacak değil ya, üstelik kayınninesinin soyu da müslümanlığa dayanmışken.
Ne diyelim Allah-u Te'âlâ kabûl etsin, darısı bizim başörtülü bacılarımıza inşallah.
Çünkü kendisi bizim İstanbul'da veya Ankara'da belediyelere sayıyla verilen bankamatik memurlarından daha dürüst ve daha delikanlı, en azından bir amaç uğruna çabalıyor, bankamatik memuru ve bazı aklar gibi kendisine havadan bir şeyler gelmiyor.
Yazımın başında kendisine marsık demiştim ya, bütün gerçek marsıklar Düşes Meghan'dan biraz ilhâm alsınlar.

03 Kasım 2014

90-60-90

Moda dünyası şişmanlığı fazlama kabûl etmez.
O yüzden kadınları genelde göğüs doksan, bel altmış, kalça doksan santimetre çevreli olarak saymakta.
İdeal kadın ölçüleri olarak özellikle 1990'dan itibaren sürekli 90 - 60 - 90 olarak yazılmakta.
Gelgelelim gerçekten 90 - 60 - 90 olan kadın var mı dünyada?


Yaygın olan inanca göre dolgun göğüslü, ince belli, çıkık kalçalı kadınlar soba borusu gibi olan kadınlara nazaran daha doğurgan.

İngiltere'de kadınların belleri ile kalçaları arasındaki oran yüzelli yıl öncesine oranla 0.7'den 0.8'e çıkmıştır.
Kadınların bel çevresi 88, erkeklerin de 102 santimetreyi geçmemesi gereklidir.


Eski Yunan Tanrıçalarının heykelleri yapılırken kullanılan ölçüler 90 - 60 - 90 olup güzellik abidesinin koordinatlarıdır.
Kadınlarda ince bel zarafet ve güzelliğin en önemli koşullarından biri olarak kabûl edilir. Hâttâ 90 - 60 - 90 slogan hâline bile gelmiştir.


Tarihte kadınların ince belli görünme çabalarının en yoğun olduğu zamanlar ondokuzuncu yüzyılın ortalarına denk geliyor. O dönemde korse kullanımı her ne kadar yaygın da olsa 60 santim bel kalınlığı idealden uzaktı.


1920'li yıllarda kadınlar belleri ince görünmesi için korse takmaya başlamışlardır. Hâttâ sütyenlerin olmazsa olmaz tamamlayıcılarıdır korseler.
Fakat 1950'lerden sonra moda kavramı ve ideal kadın görüntüsü değişmeğe başladı.
Bu tarihe kadar dolgun göğüs, ince bel, estetik kalça ve ince bacaklar kesinlikle eleştirilir ve hiç yaklaşamazdı bile güzellik sınırlarına.


Günümüzde ise ölçüler 100 - 70 - 105 olarak değiştirildi, çünkü hızlı yemek salonlarının sağladıkları dengesiz beslenme alışkanlıkları insanları şişkolaştırmakta.


Gelgelelim bir önemli konu daha var:
Kadınlarda göğüs büyüklüklerinden daha önemli bir şey varsa o da bel ve kalça orantısıdır.
İstediğin kadar dolgun göğüslerin olsun, eğer düz bir bel ve dar bir kalçan varsa orantısızsın demektir.