Bu Blogda Ara

Namaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Namaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2021

Vakko Kahve

 Yine söylüyorum ama gezi yummi yazımlarım bu sayfalarımda değil ama üç saat kadar önce yaşadığım Yirmibeş Türk Lirasılık kahveden sonra yine Zorlu Alışveriş Merkezi (Center Değil, çünkü ben Amerikalı değilim) içinde uzun zamandan beri bildiğim ama kâlitesinden fazlama ödün vermeden hizmete devam eden Vakkorama Cafè adlı mekânda birer Türk Kahvemsi yummilendik.


Aslına bakarsanız Vakko oldum olası pahalı bir mağazadır, ama ürünleri gerçekten kâlitelidir ve uzun zamanlı bir garanti sağlar sizlere, öz İstanbullu olan veya Anadolu'dan ya da Balkanlar'dan gelen ama İstanbul'u özümseyen herkes rahmetli Vitâli Hakko'nun mağazasının ürünlerinin gerçekten sağlam olduğunu ve sağlamlığının garantisi yüzünden pahalı olduğunu bilirler.
Günümüzden otuz yıl kadar önce gençliğe hitap eden Vakkorama mağazasını açtı, bir zaman sonra mağazada bir de kahve çay gibi ürünleri de satan bölümünü oluşturdu.
Ancak şunu da eklemeliyim ki Five O'clock'taki Yirmibeş Türk Lirasılık kahve de kahve, Vakkorama'daki Onaltı Türk Lirasılık kahve de aynı kahve olduğunu belirtmem gerek.
Üstelik kahvelerinizi yummilenirken duvardaki kalın veya ince kitaplara da göz atabiliyor veya okuyabiliyorsunuz, resmen bir kıraathane gibi yapmış.

13 Mayıs 2021

Eid 2021 Moubâréek

 Eğer bugün sokağa çıkma yasağı olmasaydı biraz önce Bayram Nemâzı kılınacak ve hocadan feyiz alan müminler sayesinde Ramézân Bayramı'nı tam anlamıyla idrak etmiş olacaktık.


Ancak mâlum-u âliniz korona morona bakara makara yüzünden sokağa çıkmak kâğıt üzerinde yasak ama fiiliyatta serbest.


Yoksa geçen akşamki böyle kalabalık bir gösteri nasıl serbestçe düzenlenebilirdi?


Biz yine de bazı şeyleri içimize atarak bazı şeylere sessiz kalıp sadece Şeker Bayramı'mızı kutlayalım, neme lâzım şimdi bu kadar hadis-i şerifi kaşımağa?

12 Nisan 2021

Ramézân-ı Şerif Ayı

Asıl bayram bir zamanlar daha doğrusu bizler özgürken Ramézân-ı Şerif Ayı'nın kendisiydi. Önce gökyüzünde Hilâl gözetlenir, çıktığı görüldüğünde kadıya koşulup Hilâl'in görüldüğü haber verilir, kadının verdiği ilâmla o gece sahura kalkılır ertesi günden itibaren Şevvâl-i Şerif Hilâline kadar otuz gün oruç tutulurdu.


Bir zamanlar İftar'dan Sahur'a kadar gerek Direklerarası gerekse mahâlli olarak çeşitli eğlencelikler düzenlenir, Sahur'a kadar hâlkın içinin geçerek uyuklamaması veya uyanabilmesi sağlanırdı.
Sahur'a kaldırmak için sokaklarda çeşitli maniler okuyan davulcular dolaşırlardı.
Davulumun ipi kaytan, Sırtımda var yepyeni mintan, Sen yatağında uyu sallan, Bak geldi gidiyor Ramazan.


İftar vakti yaklaştıkça evdeki en genç nüfus fırına pide almağa yollanırdı, tabi çocuklar Ramézân-ı Şerif Ayı'nın hikmetini bildiklerinden ekmek aldıkları günlerdeki gibi pideyi de kopartmazlardı.
İftar vakti geldi miydi akşam ezanıyla aynı anda top patlatılır ve mahâllenin cami-i şerifinin mahyaları da aynı anda yanardı.


Ancak tüm bunlara rağmen geleceklerimizin teminâtı olan çocuklar için Ramézân-ı Şerif Ayı'nın en güzel ve en akılda kalan olayı Karagöz ile Hacivat'ın başrolde olduğu gölge tiyatrosudur.


Bu anlattıklarımın çok büyük bir kısmı ne yazık ki geçmişteki sosyâl mesafesiz ve hep bir arada olduğumuz özgür günlerimizde kaldılar.
Bu yıl da tıpkı geçen yıl olduğu gibi ve önümüzdeki yıllarda da olacağı gibi Ramézân-ı Şerif Ayı'nın iftarlarını da sahurlarımız gibi yalnız başlarımıza geçirmek zorundayız.
Aslına bakarsanız esaret altında olduğumuz için oruç tutmasak bile olur çünkü esaret altındayken oruç tutmak farz değildir.


Hepimizin Ramézân-ı Şerif Ayı'mız Kutlu Olsun.
Sağlıklı günler mutlu yarınlar diler ben.