Bu Blogda Ara

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

08 Aralık 2025

Gençlik Yaşlılık

Zamanlar değişir ve değişmek de zorundadır.
Dünün genci bugünün ihtiyarıdır.
Bugünün genci de yarının ihtiyarı olacaktır.


Gençler yaşlıların neler düşündüğünü ve neler hissettiklerini bilemezler.
Ama ihtiyar adamlar genç olmanın nasıl olduğunu unutmuşlarsa suçludurlar.

29 Ekim 2025

Kütüphanedeki Kalın Kalın Kitapları Kaç Zamanda Okurum?

Bugün günlerden Cümhûriyet Bayramı ve Cümhûriyetimizin Yüzikinci yıldönümü.
Birçoklarımız kitap okumak istiyorlarmış ama kitap okumağa zaman ayıramadıklarını da söylüyorlarmış ki haksız sayılmazlar.
Çünkü son onbeş yıldan beridir hayatlarımızda olan Akıllı Telefonlar ve iyiye doğru kullanılması hâlinde iyi bir şey olan İnternet sayesinde neredeyse hiç kimsenin kitap okuyacak hâlleri kalmadı.
Kitapların ücretleri bile artık pahlılandı çünkü Seka Kâğıt Fabriikamız artık üretimde değil.
Yine de bir çözüm var ki günde ortalama beş sayfa okumak ortalama üçyüz sayfalık kitap olduğu varsayımıyla yılda yaklaşık altı ilâ yedi kitap bitirmenizi sağlar.


Bu aşağıda gördüğünüz örnek bir hesaplama:
5 sayfa/gün × 365 = 1825 sayfa/yıl.
1825 ÷ 300 ≈ 6.08 kitap.
Hesabı kendi kitap sayfalarına göre uyarlayabilirsiniz.


İmdı işbu yazımı okuyan ve kitap okumak için fikir paylaşmak isteyen herkese diyeceğimiz şudur:
Bu tür bir "Ookuma Hedefi" istatistikleri somut hesapla doğrulanır; takipçilere kendi hızlarına göre örnek tablo sunabilirsiniz.
Formül ise çok basit ve Fasit:
Kitabın günlük okuma hedefi sayfa adedi × Kitabın okunması istenilen gün sayısı = Dönemin sonunda okunması hedeflenen sayfa sayısı.
Hedeflenen sayfa sayısı ÷ Kitapların ortalama sayfa sayısı = Bitirilmiş olan kitapların sayısı.


Bugünden sonra siz de bir iyilik yapın, ara sıra da olsa Kütüphanedeki Kalın Kalın Kitaplardan olmasa bile kitap okumamazlık etmeyin.
Unutmayın, her kitap bir dünyadır.

04 Temmuz 2024

Gazete Okuma Günleri

 Bir zamanlar bizlerin gençlik dönemlerinde haberleri her sabah aldığımız günlük gazetelerden okurduk.
Şimdiki gibi İnternet yoktu, Televizyon ise belli saatlarda Haber Bülteni sunardı.
Herkes de elinde gazete ile vapora trene otobüse binerdi, işine gidene kadar da o bütün gazeteyi yalayıp yutardı.
Artıkları da sağlada sollarda kalırdı.
 

Günümüzde ise herkesin elinde birer adet telefon, ne yaptıkları belli ne düşündükleri.
Daha da aptal olacaklarından haberleri var mı acaba?

23 Haziran 2024

Yaz Güzeli

 İşte yeniden Yaz Mevsimi geldi çattı hayatlarımızın tam ortasına kuruldu ve havasıyla bizleri ısıtmağa başladı.
Bugünden itibaren tam üç ay boyunca sıcaklardan bağzılarımız tarafından bunalacağımız ama rahat kıyafetler giyinebilip Devletimin Elektrikli Trenlerinde işlettiği kılimaların altında serinleyeceğimiz, pervahaneleri de bedavaya dönmeyen Belediyemin üç katlı vaporlarının açık kısımlarında güneşlenebileceğimiz güzel günler başlıyor Şehr-İstanbul'da.
 

Karpuzun kabuğu geçen hafta Yaz gelmeden Denize düştüğü cihetle yüzmenin hiçbir sakıncası bulunmamakta.
Ancak yine de fazlama açılmamak lâzım, Denizin tabanı oldukça derinlerde.


Bu kadar sıcak havada yapılabilecek en güzel nesne-i şeriflerden bir adedi de Dondurma yummilenmektir.
Hele bir de Sâhilde otururken olsa Denizdeki dalgaların sesi sizlere eşlik ederse tadından yenmez.
Ancak havanın çok sıcak olması münâsebetiyle erime riski var.


Bu yıl kumsallarda haşema çok moda, en azından manyo veya bikiniden daha iyi koruyor vücûdu, en azından sırtlar yanıp kavrulmaz.
Sırt yanınca acısı çok fazla olmak var, üstelik aşk acısından bile fazla.


Bikiniyi öğle sıcağında pek tavsiye edemem, yanıklarla uğraşmak zor oluyor.


Yaz yaklaşınca ilk vazifemiz alışverişe çıkmaktır çünkü tıkırında olan ekomoniye can vermek hepimizin boynunun borcudur ve borç da yiğidin kamçısıdır.
Tabidir ki itimadı lütûf sanıp borca sarılmamak gerekir çünkü bir gün gelecek ve o borç istenecektir, sonradan darılmamak gerekir.


Yıllardan beridir tıkırında olan ekomonimize hayat verdikten sonra hava ne kadar sıçak olursa olsun caddelerde arsla böyle gezmemeliyiz.


Yaz mevsiminin en güzel tarafı yaşadığımız vilâyetin havalimanına giderek sayfiyelik yörelere doğru uçmaktır, konacağımız yer ister uzak ister yakın olsun uçaklarımız aynı şekilde uçacaklardır.
Ancak değişik memleketlerdeki sıcak ve soğuk farkları uçaklarımızın da uçuşlarını etkiliyor.


Yaz geldi ve tatillerdeyiz diye Kütüphâneden ödünç aldığımız Kalın Kalın Kitaplarda yazılı olan derslerimizin de üstlerinden geçmeliyiz ki Kış geldiği zaman yapılacak olan sınavlarda iyi notlar alabilelim.


Yaz hayatlarımıza avdet ederek karpuz kabuğunu denize düşürmesine rağmen insa n doğası her dakika deniz içinde bulunmağa müsahit olmak yoktur.
Ara sıra şehrin içerisindeki mekânlarda müzük dinlemek de lâzımdır.


Her nasıl olursa olsun yazın çıkan şarkılar daha bir akıllarda kalıyor, aradan yıllar geçse bile kolay kolay unutulamıyor, esasında konu şarkının ve müziğin değişik olması değil bize yaşattığı duygular ve o mevsim içinde yaşattığı anıların olması.


Evet bu yıl da Yaz geldi ve Karpuz Kabuğu Deniz'e düştü, Güneş bizleri pişirmeğe zaten başlamıştı ama bu yıl biraz daha fazla ısıtıyor bizleri.
Mâlum-u âliniz Yaz mevsimi çok kısa sürer ve daha ne olduğunu bile anlamadan hemen Sonbahar girişinde buluruuz kendimizi.
Yazın yaşadıklarımız yanlarımıza kâr yaşayamadıklarımız da ukde kalır.


Sözün ve yazının kısası Sipâli olmazsa yukarıdaki bahsettiğimiz hiçbir şey olmaz.

09 Ağustos 2023

Penguen'deki Zamcıklı Kahve Gummi

 Hayatta yaşamanın her geçen gün daha da pahlılaşmakta olduğunu sizler sanırım gayet iyi biliyorsunuzdur ama yeniden Biz Üç Muz olarak hatırlatalım dedik.
Arslında daha önce yazmalıydı ben bunu ama Kadeve Fişini okunaklı olarak yeni elde edebildik.


Önceliikle zamımıza konulan ürünün tanıtımına başlayalım.
İşbu resm-i şerifte temaşa ettiğiniz nesnenin adı Türk Kahvemsi, hani bildiğiniz ve Biz Üç Muz'un çok sevdiği, esasında sadece İki Muz seviyor Üçüncü Muz pek sevmez ve gummilenmez çünkü Reflüsü var, eğer bir gün h^mile kalıp bir kız çocuğu doğurursa ism-i şerifini Midesu koyacak.


Ancak önce bir baba adayı bulması gerekiyor, bulması bir şey değil evlenmesi ve hâmile kalması da gerekiyor, nereden bakarsanız otuzaltı ay sürer bu vazife ama o konu ayrı olduğundan ben daha fazlasını yazıp da kafanızı gözlerinizi şişirmeyeyim.
Dahası yukarıdaki sahnenin yaşanabilmeei için üzerine bir de seksendört ay daha koymak gerekiyor çünkü çocuklar ancak beşaltı yaşlarında hayatı sorgulayabilmeğe başlarlar.


Mâlum-u âliniz Türk Kahvemsiyi kütüphânedeki kalın kalın kitaplar üzerinde çalışırken gummilenmek daha da makbuldür, ne de olsa zihni daha fazla açabilmeğe yardımcı olmak gibi bir özelliği ve güzelliği mevcuttur.
İmdı avdet eyleyelim fasulyenin faydaarına ki bunun da mâlumatfuruşu Kuru Fasulye ve Pilâv çifti dünyanın bir numaralı yummisi olmasının yanında sindirmei de kolaydır ve oldukça da gıdalıdır, ancak işbu mevzuat-ı umumiyenin işbu yazımızla alâkası bulunmamaktadır.
Aşağıdaki resm-i şerife bulunan Kadeve Fişine iyicenem bakmanızı ve ne gördüğünüze dikkât etmenizi rica edecek ben:


Evet yanlış görmediniz, Penguen Kitapevi'de bir fincan Türk Kahvemsi tamı tamına Elliyedimilyon Türk Lirasıcık olmuş birkaç gün önce.
E kolay değil tabi eğer bir fincan Türk Kahvemsi tam Elliyedimilyon Türk Lirasıcık olmasaydı Ataşehir semtinde içinde kalın kalın kitapların bulunduğu en büyük kütüphaneyi nasıl açabileceklerdi?

09 Haziran 2023

Penguen Zamcıkları

 Eski geçmiş günlerden günümüze dönelim.
Akşam vakti canım kılâsik bir Türk Kahvemsi istiyor geleneksel olarak.
Tabi bir de kütüphânedeki kalın kalın kitaplardan derslerimi çalışmamın zorunlulukları da cabası olmak var.


Bu hafta ikinci kez yolum Penguen'e düşüyor ve bilin balakım Türk Kahvemsi kaç para olmuş?
Merak edenler lütfen aşağıdaki fişe ya da satış belgesine baksınlar efenim.


Eğer fiş okuyabilme yeteneğiniz mevcutsa Kırkikimilyon Türk Lirasıcık olduğunu ve Penguen'in bütün ücretlerine arsla zam veya zamcık değil sadece bir güncelleme yaptığını rahatlıkla görebilirsiniz.
Hepiniz için Zamcıklı Türk Kahvemsi afiyet şeker bal reçel lokum olsun.

05 Nisan 2023

Kahve Hakkında Kitaplar

 Kahvenin hikâyesini incelediğimizde çok farklı rivâyetlerle karşılaşıyoruz.
Her ne kadar Çoban Kaldi ve Keçiler hikâyesi birçok Evrupalı kaynaklarda mevcut olsa bile en eski tarihçilerimizden Ahmet Efendi'ye göre hikâyemiz Şazeli ile başlar.
Asıl adı Nurettin Ali bin Abdullah lâkabı da Ebu Hasan Şazeli olan zat-ı muhterem günümüzde Somali olarak tabir edilen zamanın Habeşistan'ında dergâh erbabıdır.
Binikiyüzlü yıllarda yani Hasan Sabah'ın iktidarı döneminde tekkesinden kovulup dağlara sürgün edildiğinde gördüğü kahve tanelerinden önce ekmek yaparak hayatta kalır. Zamanla bu kullanım yayılarak kahvenin başlangıcını oluşturmuş ve dünyadaki yolculuğu başlamıştır.


Her seherde besmeleyle açılır dükkânımız
Hazret-i Şeyh Şazeli'dir pirimiz üstadımız
Bu kahve öyle bir kahvedir ki her usulü ba-safa
İçinde sakın olanlar çekmesin asla cefa
Bir gelen bir daha gelsin demesinler bi-vefa
Sahibine kıl şefaat ya Muhammet Mustafa
İlâhi sen saadetle müşerref kıl bu dükkânı
Létâfetle aziz eyle gelen ahbap-ı ihvanı
Benim iki cihan icre muradım ol hüdadır
Ümidim ruz-i maherde Muhammet Mustafa'dadır


Keşfinden yüzyıllar sonra bile hâlâ geliştirilen ve yepyeni bilgilerin öğrenildiği bir içecek kahve
Geleneklerimizden gelen Türkçemize yeni kelimeler kazandıracak kadar bizden
Tutku ile kendisine bağlayan ve her demlenmesinde farklı tadları ortaya çıkaran bir bilinmez.


İşte böyle sevgililer, bir Türk Kahvemsi tiryâkisi zat-ı muhterem sizlere kütüphanedeki kalın kalın kitaplardan derleyebildiği kadarıyla bağzı şeyhler anlattı.
Yukarıda gördüğünüz kitapların ücretleri oldukça tuzlu, biri Üçyüzmilyon diğeri Üçyüzaltmışbeşmilyon Türk Lirasıcık ücretle satılmakta olduğunu bilgilerinize arz eder ben.

27 Mart 2023

Penguen'in Kedisi

 Bazı zamanlarda kütüphânedeki kalın kalın kitapları okumak ve içlerinden yeni hayatları içlerimize sindirmemiz gerekmekte.
Nedendir bilinmez bazı kütüphânelerde muhakkak birer kedi bulunabilir.
Sakın sitem vey a şikâyet ettiğimi falan sanmayın çünkü bu sayfaların müdâvimleri benim tam bir kedi manyağı olduğumu bilirler.


Efenim bendeniz de bu kadar kalın kitabı sindire sindire okuyabilmeğe çalışırken bana gördüğünüz pozu hiçbir menfaat gütmeden veren sergenlerin üzerindeki miyavlamayan bu güzel kedi benim bu kasvetli ama güzel havalı Pazartesimi güzelleştirmeğe ziyadesiyle muvaffak oldu.


Tabi bu kadar kapkalın kitaplar üzerinde çalışabilmek için Otuzbeşmilyon Türk Lirasıcıklık yakın zamanda zamlanan Türk Kahvemsi gummilenmek de tamamen duygusal olan başka tadlar bırakıyor damaklarımda.
Bir de şu Penguen Kitapevi gummilendiğim Türk Kahvemsi'nin ücretini tahsil ederken satış fişini verse çok daha güzel olacak ya neyse, çünkü ödediğimiz her kuruş verginin bize yol su elektrik olarak geri dönmesine katkıda bulunabilmeği çok istiyor ben.

15 Mart 2023

Zamcıklı Kahve Gummi

 Hayatımızda her şeye sürekli bir veya birkaç zamcık geliyor veya birileri tarafından getirtiliyor.
Bu akşam benim kütüphanedeki kalın kalın kitaplarla çalışma günüm ve çalışırken uyuyup kalmamam için Türk Kahvemsi gummilenmem gerekiyor ancak Türk Kahvemsi bile beni uyanık tutabilmeği başaramıyor.


Bizim koskoca Penguen Kitapevi'deki kılâsik bildiğimiz Türk Kahvemsi tamı tamına Otuzbeşmilyon Türk Lirasıcık gibi oldukça yüksek bir ücrete erişmiş bulunmakta bugünden veya dünden itibaren.
Bakınız alttaki resm-i şerifini çekip paylaştığım satış belgesi.


Ben işbu devasa kütüphanedeki kalın kalın kitaplarla çalışadurayım siz sevgili okuyucularıma tavsiye olarak söyleyeceğim lafz-ı şerif gummilenmekte olduğunuz kahvelerinizi biraz uzun zamana yaymanız olacaktır. Yani ilk yudumu gummilendiğiniz dakikayla fincanı kapatarak Falcı Bacı'ya yollamak üzere kapattığınız dakika arasında en az kırk dakika olması Otuzbeşmilyon Türk Lirasıcık ücretli küçücük Türk Kahvemsinin gözlerinizi yaşartan tadını içlerinize hissetmeniz cep dostu bir ablanızın tavsiyesi olarak aklınızın bir köşesinde bulunsun.


Tabi ki sevgililer tavsiyemi dinletip dinlememek konusunda hiç kimseyi zorlayamam ancak günümüzde Sipâli kolay kazanılmıyor, bir zamanlar Küçük Emrah'ın büyüyüp Küçük sıfatını artık kullanmamağa başladığı yıllarda çıkarttığı albümde seslendirdiği "Hey Heyhey Taksi" şarkısında bahsettiği gibi.


Meraklısı için o şarkının sözleri aynen şöyle:
Hey heyhey taksi, bütün işlerim gitti aksi, hey dur taksi
İlk orta fakülte, bitirdim ben güzelce, bir baltaya sap olup kurtulurum sandım böylece
Nerede ağabey nerede, ekmek arslanın midesinde, bugün git yarın gel, her gün başka bir engel
Hey heyhey taksi, bütün işlerim gitti aksi, hey dur taksi
Tabi aradan geçen otuz kocaman yıllık zaman zarfında şarkıdaki arslanın midesi o şarkıdaki ekmeği sindirdiği ve öğüttüğü için mideden çıkarak ince bağırsağın içerisinde bir yere taşındığını da eklemek ister ben.
Geri kalan anlatılanlar ise pek fazlama değişmediler desek yalan olmaz, üstelik yemin de etsek başımız ağrımaz.


Dinlemek isteyenler için de ahanda videosu burada, eğer üstte paylaştığım video açılmazsa bu yazıya tıklamanız menfaatiniz icabıdır.

08 Mart 2023

Kitapçı Kedim Benim

 Benim haftada bir defa gittiğim ve kalın kalın kitaplardan ders çalıştığım bir Penguen Kitapevi var ki genel olarak yeni doğmuş Zürafa yavruları gibi paytak paytak yürürler ancak bahsettiğim Penguenler bazı Üçhârfliler gibi yüksek topuklu ayakkapları giymezler.
Genel olarak kitap bulunan yerlerde Kedi de bulunur, üstelik bu akşam kapının önündeki kalın kalın kitapların üzerine çıkmıştı ve gelen konukları karşılamağa çalışıyordu.
Tabi karşılama merasimi esnasında resm-i şerifini çekmeseydim ayıp etmiş olurdu ben.


Bu akşam içinde bulunduğum mekânın en büyük avantası gerçek anlamda bir kitap ve kahve cennetinin ortasında olması, her gittiğimde muhakkak bir kitap araklar ve birkaç saat zaman geçirebilmeğe çalışır ben.
Tabi lezzo ve de enfes Türk Kahvemsiyi gummilenirken hayatı sorgulamağa başlıyorum ve aslında her türlü kötülüklere rağmen yaşayabilmeğe değer bulabilmeğe çalışıyorum.


Hani burası var ya tam bir kütüphâne, üstelik Mükremin Ağabey'in (Çıtır) dediği gibi kalın kalın kitaplar arasında kaybolunabilecek bir kütüphâne, ancak bu dünyayı Üçhârfliler pek anlayamazlar.
Neresi olduğunu merak ediyorsanız Marmaray Elektrikli Banliyö Treninden geçerken Süreyya Pilâcı istasyonunda inin ve sâhil tarafından dışarı çıkın, bu arada Devletimin Treninin durduğu istasyonda turnike üzerinde pinekleyen Kedimize de bir Miyav deyin.


Kedimizden icâzet aldıktan sonra istasyondan çıkın ve sola dönün, onbeş metre kadar ileride, istasyon girişiyle arada sadece iki adet dükkân var.
Bu akşamleyin nöbette olması gereken saatta uyuyan kedimize Miyav demekten başka şansımız yoktu.


Bir başka yazımda da sizlere Süreyya Pilâcını anlatacak ben sizlere, çünkü burası bir zamanlar efsahane bir yerdi, benim denizine hiç giremediğim ama girenlerin ziyâdesileriyle beğenerek anılarında çokça anlattıkları.
Ayrıca paylaştığım ilânda da temaşa edilebileceği üzere uluslararası bir şöhrete de sahipmiş zamanında.

16 Ağustos 2021

Kitap Ve Kız

 Bir baba kızına kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmek için ödül vermek istemiş:
"Kızım, eğer sana verdiğim şu kitabı bitirirsen Elli Lira vereceğim." demiş.
Bu teklif çocuğun çok hoşuna gitmiş ama bizimkinin kitap okumayla da pek arası yokmuş. O nedenle de "En iyisi ben bu kitabın özetini internetten araştırıp bulayım, iyice bir ezberleyeyim, babam okudun mu diye sorunca da o özeti anlatırım." diye düşünmüş.


Ve çocuk gitmiş babasının okuması için verdiği kitabın özetini bulmuş.
İki sayfalık bu özeti çok iyi bir şekilde öğrenmiş, hâttâ ezberlemiş. Tabi babası anlamasın diye bir hafta da beklemiş.
Bir hafta sonra "Babacığım ben kitabı okudum, artık ödülümü verir misin?" diye sormuş.
Babası kızından kitapta geçen konuyu anlatmasını istemiş.
Genç kız güzel bir şekilde konuyu anlatmış.
Ardından tekrar ödülünü istemiş babasından.
Ama babası hiç beklemediği bir tepki vermiş ve kızına "Sen bu kitabı okumamışsın, beni kandırıyorsun. Çünkü eğer okusaydın kitabın içine koyduğum Elli Lira'yı bulurdun." demiş.

10 Haziran 2021

Vakko Kahve

 Yine söylüyorum ama gezi yummi yazımlarım bu sayfalarımda değil ama üç saat kadar önce yaşadığım Yirmibeş Türk Lirasılık kahveden sonra yine Zorlu Alışveriş Merkezi (Center Değil, çünkü ben Amerikalı değilim) içinde uzun zamandan beri bildiğim ama kâlitesinden fazlama ödün vermeden hizmete devam eden Vakkorama Cafè adlı mekânda birer Türk Kahvemsi yummilendik.


Aslına bakarsanız Vakko oldum olası pahalı bir mağazadır, ama ürünleri gerçekten kâlitelidir ve uzun zamanlı bir garanti sağlar sizlere, öz İstanbullu olan veya Anadolu'dan ya da Balkanlar'dan gelen ama İstanbul'u özümseyen herkes rahmetli Vitâli Hakko'nun mağazasının ürünlerinin gerçekten sağlam olduğunu ve sağlamlığının garantisi yüzünden pahalı olduğunu bilirler.
Günümüzden otuz yıl kadar önce gençliğe hitap eden Vakkorama mağazasını açtı, bir zaman sonra mağazada bir de kahve çay gibi ürünleri de satan bölümünü oluşturdu.
Ancak şunu da eklemeliyim ki Five O'clock'taki Yirmibeş Türk Lirasılık kahve de kahve, Vakkorama'daki Onaltı Türk Lirasılık kahve de aynı kahve olduğunu belirtmem gerek.
Üstelik kahvelerinizi yummilenirken duvardaki kalın veya ince kitaplara da göz atabiliyor veya okuyabiliyorsunuz, resmen bir kıraathane gibi yapmış.

23 Eylül 2019

Kitap Dizisi

Kitaplara meraklı olanların kitaplarını kütüphâne sergenlerine okuduğu sıraya göre dizmesi çok iyi olur.
Çocukluk ve okul günlerini hatırlatanları gençlik ve olgunluk çağlarında yaşlılığa kadar okunanlar izlerse insanın bütün ömrü sergenlerden yansımış olur.
Mutluluk ve üzüntü, güç ve huzur dolu anlar, çalışma ve eğlenceyle geçen günler gibi.
Yaşanmış bir ömrü dile getiren bir kütüphâne doğar.