Bu Blogda Ara

Hava Durumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hava Durumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2026

Cümhûriyet Yağmuru

Bu yılki Yirmidokuz Ekim Cümhuriyet Bayramı’nda üç büyük şehirde yağış bekleniyor.
Ulusal afet koordinasyon merkezinin tahminlerine göre İstanbul’da bu gece yeniden başlayacak yağışların yarın sabah 8:00 saatinden itibaren kuvvetlenmesi ve 22:00 saatine kadar etkili olması bekleniyor.
Metrekareye on ilâ yirmi kilogram yağış düşebilir.
Sıcaklıklar onüç ilâ onyedi derece arasında seyredecek.
Rüzgârın hızı saatte elli kilometreye kadar ulaşabilecek.


Bunun yanı sıra Meteoroloji Genel Müdürlüğünün tahminlerine göre Ankara’da da sağanak yağış beklenirken sıcaklıkların sekiz ilâ onbeş derece arasında olması öngörülüyor.
İzmir’de ise sağanak yağış tahmin ediliyor.

25 Ekim 2026

Hava Yağmur Kokuyor

Gün her ne kadar Pazar bile olsa hadise-i hava konusu için tatil veya çalışma günü olması fark etmemekte.
Kıraat etmekte olduğunuz işbu satr-ı şeriflerin yazarı bütün hafta Güneş içinde geçirdiği çalışma günlerinden sonra tam tatil günü biraz gezmeğe çıkmağa niyetlenmişken bardaktan boşanan yağmuru iliklerinin iclerine kadar hissetti.


Her ne kadar yağmurun toprağa can veren tabiatı temizleyen ve havayı tazeleyen bir nimet olduğu mâlum-u âlimiz ise de insanın tam da dışarı çıkmağa karar verdiği anda gökyüzünün bütün birikmiş sularını yeryüzüne indirmesi kaderin küçük bir lâtifesi olsa gerektir.


Şemsiyesini ve yağmurluğunu yanına almayanlar için kısa bir yürüyüş bile büyük maceraya dönüşürken penceresinin ardından yağmuru seyreden romantik muhanetler sıcak bir çay veya kahve gummilenme eşliğinde bu manzaranın keyfini çıkarabilmektedir.


Velhasıl ve kısacası Pazar günü bile olsa hava hâdiselerinin mesai mefhumu bulunmamakta ve Yağmur kendi bildiğini okumaya devam etmektedir.
Artık bu sefer de yine Bardaktan boşanır mı yoksa geçici bir aldatma mı yaşar bilinmez.

14 Ekim 2026

Bardaktan Boşanan Yağmur

Şehr-İstanbul’da bazı akşamlar gökyüzü bütün gün biriktirdiği ne varsa bir anda yeryüzüne bırakır.
Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur güneşin ufukta kaybolduğu saatlerde şehri koyu bulutların, ıslak kaldırımların ve titrek ışıkların arasına saklar.
Üsküdar tepelerinden Sarayburnu’ya bakarken Boğaz’ın üzerinde çoğalan yağmur halkaları Kız Kulesi’nin siluetini ve uzaktaki tarihî yapıların ihtişamını bambaşka bir manzaraya dönüştürür.
İstanbul sanki kendi hikâyesini anlatmak için gökyüzünün gözyaşlarına ihtiyaç duymuştur.


Yağmurun altında Aya Sofya ve Sultan Ahmet Cami-i Şerifinin kubbeleri ve Topkapı Sarayı’nın tarihî silueti ve tabi Galata Kulesi’nin vakur duruşu akşamın kızıllığıyla birleşen gri bulutların ardında belirir.
Hemen de ekleyelim ki Bayazıd Kulesi'nin ışığı bugün Yeşili gösterir.
Vapur düdükleri yağmurun uğultusuna karışırken Boğaz’ın suları kıyıların ışıklarını binlerce parçaya bölerek taşır.
Böyle anlarda İstanbul yalnızca bir şehir değildir, geçmişin hüznün ve güzelliğin aynı gökyüzü altında buluştuğu kocaman bir hatıradır.
Ve yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın bu şehrin büyüsünü silemez.


Belki de Şehr-İstanbul’un yağmurla yıkanan bu akşamında insan hayatın telâşını bir kenara bırakıp yalnızca manzarayı seyretmek ister.
Çünkü bazı güzellikler Güneşin altında değil de Bulutların gölgesinde ve Yağmurun sesinde saklıdır.
İstanbul ise her damlada geçmişten bir hikâye fısıldamağa devam eder.
Şaka bir yana bu akşam şiddetli bir Yağmur yağıyor, ilk defa da Yapay Zekâ hem resimlerde hem de yazılarda bana böyle bir şekil yardımcı oluyor.
Bugünkü okuduklarınız Chat Gepete'nin yardımlarıyla kâleme alındı ve resimleri de yine Chat Gepete çizdi, olası yanlışlık için özür dileriz.

02 Ekim 2026

Süphan Dağı Karı

Bitlis’te bulunan ve özellikle argo edebiyatında çok meşhur ve aslında yanardağ olan ama artık faâl olmayan Dörtbinellisekiz rakımlı Süphan Dağı'na mevsimin ilk karı yağdı.

 
Kış artık çok yakında neredeyse kapımızda dikildi.
Hemen yakınlarında da Van Gölü ve kıyısındaki Adilcevaz ilçemiz bulunuyor. 

26 Nisan 2026

Gaziantep Dolusu

Hava iyice şaşırdığı cihetle Gaziantep'te koskocaman ceviz büyüklüğünde dolu yağdı.
Dolunun yağması Gaziantep sokaklarında dikkâte değer görüntüler oluşturdu.


Muhabirimizin biniki zorlukla ele geçirdiği Dolu görüntülerinden birini paylaşıyoruz canlarım.

22 Nisan 2026

Nisan Yağmuru

Nisan yeniden Sağanak Yağmuru sağ olsun Bardak'tan yeniden boşattı.
Yağmur ise sanırım kocişkosu Bardak'tan nafakasını yine tahsil edememiş olacak ki Dünya üzerine şöyle bir gürleyerek hemen yuvasına geri dönmeğe karar verdi.


Kimileri sürekli bir yağmuru sever, kimileri de az sağanakları.
Ancak bu sefer yeniden Yağmur ve Bardak ayrılığa fazlama dayanamayarak yeniden evlendiler.

21 Nisan 2026

Gece Yağmuru

Günün tamamını Güneş ile yaşamak ama Yağmurla bitirmek ve Geceyi serin bir hava ile karşılamsnın tadı sadece Şehr-İstanbul'da çıkartılabilir.


Nisan'ın neredeyse son haftasında sıcaklık hâlâ gerçek değerlerine erişemedi.
Bu sene de mi Yaz geldiğinde bir türlü ısınamayacağız?

19 Ocak 2026

Kar Yağıyor

 Bütün yıl boyunca sanki bugünü bekledik.
Sabah sabah çok güzel bir sürprizdi, çünkü yataktan kalkıp işe gitmek üzere yola çıktığımızda bir baktım ki Şehr-İstanbul kar tutmuş.


Şöyle kar altında bir Yeşilköy İstasyonu manzarasını görünce resm-i şerifini çekmemezlik edemezdi ben.
Biraz sonra Devletimin Treni gelecek ve beni işime götürecek, çünkü bugün bir Çalışma Günü olmak var, biz öğrenvci olmadığımız için Kar Tatili diye bir şey yok bize.

03 Ekim 2025

Bir Boşanma Davasının Daha Ardından

 Bu aralar Ekim-i Şerif Ayı'nın üçünç günündeyiz. Gündüzü hafif geçişli Saganak Yağmur ile geçirdik ama akşam vakti harika bir Boşanma Davasına şahit olduk Yağmur ile bir türlü kopamayan bağlarla bağlı olduğu sefkilı kocişkosu Bardak arasında.


Bu sefer bazı muhabirlerimiz boşta durmadılar ve davanın dosya içeriğini ele geçirmeği başardılar.
İmdı davayı gören Reyiz Yağmur'dan sormuş:
"Yağmur, yine kocan Bardak'tan boşanmak mı istiyorsun?"
Yağmur bu soruya başını aşağı sallayarak cevap veriyor.
Sonra reyiz sebep soruyor, Yağmur da cevaplıyor:
"Efenim mâlum-u âliniz üzere Şehr-İstanbul'a aylardan beridir başta Güneş ve Bulut'un engellemeleri ve beton yüzünden büyüyemeyen ve de sayıları çok azalan Ağaç'ların yüzunden yağıp da sularını sağlayamadım.
Çevresindeki barajlar artıkım tehlike bildirimleri gönderiyordu, icinde yaşayan insanların da benim için vazifemi yapmamakla suçlayan ifadeler duydum.
İmdı eğer izin verirseniz efenim bendeniz daha fazlama suç duyurularına ma'ruz kalmadan ve heyetinizde kabahâtli görünmemem için vazifemi ifa eylemek istiyorum."


Reyiz bu sefer Bardak'a dönmüş ve sormuş:
"Bardak, sen imdı eşinin işbu vazife aşkına karşı çikacak mısın?"
Bardak ifadesini biraz kırılgan vermiş:
"Reyizim efenim ben eşim Yağmur'un vazifesini ifa eylemsesine arsla karşı değilim ama Güneş bana yeteri kadar buharlaşmış su sağlayamadığı cihetle Bulut'a yeteri kadar suyu bile sağlama yapamadım.
Bu yüzden eşim Yağmur'un bugün benden boşanmasını istemiyorum, bana birkaç gün izin versin en azından yeteri kadar suyu kendisine sağlayayım.
Sonra zaten ben ne kadar mâni olsam dâhi benden boşanıp yağacak."


Reyiz bu sefer tanık Güneş'ten sormuş:
"Güneş, söylenenleri duydun işittin, tutanağa ekleyeceğin bir şey var mı?"
Güneş bu soruda her ne kadar kabahâtin kendisinde olduğunu kabûl de etse yine de kendini savunuyormuş:
"Reyizim ben Dünya'daki yaşayan insanların Yukarıdaki'ne ettiği duvalar yüzünden bu Yaz fazla mesai yapıp Şehr-İstanbul'u ısıttım ama Poyraz benim ışınlarımın Dünyaya erişme gücünü zayıflattı.
Yine de bu Yaz termometrelerin Otuzyedi dereceyi gösterdiği birkaç gün yaşandığı hepimizce mâlumdur.
Deniz'den yeteri kadar suyun Bardak'a gelmemesi benim suçum değildir ve o suçluyu bulmak benim vazifem değildir.
Dolayısıyla mevcut suyun Yağmur olarak yağabileceğini tahmin ediyorum."


Reyiz bu sefer de Bulut'tan sormuş:
"Bulut, sizce Yağmur'un yağma vazifesini ifa eylemesine herhangi bir mâni var mıdır?"
Bulutlar hazır Martılardan ve Vapurlardan ancak fırsat buldukları için biraz Yağmur'a yardım edebileceklerini ifadelerinde belirtmişler.


Bunun üzerine Reyiz bu akşam için Yağmur'un kocişkosu Bardak'tan boşanmasına ve Şehr-İstanbul'un üzerine gücü yetebildiği kadarıyla yağmasına karar vermiş.


İşte bu akşamki Hava Durumunu sağlayan kararın özeti böyleymiş, ama bakarsınız Yağmur bugünkü vazifesini çabuk hareketler yaparak bitirir ve sevgili kocişkosu Bardak'a erken vakit geri döner, belli mi olur?

05 Şubat 2025

Kar Geldi

 Son zamanlarda gerek gazeteler gerekse televizyonlar kar konusunda felâket tellâllıkları yapıyorlardı.
Bugün ise Kar sonunda Şehr-İstanbul'un ortalarında bulunan Aksaray semtine ilk damlalarını akıttı.


Tabi ki nuru çok sulu olduğu cihetle yeri tuttuğunu söyleyemeyiz, çünkü yer o kadar soğuk değil.

11 Ocak 2025

Yağmurun Yağmur Hâli

 Eski şarkılarda Şehr-İstanbul'un havasına güvenilemeyeceğine dair bir beyit mevcuttu.
Bugün bir kez daha Yağmur boşanma davası açtı, Bardakla olan evliliği her türlü sallantılar altında ve üstünde.


Resm-i şerifimizde de temaşa ettiğimiz üzere Çağdaş Tramvay bile Yağmur'un etkileşimi altında ilerleyebilmekte zorluk çekiyor.
İki saatçik önce gömlekle çıkmaktan kaçınmadığımız sokaklara imdı ve bundan sonraki Zemheri-i Şerif Ayı boyunca kazak palto ile çıkabileceğiz.
Tabi havamıza Rüzgâr eşlik etmezse Şemsiye de şart, çünkü Yağmur altında ıslanmak hastalık getirebilir.

21 Kasım 2024

Güzel Bir Yağmur Geliyor

 Hayat ister kâlbi akpak yüzü gülpembe olsun isterse de bahtı kara şansı kıtlama olsun bazı zamanlarda Yağmur yağdırması lâzımdır ki toprak sulansın ekinler susuz kalmasın sağlam ve gıdalı büyüsün.


Son birkaç günden beridir mevcut olan Lodos sağ olsun havayı güzelcenem ısıttı dersek yalan olur çünkü Kışın ortasında sıcak hava ancak Angola gibi Güney Afrika Cümhuriyeti gibi Avustralya gibi Brezilya gibi veya Arjantin gibi Güney Yarımküre'de bulunan devletlerde görülebilir ki oralarda henüz Yaz gelmesine bir ay var.
Ancak yine de hava bugün biraz ılık dâhi olsa Gökyüzünden güzel bir Yağmur yağıyor.


Bizler ise kapalı pencerelerimizin gerisinde Bardaktan bir kez daha boianırcasına yağan Yağmuru izleyebilmeğe çalışıyoruz.

26 Temmuz 2024

Yazın Yağmuru

Bazı zamanlar Güneş ve Yaz her ne kadar Biz Üç Muz olarak sıcakları çok seviyor da olsak bizlere fazla gelebiliyor.
Birkaç günden beridir ortalıklarda dolaşan bir Yağmur tantanası mevcuttu.
İşbu mevcut olan tantanadaki Yağmur en sonunda bugün birkaç haftadır evli olduğu Bardak'tan nafakasını çatır çutur tahsil ederek Şehr-İstanbul'un içinde üstlerimize boşandı.


Üç damlacık sudan korkacak değiliz, üstelik şeker değiliz ki eriyelim.
Kaldı ki şarkılarda da söylenir Yaz Yağmuru ile Kış Yağmuru bambaşka şeylerdir.
Yağmurun bu ilk boşanması değil, birkaç saata kalmaz Bardak'la yeniden evlenerek Bulut yapmağa devam edecektir, bir de utanmadan düğününe de çağırır bizleri.


Bakalım bizler kaçıncı milyon kere Yağmur ve Bardak düğününe çağırılacağız?
Daha doğrusu çağırılacak mıyız?
Yoksa bilmem kaçıncı milyon kere olduğu gibi aile arasında mı evlenecekler?

22 Nisan 2023

Bayram Havası

Bugün bayramın ikinç günü, hava süper ötesi güzel ve Güneşli.
Kısacası oggi il Sole è Giallo, mai non caldo.
Bence tam yazdan borç alınmış bir gün diyeceğim ama zaten yaza giriyoruz birkaç hafta sonra.
Adana'da kar yağması veya Çeşme'de kar olması hiçbir sorun teşkil etmez.


Tabi bayramlarda İstanbul'da ve Ankara'da ve İzmir'de ve bilumum büyükşehirlerimizde belediye otobüslerinin beleş olduğunu biliyoruz.
Tabi bu beleşlikten faydalanan İstanbul'daki ve Ankara'daki ve İzmir'deki vatandaşlarımız hurra hüloğ diyerek taşıtlara hücûm etmişler.
Bizler de Üç Muz olarak gelişmeleri sizlere de sahadan bildireceğiz inşallah.


​Marmaray'da bile bugün aşırı bir kalabalık var, işe gidiş günlerimde bile ben bu kadar kalabalığı hiç görmedim.
Ha akşam çıkışta birkaç sefer böylesi bir kalabalık olduğu görüldü ama işe gidilip gelinen günler beleş değildi.


Gittiğimiz yerde ise her zamanki taşıt bolluğu dikkâtimizi çekmekte, benim anlamadığım millette sipâli yoksa bu kadar taşıtın ne iişi var yollarda?
Hani diyeceğim ki beleş suyla çalışan tomofil mi icat edildi?
(Gerçi bizim Türklerin aklına suyla çalışan otomobil yapmak da gelmemezlik etmez. Adını da essahtan "Tomofil" komalı, hiç olmazsa otomobilden bir farkı olur.)


En son olarak da boşta duran bir adet Hızlı Tren cabası.
Daha önceleri de Erenköy'de sefer saatini beklerken görüntülemiştim, bugün yeniden poz verince hiçbir zorlanma yaşamadan düğmeye bastım yeniden.


Bu kadar kalabalık Şehr-İstanbul için gerçekten fazla, çünkü daracık merdivenler artıkım insnları taşıyabilmeğe yetmiyor.
Bayram tantanası şimdilik böyle olmakta, bakalım yarınki bayram nasıl olacak?


Bir de büyük tesâdüf ki Hakimiyet-i Milliye ve Etfâl ya da günümüz Türkçesiyle de yazayım Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı idrak edebilmeğe çalışacağız.

20 Ekim 2022

Ekim'deki Soğuk Hava

Ekim içinde yaşanabilecek günlerin en önemlilerinden biri de yağmurun olmadığı ama havanın da sıçak olmadığı günlerdir. Bu yıl ahanda böyle tuhaf bir zaman dilimi yaşamaktayız bugünlerde, ara sıra güneş çıksa dâhi kendini bile ısıtabilmekten aciz olduğunu söyleyebilir ben.


Havanın bu kararsızlıkları yüzünden İstanbul'daki barajlarda su seviye sorunu başlamış bulunmakta, yani hiç anlamayacağımız bir zaman gelip de İski sizin de suyunuzu kesebilir.
Sadece İski değil olasılıkla Aski İzsu gibi adlarını pek bilmediğim su kurumları da aynen İski'nin davrandığı gibi de davranabilir.


Her ne kadar Bayazıd Kulesi'nin ışığı mavi renkte yanmaktaysa bile gündüz sahatlarında kısa bir aralık yağmur yağabilip geri kalan zaman zarfında kurak bir hava yaşatıyor bize nedense.

29 Kasım 2021

Yağmur Lodosu

Rüzgâr konuşmakta sürekli ses veriyor nedendir, sen gideli hayat benim çilem değildir. Ay doğuyor bulutlarla barışmış, benim gönlüm ufuklara sarılmamış.
Ufuk çizgileri çok uzaklara kaymış, yapraklar dökülmekte ve sıcaklık bir anda soğuk olmakta.
Bugün sizler için bağzı şeyhlerden paylaşmak istedi ben.
İstanbul'da bugün fırtına var, büyük bir ihtimâlle de vaporlar iptâl edildiler. Ne de olsa şimdiki nazemin vaporlarımız bu güçlü rüzgâra dayanamayacak kadar naifler.


Biraz önce Şehir Hatları İşletmesi Genel Müdürlüğü Üsküdar hattı dışındaki seferlerin Lodos yüzünden yapılamadığını bildirdi bizlere.
Ayrıca bir de video yayınlamış, mâlum-u âliniz vapor işleri otobüs gibi değil. Denizin aslında şakası olmaz, bundan yıllar önce Karayköy'deki kocaman iskeleyi batırmağı başarmış bir Lodos fırtınasının benzeri mevcut bugün İstanbul'da.


İnşahhal bugün yağan yağmur barajlarımızı doldursun da en azından susuz kalmayalım, çünkü Yirmibeşmilyon vatandaşımıza ve Beşmilyon vatandaş olmayan ama İstanbul'da bulunan şahısa barajlardaki mevcut suyumuz uzun zaman yetemez.


Bu arada Boğaziçi Köprüsünde iki adet Metrobüs sağ olsunlar motorsikletlere kalkan olmuşlar.
Öfkeden dişlerimi sıkıyorum artık. Bu nedir kardeşim ya bu nedir? Hadi insanlar her şeye rağmen sipariş vermekten vazgeçmiyor, sizler "Hava koşullarından ötürü kuryelerimizi tehlikeye atamayız" deseniz ölür müydünüz? İki saat de sipariş çıkma işçinden kıymetli mi?
Bu iki Metrobüs olmasa ne olacaktı acaba? Ona rağmen zar zor gidiyorlar.
Gençlerimizi köle gibi çalıştırıyorsunuz, sizler için ölmüşler veya kalmışlar hiç önemli değil.
Yeter ki sipariş gitsin ve mangırlar gelsin. Nasılsa mecburiyetten gelip çalışacak çok genç var.
Firmalar belirli bir süre işlerini durdursaydı keşke bir insan yaşamından daha önemli değil.

05 Nisan 2021

Nisan Havası

 Geçen ay mâlum-u âliniz Mart-ı Şerifti, her yıl kapıdan baktırırdı ve kazma kürek yaktırırdı, birkaç gün önce gerimizde bıraktık.
Arkasından gelen ise Nisan-ı Şerif Ayı ki Nisan'ın da Mart'tan aşağı kalır yanı bulunmamakta çünkü hava durumu bakımından her ne kadar biraz sıcaklaşmağa başlasa dâhi yine de dengesi namevcut bir gelişim göstermekte.


Her gün değişen hava durumu bir haftanın içinde artıkım dört değil yedi değişik mevsimi yaşatabilecek derecededir.
Bir de Terazi Burcu için dengesiz olduğunu iddia ederler, oysa Nisan-ı Şerif Ayı benim de olmaktan gurur işittiğim Terazi Burcu'dan daha da fazla denge yoksunudur.
Ancak yine de havalar artıkım ısınmağa başlamakta olduğunu da belirtmeli ben.

21 Şubat 2021

İmranlı Soğuğu

 Dünya üzerinde aynı anda dört mevsimi birden yaşayabilen bir ülke varsa emin olun Türkiye Cümhûriyeti en önde gelen yerdir.
Bu seferki yazım Sivas ilinin İmranlı ilçesinden geliyor.


İmranlı ilçemiz Sivas il sınırını Erzincan il sınırına bağlayan yolun üzerinde şirin mi şirin bir ilçemiz, Erzincan tarafındaki komşusu ise Refahiye ilçesi olmakta ama işbu mevzuat-ı umumiye konumuzla fazlama alâkalı değil.


Haber aldığımıza göre dün gece İmranlı ilçesinde hava soğukluğu Yirmiyedi Nokta Bir Derece kadar olmuş, yani sizlerin anlayacağı dilden söylersem sıfırın altında yirmiyedi derece olarak gerçekleşip Türkiye'nin en soğuk yerleşim yeri olarak kaydedildi.
İkinci en soğuk yer ise yine Sivas ilimizin köpekleriyle meşhur Kangal ilçesi olmuş ki soğukluk derecesi Yirmialtı Nokta Sekiz Derece yani rakamla yazarsak -26.8 ve yazıyla sıfırın altında yirmialtı nokta sekiz derece.


Bu soğukluk değerlerine göre Türkiye Cümhûriyeti'nin en uzun nehri olan ve İmranlı'dan doğup bütün Anadolu'da çok geniş bir kavis çizerek Karadeniz'e dökülen Kızılırmak da yer yer buz tutup dondu.
Burada bir parentez açayım ve hava sıcaklığının Bolu'da -26.4, Erzurum Yakutiye'de -25.3, Sivas Altınyayla ve Ardahan Göle'de -25 derece olarak kaydedildiğini de ekleyeyim.


Kardeşler Mahallesi'nde bulunan tarihi Eğri Köprü'nün çevresindeki ağaçların kırağı tutması ise güzel görüntü oluşturdu.
Aynı gece Sivas il merkezinde hava sıfırın altında Onsekiz derece olarak ölçüldüğünü de yazımın sonuna eklemeliyim.
Çünkü ne olursa olsun her ne kadar İstanbul'da yaşasam da ben de bir Sivaslıyım ve İstanbul'daki Sivaslıların sayısının Sivas'ta yaşayan Sivaslılardan daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz ama ben de bu sayıya katkıda bulunmaktan honör işitmekteyim.

18 Şubat 2021

Kar Sonrası Yağmur

Önümüzdeki birkaç gün boyunca güzel bir yağmurda ıslanacağız.
Tabi ki bu kadar çok yağan kardan sonra şöyle güzel bir yağmur şarttı.
Çünkü yerde biriken karları temizlemenin kürekle kazımak dışında başkaca bir yolu yoktu tabi ki.


Hem geçenlerde yağan ve tutan kar, hem de arkasından gelecek olan yağmurun toplam su miktarı barajlarımızın su seviyesini biraz olsun norminâl değerlere etiştirir inşallah da bizler bu yaz su sıkıntısı çekmeyiz ve sularımız da ikide bir kesilmez.

17 Şubat 2021

Bursa Karı İkinci Yazı

 Bir önceki Bursa konulu kar resimleri yazım yarım kalmıştı ya da resm-i şerifler zamanında gelmemişti, imdı sizler için kalan resm-i şerifleri paylaşacak ben.


Bursa'nın içinde küçük bir tur atan İpekböceği Çağdaş Tramvayını hepimiz biliriz, uzasa ve dallanarak budaklansa daha çok işe yarayacak ama Bursa'nın ufak tefek taşları ve daracık yolları Çekirge tarafına gitmesine pek müsaade etmiyor.
Müsade etmediği için de Heykel - Santral Garaj - Atatürk Stadı arasında tek yönlü gidiyor ve gerçek anlamda bir son durağı olmamasına rağmen sabah ilk seferine Santral Garaj'dan (Ki garaj taşınınca Kent Meydanı oldu) çıkıp akşam son seferinde kadar saat yönünün tersinde gidiyor ve son seferin son durağı yine Kent Meydanı olarak bitiriyor.
Heykel civarında görüntülenen Çağdaş Tramvayımz kar altında kalmış.


Bursa'nın ara mahâllelerinin birinde kar nispeten biraz daha usturuplu yağmış ya da mahâllenin vatandaşları çok çalışkan oldukları için kar biraz temizlenmiş.


Bursa'nın yüksek kesimlerinden ele geçirdiğimiz işbu resm-i şerifte görmekte olduğunuz Karsan Jest markalı minibüs bizim İstanbul'da biildiğimiz dolmuş usülü çalışan minibüs değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin İett'si olan Burulaş bünyesinde çalışıyor, yani kısaca Belediye Minibüsü.


Kar aslında Ulucami'ye çok güzel bir giysi olmuş ve çok da yakışmış. Bütün heybetiyle bir Ulucami manzarası huzurlarınızda.


Bursa'dan Uludağ'a tırmanmanın en kısa yolu aslında Teleferik'tir, ama birkaç yıl önce vagonları değiştirilerek küçültüldü ve sayıları arttırıldı.
Bu yıl Teferrüç semtinde böyle bir manzara arz etti.


Hadi sizlere bir sürprüz yapayım ve eski teleferiğin de resm-i şerifini paylaşayım, hem de Uludağ'ı Bursa'nın dağı ve markası yapan Uludağ'ın üzerindeyken.
Eski Teleferik bilmeyenler için söyleyeyim Teferrüç'ten çıkar, Kadıyayla durağında diğer teleferiğe aktarma verir, yaklaşık yirmibeş dakika falan sürer.
Kadıyayla'da diğer teleferiği beklerken biraz oyalanabilirsiniz.
Değitirdiğiniz teleferik de sizi Sarıalan durağına çıkartır, zirve sayılmaz ama Hotellerin olduğu bölgeye biraz uzaktır. Buraya kadar olan ikinci teleferik yolculuğu da yirmi dakika falan sürer.
Eskiden teleferik eğer tam olarak dolmazsa saatli kalkardı, dolarsa da dolduğu anda kalkardı.
Şimdiki düzenini bilmiyorum.


Şimdiki resmimiz ise Şehreküstü semtindeki Osman Gazi heykeli, ki kendileri Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusudur.
Kar buraya da tam kartpostallık bir görünüm sunmuş bizlere.


Tabi eğer Osman Gazi'yi paylaştıysak Atatürk Heykeli'ni paylaşmadan asla olmaz.
Ne yazık ki resmi çeken şahıs heykelin önünü değil arkasından çekmiş, yoksa benim de yapacak bir şeyim yok, arkadan paylaşmak istemezdim.


Sanırım burası Muradiye Külliyesi olmalı, eğer yanılmaktaysam beni ikaz edin düzelteyim.
Ama neresi olursa olsun harika bir kar manzarası oluşmuş.


Burada ise Koza Han'ı görmektesiniz, sanırım iki farklı resm-i şerifi birleştirerek gece ve gündüz ayırımı yapıp güzellemişler.
Böyle güzel bir açıyı tutturabilmek de gerçekten maharet ister.


Günümüzde her ne kadar artık ism-i şerifi Kent Meydanı da olsa ve aynı ism-i şerife haiz bir alışveriş merkezi de olsa birçok Bursalı için Santral Garaj yani Otogar kar altında böyle bir görüntü vermiş.
Sanırım öndeki "Fışkiye"den fışkıran su bile bu soğukluğa dayanamayarak donmuş.


Bursa'nın bu güzel semtinde örtülen beyaz örtü ve gerek otobüslerin gerekse taksilerin sarı sarı ortada dolaşmaları güzel bir renk cümbüşüne davet etmiş bizleri.


Bursa'nın tepelerinde aslında İstanbul'da da adaşı bulunan Tophane semt-i şerifinde yer alan saat kulesi ve altındaki topların beyaz örtü altındaki görünümleri.
Bundan sonraki resm-i şerifimiz gece çekilmiş. Buyurun:


Aslında sizlere bu güzel galeriyi olduğu gibi paylaşmak isterdim ama buna ne zamanım ne de yerim var, yine de tıpkı Koza Han gibi gündüz gece birleşmesini Tophane için de ekliyorum.


Bursa'nın ikinci kar yazısını Cümhûriyet Caddesi Tramvayıyla bitirmek istiyorum, çünkü ne de olsa tramvayla başladım yine tramvayla bitireyim en iyisi.