Bu Blogda Ara

Bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bayram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2026

İstanbul Bayram Gezintisi

 Bazı günler gerçekten özel günlerdir, örnek olarak bugün Yirmiüç Nisan neş'e doluyor insan.
Çocuklar için ise tören ertesi gezinti günü gibi, çünkü hava Şehr-İstanbul'da çok güzel.
Yeni bir Şehr-İstanbul gezisi bizleri bekler resm-i şerifler eşliğinde.


İstanbul'a uçakla gelmek gerçekten güzel bir yolculuktur, özellikle de Atatürk Havalimanında karşılanmak daha güzeldir.
Gelgelelim resm-i şerifimizde temaşa ettiğimiz Yeşilköy havalimanımıza Atatürk'ün adı Bindokuzyüzseksenüç yılında verilmiştir.
Bir zamanlar tek havalimanımız burasıydı, imdı iki adet daha mevcut.


Havalimanından çıktık Metroya bindik ama Metroda millet telefonlarıyla oynuyordu, Biz Üç Muz'un elinde ise telefon adına hiçbir şey yoktu.
Acaba bir Telefon kalkıp da İnsanla oynasaydı nasıl olurdu?
Cevabı yukarıdaki resimde.


Eski zamanlarda ve eski bir televizyon dizisinde İstanbul'da bir yer tarif edilirken "Sırtını Aksaray'a Vermek" diye bir tabir vardı, işte o bahsedilen Aksaray burası olmak vardı.
Tabi o eski günlerin Aksaray'ından geriye sadece Pertevniyâl Valide Sultan Cami-i Şerifi günümüzde mevcut, geri kalan tüm her şey değişti.


Bugün her ne kadar Bayram da olsa birçok kişi için Çalışma Günü, sadece resmi daireler kapalı olmak var.
Arkada temaşa ettiğiniz yer Sultan Bayazıd-ı Veli Cami-i Şerifi (Fatih Sultan Mehmet'in oğlu olan), önünde de Kapalıçarşı'nın dış duvarları mevcut, ancak ağaçlardan dolayı görünmüyor.


Genel olarak her zaman Sultan Ahmet Cami-i Şerifi paylaşılır, ya da Aya Sofya-i Kebir Cami-i Şerifininkisi, ama minareden çekilen resm-i şeriflere henüz sıra gelmemiştir derler.
Resmin sol tarafında Firuz Ağa Cami-i Şerifi mevcuttur, caminin arkasında kalan yoldan ise bir İett otobüsü geçmekte, Eminönü tarafına gittiği kesin ama son durağı Eminönü mü yoksa daha ilerisindeki bir başka mahâlle mi bilmiyoruz.


Sirkeci ve çevresi tarih boyunca her zaman curcuna ve karmaşa olmuştur, her ne kadar günümüzde Çağdaş Tramvay biraz düzeltecek gibi bir algıya kapılındıysa bile hâlâ düzene girememiş olduğunu üzülerek söylemek zorundayız.


Yoıllar hiçbir zaman yürüyerek aşılmaz, hele Şehr-İstanbul'da hiç aşılmaz.
Yine de sıradaki semt olan Eminönü'yü paylaşırken curcunayı mı sâkinliği mi paylaşalım diye düşünürken havadan çekilmiş bir resm-i şerif imdadımıza yetişti.
Tabi yine değişim Eminönü'de de kaçınılamadı, üst geçidin olduğu yerde günümüzde Hâliç Çağdaş Tramvayı (T5) durağı mevcut.


Bu kısımları şimdiye kadar hiç paylaşmamıştık, bir adet Troleybüsümüz ve diğer taşıtlar Unkapanı durağında görülüyor, yolun solunda Şeb Sefa Hatun Cami-i Şerifi, ilerisinde de Bozdoğan Kemeri işbu resm-i şerifte günümüze kalanlar.


Bugün biliyorsunuz bayram, üstelik çocuklara armağan edilmiş bir bayram, dünyada tek Çocuk Bayramı mâlum-u âliniz Türkiye Cümhûriyeti'de kutlanıyor.
Bir zamanlar bizim ulusal televizyonumuz olan Türkiye Radyo Televizyon kurumu tüm dünya geneline açık olarak Yirmiüç Nisan Şenlikleri yapar, dünyanın dört bir tarafından gelen çocuklarla birlikte kutlardık.
Bu küçük nostâljiden sonra yolumuz Eyüp Sultan'a düşüyor, zamanın çocukları bir okuladan çıkmışlar ve bir kartpostala poz vermişler.
Sanırız da hiçbiri artık Cismani Dünya hayatlarını bitirmiş olmaları gerek, Allah hepsine rahmet eylesin.


Sanal ortamdaki resimler arasında gezintimiz esnassında Eyüp Sultan'a kadar gelmişken yukarıdaki Pierre Loti Tepesine çıkıp manzara-i nefiseyi temaşa etmemek olmazdı.


Pek paylaşılan ve Şehr-İstanbul ile ilişkilendirilmese bile bu sefer Blogumuza yer alan semtlerden birisi de Taşlıtarla'dır, günümüzde ise Gazi Osman Paşa olarak geçer, Taşlıtarla ise unutulmuştur.


Vaporlarımız olmaszlarsa Şehr-İstanbul arsla güzel bir yer olamazdı, burası da dünya üzerindeki faal olan en eski tershane olmak vardır.
Buradaki resim oldukça yakın bir tarihte çekildi, arkada bulunan Fenerbahçe vaporuumuzun beyaz renkli cam simitleri sizi yanıltmasın ama bu renk Rahmi Koç Müzesi için özel olarak yeniden yapıldı.
Paşabahçe vaporumuz ise bu resim çekildikten bir süre sonra sefere geri döndü, yetmedi vapor yokluğundan dolayı Nostâlji Vaporu sınıfından çıkartılarak Seferi Vapor sınıfına eklendi.


Vapor demişken dünya üzerinde bu kadar tarihi eseri aynı kareye sığdırmak o kadar kolay değildir, aşağıda İnciburnu Vaporu, yukarıda da Galata Kulesi, arada da Karayköy iskelesi ve aralardaki diğer binalar.
Buradaki iskele yıllar önce bir Lodos fırtınasında battı, İnciburnu vaporu ise hâlâ seferde ancak adı Barış Manço olarak değiştirildi.
Vapora adını veren Barış Manço'yu ise sanırım birçoğumuz tanıyor, zamanında gerek şarkılarıyla gerekse televizyondaki programıyla çağının çok ötesinde biriydi, Allah rahmet eylesin, kendisini Bindokuzyüzdoksandıokuz yılında ahirete uğurladık.


İmdı hazır Vaporla karşıya geçerken geçmişin güzel bir anısı olarak Şirket-i Hayriye'den kalma 76 baca numaralı Sarıyer adlı vaporumuzu Salacak iskelesinden kaldırıp Kız Kulesi önünden geçirterrek Eminönü'ye yolluyorduk.


Buradaki resmin renkli biçimi sanırım ilk defa yayınlanmakta, karşımızda Haydarpaşa Garı ve önünde de zamanın Anadolu - Bağdat Demiryolları idaresinin mülkiyetinde bulunan Bağdat Basra Hâlep adlı vaporlarından birisi iskelesine yanaşmış bekliyordu.
Birçok kaynak karıştırır ama bu vaporlar Şirket-i Hayriye'nin mülkiyetinde değildiler.
Kaldı ki Şirket-i Hayriye'nin sorumluluk sahası Anadolu yakasında Harem iskelesinden yukarıdaki iskeleleri kapsıyordui, Haydarpaşa ise sınırın dışındaydı.


Eski kaynaklar Kadıköy için Körler Memleketi derler ama günümüzü görmüş olsalardı yanıldıklarını anlarlardı.
Kadıköy belki körlere hitap eden bir semt olabilir ama Şehr-İstanbul'da Güneş batımları en güzellerinden birisi buradan seyredilir.


Yine de eğer günü doğurmak isterseniz de Moda iskelesi biçilmiş kaftanlardan biridir, ilk defa temaşa edebileceğimiz işbu resm-i şerifimizde sanırım Necati Gürkaya vaporumuz Moda iskelesinde görüntülenmiş, ama Adaya mı gidiyor yoksa Bostancı hattı mı bilinmiyor.
Moda iskelesine günümüzde de Deniz Taşıtı yanaşıyor ama bunlar Mavi Marmara'dan kiralanan Kabataş - Moda - Bostancı hattının mopurları olmak var ki daha önceleri bu blogda konusu edildi.


Kadıköy'ü burada uzuzun anlatmamıza gerek bulunmamakta, ama en ikonik binalarından birisinin Süreyya Opérası olduğunu belirtmemde yarar görmekteyiz.
İşbu resm-i şerif çekildiği dönemlerde sinemaydı, dahası Biz Üç Muz burada film bile izlemiştik.
Burada bahsettiğim Süreyya Operası, Maltepe'deki Süreyya Pilâcı ve yine Maltepe'deki Süreyya Paşa Hastahanesi aynı kişinin, rahmetli Süreyya Paşa'nın (İlmen) eseridir.


Esasında bu mıntaka için çok fazla resm-i şerifimiz var ama biz bu sefer Fenerbahçe feneriyle geçiştirelim, çünkü fenerin olduğu yer İstanbul Boğazının Güney ucudur.
Şehr-İstanbul'daki en güzel Gün Batımı buradan izlenir, ama Kalamış tarafındaki körfezin içinden daha da güzeldir.


Günümüzde birçok kişi Caddebostan semtinde bir Vapor iskelesi olduğunu ve Şehir Hatlarının bir zamanlar Deniz Otobüsü ürettiğini bilmezler.
Ancak bu resimdeki Deniz Otobüsü adlı taşıtımız şimdiki bildiğimiz katamaran tekneler gibi hızlı değildi, daha çok Turyol ve Mavi Marmara Mopurlarına benziyordu ama en önemli farkı Vaporlar gibi yandan yanaşıyordu.
Üretildiği dönemde Caddebostan ve Bostancı adı verilen iki adet Deniz Otobüsü topu topu on yıl kadar seferde kalmış ve sonrasında da sessiz sedasız ıskat edilmişlerdi.


Bugün sizin için hazırladığım sürpriz ise Atatürk'ün pek bilinmeyen Suadiye Pilâcında görüntülenmiş olduğu resm-i şerif olmak var.
İşbu resm-i şerif hakkında hiçbir yorum yapmadan doğrudan Bostancı'ya geçiyoruz.


Bayram günleri eğlenmek herkesin hakkıdır, gerek gösterilerle gerekse sinemayla tiyatroyla konserlerle.
Bu gibi etkinliklerin icra edildiği yerlerden birisi de Bostancı Gösteri Merkezi'dir, her zaman bir etkinlik mutlaka bulunabilir.


Hani biraz önce Bahariye'de bahsettiğim Süreyya Paşa Hastahanesi ahanda burasıdır, Maltepe'nin tepelerinde kurulu ve çevresi Çam ağaçlarıyla çevrilidir.
Varlığı bir güvencedir ama yine de Allah hiç kimseyi hastahanelere düşürmemesini dilemekten başka bir şey elimizden gelmez.


Burası da haftada bir gün içindeki kalın kalın kitaplarından derslerimizi çalıştığımız Penguen Kitapevi'nin bulunduğu Süreyya Pilâcı olmak var, bir zamanlar Denize girmenin en güzel yerlerinden birisiydi.
Bugün belki Adaya da gidelim isterdik ama bu kadar yoğıunluk biraz fazla geldiğinden bir başka resim dizisi ilerideki günlerde sizlerle birlikte olacak.

30 Mart 2025

Bayram Geldi Memleketimize

 Bugün nihâyet Ramezân Bayramına ulaştık çok şükür.
Aslıa bakılırsa esas bayramın Ramezân-ı Şerif Ayı olduğunu bilsek çok daha verimli ve hakkını vererek bir bayram kutlardık ya neyse imdı çok teferruatlara girmeyi pek istemeyiz.
İsteyen araştırabilir, Hadis-i Şeriflerde işbu mevzuat fazlasıyla mevcuttur.


Hepimizin şahsi veya toplu dileği olarak Bayramımız kutlu olsun.
Birbirinize saygılı ve hoşgörülü davranın, çünkü son zamanlarda saygısızlığınız aşırı derecede artarak hoşgörünüz azaldığını bizler görüyoruz.
Yeni yazıya kadar kalın sağlıcakla.

19 Haziran 2024

Bayramın Bitişini Kutlamak

 Bizim coğrafyada bayramlar gerçek anlamda birer mutluluk vesilesiydi bir zamanlar.
Hani bayram geldiğinde dargınlar ve küskünler karşılıklı birer barış çubuğu içerler ve dumanlarını da içlerinde hissederler, yanında ise birer fincan Türk Kahvemsi olsa tadından yenmez.
Hani bayramlar geldiğinde gelişen veya gelişmeyen şartların sayesinde birbirlerinden uzakta yaşamak zorunda kalan arkadaşlar ve akrabalar birbirlerini görmeğe gelirler, gelirken yanlarında bulundukları vilâyetin meşhur birer gıdasından getirirlerse bunun da tadından yenmez.
Hani bayramlar geldiğinde öncesinde ve sonrasında esasında çalışma günü olmasına rağmen eklenen izin günlerinde yaşanmakta olan bayram hazırlıkları telâşını anlatmamıza sözler yetmez, esas bayramın olduğu günlerden önceki yaşanan hazırlık telâşının heyecanı tadından yenmez.


Hani bayramlar geldiğinde son birkaç yıldan beri uygulanan şehiriçlerindeki beleş ulaşım bayramların en sevilmeyen tarafıdır, çünkü otobüs metro tren vapor mopur beleş diye bokunu çıkartanlar da bolcanam mevcuttur, özellikle de Şehr-İstanbul'da.
Belki başka günlerde gidilemeyen yerlere bayramda gidip değişiklik yapmak güzeldir ama binilen taşıt tenha olursa tadından yenmez, çünkü bedava sirkenin baldan tatlı olduğunu atalarımız bizlere billdirmişlerdir.


İmdı bundan sonra dokuz kocaman ay boyunca resmî günler dışında uzun soluklu bayram yok, dahası dini bayramların her yıl ortalama olarak on gün geri gittiği cihetle yavaş yavaş Kışa doğru ilerlemeğe çalışıyor.
Yani eğer ömrümüz olur da gelecek yılın bayramını görürsek Deniz henüz ısınmamış olacağından ancak uzaklardan seyredebileceğiz Şehr-İstanbul'da yaşamakta olduğumuz için, çünkü İzmir Muğla Antalya Mersin gibi sıçak bir iklimde yaşamıyoruz.
Bu saydığım vilâyetlerde Yaz biraz daha erken gelir ve geç gider, bu da Allah-u Te'âlâ'nın biz Türkiye coğrafyasına bir hikmetidir çok şükür.

16 Haziran 2024

Bayram Adası Tantanası

 Keşke bu yılki Kurban Bayramı Arefesinin tayin edilen günü Cumartesi değil de Pazar günü olsaydı, hiç olmazsa bir çalışma günü eksik olurdu hayatı yakalamak ve dinelmek için.
Hayatta tutunabilmek için çalışmak şarttı ama her gün her gün de çalışılmaz, Allah-u Te'âlâ bile Dünya'yı altı günde yarattı ve yedinci günü dinlendi.
Bizler ise Üç Muz olarak beleş bir şekilde Büyükada yollarına dökülüyoruz.


Her zamankinin aksine bu sefer saat çok geç olduğundan Ada yolu Kabataş'tan olmayarak Biz Üç Muz tarafından Bostancı'dan başlatılmakta çünkü hatrı sayılabilecek kadar zaman farkı mevcut.
Bir önceki yazımda Kurban Bayramımızı kutlamıştık, sıra biz kendimizinkini kutlamakta.


Bir zamanların sessiz sakin semti Bostancı bile bu kadar keşmekeşe ma'ruz kalmış olduğu işbu resm-i şerifte de temaşa edilebilmekte.


Büyükada iskelesi ise sabahtan adaya gelenlerin bir kısmının geri dönüşleri yüzünden oldukça kalabalık.


Bizler ise Büyükada'ya geldiğimizde olmazsa olmazımız Türkiye İş Bankası'nın armağanı olan Saat'in kulesinin resm-i şerifini çekmeden Büyükada'daki turumuza başlamamağa çalışıyoruz.


Bu da ikinci olmazsa olmazımız Kahve Dünyası manzarası, Büyükada iskelesi bu bâlkondan harika görünür, eğer yanındaki binanın çıkıntısı olmasaydı tabi.
Resm-i şerimizde de temaşa edilebildiği üzere Paşabahçe Vaporumuz sefere dönmüş olmak var, resim çekilirken Büyükada İskelesine yanaşıyordu ve akşamleyin Vapur Kafe olarak hizmet verecekti.


Ve işte Paşabahçe Vaporumuz olması gereken yerde, bir zamanlar hatırlarsınız Beykoz'da batırılması bile düşünülüyordu.
Ama ne oldu? İmamoğlu geldi, bizlerin sesini dinledi, vaporu daha önce üçotuz para bile alınmadan hibe edilen Beykoz Belediyesi'nin önünden söke söke aldı, getirdi Hâliç Tershanesinde güzelcenem tamir etti, yetmedi sefere de verdi. Daha ne yapsın?


Ada dönüşünde sanırım Küçükyalı açıklarında ŞH-Sarıyer vaporumuz Bostancı'dan kalkmış önce Büyükada'ya sonra diğer adalara ve her ne hikmetse bütün Ada vaporlarının uğratıldığı Kadıköy'e ve Kabataş'a doğru seferdeydi.


Akşam olmuş Güneş batmağa başlamışken Güneş Yakamozu bu yazıyı okuyanlara eşlik etsin istedi ben.


So olarak da Bostancı iskelesinde birkaç gün önce Hâliç Tershanesinden çıkıp sefere verilen ve Biz Üç Muz'u birkaç saat önce Büyükada'ya götüren İsmail Hakkı Durusu vaporumuzla işbu yazımı ve paylaşımımı sonlandırmalı ben.

Kurban Bayramı Kutlaması

Ara sıra izinli olmak da lâzımdır bizim gibi Asgari Ücret ile çalışanların.
Hayat her gün çalışmakla yaşanmaz ve yakalanamaz.
Bir eski resimde bir otobüs vardı, bu otobüsün içinde iki kişi vardı.
Biri sağ pencerede oturuyordu ve pencereden gördüğü sadece dik bir duvardı.
Diğeri sol pencerede oturuyordu ve gördükleri inanılmazdı.
Sonuçta ikisi de otobüsle birlikte aynı yere gidiyorlardı.


Neyse ki bugün Kurban Bayramımızın ilk sabahı olmak var.
Namazlar kılındı, koyunlar kesildi, etleri paylaştırıldı, kurban kesen kurban etlerinden yemedi ve fakire kurda kuşa dağıttı.
Büyüklerin elleri öpüldü ve bayram harçlıkları başta olmak üzere kendilerinin de elinin öpeceklerinin çok olmalarına dair dualar alındı.
Çocuklar da gelip bizlerin ellerini öpünce bizler de büyüklerimizin bizler için dilediklerini biz de çocuklarımız için diledik ve ceplerine güzel ve hatırları sayılır birer Sipâli koduk.


Tabi ki bizden daha büyüklerimiz de biz vatandaşlarla bayramlaşmağı ihmâl etmediler.
Kimisi kendini hâlktan üstün görüp BAYRAMINIZ yazarak, kimisi de hepimizi kucaklayacak şekilde vatandaşlık bilinciyle BAYRAMIMIZ yazarak işbu güzel dört günü ihyâ ettiler.
Sonuçta bayram hepimizin bayramı. Hangisi doğru siz karar verin.

28 Haziran 2023

Kurban Bayramı

 Bugün uzun zamandan beridir beklediğimiz dört kocaman günlük Kurban Bayramı olmak var.
İçinde bulunduğumuz İkibinyirmiüç yılında hafta arasında olduğu cihetle dokuz kocaman günlük bir tatilin ortasındayız.
Kimimiz tatile kimimiz köylerimize kimilerimiz de tuvalete gittik.


Her nereye gidersek gidelim veya homelerimizde kalalım Kurban Bayramımızın kutlu mutlu olmasını Allah-u Te'âlâ'dan niyaz eylerim.

23 Nisan 2023

Bayram Tantanası

 Bu seferki yazım dünden devam niteliğinde olmak var.
Esasında ulaşım beleş olunca olacağı buydu.


Burada görülen bütün sahil boyunca milletin kuyrukta beklediği.


Beklemek sorun değil onlar için.


Herkes dışarı çıkarsa olacağı buydu.


İskeledeki vaporlarımız bile yetersiz kaldılar.

22 Nisan 2023

Bayram Havası

Bugün bayramın ikinç günü, hava süper ötesi güzel ve Güneşli.
Kısacası oggi il Sole è Giallo, mai non caldo.
Bence tam yazdan borç alınmış bir gün diyeceğim ama zaten yaza giriyoruz birkaç hafta sonra.
Adana'da kar yağması veya Çeşme'de kar olması hiçbir sorun teşkil etmez.


Tabi bayramlarda İstanbul'da ve Ankara'da ve İzmir'de ve bilumum büyükşehirlerimizde belediye otobüslerinin beleş olduğunu biliyoruz.
Tabi bu beleşlikten faydalanan İstanbul'daki ve Ankara'daki ve İzmir'deki vatandaşlarımız hurra hüloğ diyerek taşıtlara hücûm etmişler.
Bizler de Üç Muz olarak gelişmeleri sizlere de sahadan bildireceğiz inşallah.


​Marmaray'da bile bugün aşırı bir kalabalık var, işe gidiş günlerimde bile ben bu kadar kalabalığı hiç görmedim.
Ha akşam çıkışta birkaç sefer böylesi bir kalabalık olduğu görüldü ama işe gidilip gelinen günler beleş değildi.


Gittiğimiz yerde ise her zamanki taşıt bolluğu dikkâtimizi çekmekte, benim anlamadığım millette sipâli yoksa bu kadar taşıtın ne iişi var yollarda?
Hani diyeceğim ki beleş suyla çalışan tomofil mi icat edildi?
(Gerçi bizim Türklerin aklına suyla çalışan otomobil yapmak da gelmemezlik etmez. Adını da essahtan "Tomofil" komalı, hiç olmazsa otomobilden bir farkı olur.)


En son olarak da boşta duran bir adet Hızlı Tren cabası.
Daha önceleri de Erenköy'de sefer saatini beklerken görüntülemiştim, bugün yeniden poz verince hiçbir zorlanma yaşamadan düğmeye bastım yeniden.


Bu kadar kalabalık Şehr-İstanbul için gerçekten fazla, çünkü daracık merdivenler artıkım insnları taşıyabilmeğe yetmiyor.
Bayram tantanası şimdilik böyle olmakta, bakalım yarınki bayram nasıl olacak?


Bir de büyük tesâdüf ki Hakimiyet-i Milliye ve Etfâl ya da günümüz Türkçesiyle de yazayım Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı idrak edebilmeğe çalışacağız.

09 Temmuz 2022

Kurban Bayramı Mutlulukları

Sonunda geldi gitti derken Kurban Bayramı da geldi çattı çok şükür.
Son zamanlarda oldukça zor zamanlar geçirmekteyiz, gerek çevremizde olanlar ve olmayanlar, gerek iç ve dış sorunlar, yetmedi bir de iktisadi sorunlar arasında yaşamağa çalışacağımız bir bayram olacak bu yıl.
Bugün sizlere Euro'nun Dolar'ı geçip geçemeyeceğini ya da bağzı kaşınanları tartışmayacağım, çünkü ben ne iktisatçıyım ne de siyasetçi. Sadece sıradan bir vatandaşım, bu tarz konulara kafa yoramayacak, yorsa da delirmeyecek kadarım.
Bu tarz konuları yetkililere bırakmak en iyisi olacak, onlar her şeyin en doğrusunu bizlerden çok daha iyi bilirler, bilmeselerdi yetkili olmazlardı.


Bizler iyisi mi koyunlarımızı kesmeğe odaklanalım, çünkü Kurban Bayramı içerisinde koyun kesmek ve çevreyi kana bulamak farzdır.
Şöyle adam gibi temiz şekilde kurban kesebilmeği ya da kesemiyorsak işin ehline başvurabilmeği bir türlü öğrenemedik, liyakatsiz şahısların ellerinde koyunlar da telef oldular.


Kaldı ki bu sıçak havalarda koyun yerine karpuz kesip paylaşmak daha hayırlı çünkü karpuz ücretleri koyunun ücretinden daha pahlıya gelmekte.
Kurban Bayramımız Mübârék Olsun.

21 Temmuz 2021

Bayramı Bilememek

 Biz bayramları bilemedik. Onu deniz kenarında bir tatil sandık.
Hele bir de aradaki günler de eklendiyse tatile ve uzadıysa uzaklara gittik, hem de çok uzaklara.
Bizi dört gözle bekleyen büyükleri unuttuk.
Mendillere konan harçlık nedir bilmeden büyüdü çocuklarımız, yeni elbiseleri başucuna koyup uyumanın ne olduğunu kendi çocuklugumuzda bıraktık.
Bayramların birlik ve beraberlik olduğunu unuttuk. Çekirdek ailemizle arabaya atlayıp kalabalık akraba toplantılarından kaçtık.
Kartpostalları ve tebrik kartlarını mazide bıraktık. Taslaklardaki hazır bayram mesajlarını aynı anda birçok kişiye atarak bayramlarını kutladığımızı sandık.
Arefe gecesinde kına yaktığımız ellerimiz yetim şimdi.
Özenle açılan ev yapımı baklavalar yerini hazır yufkalarla yapılan tatlılara bıraktılar.
Kapı kapı dolaşıp yapılan bayram ziyaretlerini de çoktan rafa kaldırdık.
Biz ne çok şeyi bıraktık bilsen, ne çok şeyi.
Büyüğe saygıyı, küçüğe sevgiyi, dostça sarılmayı, ahde vefayı, binbir telâşla hazırlandığımız arefeyi ve bayramı.


Her neyse ne diyeceğim, yine de bir bayrama daha eriştik çok şükür.
İnşallah bu seferki bayram bizlerin bazı değerlerimizi anımsayacağımız ve önümüzdeki dönemde hiç umudum olmasa bile uygulayacağımız ve anacağımız güzel günlere erişmek istiyorum, söyleyin çok mu şey istiyorum?
Bayramımız Kutlu Olsun.

13 Mayıs 2021

Eid 2021 Moubâréek

 Eğer bugün sokağa çıkma yasağı olmasaydı biraz önce Bayram Nemâzı kılınacak ve hocadan feyiz alan müminler sayesinde Ramézân Bayramı'nı tam anlamıyla idrak etmiş olacaktık.


Ancak mâlum-u âliniz korona morona bakara makara yüzünden sokağa çıkmak kâğıt üzerinde yasak ama fiiliyatta serbest.


Yoksa geçen akşamki böyle kalabalık bir gösteri nasıl serbestçe düzenlenebilirdi?


Biz yine de bazı şeyleri içimize atarak bazı şeylere sessiz kalıp sadece Şeker Bayramı'mızı kutlayalım, neme lâzım şimdi bu kadar hadis-i şerifi kaşımağa?