Bu Blogda Ara

Lodos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lodos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Aralık 2023

Ada Lodosu

 Mâlum-u âliniz mevsim biraz Kış'a doğru yaklaşmakta, her ne kadar Kocakarı Takvimi henüz tam olarak sokmasa bile bugün Biz Üç Muz olarak birlkte gördüğümüz ve sizin de biraz sonra temaşa edeceğiniz resm-i şerifte vaporumuz denizdeki dalgaların içinde gidebilmeğe çalışıyor.


Kim bilir vaporun içindekilerin mideleri nasıl da bulanıyordur?
Eğer aşağıdaki kısacık videoyu izlerseniz ne demek istediğimizi daha iyi anlayabilirsiniz.


Ben sizlere bir zamanlar Marmara Okyanusu diye bir tabiri boşu boşuna kullanmamıştım, yıllar sonra bile olsa resimli videolu ispatını da getirdim.
İsteyenler onüç yıl önceki yazımı bulup okuyabilirler ki bağlantısı bir önceki cümlede mevcut.
Madem buraya Lodos geldi ve görüntüsünü de kaydettirdi, bizlere de izlemesi düştü. İyi seyirler canlarım.

29 Kasım 2021

Yağmur Lodosu

Rüzgâr konuşmakta sürekli ses veriyor nedendir, sen gideli hayat benim çilem değildir. Ay doğuyor bulutlarla barışmış, benim gönlüm ufuklara sarılmamış.
Ufuk çizgileri çok uzaklara kaymış, yapraklar dökülmekte ve sıcaklık bir anda soğuk olmakta.
Bugün sizler için bağzı şeyhlerden paylaşmak istedi ben.
İstanbul'da bugün fırtına var, büyük bir ihtimâlle de vaporlar iptâl edildiler. Ne de olsa şimdiki nazemin vaporlarımız bu güçlü rüzgâra dayanamayacak kadar naifler.


Biraz önce Şehir Hatları İşletmesi Genel Müdürlüğü Üsküdar hattı dışındaki seferlerin Lodos yüzünden yapılamadığını bildirdi bizlere.
Ayrıca bir de video yayınlamış, mâlum-u âliniz vapor işleri otobüs gibi değil. Denizin aslında şakası olmaz, bundan yıllar önce Karayköy'deki kocaman iskeleyi batırmağı başarmış bir Lodos fırtınasının benzeri mevcut bugün İstanbul'da.


İnşahhal bugün yağan yağmur barajlarımızı doldursun da en azından susuz kalmayalım, çünkü Yirmibeşmilyon vatandaşımıza ve Beşmilyon vatandaş olmayan ama İstanbul'da bulunan şahısa barajlardaki mevcut suyumuz uzun zaman yetemez.


Bu arada Boğaziçi Köprüsünde iki adet Metrobüs sağ olsunlar motorsikletlere kalkan olmuşlar.
Öfkeden dişlerimi sıkıyorum artık. Bu nedir kardeşim ya bu nedir? Hadi insanlar her şeye rağmen sipariş vermekten vazgeçmiyor, sizler "Hava koşullarından ötürü kuryelerimizi tehlikeye atamayız" deseniz ölür müydünüz? İki saat de sipariş çıkma işçinden kıymetli mi?
Bu iki Metrobüs olmasa ne olacaktı acaba? Ona rağmen zar zor gidiyorlar.
Gençlerimizi köle gibi çalıştırıyorsunuz, sizler için ölmüşler veya kalmışlar hiç önemli değil.
Yeter ki sipariş gitsin ve mangırlar gelsin. Nasılsa mecburiyetten gelip çalışacak çok genç var.
Firmalar belirli bir süre işlerini durdursaydı keşke bir insan yaşamından daha önemli değil.

28 Temmuz 2010

Bir Anket Sorusu

Bu aralar Adaya giden herkesin ortak bir şikayeti var sanırım, bugün Facebok'ta dolaşırken bir anket gözüme çarptı, bunu yazmadan olmazdı:

Anket: Acaba İDO'cum kaptanlarını neye göre seçiyor ??
A. Alıklık
B. Balıklık
C. Kan bağı ve akraba ilişkileri
D. Kayırma içgüdüsü
E. Manevra yapamama becerisi
F. Hepsi


Tüm bunlar doğru seçenekler, ama bunlara eklenmesi gereken başkaları da var, bakın neler de neler:

G. Vapuru bir başka vapora bindirebilme (çarpıştırabilme) becerisi
H. Çarpmadan sorna hemen kaçabilme ve bir özür dilemeyi geçtim, geçmiş olsun bile d(iy)ememe becerisi
I. Vaporun hareket saati dolmadan hareket ettirebilme becerisi
J. Vaporu iskeleye yanaştıramama becerisi
K. Yan tarafında aynı istikamette seyreden vaporla yarış yapabilme becerisi
L. Bu yaptığı yarışı kazanabilme becerisi
M. Gerekli gereksiz uyuz bir bant kaydını dinletebilme becerisi (Değerli yolcularımız, güvenli ve rahat bir yolculuk için ...... ile başlıyan uyuz bir anons) 

Ben en az yirmisekiz yıldır vapora binerim, kısaca vaporun sadık bir yolcusuyum, hayatım boyunca yaşamadığım vapor macerasını son iki yıl içinde ziyadeleriyle yaşadım dersem yalan olmaz.
Üç kez vapor normal hareket zamanından önce kalktı, iki kez uğraması gereken iskeleye (Kadıköy) uğramadı, bir kez de bir askeri gemiye yandan bindirdi, ve hiçbirinde de kaptan olucak gakhgogov (En hafif sıfatla) bir geçmiş olsun veya özrü lâyık görmedi bizlere.
Zamanında da vaporlar çalışırdı, hem de bundan çok çok daha kötü koşullar altında, yani belediyeye geçti de başımız göklere mi erdi?

Hatta daha da ileri gidicem, eskiden Bostancı Hattında da büyük vapor çalışırdı bazen, geçenlerde internette dolaşırken İstanbul Deniz Otobüsleri'nin bir açıklaması gözüme çarptı:
"Bostancı İskelesine "A" Sınıfı Vapor yanaş(a)madığı için artıkım Motorlar sefer yapıcak."
(Yeri geldi belirtelim ki A Sınıfı demek Üstten güverteli vapur demek.)
Motorlar sefer yapacak da işbu Mopurlari bu hatta "Yaz - Kış"  kullanılmak üzere koymuşlarsa bu işi yapanlar Marmara Denizi'ni hiç ama hiç bilmiyorlar demektir.
Allah korusun bu "Mopurlar"la olası fırtınalara yakalanılırsa hiç kimse sağ çıkamaz. Marmara'ya denizciler "Marmara Okyanusu" diye boşuna isim takmadılar. Yeri geldiğinde Marmara Karadeniz'den bile kötü fırtınalara sahne olur.
Sanırım bunların fırtınada çalışacak kadar da cesaretleri yoktur.
Yapacaklari tek şey biraz Lodos patladı mı nasıl Deniz Otobüsleri'nde yapıyorlarsa burda da aynısını yapmaktır:
"Hava muhalefetinden dolayı seferlerimiz iptal edilmistir!"
Sanki bunların Adalı’nın işine gidememesi, giderse gece eve dönememesi çok umurunda!
"Denizle alay edilmez" diye bir denizci tabiriyle bitireyim.