Bu Blogda Ara

Rüzgâr etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rüzgâr etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Aralık 2025

Botafogo Yılbaşı Ağacı

 Dünyanın öteki ucundaki Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde Botafogo Plajı’nda kurulan Seksen Metre yüksekliğindeki dev yılbaşı ağacı ışıklandırıldı.


Işıklandırma tesisatında hiç kullanılmadıysa bile İkimilyonüçyüzbin adet LED ışık kullanıldı.
Plajdan yaklaşık Yüz metre açığa yerleştirildi ve saatte Yüzelli Kilometre hıza ulaşan rüzgâra dayanabilecek şekilde tasarlandı.

24 Ekim 2024

Kızılcık Şerbeti

 Kâlp yalnızken ne kadar atarsa atsın kırıldıktan sonra atma hızı çok değişir.
Geçen hafta bir adet "Yalnız Kâlp" vardı, aradan geçen bir kocaman hafta boyunca kan kustu ama kızılcık şerbeti gummilendiğini söyledi çenesinin ve dudaklarının çevresindeki kırmızı renkli sıvıyı görüp soranlara.


Görünüşe bakılırsa bu yılki kızılcıkların şerbeti biraz fazla böğürtlen dolu olduğu cihetle daha bir kırmızımtırak boşalıyordu.
Hani aralarındaki hadise "Çaresiz Ayrılık" olsa belki daha kolay atlatılabilirdi.
Oysa daha sadece Yirmidört saat kadar önce bağzı şeyhler yaşamışlardı ama geçen koskoca Yüzaltmışsekiz saata rağmen karşı taraf arsla harekete geçebilmeği akıl edememişti.


Ama olsundu, çünkü o bir "Ağlama Duvarı"ydı.
Herkes gelir onunla ağlardı ama başkalarıyla gülerdi, hem de kahkahalarla.
Bizimki de her seferinde arandığında çok zor bulunabilen "Sıfır Eksi Kan"ından bolcanam kusar ve çevresindekilere de "Kızılcık Şerbeti" gummilendiğini söylemeğe devam ederdi.

18 Ekim 2024

Yalnız Kâlpler De Atarlar

 Doğuldu, yaşanıldı, bir yaş daha yaşlanıldı, en sonunda bir yerde bir köşede unutulundu.
Yeter ki gönüller bir olsundu, nasıl olsa bir daha aranıldığında birinin kanayan yarasının yara bandı olurdu.
Millet o bahsedilmiş olan Yalnız Kâlp'i bir "Ağlama Duvarı" olarak kullanıverirdi.
O yara bandı işini bitirdiğinde de hurda gibi çöpe atılıverirdi.
Birkaç zaman geçerdi, bu sefer bir başkasına kanardı, kandırıldığını da bile bile bir Rüzgâr'a tutulur ve sonunda aynı şeyleri yeni baştan yaşardı, kaç zaman geçerse geçsin sonunda uğrayacağı istasyon aynı yerdeydi.
Bir önemli konu daha varsa onun omuzlarında ağlayanlar başkalarının koyunlarında kahkahalarla gülerlerdi.
İşte böyle bir hayat yaşanıyordu uzaklardaki memleketlerin birinde.


Ancak hiç kimsenin bilmediği bir gerçek vardıysa da o kişinin "Compleanno"su Türkiye Cümhûriyeti'nin çok sevilen birkaç önemli kişisiyle paylaştığıydı.
Çok uzaklarda yaşarken Nil nehrinden gelen Tarkan'ın kıyıda oturup Özkan gibi suyu arşınlaması kadar güzeldi.
Bu kadar kişiyle tek bir ortak özelliği vardı o yara bandı olan kişinin:
İki cümle önce bahsedilenlerle aynı gün Dünya denilen pislik yuvasına gönderilmiş olması.
Bu yıl daha da pisleşen Dünya'nın sayılı kalan birkaç güzelliğinden her biriydi bu yukarıdaki Üç Vatandaşımızın hayata bakış aşıları.


Yalnız olmak bizlerin kendi özgür iradesi dâhilinde seçilmiş bir duygu.
Etrafta gereksiz dedikoducu fesat ve içten pazarlık yapan ve de menfaatine göre arkadaşlık eden bir sürü insancık mevcut günümüzdeki dünyada.
Bütün dünya hayatı boyunca birileri birilerinin hayatlarına girerler, birilerinden istedikleri menfaatleri bir şekilde alırlar, işbu menfaat süresince o insanı el üstünde de tutarlar, sonra da sessizce çekip giderler ve başka insanların peşlerinden koşarlar, bu arada o insanın duygularıyla da bir güzel oynarlar Pilâstik Top gibi.
Gün gelir en sevilen insan bir anda nefret edilesi biri olur çıkar.
Herkes de o insanı narsistlikle suçlar ama onu narsist olmağa gerçek narsist olanlar itmiştir.


Bu arada aklıma gelmişken yazımın başlığını daha yukarılarda bir yerde bahsettiğim bir müzisyen ozanımızın aynı ism-i şerifini taşıyan çok güzel bir şarkısının mevcut olduğunu ve başlığını da kendisinden yürüttüğümü belirtmek isterim.
Şarkıyı dinlemek isterseniz sizlere Youtube'deki bir videosunu yazımın içinde sakladım, bulursanız tıklayıp bir dinleyin, çünkü kendisi çok güzel şeyler yazmış.

29 Eylül 2024

Gece Fırtınası

 Kim söyler kim dinler kim duyar Biz Üç Muz olarak bilmeyiz ama Şehr-İstanbul'da muazzam bir fırtına çıktı biraz önce.
Hafiflerden çiselemeğe başlyan Yağmur artıkım hayatlarımıza iyice girmiş bulunmakta.
Bu uğurda Bardakla olan sallantısı bolca evliliğini bile askıya aldığını söyleyebiliriz.


Havaların her zaman Güneşli ve sıcak olması zaten beklenilecek bir düşünce olmadığı ve çölün ortasındaki Dubai'ye bile Yağmur yağabildiği üzere sıcaklardan bunalanların istediği serinleyen havalar atıkım Şehr-İstanbul'a avdet etmiş bulunmakta.


Artıkım bundan sonra Deniz kıyılarında gezmek ve Güneşin ışınlarını içine çekmek iyi bir fikir değil, daha iyisi Home'de eline bir fincan Kahve alarak yağan Yağmuru ve esen Rüzgârı seyrederek çıkardıkları sesi dinlemektir.

02 Aralık 2023

Ada Lodosu

 Mâlum-u âliniz mevsim biraz Kış'a doğru yaklaşmakta, her ne kadar Kocakarı Takvimi henüz tam olarak sokmasa bile bugün Biz Üç Muz olarak birlkte gördüğümüz ve sizin de biraz sonra temaşa edeceğiniz resm-i şerifte vaporumuz denizdeki dalgaların içinde gidebilmeğe çalışıyor.


Kim bilir vaporun içindekilerin mideleri nasıl da bulanıyordur?
Eğer aşağıdaki kısacık videoyu izlerseniz ne demek istediğimizi daha iyi anlayabilirsiniz.


Ben sizlere bir zamanlar Marmara Okyanusu diye bir tabiri boşu boşuna kullanmamıştım, yıllar sonra bile olsa resimli videolu ispatını da getirdim.
İsteyenler onüç yıl önceki yazımı bulup okuyabilirler ki bağlantısı bir önceki cümlede mevcut.
Madem buraya Lodos geldi ve görüntüsünü de kaydettirdi, bizlere de izlemesi düştü. İyi seyirler canlarım.

02 Ağustos 2023

Meydane'de Kumpir Yummi

 İnsanın karnı acıkınca bağzı şeyhleri göz göremez ve kulak işitemez.
Hani geçen hafta bahsettiğim bir Meydane vardı, bu hafta yeniden var oldu.
Var olmasına oldu da bu defa Dondurma ile değil Ortaköy'de bir zamanlar Üç Muz birlikte olmadan sıkça yummilendiğimiz Kumpirle var oldu.


Her ne kadar Meydane'nin Kumpiri Ortaköy'dekiler kadar çok çeşit mâlzemeli değilse dâhi yine de ücreti bakımından nispeten iyi sayılır.


Tabi o kadar güzel Kumpirden sonra Türk Kahvemsi gummilenmeden olmazdı elbette, akşam akşam yanında buz gibi soğuk suyla birlikte çok da güzel gitti.
Sonuç olarak bu aralar Yaz ve daha da güzeli Eyyam-ı Bahur zamanı, yani yılın en sıçak günleri olduğundan Rüzgâr esmiyor, ama işbu Eyyam-ı Bahur geçer de havalar biraz norminâl derecelerine dönerse burası gerçekten uçar.

29 Kasım 2021

Yağmur Lodosu

Rüzgâr konuşmakta sürekli ses veriyor nedendir, sen gideli hayat benim çilem değildir. Ay doğuyor bulutlarla barışmış, benim gönlüm ufuklara sarılmamış.
Ufuk çizgileri çok uzaklara kaymış, yapraklar dökülmekte ve sıcaklık bir anda soğuk olmakta.
Bugün sizler için bağzı şeyhlerden paylaşmak istedi ben.
İstanbul'da bugün fırtına var, büyük bir ihtimâlle de vaporlar iptâl edildiler. Ne de olsa şimdiki nazemin vaporlarımız bu güçlü rüzgâra dayanamayacak kadar naifler.


Biraz önce Şehir Hatları İşletmesi Genel Müdürlüğü Üsküdar hattı dışındaki seferlerin Lodos yüzünden yapılamadığını bildirdi bizlere.
Ayrıca bir de video yayınlamış, mâlum-u âliniz vapor işleri otobüs gibi değil. Denizin aslında şakası olmaz, bundan yıllar önce Karayköy'deki kocaman iskeleyi batırmağı başarmış bir Lodos fırtınasının benzeri mevcut bugün İstanbul'da.


İnşahhal bugün yağan yağmur barajlarımızı doldursun da en azından susuz kalmayalım, çünkü Yirmibeşmilyon vatandaşımıza ve Beşmilyon vatandaş olmayan ama İstanbul'da bulunan şahısa barajlardaki mevcut suyumuz uzun zaman yetemez.


Bu arada Boğaziçi Köprüsünde iki adet Metrobüs sağ olsunlar motorsikletlere kalkan olmuşlar.
Öfkeden dişlerimi sıkıyorum artık. Bu nedir kardeşim ya bu nedir? Hadi insanlar her şeye rağmen sipariş vermekten vazgeçmiyor, sizler "Hava koşullarından ötürü kuryelerimizi tehlikeye atamayız" deseniz ölür müydünüz? İki saat de sipariş çıkma işçinden kıymetli mi?
Bu iki Metrobüs olmasa ne olacaktı acaba? Ona rağmen zar zor gidiyorlar.
Gençlerimizi köle gibi çalıştırıyorsunuz, sizler için ölmüşler veya kalmışlar hiç önemli değil.
Yeter ki sipariş gitsin ve mangırlar gelsin. Nasılsa mecburiyetten gelip çalışacak çok genç var.
Firmalar belirli bir süre işlerini durdursaydı keşke bir insan yaşamından daha önemli değil.

11 Mayıs 2021

Kırlangıçlar Geri Döndüler

Yaklaşık yirmi gram ağırlığındadırlar ancak uçuşta beşbin kilometreden fazla yol kat etmişlerdir.
Sahra Çölü'nü geçtiler. Akdeniz üzerinden uçtular, dinlenmek nedir bilmeden.
Fırtınalar ve rüzgârlarla savaştılar, kavurucu güneş umurlarında değil.
Olağanüstü bir şey yaptılar.
Ve şimdi evlerimizin çatılarının altında yaşayacaklar. Yavruları olacak.


Bir kırlangıç günde sekizyüzelli adet sinek ve sivrisinek yiyebilir.
Bir çifti günde yaklaşık binyediyüz adet sinek ve sivrisinek öldürebilir. Bundan daha etkili ve çevre dostu bir böcek ilâcı yoktur.
Onlara hoş geldiniz diyebilmeliyiz, en önemlisi onlara zarar vermeden.

05 Nisan 2021

Nisan Havası

 Geçen ay mâlum-u âliniz Mart-ı Şerifti, her yıl kapıdan baktırırdı ve kazma kürek yaktırırdı, birkaç gün önce gerimizde bıraktık.
Arkasından gelen ise Nisan-ı Şerif Ayı ki Nisan'ın da Mart'tan aşağı kalır yanı bulunmamakta çünkü hava durumu bakımından her ne kadar biraz sıcaklaşmağa başlasa dâhi yine de dengesi namevcut bir gelişim göstermekte.


Her gün değişen hava durumu bir haftanın içinde artıkım dört değil yedi değişik mevsimi yaşatabilecek derecededir.
Bir de Terazi Burcu için dengesiz olduğunu iddia ederler, oysa Nisan-ı Şerif Ayı benim de olmaktan gurur işittiğim Terazi Burcu'dan daha da fazla denge yoksunudur.
Ancak yine de havalar artıkım ısınmağa başlamakta olduğunu da belirtmeli ben.