Bu Blogda Ara

Ramezân-ı Şerif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ramezân-ı Şerif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Mart 2023

Kahve Dünyası Mart Yenilikleri

 Mâlum-u âliniz bugün Mart-ı Şerif Ayı huzura avdet eyledi, eylemekle kalmadı kalktı ta El Salvador'dan bizlere Ayın Kahvesi'ni gummilenmek üzere getirdi.
Her ne kadar daha önceden de bulunabiliniyorsa dâhi bugün içine girdiğimiz Mart-ı Şerif Ayı boyunca bizler için öne çıkartılacağının müjdesini vermek istiyor ben.


Tabi bir cümle önce müjde dediysem bizim ünlü ulusal çorap markamız Parizien'in bir numaralı ürünü olan ve günümüzde de hâlâ üretilmeğe devam eden Müjde Külotlu Kadın Çoraplarından bahsetmiyorum.


Efenim bizim has markamız olan Kahve Dünyası içinde bulunduğumuz Mart-ı Şerif Ayının dondurması olarak Tâhinli olanını seçmiş bulunmakta, daha büyük sürprüzü ise birkaç gün sonra Şehr-İstanbul'a avdet edecek olan Ramézân-ı Şerif Ayına özel olarak Hurmalı dondurmayı biz konuklarına arz edecek.
Bu arada ben Tâhinli Dondurmayı da çok sevdim, geçen yıl da Ramézân-ı Şerif Ayında konuklarına arz etmişlerdi.


Kısacası biz misafirler olarak bu iki kocaman ay boyunca çok değişik nesne-i şeriflerden yummilenmeğe ve gummilenmeğe her zaman olduğu gibi devam edebileceğiz.


Tabi en önemli olan şey de Kedisiz bir Kahve Dünyası asla düşünülemeceğidir ki neredeyse bütün Kahve Dünyasılarda muhakkak bir şekilde Kediler mevcutturlar ve genel olarak çok da svecendirler, yani kendilerini sevdirmekten çekinmezler.
En sonunda bana bir güzel poz verdi, ben de kendisinden ahz-u kabz eylediğim yüksek müsahadeleriyle resm-i şerifini çektim, ahanda paylaşım iznine istinâden de yayınlıyorum.

14 Şubat 2023

Sevgililer Günü Hakkında

Yine bir Sevgililer Günü Geyiklerinin boynuzları dolanmağa başladı çevrede.
Bu yıl içimden hiç gelemiyor böyle saçma günleri kutlamak, özellikle de Küresel Kâpitalist Dünyanın bizlere zorla dayattığı düşünceler bizim düzenlerimize bile ters düşüyor.


Daha şurada sadece birkaç gün önce memleketimize ağır hasar veren bir deprem olduğunu sanırım biliyorsunuzdur. Orada en az yüzbin vatandaşımızın hayatları erkenden sonlandırılmışken sanırım hiçbirimizin içinden geleceğini sanmam böyle saçma bir günde yummilenip gummilenip haşna fişne olmak.
İmdı burada o mıntıkanın fotoğraflarını paylaşarak sizlerin de midelerinizi kaldırmayayım, gerçi sizler sosyâl mediada hepsini görmektesiniz. Ancak bir konuyu önemle belirtmek isterim sizlere, bunu görün düşünün sonra karar verin.


Ha eğer merak ediyorsanız söyleyeyim, ben bu yıl da sevgilisizim ve sevgilisiz olmaktan son derece memnunum. Çünkü eğer bir sevgilim olsa bugün kol yetmeyecek bacak gibi bir fatura girecekti. Mâlum-u âliniz her şey çok pahlı olmağa başladı ve daha önümüzde Ramézân-ı Şerif Ayı mevcut ki Şehr-İstanbul'a avdet eylediği gün bütün esnaf sanki sözleşmiş gibi iğneden ipliğe kadar her bir şeye kallâvi birer zamcık yapacaklar ki geçen yıl da kâleme aldığım gibi farz olacak. 

31 Mart 2022

İki Yıllık Muhasebe

Bundan yaklaşık iki yıl önce bir gün Çin Hâlk Cümhûriyeti sınırları içerisinde adını o dönemde adlandıramadığımız ve duyunca hayrete düştüğümüz bir hastalık türetildi Amerika Birleşik Devletleri tarafından.
Bu hayâli senaryodan oluşan hastalığa göre evde kalınmalı ve ondört gün boyunca karantinada kalınmalıydı.
Adına sonradan Korona dedikleri bu sahte salgın sayesinde bizler maskeyle tanıştırıldık.
Sokağa çıkabilmek için Hayat Eve Sığar Kodu almak zorunda bırakıldık.
Eskiden yurt dışına gitmek gibi durumlarda almak zorunda olduğumuz Şengen Vizelerinden bu sefer kendi evlerimizden sokağa çıkabilmek için almak zorunda bırakıldık.
Günlerce evlerimizde hapsedildik. O günlerce dediğime bakmayın, ondört günlük karantinayla başlandı ama sokağa çıkabilmemiz üç kocaman ayı buldu.
İller arası ulaşım durdu, Devletin Trenleri durdu, Uçaklar yere indirildi, Otobüsler garajlarda bekletildi.
Tabi bu arada iki adet Ramézân-ı Şerif Ayı, iki adet Ramézân Bayramı, iki adet Paskalya Yortusu, iki adet Hamursuz Bayramı kutlanamadığı için heba edildi. Henüz o yılların bayramları kutlanabilmiş değil.


Essahtan da o günden beridir yaşananları topluyorum da hiçbir şey değişmemiş ama hayatlarımızdan iki kocaman yıl ceplerimizden de beş kocaman yıllık gelirlerimiz çalınmış.
Günümüzde her şeye her Allah-u Te'âlâ'nın gününde zam geliyor, daha geçmiş iki yılımızın zararlarını toparlayamadan götlerimizde birer delik daha açıldı.


Bugün son olarak Şeker'e tam yüzde Otuz gibi oldukça güçlü bir zam yapılmış olup marktler de bu zammı aynen uygulamağa karar vermişlerdir.
Ne de olsa Ramézân-ı Şerif Ayı gelirken her şeye zam yapmak farzdır.
Hani bir zamanlar Hazret-i Muhammet'in "Komşusu açken tok yatanın kendilerinden olmadığı" konusunda buyurmuşluğu vardı, ne oldu sahi onun sünnet olarak kabûl edilen buyruklarına?

01 Haziran 2021

Kutsal Üç Aylar Geldi

Sabah sabah başlıyoruz yeni bir aya, aslında bu kadar zamandan beridir bunalımdayken azıcık olsun ferahlamayalım mı sizce de?
Başlıkta bahsettiğim Recep-i Şerif Şaban-ı Şerif Ramezân-ı Şerif ayları değil, Haziran Temmuz Ağustos aylarıdır. Çünkü ne de olsa ilk üç günü Ramezân Bayramı olan Şevvâl-i Şerif ayı da neredeyse bitiyor.


Kısacası sizin anlayacağınız lisandan yazarsam Yaz Mevsimi biraz önce fiilen avdet eyledi ama gerçek avdeti yirmi kocaman günden sonra meydana gelecek.
İlkokulda bile öğrendiğiniz bilgilere göre Yaz mevsimi girişi Yirmibir Haziran çıkışı da Yirmiiki Eylül günleridir.


Bizler bugünlük Haziran-ı Şerif Ayı'nın hayatlarımıza girişini idrak etmeğe çalışacağız.
Ne yazık ki zaman da çok hızlı geçtiği için yetişebilmek ne mümkün?
Önemli olan yaşanılan zamanın tadını çıkartmak deil midir?

12 Nisan 2021

Ramézân-ı Şerif Ayı

Asıl bayram bir zamanlar daha doğrusu bizler özgürken Ramézân-ı Şerif Ayı'nın kendisiydi. Önce gökyüzünde Hilâl gözetlenir, çıktığı görüldüğünde kadıya koşulup Hilâl'in görüldüğü haber verilir, kadının verdiği ilâmla o gece sahura kalkılır ertesi günden itibaren Şevvâl-i Şerif Hilâline kadar otuz gün oruç tutulurdu.


Bir zamanlar İftar'dan Sahur'a kadar gerek Direklerarası gerekse mahâlli olarak çeşitli eğlencelikler düzenlenir, Sahur'a kadar hâlkın içinin geçerek uyuklamaması veya uyanabilmesi sağlanırdı.
Sahur'a kaldırmak için sokaklarda çeşitli maniler okuyan davulcular dolaşırlardı.
Davulumun ipi kaytan, Sırtımda var yepyeni mintan, Sen yatağında uyu sallan, Bak geldi gidiyor Ramazan.


İftar vakti yaklaştıkça evdeki en genç nüfus fırına pide almağa yollanırdı, tabi çocuklar Ramézân-ı Şerif Ayı'nın hikmetini bildiklerinden ekmek aldıkları günlerdeki gibi pideyi de kopartmazlardı.
İftar vakti geldi miydi akşam ezanıyla aynı anda top patlatılır ve mahâllenin cami-i şerifinin mahyaları da aynı anda yanardı.


Ancak tüm bunlara rağmen geleceklerimizin teminâtı olan çocuklar için Ramézân-ı Şerif Ayı'nın en güzel ve en akılda kalan olayı Karagöz ile Hacivat'ın başrolde olduğu gölge tiyatrosudur.


Bu anlattıklarımın çok büyük bir kısmı ne yazık ki geçmişteki sosyâl mesafesiz ve hep bir arada olduğumuz özgür günlerimizde kaldılar.
Bu yıl da tıpkı geçen yıl olduğu gibi ve önümüzdeki yıllarda da olacağı gibi Ramézân-ı Şerif Ayı'nın iftarlarını da sahurlarımız gibi yalnız başlarımıza geçirmek zorundayız.
Aslına bakarsanız esaret altında olduğumuz için oruç tutmasak bile olur çünkü esaret altındayken oruç tutmak farz değildir.


Hepimizin Ramézân-ı Şerif Ayı'mız Kutlu Olsun.
Sağlıklı günler mutlu yarınlar diler ben.

27 Mart 2021

Berât Kândili

Bu akşam ayrıca Berât Gecesi.
Hani kimin rızıklanacağına kimin rızkının kesleceğine kimin hayatı biteceğine kimin dünyaya gönderileceğine karar verildiğine inanılan ve önümüzdeki bir yılın yeniden yazılacağı kutsal gece.
Şaban-ı Şerif Ayı'nın ondördüncü gecesini onbeşinci sabahına bağlayan gece aynı zamanda Ramézân-ı Şerif Ayı'nı da müjdeliyor bizlere.


Bu kutlu geceyi ibadetle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanılır.
Allah-u Te'âlâ'dan hepimizin kaderini güzel çizmesini istemek için bol bol dua etmeli bu gece.
Hepimizin Berât Kandil-i Şerifi Mübâréek Olsun.

24 Aralık 2020

Hoş Geldin Krismıs

 Bugün aslında Noel, ama kutlanması haram olduğu iddia edilen Yılbaşı değil.
Noel hiçbir zaman Yılbaşı yerine geçmemiştir tarih boyunca.

Evrupalılar bu akşam kendi geleneklerince gerekenlerini yerine getirecekler.

Bu dünyada ve hayatta herkesin ibadeti tamamen kendisine aittir, kısaca her koyun kendi bacağından asılır.
Bizler ise evlerimizde cezalarımızı tamamlayacağız ve korona morona bakra makaradan maske mesafe ve temizlik sayesinde evlerimizde kalarak korunacağız.


İmdı avdet eyleyelim Noel ile Christmas'ın arasındaki farklara.
Aslında hiçbir fark yoktur, sadece biri İncilazca'dır diğeri Alamanca.
Dilleri konusunda burunlarından kıl bile aldırmayan Fransızlar bile Alamanca'dan nasıl olmuşsa Noel sözcüğünü almışlardır, ama olsun en azından İngilizce olmaması Fransızlar için teselli ikramiyesidir.

Her neyse efenim, kutlayan herkese Mutlu Noeller, Merry Christmas, Joyeux Noel ve saire.