Bu Blogda Ara

Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Şubat 2025

Kar Geldi

 Son zamanlarda gerek gazeteler gerekse televizyonlar kar konusunda felâket tellâllıkları yapıyorlardı.
Bugün ise Kar sonunda Şehr-İstanbul'un ortalarında bulunan Aksaray semtine ilk damlalarını akıttı.


Tabi ki nuru çok sulu olduğu cihetle yeri tuttuğunu söyleyemeyiz, çünkü yer o kadar soğuk değil.

30 Mart 2021

Altın Kızlar

 Bugün boş boş laklaklarken nereden bilmiyor Facebok'ta ahanda işbu resm-i şerifi görünce haklarında iki kelâm etmek istedi ben.
Bir bakıma gençliğimizin vazgeçilmez dizilerinden, her ne kadar kültürlerimiz farklı bile olsalar yine de televizyon sayesinde bizlerden biri gibi olmuşlardı.


Vakt-i zamanında bu güzel ve eğlenceli dizide emeği geçen Dorothy rolünde Bea Arthur (13.5.1922 - 25.4.2009), Blanche rolünde Rue Mc Clanahan (21.2.1934 - 3.6.2010), Rose rolünde Betty White (17.1.1922 - ...) ve Dorothy'nin annesi Sophia rolünde Estelle Getty (25.7.1923 - 22.7.2008) hanımlara ve yönettiği için Terry Hughes'e ve de yazdıkları için Susan Harris ve Mitchell Hurwitz'e teşekkür ederim.


Dizinin konusu genel olarak bir durum komedisi şeklinde geçer, artık emeklilik dönemleri gelmiş üç kadının ve içlerinden birinin annesinin aynı evde yaşadıkları olaylar anlatılır.
Amerika'da bulunan ve anlamı da ulusal yayıncılık şirketi olan NBC'de Bindokuzyüzseksenbeş ilâ Bindokuzyüzdoksaniki yılları arasında yayınlanmıştır.


O zamanlar Türkiye Cümhûriyeti'nde de oldukça ilgi gören dizinin Türk uyarlaması yapılmaz mıydı?
Merak etmeyin yapıldı, İkibinsekiz yılında Hülya Koçyiğit Nevra Serezli Türkân Şoray ve Fatma Girik'in canlandırmasıyla bir heyecanla başlayan yeni dizinin ömrü ne yazık ki Şampiyonlar Ligi kadrosuna rağmen fazla uzun ömürlü olamamıştır.

06 Mart 2018

Bizi Vergimizden Ayırmayın

Şu dünya üzerinde meşhur bilim adamlarına rağmen İsviçreliler kadar herhangi bir organ-ı şerife sürülecek kadar bile aklı olmayan başka bir ulus sanırım yoktur.
İmdı üstteki yazımı okuyunca şaşırabilirsiniz ama bu haber-i şerifte şaşırılacak tek bir şey varsa onu da yazımın ilerleyen bölümlerinde arz edecek ben.
Çünkü efenim geçtiğimiz günlerde İsviçre topraklarında yapılan "Radyo ve Televizyon Vergisi Kaldırılsın Mı" konusundaki hâlk oylamasının sonucunda yüzde yetmişbirbuçuk gibi ezici bir çoğunluk tarafından "Hayır" oyu çıktı sandıktan sanki her hayırda hayır varmış gibi.
Anlaşılabilmesi için başkaca bir deyişle her hayırda hayır olduğunu sanan işbu üçte ikiye yakın çoğunluk hâlk oylamasına konu olan Radyo ve Televizyon Vergisini ödemeye devam etmek istedi.
Yani her hayırda hayır her evette şer yokmuş.

İnsan bir yıl boyunca çok para kazanınca nereye harcayacağını şaşırırmış.
Adam başı ortalama yıllık gelirin Üçyüzbin Türk Lirasıcık olduğu İsviçre'de hâlk her yıl Binsekizyüzotuzaltı Türk Lirası kadar bir miktarı Radyo ve Televizyon Vergisi olarak devletine ödüyor.
Tamam anlarım devlet sevilir, ama devlet artık vergi almayalım diye hâlka sormaya karar vermişken kalkıp da elindeki parayı "Al ben yemiyorum sen ye" diye de verilmez yani.
Ah şu İsviçreliler keşke gelseler de Türkiye Cümhûriyetinde bizim şartlarımızda bir süre bile olsa yaşasalar, çok değil sadece üç ay sonra akılları başlarına devşirmezlerse ve o güne kadar yaşadıkları salaklıkları kendilerine sorgulatmazlarsa ben hiçbir şey bilmiyorum demektir.