Bu Blogda Ara

İlâç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlâç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Kasım 2025

Deli Konusu

 İçimizde çok az kişi bilir ki bugün "Dünya Deliler Günü"dür, yıllardan beridir de sessiz sedasız kutlanır durur.
Bir psikoloğun akıl hastasından duyduğu şu cümleye bakın:


İlâçları beni tedavi etmesi için almıyorum çünkü bende tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık yok.
Benim çevremdeki herkes deli olduğu için ilaç onlara uyum sağlamama yardımcı oluyor.

18 Temmuz 2021

Kenevir

 Bir dönümlük kenevir yirmibeş dönümlük orman kadar oksijen üretir. Yine bir dönümlük kenevirden dört dönüm ağaca eş kâğıt üretilebilir. Kenevir tam sekiz kez kâğıda dönüştürülebilirken ağaç sadece üç kez kâğıda dönüştürebilir.
Kenevir sadece dört ayda yetişir ama bir ağaç ise en az yirmi yılda ancak verimli olur.
Kenevir gerçek bir radyasyon temizleyicidir. Dünyanın her yerinde yetiştirilebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilâcına da ihtiyaç duymaz.
Kenevir ile yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşırsa tarım ilâcı sektörü tamamen ortadan kalkabilir.
İlk kot pantolon kenevirden yapılmıştır hatta Kanvas" kelime-i şerifi kenevir ürünlerine verilen isimdir.
Kenevir ayrıca ip halat çanta ayakkabı şapka yapımı için de ideal bir bitkidir.
Kenevir kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltma, romatizma kâlp sara astım mide uykusuzluk omurga rahatsızlıkları ve ruhsal çöküntüler gibi en az ikiyüzelli hastalıkta kullanılmaktadır.
Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir ve içindeki iki yağ asidi de doğada başka hiçbir yerde bulunmamaktadır. Üstelik kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur.
Kenevirle beslenen hayvanlar hormon takviyesine ihtiyaç duymazlar.
Pilâstik ürünlerin tamamı kenevirden üretilebilir ve kenevir pilâstiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır.
Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa dayanıklılığı çelikten tam on kat fazla olur.
Binaların yalıtımı için de kullanılabilir çünkü dayanıklı ucuz ve esnektir.
Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler suyu kirletmez, yani tamamen doğa dostudur.


Amerika’da onsekizinci yüzyılda üretimi zorunluydu ve üretmeyen çiftçiler hapse atılıyordu. Ancak durum şimdi tam tersi. Neden?
Çünkü zamanın kodamanı W. R. Hearst 1900'lü yıllarda Amerika'da gazete ve dergilerin yani medyanın ya da kısaca inokta basının sahibiydi. Ormanları vardı ve kâğıt üretiyordu. Eğer kenevirden kâğıt yapılırsa milyonlarını kaybedebilirdi.
Rockefeller denilen küresel güç dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketi vardı. Bio yakıt olan kenevir yağı da elbette onun en büyük düşmanıydı.
Mellon denilen bir küreselci Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden pilâstik üretmek için patente sahipti. Kenevir endüstrisi onun pazarını da tehdit ediyordu.
Dupont ise biliyorsunuz kadınların bir numaralı giysilerinden naylon külotlu çorabın mucididir.
Sonra ise Mellon oştamerika başkanı Hoover'in hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğimiz büyük ama şereften yoksun isimler yaptıkları toplantılarda kenevirin bir düşman olduğuna karar verdiler.


Ve onu ortadan kaldırdılar. Medya aracılığıyla marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri insanların beynine zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar.
Kenevir ilâçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal ilâçlar aldı.
Kâğıt üretimi için ormanlar katledildi. Tarım ilâçları ile zehirlenme ve kanser arttı.
Derken dünyamızı pilâstik çöplerle ve zararlı atıklarla donattık.
Şimdilerde aynı küresel güçler korona morona korkusu sayesinde aşı adı altında bilmediğimiz bir sıvıyı insanlara uygulamaktalar.

21 Mayıs 2021

Sineksavar

Köylerde kara sinekler için ilâç kullanmıyorlar. Şeffaf poşetlere normâl suyu koyup oturdukları alanda farklı yerlere asıyorlar.
Görünce şaşırdık ve "Sinekleri uzaklaştıran nedir?" diye sorduk.
Seksenaltı yaşındaki ninemiz anlatıyor: "Naylonun içindeki su sallanıp durdukça sinekler etrafında döner, kendilerini suyun yüzünde canavar gibi görürler ve korkudan uzaklaşırlar." Gülümsüyor: "Onların da canı var" diyor.


Doğayı yok etmek değil amacımız, her canlının yaşama hakkı vardır.
Zararlıları yok etmiyoruz, sadece uzaklaştırıyoruz.
Bilinçli üreticiler iyi ki var.
Köylülük bitmesin.
Toprak bitmesin. 

23 Mart 2021

Sağlıklı Olmanın Öğüdü

Son bir yıldan beridir bu Rotschild denilen bir pisliğin ortaya çıkarttığı korona morona bakara makara adındaki bir virüsle savaşmaktayız, her ne oluyorsa oluyor ve çaresi su ve sabun olan ve tüm dünyadaki ağırlığı sadece ve sadece bir gram kadar ağırlığı olan virüs bir türlü temizlenemiyor.
Öncelikle bu virüsten korunmak için maske adlı bir sektör oluşturdular, herkese de parayla sattılar. Maske takmayınca da yüksek yüksek cezaları yazdılar.
Maske sayesinde biriki yıl sonra karbondioksit soludukları için hasta olacak milyonlarca insan şimdiden hazır, gelsin cukka paralar.
Mâlum-u âliniz dünyayı yöneten o onüç aile yasanın böyle işlemesini istiyor, işin tuhafı Allah-u Te'âlâ da onlara istediklerini veriyor.
Bir zaman sonra aşı diye bir şey çıkartacaklar ve insanları aşılayacaklar, aşılananların bir kısmı da aşının yol açtığı yan etkiler sayesinde öbür dünyaya yolculuğa çıkmak zorunda kalacaklar.
Ama bir zaman daha sonra bu aşının da hiçbir faydasının olmadığı da ortaya çıkacak, zaten aşağıdaki gelişmeleri şöyle bir tartarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.
Sizler için bazı belgeler derledim bu yazımda onlardan bahsedeceğim.


Bir zamanlar sigara içmek sağlık demekti çünkü sigara üreten firmalarla ilaç üreten firmaların patronları aynıydı. Sonra zararları kanıtlanınca ve milyonlar bu illet yüzünden süründükten ve öldükten sonra son günlerin kampanyaları başladı.
Uyuşturucu olarak bildiğimiz Eroin ilk çıktığında ilaçtı ve eczahanelerde satılıyordu.
Margarini de sağlık olarak bilirdik. Yıllarca reklâmlarda yer aldı.
Sonra bir gün öğrendik ki kötüledikleri ve tu kaka ettikleri terayağı sağlık margarin hastalıkmış.
Süte sağlık kaynağı dediler Pastörize ettiler, sütün sağlık olmasının sebebi olan faydalı mikropları öldürdükten sonra çocuklarımıza içirdiler. Bir gün diyecekler bunlar da zararlıymış.
Tuz yemeyin diyorlar, Tuz tansiyonu artırır diyorlar. İnsanlar minerâlsiz kalınca kendilerini hâlsiz hissedince ilâç satıyorlar çünkü. Yakın zamanda tuzun tansiyonla alakası yokmuş diyecekler.
Kâlorisiz yiyecek reklamı yapıyorlar. Şekeri çıkarınca sağlıklı oluyormuş.
Şekeri çıkarıp ne koyuyorlar peki? Kanserojen etkisi kanıtlanmış şekerden onlarca yüzlerce kat tatlı olan pankreası daha çok yoran muhtemelen şeker hastalığına yol açan endüstriyel tatlandırıcıları koyuyorlar. Kâlorisiz ama kanser eden yiyecekler.
Zamanında kadınlara menapoz geciksin diye hormon replasman ilâçlarını sattılar. Milyonlarca kadın kullandı bunu. Sonra "Pardon bu kanser yapıyormuş" deyip işin içinden çıktılar.
Talidomid verdiler gebelerin içi bulanmasın diye ama bebekler kolsuz bacaksız doğunca yine pişkince sırıttılar.
Bilim yavaş yavaş gelişiyormuş. Bu uğurda yapılan gayretler de kutsalmış. Cennetleri dünya olduğu için ceplerini doldurdukları paralar da ödülleri oluyor. Ölen ve sakat kalan milyonlarca vatandaş da bilim gazileri ve şehitleri.


Unutmayın ki biri size bilim diyorsa oradan kaçacaksınız. Bakmayın onların kafalarının karışık olduğuna, bal gibi biliyorlar neyin doğru neyin yanlış olduğunu.
Ama size biraz daha zehir satıp bir de güzelcenem ilâçlamak, cehenneme gidene kadar biraz daha ilâhlık taslamak dertleri.
Bizim bildiğimiz "İlim" bilim diye uyduruk bir tanrıya dönüştükten sonra oldu ne olduysa hiçbir şeye yaratmayan ve insanlara hiçbir yararı dokunmayan bir şeyi ilâh edindi insanlar.
Bilim insanı olunca da bu koca çarkları olan sömürü sisteminin sözcüsü oldular.
Siz siz olun ne sağlıkta ne dinde ne eğitimde ne de gıdada hangi sektör olursa olsun aklınızı kâpitâlizmin sözcülerinden olan Rotschild ibnesine kiraya vermeyin. Karşılığı dünyada da ahirette de perişanlık olur vesselam.

07 Ekim 2014

İnternet İlaçları

Bugün bayram olmayan bayramın son günü, bu sefer inanamayacaksınız bana ama bayramın bittiği için seviniyor ben.
Eskiden gelmesi için halat çektiğim bayramın rezilliklerini gördüm bu yıl.


Bugün size biliyorum ki bayramın bittiği için üzgünsünüz, biraz komedi ilaç tanıtımları yapacak ben sabah sabah.
Fesatsülin ile başlıyoruz, yarı antibiyotiktir, içinde iki film tablet bulunmasına rağmen bazı vaziyet-i fesadiyeler dahilinde bir filmle kurtulabilirsiniz.
Fesatlıklardan kurtulabilmek için birebirdir.


Bazen çevremize gerekli gereksiz insanat gelir yapışkan gibi yapışır. Bu ilaç onlar için, antiseptik bir ilaç olup sabah akşam tok karnına alınması gerekir.
Kutuyu bitirmeniz şart değil, üstelik bu ilacın son kullanma tarihi de yoktur.


Bazı olaylardan sonra genelde kısmetinizin kapalı kaldığını mı düşünmektesiniz?
O zaman bu ilacımız tam sizderyaya göre.
Resmi bir doğum kontrol hapından farkı pek yoktur ama yine de dikkâtli kullanmak gerekir, doz aşımında gereksiz kişileri uzaklaştırabilme gücünü yeniden kazanmak için Bisikirol takviyesi gerekebilir.



Bu hayatta hiçbir şey beceremeyip kendinizi koyuverenlerden misiniz?
O zaman Mınakoim alıp günde bir sefer tok karnınıza bir büyük bardak suyun içinde eritip için.
Yine son kullanma tarihi olmayan bir ilaç daha, ama ilk açıldıktan sonra otuz gün içinde bitirilmesi gerekir.


Bu da geceleri kendilerini çok yorgun hissedenler için gece yatmadan makatlarının içlerine sürmeleri gereken bir krem, sürdükten sonra yanınıza birinin daha yatması ve sizi yarması ve düzmesi gerekiyor ama.
Dikkât: Nanesi çok yüksek oranda olup düzeni aşırı derecede tahrik etme gücü mevcud olduğundan dikkâtli ve ölçülü kullanılmalıdır.


Bu da az önceki gibi, ama daha sıklıkla gündüz kullanılması daha da uygundur.
Birileri soyutta düzülürken diğerleri somutta düzülürler.
Ama kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek?
Bunu kullanırsanız canınız çok fazlama da acımaz. Üstelik fantezi kurabildirme gücü Bengay'e nazaran daha güçlü, lâkin nanesiz olduğu için düzen kolaycanam tahrik olamıyor.


İşte bu da tahrik kabiliyeti yoksunluğunda kullanılan gıda takviyesi, her şeyin ilaçla olacağına dair herhangi bir kural yok bilirsiniz, netekim ara sıra gıda takviyesi de almanız gerekebilir.
İşte bu da sabahları kalktığınızda kendinizi formsuz falan mı hissediyorsunuz?
Tam size göre, günde bir adet, o da sütle birlikte alınır.


Her şeyimiz hazır diyeceksiniz ama olur da düzgü esnasında yarı yolda kalınca nasıl bir yol izleyeceksiniz?
Daha doğrusu yolun kalanında nasıl hareket edebileceğinizi bilmiyorsanız bu tam size göre.
Yalnız Emedur'un yan etkileri çok fazla, alışkanlık ve bağımlılık yapmasıyla ününe ün katmıştır.
Antibiyotik olmadığı için doktorun önerdiği miktardan fazlasını kullanmak tehlikelidir.


Diyelim ki bu gece düzülmekten sıkıldınız ve canınız başınızın ağrımasını istiyor.
Bu tanıtacağım ilaç aslında bitki takviyesinden başka hiçbir şey değildir.
Sadece düzülmek istemediğiniz gün bundan bir tane alın, düzülme saatiniz gelmeden bir saat kadar önce ıhlamur veya yeşilçayla yutun, tam yatarken başınız ağrımaya başlayacak ve yavaş yavaş uykunuz gelecek.


Eğer sadece o günü düzülmemek değil de sizi her gün düzeni düzmeyi istiyorsanız burada gördüğünüz üçlemeden üsttekini sabah kahvaltı sonrası, ortadakini öğleden ikindiye kadar, alttakini de yatmadan yarım saat önce Götü Kolla ile birlikte veya ondan sonra makatınıza sürün.


Bitti mi? Bitmedi, devamı var.
Eğer düzücünüz hiçbir şeyden anlamıyor ve sizi hâlâ zorlamayla düzmek istiyorsa hemen bir kaşık sıvı Boksilin için, size anında götünüzden bok çıkartarak düzücünüzün midesini bulandıracaktır.
Bu ilacın yan etkisi ise düzücünüzün size küsüp sizi terk etmesiyle sonuçlanan şiddetli bir kavgaya tutuşmanız olasıdır.


Kavgadan sonra sıra gelir sizin için güzel bir bunalımdan çıkartıcı yeşil reçeteli ilaca.
Normâlde antidepresanları hiç tavsiye etmezler, ama bu ilaç reçeteli satılır, kullanılabilmesi için doktor tavsiyesi elzemdir.
En büyük yan etkisi sizi ağlayıp zırlama krizlerine sokmasıdır, eğer yan etki ısrarla kutu bitene kadar sürekli devam ederse doktorunuz ikinci kukuyu verebilir, çünkü ilacın panzehiri yine kendisidir.
Bu ilaç günde bir defa yatmadan hemen önce bir bardak suyla yutulur, çünkü hemen uykunuzu getirir.


Eğer Zictired'in ikinci kutusunu yuttuktan sonra ağlama krizleri devam ediyorsa bu sefer doktorunuz size büyük ihtimâlle Zaman yazacaktır reçetenize.
Son kullanma tarihi olmayan bu ilacın içinde üç film tablet olmasına rağmen ilk filmi bitirdikten sonra geri kalanları yutmanızda aceleniz yoktur.
Bu ilacın etkili olabilmesi için sabah kalkınca kahvaltıdan sonra sütle veya çorbayla yutulması gerekir.


Tüm bu ilaçlardan sonra duygularınız yavaş yavaş silinmeye başlar ve hissetmeyen biri olup çıkarsınız.
Aynı Issız Adam filmindeki Alper karakteri gibi.


Daha da olmazsa bunu kullanın, eminim ki iyi gelecek size.
Yalnız dikkât edin, bu ilaç en çok bağımlılık yapandır.


İşte bana reçetelerimi yazan doktorum, kendisini malesef şimdi bulamıyorum ama, siz bana yardımcı olabilir misiniz?