Bu Blogda Ara

Külotlu Çorap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Külotlu Çorap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2025

Boş

İşbu yazıyı okuyan herkesedir benim sözüm.
Hayatta her zaman sağlıklarımız yerindeyse ve ekomonimiz tıkırındaysa şükretmemiz gerekiyor.


Şükür et ki Bosch değilsin, çünkü sen bir Arçeliksin.
Daha güzellerini çok daha iyi becerirsin.
Yeter ki önce kendi becerikliliğinin farkına varmağı başar.
Arkası ise Külotlu Çorap kaçığı gibi gelir.

23 Eylül 2024

Можна Кофе

Kim bilir kaçıncı Kahve Fincanımızı yudumladığımızı ve daha midelerimizdeki yemekleri hazmetmeğe yarayacak kaç fincan kahve içme sayımızın kaldığını Biz Üç Muz olarak hiç bilmiyoruz.
Ancak bildiğimiz bir şey var ki Yaz artık bitti, bugünden itibaren Sonbahar'a giriyoruz, hani şu sonunda başka baharı olmayan cinsinden.


Artık günlük hayatlarımızda incecik kıyafetler olmayacak, hani şöyle bir kot şort bir tişört cinsinden hemen üzerimize geçirip çabucak sokağa çıkamayacağız.
Şimdilik şortlarımızın boyları pantolon olarak uzadı, ayaklar bacaklar Külotlu Çoraba başladı, bir de ayakkabı içinde terlemekten haşlanması ve mantarlaşması da cabası.


Gövdelerde şimdilik kazak olmasa bile akşam serinliğinde bir ceket geçirmek şart oldu.
Yavaş yavaş Kış hazırlıklarımız başlaması gerekiyor, yoksa üşütüp hasta olmak işten bile değil.


Artık sıcak güneşli güzel günlere ve Dondurmaya bir veda etmemiz gerekiyor, Dondurmanın yerini artıkım Sâhlep Ihlamur Mélisà ve Kahve gibi sıçak içecekler alacak günlük hayatlarımızda.
Sonbaharın en güzel taraflarından biri de Kahve veya Bitki Çayı gummilenerek ağaçlardan dökülen sararmış yaprakları seyretmektir, Kütüphaneden seçeceğiniz Kalın kitaplarla birlikte daha güzel olacağı kesindir.


Güneşin de birazcık dinelmeğe ihtiyacı hâsıl oldu, çünkü bizi bütün Yaz boyunca hararetle ısıtmaktan helâk oldu.
Bir kadının hâmileliği süresince Güneş'in de dinelmesi hakkı değil midir sizce?


İşte böyle hayat devam ediyor, Kış kışlığını Yaz yazlığını bilecek ki hayat dengeye otursun.

04 Nisan 2023

Penti Reklâmı

 Bu akşam sizlere değişik bir konudan bahsedeceğim çünkü çok uzun yıllardan beridir Türkiye Cümhûriyeti hudutları dâhilinde böyle reklâm görmemişti ben.


Şu hayatta sanki her bir şeyimiz tamammış gibi bir külotlu çorabımız eksik kalmıştı.
Üstelik tanıttığına göre varlığıyla yokluğu zaten hiç fark edilmiyormuş.
Bu kadar incecik ve yok gibi olan bir külotlu kadın çorabı çabuk kaçar herhâlde galiba sanırsam.
Üstelik oldukça da pahlı bir şey olduğu kesin, çünkü Ekomonimiz Israrla Tıkırındayken ucuz şey olur muydu sizce?


Her bir şeyi anlarım da böyle bir reklâmı Marmaray'ın nasıl aldığını hiçbir türlüsünden anlayamadığım cihetle essahtan merak ediyor ben?

01 Mart 2023

Kahve Dünyası Mart Yenilikleri

 Mâlum-u âliniz bugün Mart-ı Şerif Ayı huzura avdet eyledi, eylemekle kalmadı kalktı ta El Salvador'dan bizlere Ayın Kahvesi'ni gummilenmek üzere getirdi.
Her ne kadar daha önceden de bulunabiliniyorsa dâhi bugün içine girdiğimiz Mart-ı Şerif Ayı boyunca bizler için öne çıkartılacağının müjdesini vermek istiyor ben.


Tabi bir cümle önce müjde dediysem bizim ünlü ulusal çorap markamız Parizien'in bir numaralı ürünü olan ve günümüzde de hâlâ üretilmeğe devam eden Müjde Külotlu Kadın Çoraplarından bahsetmiyorum.


Efenim bizim has markamız olan Kahve Dünyası içinde bulunduğumuz Mart-ı Şerif Ayının dondurması olarak Tâhinli olanını seçmiş bulunmakta, daha büyük sürprüzü ise birkaç gün sonra Şehr-İstanbul'a avdet edecek olan Ramézân-ı Şerif Ayına özel olarak Hurmalı dondurmayı biz konuklarına arz edecek.
Bu arada ben Tâhinli Dondurmayı da çok sevdim, geçen yıl da Ramézân-ı Şerif Ayında konuklarına arz etmişlerdi.


Kısacası biz misafirler olarak bu iki kocaman ay boyunca çok değişik nesne-i şeriflerden yummilenmeğe ve gummilenmeğe her zaman olduğu gibi devam edebileceğiz.


Tabi en önemli olan şey de Kedisiz bir Kahve Dünyası asla düşünülemeceğidir ki neredeyse bütün Kahve Dünyasılarda muhakkak bir şekilde Kediler mevcutturlar ve genel olarak çok da svecendirler, yani kendilerini sevdirmekten çekinmezler.
En sonunda bana bir güzel poz verdi, ben de kendisinden ahz-u kabz eylediğim yüksek müsahadeleriyle resm-i şerifini çektim, ahanda paylaşım iznine istinâden de yayınlıyorum.

02 Ağustos 2021

Kelebek

Sabah sabah bir zam haberi verdim ama biraz da indirimden bahsedeyim sizlere.
Bu aralar Home'nizde bağzı odundan ve ahşaptan yapılmış mobilyaları değiştirmek istiyorsanız Kelebek'te evinizi yenileyecek fırsatların devam ettiğini görüşlerinize sunarım.
Şimdi tüm ürünlerde yüzde kırk indirime ek olarak fazladan yüzde yirmiye varan indirimlerle evinize yenilik ve şıklık katmanın tam zamanı.


Hemen alışverişe başlayın ve bu fırsatı kaçırmayın. Unutmayın ki son gün 15 Ağustos olmaktaymış.

18 Temmuz 2021

Kenevir

 Bir dönümlük kenevir yirmibeş dönümlük orman kadar oksijen üretir. Yine bir dönümlük kenevirden dört dönüm ağaca eş kâğıt üretilebilir. Kenevir tam sekiz kez kâğıda dönüştürülebilirken ağaç sadece üç kez kâğıda dönüştürebilir.
Kenevir sadece dört ayda yetişir ama bir ağaç ise en az yirmi yılda ancak verimli olur.
Kenevir gerçek bir radyasyon temizleyicidir. Dünyanın her yerinde yetiştirilebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilâcına da ihtiyaç duymaz.
Kenevir ile yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşırsa tarım ilâcı sektörü tamamen ortadan kalkabilir.
İlk kot pantolon kenevirden yapılmıştır hatta Kanvas" kelime-i şerifi kenevir ürünlerine verilen isimdir.
Kenevir ayrıca ip halat çanta ayakkabı şapka yapımı için de ideal bir bitkidir.
Kenevir kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltma, romatizma kâlp sara astım mide uykusuzluk omurga rahatsızlıkları ve ruhsal çöküntüler gibi en az ikiyüzelli hastalıkta kullanılmaktadır.
Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir ve içindeki iki yağ asidi de doğada başka hiçbir yerde bulunmamaktadır. Üstelik kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur.
Kenevirle beslenen hayvanlar hormon takviyesine ihtiyaç duymazlar.
Pilâstik ürünlerin tamamı kenevirden üretilebilir ve kenevir pilâstiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır.
Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa dayanıklılığı çelikten tam on kat fazla olur.
Binaların yalıtımı için de kullanılabilir çünkü dayanıklı ucuz ve esnektir.
Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler suyu kirletmez, yani tamamen doğa dostudur.


Amerika’da onsekizinci yüzyılda üretimi zorunluydu ve üretmeyen çiftçiler hapse atılıyordu. Ancak durum şimdi tam tersi. Neden?
Çünkü zamanın kodamanı W. R. Hearst 1900'lü yıllarda Amerika'da gazete ve dergilerin yani medyanın ya da kısaca inokta basının sahibiydi. Ormanları vardı ve kâğıt üretiyordu. Eğer kenevirden kâğıt yapılırsa milyonlarını kaybedebilirdi.
Rockefeller denilen küresel güç dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketi vardı. Bio yakıt olan kenevir yağı da elbette onun en büyük düşmanıydı.
Mellon denilen bir küreselci Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden pilâstik üretmek için patente sahipti. Kenevir endüstrisi onun pazarını da tehdit ediyordu.
Dupont ise biliyorsunuz kadınların bir numaralı giysilerinden naylon külotlu çorabın mucididir.
Sonra ise Mellon oştamerika başkanı Hoover'in hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğimiz büyük ama şereften yoksun isimler yaptıkları toplantılarda kenevirin bir düşman olduğuna karar verdiler.


Ve onu ortadan kaldırdılar. Medya aracılığıyla marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri insanların beynine zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar.
Kenevir ilâçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal ilâçlar aldı.
Kâğıt üretimi için ormanlar katledildi. Tarım ilâçları ile zehirlenme ve kanser arttı.
Derken dünyamızı pilâstik çöplerle ve zararlı atıklarla donattık.
Şimdilerde aynı küresel güçler korona morona korkusu sayesinde aşı adı altında bilmediğimiz bir sıvıyı insanlara uygulamaktalar.

17 Temmuz 2017

Yakışıklı Sevgili Sağlığı Bozuyor

Evet yazımın başlığını yanlış okumadınız. Güzele kim bakmaz?
Üstelik birlikte olduğunuz erkek veya kadın dikkât çekici biriyse ... Bu yazımız kadınların gözlerinden olacak.
Bazen araştırmacılar da canları sıkılıp değişik şeyler araştırıp bulabiliyorlar. İşte bunlardan biri de huzurlarınızdaki yazımda size yazdıklarımla alakalı.

Sevgilisi ya da kocası yakışıklı olan kadınlarda yemek yeme sorunları daha fazla görülüyormuş.
Olayın boyutu aslında kıskanmakla da alakalı. Neden mi?
Çünkü siz de bilirsiniz güzele herkes bakar.
Kadınlar da yakışıklı partnerlerinin kendilerini aldatmamaları için fiziklerine çok dikkât ediyorlar.
Bu yüzden kendini tutamayıp sağlıklı olmayan diyet yapan kadınlarda dilimize iştahtan kesilme olarak tercüme edebileceğimiz anoreksiya gibi yemek yememe rahatsızlıkları ortaya çıkıyor.

İşin tuhaf tarafı aldatacak olan kişinin kendi karaktersizliği daha önemlidir, çünkü eğer birlikte olduğu kadını aldatmayı göze alabiliyorsa o erkek zaten adam değildir.
Kadınlarımıza da gelince, hiç kimsenin başına gelsin istemem ama bu dünyada Kylie Minogue veya Adriana Lima gibi en güzel kadınlar bile aldatıldıysa sorun sadece fiziksel güzellikle sınırlı olmadığını kafanıza sokmanız gerek.

18 Ocak 2015

Topuklu Stayl

Daha önceki yazılarımda bahsetmiş miydi bilmiyor ben ama yüksek topuklu ayakkaplarıyla yeni doğmuş zürafa yavruları gibi paytak paytak yürümekte zorlanan ve boy gompıleksi hâd safhaya erişmiş kadınlara biraz üzücü bir haber benden değil, Stanford Üniversitesi'nden geldi.


Amerikalı bilim adamları araştırmaktan geri kalmamış ve İngiliz meslektaşları gibi gecelerini gündüzlerine katmışlar, yüksek topuklu ayakkaplarını sürekli olarak giymenin kadınların eklemlerini tehlikeli bir şekilde zorlamasına sebep olduğunu ortaya çıkartıp bir de işbu mevzuat-ı umumiyeyi yazılı kâğıda dökmüşler.


İşbu zorlamanın diz eklemlerini erkenden yaşlandırıp kireçlenmeye yol açtığını eklemişler basın açıklamasının altına.


Zayıf olanlar belki biraz yırtabiliyorlarmış ama kilolu kadınlarda işbu bozulma nispeti çok ama çok daha fazlaymış.
Boşuna Twitter'de şöyle yazılar yazılmamış demek ki:
"Topulu giyince yeni doğmuş zürafa yavruları gibi paytak paytak yürümeğe çalışan kızlar, kızlarımız ..."

03 Kasım 2014

90-60-90

Moda dünyası şişmanlığı fazlama kabûl etmez.
O yüzden kadınları genelde göğüs doksan, bel altmış, kalça doksan santimetre çevreli olarak saymakta.
İdeal kadın ölçüleri olarak özellikle 1990'dan itibaren sürekli 90 - 60 - 90 olarak yazılmakta.
Gelgelelim gerçekten 90 - 60 - 90 olan kadın var mı dünyada?


Yaygın olan inanca göre dolgun göğüslü, ince belli, çıkık kalçalı kadınlar soba borusu gibi olan kadınlara nazaran daha doğurgan.

İngiltere'de kadınların belleri ile kalçaları arasındaki oran yüzelli yıl öncesine oranla 0.7'den 0.8'e çıkmıştır.
Kadınların bel çevresi 88, erkeklerin de 102 santimetreyi geçmemesi gereklidir.


Eski Yunan Tanrıçalarının heykelleri yapılırken kullanılan ölçüler 90 - 60 - 90 olup güzellik abidesinin koordinatlarıdır.
Kadınlarda ince bel zarafet ve güzelliğin en önemli koşullarından biri olarak kabûl edilir. Hâttâ 90 - 60 - 90 slogan hâline bile gelmiştir.


Tarihte kadınların ince belli görünme çabalarının en yoğun olduğu zamanlar ondokuzuncu yüzyılın ortalarına denk geliyor. O dönemde korse kullanımı her ne kadar yaygın da olsa 60 santim bel kalınlığı idealden uzaktı.


1920'li yıllarda kadınlar belleri ince görünmesi için korse takmaya başlamışlardır. Hâttâ sütyenlerin olmazsa olmaz tamamlayıcılarıdır korseler.
Fakat 1950'lerden sonra moda kavramı ve ideal kadın görüntüsü değişmeğe başladı.
Bu tarihe kadar dolgun göğüs, ince bel, estetik kalça ve ince bacaklar kesinlikle eleştirilir ve hiç yaklaşamazdı bile güzellik sınırlarına.


Günümüzde ise ölçüler 100 - 70 - 105 olarak değiştirildi, çünkü hızlı yemek salonlarının sağladıkları dengesiz beslenme alışkanlıkları insanları şişkolaştırmakta.


Gelgelelim bir önemli konu daha var:
Kadınlarda göğüs büyüklüklerinden daha önemli bir şey varsa o da bel ve kalça orantısıdır.
İstediğin kadar dolgun göğüslerin olsun, eğer düz bir bel ve dar bir kalçan varsa orantısızsın demektir.