Bu Blogda Ara

Psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Kasım 2025

Deli Konusu

 İçimizde çok az kişi bilir ki bugün "Dünya Deliler Günü"dür, yıllardan beridir de sessiz sedasız kutlanır durur.
Bir psikoloğun akıl hastasından duyduğu şu cümleye bakın:


İlâçları beni tedavi etmesi için almıyorum çünkü bende tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık yok.
Benim çevremdeki herkes deli olduğu için ilaç onlara uyum sağlamama yardımcı oluyor.

19 Mart 2021

Çiğ Süt

 İnsanoğlu çiğ süt emmiş, kimse bilmez fendini, her kime iyilik yaptıysan ondan kolla kendini.
İnsanoğlu çiğ süt emmiş derler ya çiğliği ondandır. Pişmeden de ölür gider çoğu zaman.


Doğduğumuzda ilk tanıştığımız gıda anne sütüdür ve edindiğimiz ilk bilgilerdir. Hiçbir süzgeçten geçmeden edinilen bu bilgiler biyolojik düzeyden gelir. Anne bile nasıl ürettiğinden haberi olmadan ve kendisine sorulmadan bu maddeyi biyolojik yapısıyla üretir. Bu nedenle çiğ süt emmiş olan insanoğlu içinde bir hayvanın duygularını barındıran muhtemel bir vahşidir.


Dostuma gülümsedim, daha arkamı döndüğümde onu bana gülerken gördüm.
İşte insanın zavallılığı burada başlıyor. Sevmek istiyorsun, güvenmek istiyorsun, bu defa oldu diyorsun, ama her defasında tuhaf bir şekilde başa sarıyorsun. Kısır bir döngü bütün hayatını etkiliyor kapsıyor.
Oysa hayata ve insanlara bu kadar da anlam yüklememek gerekir. Koskoca Nietzsche bile "İnsan düpedüz konuşan hayvandır" dememiş mi? Bizse mükemmelin peşinde koşar dururuz. Sanki kendimiz mükemmelmişiz gibi. Bu hayatta en çok insan ilişkileri yorar insanı. Eğer bu enerjiyi daha faydalı işlere verse insan kim bilir ne başarılara imza atar?


Ama yok olmaz çünkü didişmek bir şekilde gizli bir keyif verir, istemem yan cebime koy misali. Öyle komplike bir yapısı vardır ki insanın çoğu insan özeleştiri yapmadan kendini tanımadan öylece geçer gider bu hayattan. Hep karşıya bakar kendinden bîhaberdir.
Kaçak güreşenler, ikili üçlü oynayanlar, dalkavuklar, sevmediği halde miş gibi yapanlar, eli maşalı olup da masumu oynayanlar, sinsiler, tatlı su kurnazları, saflar, zekiler, aptallar, onların bir suçu yok ki.
Tevellüdü ne olursa olsun insanoğlu çiğ süt emmiştir çünkü.

02 Ekim 2019

Denize Yakın Oturmak Depresyonu Engelliyor

Denizden babası çıksa yenmesi gerektiğini atalarımız söylemiştir. Birçok hastalığın tedavisi deniz sayesindedir.
Doktorlar eskiden bazı hastalıkların tedavisi için hastalarını deniz kenarına yollarlardı. Ancak gelişen zaman zarfında ilâç lobisi kulis çalışmaları sonrasında bazı ilâçlarını hastalara zerkettirdi bazı yeni yetme paragöz doktorlar tarafından.
Ancak aklın yolunun bir olduğu ve gerçeklerin her zaman ortaya çıkmak gibi bir huyu bulunduğunu biz yazarlar unutmayız ama bazıları unuttular işte.
Yine de biz her araştırma haberinde olduğu gibi çalışkan İngiliz bilim adamlarının yaptığı bir araştırmadan bahsedelim.


İşbu araştırmaya göre denizden en fazla bir kilometre uzaklıkta yaşayanlar bunalım veya kaygı gibi ruhsal hastalıkların görülme tehlikesi yüzde kırkbir oranında azalıyormuş.
Çünkü denizi daha fazla görmek ruhun dinlenmesini sağlıyormuş, daha temiz hava sağladığı için insanlar daha sağlıklı oluyormuş, üstelik insanlar deniz kıyısında daha fazla sosyâlleşebiliyorlarmış.
İşbu sayılan üç faktörün de doğru olduğunu söylesem ve bütün bunları bizzat yaşadığımı da belirtsem siz buna ne dersiniz?
Kınalıada, Kadıköy, Vaporlar, Boğaziçi, Yürüyüşler, her şeye rağmen İstanbul.
Bazen sizler de Boğaziçi'de bir yürüyüşe çıkın, emin olun zarar görmezsiniz. Ama en az bir saat sürsün.