Bu Blogda Ara

Karayköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karayköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2026

İstanbul Bayram Gezintisi

 Bazı günler gerçekten özel günlerdir, örnek olarak bugün Yirmiüç Nisan neş'e doluyor insan.
Çocuklar için ise tören ertesi gezinti günü gibi, çünkü hava Şehr-İstanbul'da çok güzel.
Yeni bir Şehr-İstanbul gezisi bizleri bekler resm-i şerifler eşliğinde.


İstanbul'a uçakla gelmek gerçekten güzel bir yolculuktur, özellikle de Atatürk Havalimanında karşılanmak daha güzeldir.
Gelgelelim resm-i şerifimizde temaşa ettiğimiz Yeşilköy havalimanımıza Atatürk'ün adı Bindokuzyüzseksenüç yılında verilmiştir.
Bir zamanlar tek havalimanımız burasıydı, imdı iki adet daha mevcut.


Havalimanından çıktık Metroya bindik ama Metroda millet telefonlarıyla oynuyordu, Biz Üç Muz'un elinde ise telefon adına hiçbir şey yoktu.
Acaba bir Telefon kalkıp da İnsanla oynasaydı nasıl olurdu?
Cevabı yukarıdaki resimde.


Eski zamanlarda ve eski bir televizyon dizisinde İstanbul'da bir yer tarif edilirken "Sırtını Aksaray'a Vermek" diye bir tabir vardı, işte o bahsedilen Aksaray burası olmak vardı.
Tabi o eski günlerin Aksaray'ından geriye sadece Pertevniyâl Valide Sultan Cami-i Şerifi günümüzde mevcut, geri kalan tüm her şey değişti.


Bugün her ne kadar Bayram da olsa birçok kişi için Çalışma Günü, sadece resmi daireler kapalı olmak var.
Arkada temaşa ettiğiniz yer Sultan Bayazıd-ı Veli Cami-i Şerifi (Fatih Sultan Mehmet'in oğlu olan), önünde de Kapalıçarşı'nın dış duvarları mevcut, ancak ağaçlardan dolayı görünmüyor.


Genel olarak her zaman Sultan Ahmet Cami-i Şerifi paylaşılır, ya da Aya Sofya-i Kebir Cami-i Şerifininkisi, ama minareden çekilen resm-i şeriflere henüz sıra gelmemiştir derler.
Resmin sol tarafında Firuz Ağa Cami-i Şerifi mevcuttur, caminin arkasında kalan yoldan ise bir İett otobüsü geçmekte, Eminönü tarafına gittiği kesin ama son durağı Eminönü mü yoksa daha ilerisindeki bir başka mahâlle mi bilmiyoruz.


Sirkeci ve çevresi tarih boyunca her zaman curcuna ve karmaşa olmuştur, her ne kadar günümüzde Çağdaş Tramvay biraz düzeltecek gibi bir algıya kapılındıysa bile hâlâ düzene girememiş olduğunu üzülerek söylemek zorundayız.


Yoıllar hiçbir zaman yürüyerek aşılmaz, hele Şehr-İstanbul'da hiç aşılmaz.
Yine de sıradaki semt olan Eminönü'yü paylaşırken curcunayı mı sâkinliği mi paylaşalım diye düşünürken havadan çekilmiş bir resm-i şerif imdadımıza yetişti.
Tabi yine değişim Eminönü'de de kaçınılamadı, üst geçidin olduğu yerde günümüzde Hâliç Çağdaş Tramvayı (T5) durağı mevcut.


Bu kısımları şimdiye kadar hiç paylaşmamıştık, bir adet Troleybüsümüz ve diğer taşıtlar Unkapanı durağında görülüyor, yolun solunda Şeb Sefa Hatun Cami-i Şerifi, ilerisinde de Bozdoğan Kemeri işbu resm-i şerifte günümüze kalanlar.


Bugün biliyorsunuz bayram, üstelik çocuklara armağan edilmiş bir bayram, dünyada tek Çocuk Bayramı mâlum-u âliniz Türkiye Cümhûriyeti'de kutlanıyor.
Bir zamanlar bizim ulusal televizyonumuz olan Türkiye Radyo Televizyon kurumu tüm dünya geneline açık olarak Yirmiüç Nisan Şenlikleri yapar, dünyanın dört bir tarafından gelen çocuklarla birlikte kutlardık.
Bu küçük nostâljiden sonra yolumuz Eyüp Sultan'a düşüyor, zamanın çocukları bir okuladan çıkmışlar ve bir kartpostala poz vermişler.
Sanırız da hiçbiri artık Cismani Dünya hayatlarını bitirmiş olmaları gerek, Allah hepsine rahmet eylesin.


Sanal ortamdaki resimler arasında gezintimiz esnassında Eyüp Sultan'a kadar gelmişken yukarıdaki Pierre Loti Tepesine çıkıp manzara-i nefiseyi temaşa etmemek olmazdı.


Pek paylaşılan ve Şehr-İstanbul ile ilişkilendirilmese bile bu sefer Blogumuza yer alan semtlerden birisi de Taşlıtarla'dır, günümüzde ise Gazi Osman Paşa olarak geçer, Taşlıtarla ise unutulmuştur.


Vaporlarımız olmaszlarsa Şehr-İstanbul arsla güzel bir yer olamazdı, burası da dünya üzerindeki faal olan en eski tershane olmak vardır.
Buradaki resim oldukça yakın bir tarihte çekildi, arkada bulunan Fenerbahçe vaporuumuzun beyaz renkli cam simitleri sizi yanıltmasın ama bu renk Rahmi Koç Müzesi için özel olarak yeniden yapıldı.
Paşabahçe vaporumuz ise bu resim çekildikten bir süre sonra sefere geri döndü, yetmedi vapor yokluğundan dolayı Nostâlji Vaporu sınıfından çıkartılarak Seferi Vapor sınıfına eklendi.


Vapor demişken dünya üzerinde bu kadar tarihi eseri aynı kareye sığdırmak o kadar kolay değildir, aşağıda İnciburnu Vaporu, yukarıda da Galata Kulesi, arada da Karayköy iskelesi ve aralardaki diğer binalar.
Buradaki iskele yıllar önce bir Lodos fırtınasında battı, İnciburnu vaporu ise hâlâ seferde ancak adı Barış Manço olarak değiştirildi.
Vapora adını veren Barış Manço'yu ise sanırım birçoğumuz tanıyor, zamanında gerek şarkılarıyla gerekse televizyondaki programıyla çağının çok ötesinde biriydi, Allah rahmet eylesin, kendisini Bindokuzyüzdoksandıokuz yılında ahirete uğurladık.


İmdı hazır Vaporla karşıya geçerken geçmişin güzel bir anısı olarak Şirket-i Hayriye'den kalma 76 baca numaralı Sarıyer adlı vaporumuzu Salacak iskelesinden kaldırıp Kız Kulesi önünden geçirterrek Eminönü'ye yolluyorduk.


Buradaki resmin renkli biçimi sanırım ilk defa yayınlanmakta, karşımızda Haydarpaşa Garı ve önünde de zamanın Anadolu - Bağdat Demiryolları idaresinin mülkiyetinde bulunan Bağdat Basra Hâlep adlı vaporlarından birisi iskelesine yanaşmış bekliyordu.
Birçok kaynak karıştırır ama bu vaporlar Şirket-i Hayriye'nin mülkiyetinde değildiler.
Kaldı ki Şirket-i Hayriye'nin sorumluluk sahası Anadolu yakasında Harem iskelesinden yukarıdaki iskeleleri kapsıyordui, Haydarpaşa ise sınırın dışındaydı.


Eski kaynaklar Kadıköy için Körler Memleketi derler ama günümüzü görmüş olsalardı yanıldıklarını anlarlardı.
Kadıköy belki körlere hitap eden bir semt olabilir ama Şehr-İstanbul'da Güneş batımları en güzellerinden birisi buradan seyredilir.


Yine de eğer günü doğurmak isterseniz de Moda iskelesi biçilmiş kaftanlardan biridir, ilk defa temaşa edebileceğimiz işbu resm-i şerifimizde sanırım Necati Gürkaya vaporumuz Moda iskelesinde görüntülenmiş, ama Adaya mı gidiyor yoksa Bostancı hattı mı bilinmiyor.
Moda iskelesine günümüzde de Deniz Taşıtı yanaşıyor ama bunlar Mavi Marmara'dan kiralanan Kabataş - Moda - Bostancı hattının mopurları olmak var ki daha önceleri bu blogda konusu edildi.


Kadıköy'ü burada uzuzun anlatmamıza gerek bulunmamakta, ama en ikonik binalarından birisinin Süreyya Opérası olduğunu belirtmemde yarar görmekteyiz.
İşbu resm-i şerif çekildiği dönemlerde sinemaydı, dahası Biz Üç Muz burada film bile izlemiştik.
Burada bahsettiğim Süreyya Operası, Maltepe'deki Süreyya Pilâcı ve yine Maltepe'deki Süreyya Paşa Hastahanesi aynı kişinin, rahmetli Süreyya Paşa'nın (İlmen) eseridir.


Esasında bu mıntaka için çok fazla resm-i şerifimiz var ama biz bu sefer Fenerbahçe feneriyle geçiştirelim, çünkü fenerin olduğu yer İstanbul Boğazının Güney ucudur.
Şehr-İstanbul'daki en güzel Gün Batımı buradan izlenir, ama Kalamış tarafındaki körfezin içinden daha da güzeldir.


Günümüzde birçok kişi Caddebostan semtinde bir Vapor iskelesi olduğunu ve Şehir Hatlarının bir zamanlar Deniz Otobüsü ürettiğini bilmezler.
Ancak bu resimdeki Deniz Otobüsü adlı taşıtımız şimdiki bildiğimiz katamaran tekneler gibi hızlı değildi, daha çok Turyol ve Mavi Marmara Mopurlarına benziyordu ama en önemli farkı Vaporlar gibi yandan yanaşıyordu.
Üretildiği dönemde Caddebostan ve Bostancı adı verilen iki adet Deniz Otobüsü topu topu on yıl kadar seferde kalmış ve sonrasında da sessiz sedasız ıskat edilmişlerdi.


Bugün sizin için hazırladığım sürpriz ise Atatürk'ün pek bilinmeyen Suadiye Pilâcında görüntülenmiş olduğu resm-i şerif olmak var.
İşbu resm-i şerif hakkında hiçbir yorum yapmadan doğrudan Bostancı'ya geçiyoruz.


Bayram günleri eğlenmek herkesin hakkıdır, gerek gösterilerle gerekse sinemayla tiyatroyla konserlerle.
Bu gibi etkinliklerin icra edildiği yerlerden birisi de Bostancı Gösteri Merkezi'dir, her zaman bir etkinlik mutlaka bulunabilir.


Hani biraz önce Bahariye'de bahsettiğim Süreyya Paşa Hastahanesi ahanda burasıdır, Maltepe'nin tepelerinde kurulu ve çevresi Çam ağaçlarıyla çevrilidir.
Varlığı bir güvencedir ama yine de Allah hiç kimseyi hastahanelere düşürmemesini dilemekten başka bir şey elimizden gelmez.


Burası da haftada bir gün içindeki kalın kalın kitaplarından derslerimizi çalıştığımız Penguen Kitapevi'nin bulunduğu Süreyya Pilâcı olmak var, bir zamanlar Denize girmenin en güzel yerlerinden birisiydi.
Bugün belki Adaya da gidelim isterdik ama bu kadar yoğıunluk biraz fazla geldiğinden bir başka resim dizisi ilerideki günlerde sizlerle birlikte olacak.

06 Mart 2023

Tombul Teyze - Unutulan Vaporlarımız

 Biz insanoğlu esasında hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz ki Şehir Hatları Vaporlarımız da bunların içlerinde yer almakta.
Tamam anladık Marmaray geldi ama Marmaray geldi diye Vaporlarımızı bir kenara bırakacak değiliz.
Gerçi koskoca Şehir Hatları İşletmesinde adam gibi Vapor bile kalmadığından Boğaz hattı olsun Ada hattı olsun bir kısım seferler için Dentur Avrasya veya Turyol ya da Mavi Marmara İdarelerinden her yıl bolcanam Mopur kiralanıyor. Gerçi her ne kadar şimdiki Şehir Hatları Genel Müdiresinin Dentur Avrasya Mopurlarının yönetim kurulu başkanının gelini olması konumuz sınırları içerisinde değil.


Bu akşam sizlere Tombul Teyzelerden ilk üretileni ŞH-Fatih Vaporumuzu anlatacak ben, zira bu serideki vaporlarımız İkibinyedi veya İkibinsekiz yılı yapımı, esasında on adet olması düşünülmüştü ama kendisinden başka ŞH-Beyoğlu ŞH-Beykoz ŞH-Sarıyer ve ŞH-Kadıköy ism-i şerifini taşıyan beş adet üretildiler.
Bu akşam ŞH-Fatih olanı Kadıköy'den çıkıp önce Karayköy sonra Eminönü'ye uğrayarak tekrardan Kadıköy'e geri dönüyordu.
Genel olarak Kadıköy ve Boğaz Kısa Turu hattında işletilseler dâhi Yaz geldiğinde Ada hattına takviye olarak gidebiliyorlar, üstelik bir adedi olan ŞH-Kadıköy ism-i şerifini taşıyanını gözlerim bizzat gördü. Bakınız aşağıdaki resim.


Temaşa ettiğiniz işbu resm-i şerif Büyükada'da çok güzel bir yerde olan Kahve Dünyası'da tarafımdan çekilip Prinstaram'a yerleştirildi.
Biz ulaşımcı tayfası olarak bunlara Tombul Teyze müstear ism-i şerifini taktık ama bundan sonra üretilenler mâlesef bizleri çok büyük hayâl kırıklıklarına uğrattılar.
Vaporlarımızın önemli bir bölümü mâlesef Kadir Topbaş zamanında sağa sola dağıtıldılar, yerlerine de yeni vapor konmadıkları için Turyol'un olsun Mavi Marmara'nın olsun veya bir akrabalık bile bulunan Dentur Avrasya olsun kimisi güzel kimisi kıtırpiyoz Mopurlara kaldık.

07 Şubat 2023

Şehir Hatları Yeni Düzenleme

 Bizim gelenekli vapor idaremiz olan Şehir Hatları İşletmesi bugünden itibaren Ada Üsküdar ve Kadıköy hatları dışında kalan seferlerinde yolculuk edilen mesafe kadar ücretlendirme uygulamasını hayırlısıyla başlattı ve işlediği güzergâhlarını da İett gibi numaralandırdı.
İadeler aynen Metrobüs ve Marmaray'da olduğu gibi çıkışlardaki iade cihazlarından okutulan kişiselleştirilmiş İstanbulkartlara uygulanacak.


Haritada görülen hatların numaraları ise aşağıdaki gibi olup sanırım ilk kez benden temaşa edebileceksiniz.
1. Kadıköy - Karayköy - Eminönü
2. Kadıköy - Karayköy
3. Kadıköy - Beşiktaş
4. Üsküdar - Karayköy - Eminönü
5. Üsküdar - Karayköy - Kasımpaşa - Fener - Balat - Hasköy - Ayvansaray - Sütlüce - Eyüp Sultan
6. Bostancı - Karayköy - Kabataş
7. Ortaköy - Üsküdar - Kadıköy
8. Boğaziçi - Eminönü
9. Anadolu Kavağı - Beykoz - Paşabahçe - Çubuklu - Kanlıca - Anadolu Hisar - Çengelköy - Beylerbeyi - Üsküdar
10. Rumeli Kavağı - Sarıyer - İstinye - Emirgân - Bebek - Arnavutköy - Ortaköy - Beşiktaş - Eminönü
11. Anadolu Kavağı - Rumeli Kavağı - Sarıyer
12. Sarıyer - İstinye - Beşiktaş - Kadıköy
13. İstinye - Emirgân - Kanlıca - Anadolu Hisar - Kândilli - Bebek - Arnavutköy - Çengelköy
14. Emirgân - Kanlıca - Anadolu Hisar - Bebek
15. Küçüksu - İstinye
16. Küçüksu - Beşiktaş - Kabataş
17. Çubuklu - İstinye (Arabalı)
18. Beykoz - Sarıyer
19. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Kadıköy - Kabataş
20. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Bostancı
21. Büyükada - Heybeliada - Burgazada - Kınalıada - Kadıköy - Beşiktaş
22. Sedefadası - Büyükada
23. Kısa Boğaz Turu (Eminönü - Üsküdar - Ortaköy - Çubuklu)
24. Uzun Boğaz Turu (Eminönü - Beşiktaş - Üsküdar - Kanlıca - Sarıyer - Rumeli Kavağı - Anadolu Kavağı)
25. Mehtap Turu
26. Ergûvan Turu
27. Kadıköy - Kabataş
28. Kadıköy - Kasımpaşa - Fener - Hasköy - Sütlüce - Eyüp Sultan
29. Beşiktaş - Kabataş - Karayköy - Kasımpaşa - Hasköy - Sütlüce - Eyüp Sultan
30. Kınalıada - Burgazada - Heybeliada - Büyükada - Maltepe
31. Çengelköy - Kabataş
32. Bostanci - Moda - Kadıköy - Kabataş
33. Avcılar - Bakırköy - Kadıköy
34. Avcılar - Bostancı
35. Aşiyân - Anadolu Hisar - Küçüksu
36. Aşiyân - Üsküdar
37. Ortaköy - Beşiktaş - Eminönü


Ancak tüm bu yazdıklarıma rağmen Şehir Hatları işletmesinin sayfasında hangi hattın iskelelerinin kaç para olduğuna dair herhangi bir mâlumatfuruş namevcut, tek bilgi olarak Kadıköy'den Karayköy Eminönü Beşiktaş yönüne Onikimilyonikiyüzellibin, Üsküdar'dan Aşiyân yönüne Onikimilyonyediyüzellibin, Üsküdar'dan Eminönü'ye ve Karayköy'e Onbirmilyonikiyüzellibin, Ada hattında Yirmisekizmilyonikiyüzyetmişbin, Avcılar'dan hem Kadıköy'e hem de Bostancı'ya Otuzaltımilyonikiyüzyetmişbin, geri kalan tüm hatlarda Ondörmilyonbeşyüzbin Türk Lirası ücret alınacağı yazmakta.


Ayrıntılı olarak incelemeği arzu edenler buradaki bağlantıya tıklayabilirler, korkmayın virüs falan yok burada.
Buradaki bağlantı Şehir Hatları İşletmesinin ücret tarifelerinin sayfasına ulaştırır, ben bu yazımı yazdığımda ücretler böyleydi, güncel durumu kontrol etmeniz menfaatiniz icabıdır.


İnşallah bizim Şehir Hatları yakın zamanda daha açıklayıcı bir mâlumatfuruş yayınlar da bizler de daha bir bilgileniriz.


Gerçi elinde topu topu yirmidokuz adet vaporu varken nasıl olacak da her hattında vapor işletecek?
Ancak böyle Turyol gibi Dentur Avrasya gibi Mavi Marmara gibi yan kuruluşlardan Mopur kiralayacak.

24 Kasım 2022

Bostancı Mopuru

Geçenlerde okuyanlar görenler bilirler yeni açılan Kabataş - Kadıköy - Moda - Bostancı mopurundan bahsetmişti ben, bu sefer de Kabataş'tan kalkan Karayköy'e uğrayan ve doğrudan Bostancı'ya yollanan ve de biniş ücretinin Onikimilyonellibin Türk Lirasıcık olduğu, sanırım da İkibinonsekiz yılından beri sadece hafta içleri sabah akşam işleyen hattan bahsedeceğim derdim ama mâlesef çok fazla yazacak kelime-i şerif namevcut olduğundan Karayköy iskelesine yanaşmış bulunan Mavi Marmara'dan kiralık Sueda adlı mopurumuzun resm-i şerifiyle idare edelim derim.


Ancak belirtmek zorunda olduğum başka bir gerçek de Mavi Kart kullananlar bu hattı ve Moda'ya uğrayan diğer yeni konulan hattı kullanabilmek için iki kontör harcadıklarıdır ki İstanbul gibi bir büyükşehirde Mavi Kart her gün işe aktarmalı olarak giden vatandaşlarımız için bir cankurtaran simidi olduğudur.


Hattın hareket saatlarına gelince:
Bostancı Kalkış : 6:55 - 7:55 - 8:45 - 9:45 - 18:35
Karayköy Varış : 7:45 - 8:45 - 9:30 - 10:30 - 19:35
Kabataş Varış : 7:55 - 8:55 - 9:40 - 10:40 - 19:20
Dönüş Sefer Saatları
Kabataş Kalkış : 7:55 - 8:55 - 17:30 - 18:10 - 19:20
Karayköy Kalkış : 7:45 - 8:45 - 17:45 - 18:25 - 19:35
Bostancı Varış : 8:40 - 9:40 - 18:30 - 19:10 - 20:20
Bostancı'dan 8:45 ve 9:45 saatlarında kalkan seferler Kabataş'tan 17:30 ve 18:10 saatlarında geri dönerler.

10 Temmuz 2021

Gece Vaporu İşletilmeğe Başlıyor

 Birkaç gün önce padişah efendi hazretleri korona morona yasaklarının sona erdirildiğini buyurmuştu hatırlıyorsunuz, çünkü birkaç gündür sokağa çıkma konusunda hiçbir kısıtlama yaşanmamakta.
İşbu buyruk neticesinde İstanbul Belediyesi de kendine düşen vazifelerden birini ifa etmeğe hazırlanıyor bugün, çünkü uzun zamandan beridir işletilmeyen Gece Vaporu bu akşam işlemeğe başlayacak.


Seferler Cuma'yı Cumartesi'ye ve Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gecelerde Kadıköy'den 1:30 - 2:35 - 3:45 - 4:55 saatlerinde hareket edecek, Karayköy'e 1:50 - 2:55 - 4:05 - 5:15 saatlerinde, Beşiktaş'a 2:05 - 3:10 - 4:20 - 5:30 saatlerinde uğrayacak, Kadıköy'e 2:25 - 3:30 - 4:40 - 5:50 saatlerinde gelmiş olacak.
Gece vaporu binme ücreti ise Sekiz Türk Lirasıcık, yani daha açık olmak gerekirse Çift Bilet geçerli olacak.
Gece Vaporumuz İstanbul'a hayırlı uğurlu ve bereketli olsun, henüz Gece Metrosu sefere başlamadı ama olsun vapor da bir başlangıç ve patlangıçtır.

28 Şubat 2020

Gece Vaporu

İstanbul'da güzel şeyler olmaya devam ediyor.
Bugünden itibaren Gece Metrosuna takviye olarak Gece Vaporu da sefere başlıyor.
Şartları aslında Gece Metrosuyla aynı, seferler şimdilik sadece Cuma'yı Cumartesi'ye ve Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan geceler çift bilet ücretiyle işleyecek.
Huzurlarınızda bu akşamdan itibaren artık geceleri işleyecek olan vaporların Şehir Hatları Resmi Web-Site'sinden aldığım saatleri:


Seferler Kadıköy iskelesinden 1:30, 2:35, 3:45, 4:55 saatlerinde hareket edecek.
Önce Karayköy'e 1:50, 2:55, 4:05, 5:15 saatlerinde uğrayacak.
Sıradaki durağı olan Beşiktaş'a 2:05, 3:10, 4:20, 5:25 saatlerinde uğrayacak.
Son olarak dönüşünde Kadıköy'e 2:25, 3:30, 4:40, 5:50 saatlerinde gelecek.

Beşiktaş - Üsküdar hattı ise Şehir Hatları'nın sorumluluk alanında olmadığı için sitede yok ama belediyenin sayfasında saatler mevcut:


Beşiktaş'tan Hareketler
24:00 - 24:15 - 24:30 - 24:45 - 1:00 - 1:30 - 2:00 - 2:30 - 3:30 - 4:30 - 5:30 - 6:20 - 6:30
Üsküdar'dan Hareketler
24:00 - 24:15 - 24:30 - 24:45 - 1:15 - 1:45 - 2:15 - 3:00 - 4:00 - 5:00 - 6:10 - 6:20 - 6:30

Üsküdar - Beşiktaş hattı Dentur - Avrasya Mopurlarının sorumluluğundadır. Sefer müddeti de yaklaşık olarak on dakikadır.
Ücretler ise İstanbulkart ile çift mislidir, tıpkı Gece Otobüsleri ve Gece Metroları gibi.

Bu arada İett de sağ olsun Gece Vaporlarına uygun olarak iki adet hattı Gece Otobüsü olarak ekledi.
İlki mevcutlardan 12A numaralı Üsküdar - Kadıköy, diğeri yeni ihdas edilen 30G numaralı Beşiktaş - Taksim - Karayköy.

Gece Metrosu gibi Gece Vaporu da İstanbul'a ve Türkiye'ye hayırlı uğurlu ve bereketli olsun.

23 Ocak 2020

Hâliç'teki Köprülerin Tarihçesi

Bugün neden bilinmez sizlere Galata Köprüsü'nün geçmişinden bahsetmek istiyor ben.
Her şey aslında altıncı yüzyılda zamanın Bizans İmparatoru Birinci Justinianus zamanında Altın Boynuz'a ya da günümüzün Hâliç'i dediğimiz yere o zamanlar İstanbul ile alakası olmayan diğer yakaya bir köprü yaptırmasıyla başladı.
Zamanın Bizanslı tarihçileri köprünün adının Hagios Khalinikos olduğunu ve yerinin de Ayvansaray ile Sütlüce arasında olduğunu yazmışlar.


Oniki kemerli olan işbu köprü hakkında bulabildiğimiz tek resmi buydu, çünkü o yıllarda fotoğraf makinesi yoktu, icat edilmesi için de binikiyüz yıl daha vardı.
Aradan bir zaman geçti, Fatih Sultan Mehmet de İstanbul'u fethederken Hâliç'te bir köprü yaptırmıştı.
Demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılardan oluşan köprü Ayvansaray'dan Kasımpaşa'ya kadar uzun bir mesafede konumlandırılmıştı.


Ancak fetihten yıllar sonra sadrazam olan Nişancı Mehmet Paşa ise köprünün fıçılardan değil de yan yana demirlemiş ve kirişlerle birbirlerine bağlanmış gemilerden oluştuğunu söylemiştir.
İşbu mobil köprü Bindörtyüzelliüç yılında gerçekleşen fetih esnasında Osmanlı İmparatorluğu Ordusunun Hâliç'in bir tarafından öteki tarafına geçebilmesi için kullanıldı.
Aradan elli yıllık bir zaman geçti, bu sefer kalıcı bir köprü yapılması tartışmaları başlamıştı.
Zamanın padişahı Sultan İkinci Beyazıt dünyaca ünlü ressam ve mucit Leonardo Da Vinci'den bir köprü procesi istedi.


Yapılmış olsaydı o zamanlar dünyanın en uzun köprüsü olacak köprünün ikiyüzkırk metre uzunluğu yirmidört metre genişliği ve tek açıklıklı olan bir köprü olacaktı.
Ancak Sultan İkinci Beyazıt işbu proceyi fazla mâliyetli olduğu gerekçesiyle kabûl etmedi.
Bunun üzerine başka bir İtalyan sanatçısı Michel Angelo davet edildi ama kendisi bunu kabûl etmedi.

Hayratiye Köprüsü

Derken gel zaman git zaman geldik bizler Ondokuzuncu yüzyıla. Devir değişmiş, tahtta Sultan İkinci Mahmut bulunmaktaydı.


Galata ile İstanbul arasında kalıcı olan ilk köprü Sultan İkinci Mahmut tarafından yaptırıldı.
Proceye göre beşyüzelli metre uzunluğundaki köprünün mimarı Yüksek Amirâl Fevzi Ahmet Paşa tarafından işçiler ve tershâne imkânları kullanılarak yapıldı.
Yer olarak günümüzün Atatürk Köprüsü civarında olan köprüye Hayratiye Köprüsü adı verildi.
Açılış tarihi Üç Eylül Binsekizyüzotuzaltı olan işbu köprüye hâlk arasında Cisr-i Atik veya Eski Köprü olarak bilinmekteydi.
Tarihçi Luti'ye göre köprünün bağlantıları dubayla sağlanmıştı.
Bu köprü Bindokuzyüzoniki yılında tarihin tozlu sergenleri arasındaki yerini almıştır.

Cisr-i Cedit

Leonardo Da Vinci'nin o zamanlar gerçekleşmesi imkânsız olan tasarımın üzerinden yaklaşık üçyüzelli yıl geçmişti. Zamanında göre ilk modern Galata Köprüsü Sultan Abdülmecit zamanında muhterem vâlidesi Bezm-i Âlem Valide Sultan tarafından Binsekizyüzkırkbeş yılında ahşaptan yaptırıldı ve onsekiz yıl kullanıldı.
Köprüye Cisr-i Cedit, Vâlide Köprüsü, Yeni Köprü, Büyük Köprü, Yeni Cami Köprüsü, Güvercinli Köprü adları takıldı.
Köprünün Karayköy tarafında bulunan bir kitabede inşa ettirenin Sultan Abdlmecit olduğuna dair Şinasi'nin bir beyiti vardı.


Köprünün üzerinden ilk olarak Sultan Abd-ül Mecit geçti, altından geçen ilk gemi de Fransız bandıralı ve Fransız kaptan Magnan'ın idaresindeki Cygne adlı gemicik oldu.
Açılıştan sonraki ilk üç gün köprü ücretsizdi, ancak Yirmibeş Ekim Binsekizyüzkırkbeş gününden itibaren zamanın Denizcilik Bakanlığı tarafından aşağıda arz edeceğim ücretler toplanmaya başlandı:

Ordu ve kanun uygulayıcı görevliler, yangına giden itfaiyeciler, rahip ve papazlar : Beleş
Yayalar : Beş Para
Sırtı yüklü insanlar : On Para (Çeyrek Kuruş)
Sırtı yüklü hayvanlar : Yirmi Para (Yarım Kuruş)
At arabaları : Yüz Para (İkibuçuk Kuruş)
Koyun keçi ve küçükbaş hayvanlar : Üç Para

(Yeri gelmişken Liramızın alt birimlerini de belirteyim çünkü yeni embesil nesil pek bilemez: Bir Lira = Yüz Kuruş, Bir Kuruş = Kırk Para)

Yıllar içinde Cisr-i Cedid'in yerine yeni köprüler yapılmasına rağmen ta Otuzbir Mayıs Bindokuzyüzotuz tarihine kadar Galata Köprüsü'nden geçiş paraları köprünün her iki tarafında bulunan beyaz elbiseli memurlarca toplanmaya devam edilmiştir.

İkinci Galata Köprüsü

Bir zaman sonra köprü eskimeye başlamış ve zamanın Fransa İmparatoru Üçüncü Napolyon'un İstanbul'a yapacağı resmi ziyaretten önce zamanın padişahı Sultan Abd-ül Aziz'in emriyle Ethem Pertev Paşa tarafından yapıldı ve Binsekizyüzaltmışüç yılında yerine yerleştirildi.


Köprü bu kartpostalda biraz zor görünüyor ama dikkâtli gözler seçebilirler, kartpostal Bayazıd Kulesi'nden çekilmiş.
Geçen yıllar zarfında aynı açıdan başka resimler de çekildi ama bunları şimdilik bir tarafa koyalım.

Üçüncü Galata Köprüsü

Aradan yedi yıl gibi kısacık bir zaman geçmiş ve yeni bir köprü için Binsekizyüzyetmiş yılında bir Fransız şirketi olan Forget et Chantiers de la Mediteranée ile üçüncü köprünün yapımı için bir sözleşme imzalandı.
Ancak o zamanlar her Allah'ın günü birbirlerini yiyen ama bugün de her ne kadar kurucuları da olsalar Avrupa Birliği'nin olası bir dağılma sürecinde fırsatını bulsalar yeniden yiyecek olan Fransa ile Almanya'nın arasında patlak veren savaş proceyi erteledi, bizimkiler de imzaladıkları sözleşmeyi feshettiler.
İki yıl kadar sonra İngiliz firması olan G. Wells'e son Ahşap Galata Köprüsü'nün yapım görevi verildi. İnşaat üç yıl kadar sürdü ve dörtyüzseksen metre uzunluğunda ondört metre genişliğinde ve yirmidört duba üzerinde duran Son Ahşap Galata Köprüsü Binsekizyüzyetmişbeş yılında hizmete girdi.


Mâliyeti Yüzbeşbin Altın Lira olan köprü Bindokuzyüzoniki yılına kadar kullanıldı, yerine yapılan dördüncü köprüden sonra artık iyice eskiyen Hayratiye Köprüsü'nün yerine çekildi.
Tabi bu köprüler yapıldığı dönemde İstanbul ve Beyoğlu gelişiyor, hem Boğaziçi'ye çalışan Şirket-i Hayriye hem de Ada ve Kadıköy tarafına çalışan Seyr-i Sefain vaporları Köprü'ye yanaşıyor, o zamanlar atla çekilen tramvaylar ve buharla çalışan Tünel de yerini almaya başlıyordu.
Bu arada tahtta bulunan Sultan Abd-ül Aziz'in "Memleketime demiryolu gelsin de isterse tren sırtımdan geçsin" diyerek Topkapu Sarayı'nın bahçesinden treni İstanbul'a getirmişti.

Dördüncü Galata Köprüsü

Biz köprülerimizi anlatmaya devam edelim, geldik Bindokuzyüzoniki yılına, yani günümüzden yüzsekiz yıl önceye.
Son Ahşap Galata Köprüsü de artık ihtiyaca cevap veremez duruma gelmiş, tramvaycılar artık köprünün üzerinden tramvayı geçirmek ve elektriği de İstanbul'a getirmeyi ciddi ciddi dile getirmeye başlamışlardı.
Bundan öncekiler gibi ahşaptan yapılan Galata Köprüsü tekerlekli taşıtların geçmelerine pek uygun değildi, yerine yeni bir köprü yapma ihtiyacı da belirince Alman firması olan Man AG'ye Üçyüzellibin Altın Lira'ya ihâle edilen yeni ve en uzun süre kullanılan köprü dörtyüzaltmışaltı metre uzunluğunda yirmibeş metre genişliğindeydi.


Günümüzde olsun geçmişte olsun İstanbul'da yaşayan veya İstanbul'a gelmiş olan hemen hemen herkesin hafızasında yer alan Galata Köprüsü buydu.
İstanbul'un işgâlini, kurtuluşunu, Cümhûriyeti, ihtilâlleri, dünya savaşını gören, üzerinden Elektrikli Özgün Tramvay, Ansaldo San Giorgio Troleybüs, Renault Scemia, Skania - Vabis, Bussing, Skoda, Mersedes, İkarus, Man markalı İett otobüsleri ve değişik modellerde Hâlk Otobüslerinin geçtiği, Bindokuzyüzyetmişdokuz yılına kadar sağında Eminönü tarafından Boğaziçi'ye Karayköy tarafından Ada Yalova ve Kadıköy'e, sol tarafından da Hâliç tarafına giden vaporların yanaştıkları, alt katında meyhâne ve balıkçıların olduğu, geceleri de evsizlere yatacak yer sağlayan emektar köprünün varlığı ne yazık ki Onaltı Mart Bindokuzyüzdoksaniki akşamı hâlâ nedeni bilenmeyen bir yangınla sona ermiştir.


Uzun yıllar boyunca İstanbul ile Beyoğlu'yu birbirine bağlayan köprüye yanaşmış olan iki adet Şirket-i Hayriye vaporunu temaşa eylemektesiniz işbu resm-i şerifimizde.


Eski Köprünün bugüne kadar binlerce resm-i şerifi çeşitli şahıslar tarafından çekilmiştir, İnternet sayesinde bunlara ulaşmak da çok kolaydır, ancak eski ahşap köprülerin resimleri pek kolay bulunamamakta.


Dördüncü köprü de hizmette bulunduğu süreler içinde sıkıntısız olduğunu sanmayın, çünkü zaman zaman ağır tamirat geçirmiştir, bunlardan biri Bindokuzyüzotuzbir yılında vukua avdet eylemiştir.


Gerek vaporların yanaşma manevraları gerekse üzerinden geçen araçlar ve yayaların sağladığı titreşimler yüzünden bir de duba üzerinde olunca zaman zaman tamir edilmeye ihtiyaç duydu.
Ancak uzun yıllar boyunca devam eden ilgisizlikler ve diğer faktörler birleşince Bindokuzyüzseksenyedi yılında günümüzde kullandığımız kazıklı ve basküllü Yeni Galata Köprüsü'nün inşaatına başlandı.
Bu inşaat sürerken kullanılmakta olan köprünün yanması yüzünden yeni köprü aceleye getirilmişti.
Eski Galata Köprüsü ise aşağıdaki haberde de göreceğiniz üzere Balat ile Hasköy arasında yerleştirilmeye götürüldü.


Yeni yerinde yerleştirilen köprü zaman zaman özellikle de Hâliç Köprüsü'nde bakım yapıldığı dönemler araç trafiğine tekrardan açıldı.
En son Sekiz Temmuz İkibinoniki günü tekrar geçişe açılan köprü Yedi Ekim İkibinoniki günü kapatılarak kaldırılacağı açıklanmıştı.


Şimdilerde ne yapılacağı belli değil, belki de artık orada da değil.
Bir gün eğer yolum Hâliç'e düşerse resimlerini çeker sizlerle de paylaşırım.
Biz gelelim şimdiki köprümüze.

Beşinci Galata Köprüsü
Şimdiki Köprü

Altında balıkçıların olduğu, yanlarına vapor yanaşan, geceleri evsizlere kol kanat geren ve en uzun süre vazife yapan dubalı demirden imâl edilmiş Galata Köprüsü'nün artık doğu cephesinde oluşan on onbeş derecelik meyiller, bazı kesimlerinde meydana gelen bozulmalar, hâttâ bazı dubaların da birbirlerine tam olarak denk gelememeleri ve birçok dubanın da değiştirilmek zorunda kalınması, köprünün darlığı ve üzerinde tıkanan trafik gibi sebepler yüzünden artık iş göremez hâle gelmesi yüzünden Bindokuzyüzseksenyedi yılında günümüzde kullandığımız kazıklı ve basküllü Yeni Galata Köprüsü'nün inşaatına Sezai Türkeş ve Fevzi Akkaya firması tarafından mevcut köprünün hemen yanı başında başlandı.


Yeni köprü yapıldığı dönemde eski köprünün ve çevrede bulunan Tershâne Caddesi, Atatürk Köprüsü, Ragıp Gümüşpala Caddesi ile birlikte tek yönlü trafiğe çevrilmişti.
Ancak Onaltı Mart Bindokuzyüzdoksaniki akşamı çıkan yangın sonucu yeni köprü aceleye getirilmiş ve Onyedi Haziran Bindokuzyüzdoksaniki günü yapılan törenle hizmete girmiştir.
Galata Köprüsü'nün olmadığı üç aylık kısacık bir dönemde Eminönü ile Karayköy arasında onbeş dakika arayla vapor çalıştırıldı, İett otobüslerinin bir kısmı Karayköy'den geri dönerken birkaç adedi artık çift yönlü yapılan Tershâne Caddesi, Atatürk Köprüsü, Ragıp Gümüşpala Caddesi üzerinden bağlantıyı bir şekilde sağlamaya çalışıyorlardı.


Dörtyüzdoksan metre uzunluğunda kırkiki metre genişliğinde ve ortasındaki seksen metrelik kısmı açılabilen bir baskül köprü olan Yeni Galata Köprüsü gidiş geliş üçer şerit araba ve ortada iki şerit Çağdaş Tramvay yolu ve her iki yanında yaya kaldırımı olan köprüden Çağdaş Tramvay ancak Otuzbir Ocak İkibinbeş günü geçebilmiştir.
Köprünün ilk yapıldığı zamanlar özellikle baskül bölümü çok ama çok sıkıntılıydı, öyle ki uzun bir süre köprüyü açmak namümkündü.


Gerek işlemeye başladığı zaman gerekse aradan geçen zaman süresince köprünün baskülleri açılır ama kapatılamazdı, hâttâ köprü açılamadığı için tershâneden geminin biri çıkamamıştı.
En sonunda müşteriye ödenen tazminat çoğalınca geminin direklerini sökmüşler ve yüzen kesini betonla doldurup batırmışlar, sonra da köprülerin altından bir şekilde geçirmişlerdi.
Başka bir tershânede de eski hâline getirmişlerdi, bu konuyu basın da yazdı.
Ancak bu sorunlar geçen zaman zarfına şimdilik çözülmüş gibi görünmekte.


Köprünün alt tarafında bulunan balıkçıların dükkânları ise İkibinüç yılında açıldılar.
Burada sonra sırada Atatürk Köprüsü var.

Atatürk Köprüsü
(Unkapanı)

Ahşaptan yapılma olan Üçüncü Galata Köprüsü de ömrünü tamamlayınca yeni yerinde demirden bir köprü yapmak icap etti.
İnşaatı Bindokuzyüzotuzaltı yılında başlayan ve üç yıl süren Atatürk Köprüsü Otuz Ekim Bindokuzyüzotuzdokuz günü zamanın valisi ve şehremini Lütfü Kırdar tarafından hizmete açılmıştır ve hâlen kullanılmaktadır.
Köprünün uzunluğu dörtyüzkırksekiz metre genişliği yirmibeş metredir, üzerinde gidiş ve geliş için üçer şerit ve iki yanında yaya kaldırımları mevcuttur.


Dördüncü Galata Köprüsü gibi duba üzerine inşa edilmiştir, Unkapanı ile Azapkapı'yı birbirine bağlayan köprünün alt katı yoktur, dolayısıyla yaya trafiği pek bulunmaz.

Hâliç Köprüsü

Aradan geçen zaman zarfında o zamanlar yeni hizmete verilen Boğaziçi Köprüsü'nü Londra Asfaltı'na bağlamak için yapılan Çevre Yolu üzerinde yer alan köprü inşaatına Türkiye Cümhûriyeti Karayolları Genel Müüdürlüğü, Japonya'dan İshikawajima - Harima Heavy İndustry ve Almanya'dan Julius Berger - Bauborag Ag firmaları tarafından Bindokuzyüzyetmişiki yılında başlanmış ve On Eylül Bindokuzyüzyetmişdört günü trafiğe açılmıştır.


Bizans zamanındaki mevcut köprünün olduğu mıntıkalarda Ayvansaray ile Halıcıoğlu arasındadır.
İlk yapıldığı dönemde dörder şerit gidiş gelişi olan köprüye daha sonraları her iki yanına ikişer şeritli iki köprü daha eklenmiş, bir süre sonra da üzerinden Metrobüs geçirilmiştir.


Uzunluğu dokuzyüzdoksanbeş metre genişliği otuziki metre olan köprümüzün denizden yüksekliği yirmiiki metre olup sabit bir köprüdür.
En büyük sorunu kışın soğuk havalarda çabuk buzlanması yüzünden kaza yapma riskinin çok olmasıdır.