Bu Blogda Ara

İstanbul Deniz Otobüsleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Deniz Otobüsleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2023

Adadaki Atıl İskeleler

 Bu seferki yazımızın konusu bir zamanlar İstanbul Deniz Otobüsleri'nin henüz İstanbul Belediyesininken Kınalıada Burgazada Heybeliada ve Büyükada'da inşa ettiği ancak satıldıktan sonra bir daha kullanmadığı atıl durumdaki iskeleleri olacak.
Bugün vaporla Adaya giderken işbu iskelelerin atıl vaziyetlerini konu etmeğe karar verdi ben.


İşte bu seferki yolculuğumun başı ve arka pilânda atıl durumda olan deniz otobüsleri ki bir zamanlar İstanbul Belediyesi'nindi ama birkaç yıl önce taşıtlar ve iskeleleriyle birlikte birine satıldı.
Çok istesem de peşkeş çekildiğini söyleyemeyeceğim çünkü işbu satıştan belediyeye gelen para biraz metro yapımında kullanıldı.
Esasında o yıllardaki satışa vaporlar da dâhildi ama belediye vaporlarımızı geri almağı başardı.


Tabi ilk olarak Kınalıada en ön sırada olmak var.
Ne de olsa Şehr-İstanbul'a en yakın ada olur kendileri.
Yaz mevsimi özellikle en fazla kalabalık burada iner.
İkindi vakti dönüşte bazen ek vapor kaldırılır.
Kınalıada hem nüfus hem de alan bakımından dördüncü büyük adadır ama Şehr-İstanbul'a en yakın birinci adadır.


Kınalıada'dan sonra vapor Burgazada'ya gelir.
Sanılanın aksine Turyol mopurları Burgazada'ya uğramazlar.
Genel olarak diğer adalardan daha sakindir.
Burgazada hem nüfus hem de alan bakımından üçüncü büyük adadır ama Şehr-İstanbul'a en yakın ikinci adadır.


Burgazada'dan sonra sırada Heybeliada vardır.
Gelirken gördüğümüz Değirmen Burnu ve adanın arkasında kalan Çam Limanı en ünlü yerleridir.
Heybeliada hem nüfus hem de alan bakımından ikinci büyük adadır ama Şehr-İstanbul'a en yakın üçüncü adadır.


Son olarak Büyükada'ya geliriz.
Vapordan inince sol tarafı Maden sağ tarafı Nizam olarak adlandırılır.
Büyükada'daki deniz otobüsü iskelesi Bindokuzyüzseksensekiz yılında, diğer adalarınki Bindokuzyüzdoksanyedi yılında hizmete girmiştir.
Büyükada hem nüfus hem de alan bakımından birinci büyük adadır ama Şehr-İstanbul'a en yakın dördüncü adadır. Tıpkı ism-i şerifi gibi, ayrıca Adalar ilçe merkezidir.

İmdı ben buraya bir anket yapmak isterim:
İşbu iskelelerin gelecekleri ne olsun?
A : Yıkılsınlar.
B : Bu iskeleleri Mopurcular (Dentur Avrasya, Mavi Marmara, Turyol) kullansın
C : Oldukları gibi kalsınlar ve görüntü kirliliği olsun
D : Kültür Merkezine dönüştürülsün
E : Kahvehane ve Yemekhane gibi Restoranta dönüştürülsün.

14 Mart 2022

Deniz Taksi

İstanbul'da uzun zamandan beridir bir Deniz Taksi düşüncesidir konuşuluyor ve tartışılıyor.
Birkaç ay önce resmen hizmete de girdi, ama kullanan var mı ve yolcu taşımağı başarıp başaramadığını essahtan bilmiyor ben.
Bugün ikinci nesil Deniz Taksilerden ŞH-Balaban adını taşıyanının Kadıköy iskelesinde resm-i şerifini çekmek nâsip oldu bana.


Bu fikir ortaya atıldığından beridir en önemli sorunu ücretinin oldukça yüksek olması.
Taksimetrenin açılışı ve ilk deniz mili mesafesi Yüz Türk Lirasıcıktan başlıyor, gidilecek yer uzaklaştıkça deniz mili başına düşen ücreti de biraz düşüyor, şöyle ki ikinci üçüncü ve dördüncü deniz miline kadar olan ücreti mil başına Yetmişbeş Türk Lirasıcık, beşinci altıncı yedinci ve sekizinci deniz miline kadar olan ücreti mil başına Altmış Türk Lirasıcık, dokuzuncu deniz milinden itibaren her deniz mili başına Kırksekiz Türk Lirasıcık ücret alacak.
Kesirli ücret yok, mil geçildikten sonra ücretler yukarı doğru yuvarlanacak.


Örnek olarak On Deniz Mililik bir yolculuğun ücretini birlikte hesaplayalım:
Açılış ve ilk deniz mili Yüz Türk Lirası artı dördüncü deniz miline kadar toplam ücreti İkiyüzyirmibeş Türk Lirası artı sekizinci deniz miline kadar olan toplam ücreti İkiyüzkırk Türk Lirası ve kalan iki deniz milinin ücreti de Doksanaltı Türk Lirası tutuyor.
Hepsini toplarsak Altıyüzaltmışbir Türk Lirasıcık gibi oldukça tuzlu bir ücret yapar ki bu ücret bu çocuğun ölü doğmasına sebep olur.
Bu arada denizde Deniz Mili kullanılır ve Deniz Mili'nin uzunluğu Binsekizyüzelliki Metre'dir.


Tıpkı bir zamanlar rahmetli Kadir Topbaş'ın da düşüncelerinden biri Deniz Taksi'ydi, uygulamaya da geçirdi ama İstanbul Deniz Otobüsleri satılınca Deniz Taksiler de satıldı, satılınca işleten firma taksileri ekomonik olarak batırdı, sonraları da essahtan çürüterek batırdı.
Günümüzde de Ekrem İmamoğlu tutturdu Deniz Taksi diye, ama bir defa denendi başarılı olmadı diye tamamen sergene kaldırmak da olmazdı.
Yine de günümüzün ekomonik koşulları altında en kısa mesafe olan Üsküdar'dan Beşiktaş'a geçmek için ölüm kalım meselesi yoksa hiç kimse Yüz Türk Lirası'nı vermez, en nihâyet hep şikâyet edilen Kara Taksisi bile çok daha az yazar. Kaldı ki bu iskeleler arasında neredeyse beş dakikada bir Dentur - Avrasya'nın Mopurları çalışıyor.

28 Temmuz 2010

Bir Anket Sorusu

Bu aralar Adaya giden herkesin ortak bir şikayeti var sanırım, bugün Facebok'ta dolaşırken bir anket gözüme çarptı, bunu yazmadan olmazdı:

Anket: Acaba İDO'cum kaptanlarını neye göre seçiyor ??
A. Alıklık
B. Balıklık
C. Kan bağı ve akraba ilişkileri
D. Kayırma içgüdüsü
E. Manevra yapamama becerisi
F. Hepsi


Tüm bunlar doğru seçenekler, ama bunlara eklenmesi gereken başkaları da var, bakın neler de neler:

G. Vapuru bir başka vapora bindirebilme (çarpıştırabilme) becerisi
H. Çarpmadan sorna hemen kaçabilme ve bir özür dilemeyi geçtim, geçmiş olsun bile d(iy)ememe becerisi
I. Vaporun hareket saati dolmadan hareket ettirebilme becerisi
J. Vaporu iskeleye yanaştıramama becerisi
K. Yan tarafında aynı istikamette seyreden vaporla yarış yapabilme becerisi
L. Bu yaptığı yarışı kazanabilme becerisi
M. Gerekli gereksiz uyuz bir bant kaydını dinletebilme becerisi (Değerli yolcularımız, güvenli ve rahat bir yolculuk için ...... ile başlıyan uyuz bir anons) 

Ben en az yirmisekiz yıldır vapora binerim, kısaca vaporun sadık bir yolcusuyum, hayatım boyunca yaşamadığım vapor macerasını son iki yıl içinde ziyadeleriyle yaşadım dersem yalan olmaz.
Üç kez vapor normal hareket zamanından önce kalktı, iki kez uğraması gereken iskeleye (Kadıköy) uğramadı, bir kez de bir askeri gemiye yandan bindirdi, ve hiçbirinde de kaptan olucak gakhgogov (En hafif sıfatla) bir geçmiş olsun veya özrü lâyık görmedi bizlere.
Zamanında da vaporlar çalışırdı, hem de bundan çok çok daha kötü koşullar altında, yani belediyeye geçti de başımız göklere mi erdi?

Hatta daha da ileri gidicem, eskiden Bostancı Hattında da büyük vapor çalışırdı bazen, geçenlerde internette dolaşırken İstanbul Deniz Otobüsleri'nin bir açıklaması gözüme çarptı:
"Bostancı İskelesine "A" Sınıfı Vapor yanaş(a)madığı için artıkım Motorlar sefer yapıcak."
(Yeri geldi belirtelim ki A Sınıfı demek Üstten güverteli vapur demek.)
Motorlar sefer yapacak da işbu Mopurlari bu hatta "Yaz - Kış"  kullanılmak üzere koymuşlarsa bu işi yapanlar Marmara Denizi'ni hiç ama hiç bilmiyorlar demektir.
Allah korusun bu "Mopurlar"la olası fırtınalara yakalanılırsa hiç kimse sağ çıkamaz. Marmara'ya denizciler "Marmara Okyanusu" diye boşuna isim takmadılar. Yeri geldiğinde Marmara Karadeniz'den bile kötü fırtınalara sahne olur.
Sanırım bunların fırtınada çalışacak kadar da cesaretleri yoktur.
Yapacaklari tek şey biraz Lodos patladı mı nasıl Deniz Otobüsleri'nde yapıyorlarsa burda da aynısını yapmaktır:
"Hava muhalefetinden dolayı seferlerimiz iptal edilmistir!"
Sanki bunların Adalı’nın işine gidememesi, giderse gece eve dönememesi çok umurunda!
"Denizle alay edilmez" diye bir denizci tabiriyle bitireyim.