Bu Blogda Ara

Tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2024

Troleybüs

 Herkesçe mâlum olmak üzere İnternet ortamında çoğu zaman için yanlış tarhlendirilen resimler mevcuttur.
Bugün bir adet dallama Şehr-İstanbul'da bulunan günümüzde Suriyelilerin çoğunlukta Türkleriin azınlıkta olduğu Aksaray meydanının Bindokuzyüzellidört yılına tarihlendirmiş olduğu ve her ne hikmeti şenden bir cansa Bindokuzyüzaltmışbir yılında Şehr-İstanbul'a hizmet vermeğe başlamışş ve Bindokuzyüzseksendört yılında hizmeti sonlandırılmış olan Ansaldo San Giorgio alâmet-i farikalı Troleybüsün olduğu bir resm-i şerifi paylaşmış.


Ortalık işte böyle Müptezel Embesil dolu, akılları sıra bilerek yanlış paylaşacaklar ki bilen millet doğrusunu yazsın da kendileri Pirim yapsın.


Bir varmış bir yokmuş eski günlerde, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellâl iken pireler berber iken Şehr-İstanbul'da zaman makinesi icad edilmiş ve resimler dillere gelmeğe başlamış.
Boğaziçi'deki tatlı ve güzel kız büyümüş ve çok alımlı ve fettan bir sarışın bombaya dönüşmüş.
Gerçekten bizler tarihi yanlış mı biliyoruz?

13 Mart 2023

Marmaray'ın Geçmişi

 Bir önceki yazımda belirttiğim üzere bugün Marmaray'ın dördüncü yaş günü.
Belki deniz altında kalan kesim daha önceden açılmış olabilir ama onun adı Marmaray değil Çakmaray olmakta, çünkü bu proce bütünüyle ele alınması gereken bir işletme.
Marmaray sözcüğünün genel açılımı "Halkalı - Gebze Banliyö Treni" olmak vardır.


Gelgelelim bizim İstanbul Boğazının altında demiryolu düşüncemiz yüz yıldan fazladır mevcuttur, bu konuda çeşitli zamanlarda çeşitli girişimler yapılmıştır ama gerçeğe dönüşmesi şimdiki zamanı bulmuştur.
Sizlere bundan yıllar önceki iki adet gazete haberini aktarmak istiyor ben.
Önce kısa bir girizgâhla başlayalım, esasında o zamandan da günümüz gibi düşünülmekteymiş:

BOĞAZİÇİ'NDE TÜNEL
Yeni bir şimendifer hattı inşasından bahsediliyor.
Yeni hat Arnavutluk'ta Darac'tan başlıyor, Korini Selânik İstanbul tarikiyle Bağdat'a kadar uzanacaktır.


Şehrimizde İtalyanca olarak intişar eden "Mesaca-Vodoli İtalyani" gazetesi son nüshasında mühim bir haber vermektedir. Bu gazetenin beyanına göre büyük bir İngiliz - İtalyan milli sendikası İtalya ve Balkanlar tarikiyle Bağdat'a bir şimendifer hattı inşası için teşebbüsatta bulunmuştur.
Yeni şimendifer hattı İngiltere'den İtalya'da kain Bari şehrine kadar gelecek, burada trenler hususi vapurlarla karşı sahilde Arnavutluk'un limanı olan Darac'a geçecektir. Şimendifer hattı Darac'dan Korica tarikiyle Selânik'e inecek ve Selânik'ten Dedeağaç tarikiyle İstanbul'a gelecektir.
İstanbul'da aktarmaya lüzum kalmaması için trenlerin Boğaziçi'nde deniz altında açılacak bir tünelden Anadolu sahiline geçmesi oradan da Anadolu hattı tarikiyle Bağdat'a gidilmesi matsurdur.
Yeni hat bugünkü Roma - İstanbul seferlerini kırksekiz saat, Londra - İstanbul seferlerini yirmidört saat kısaltacaktır.
İtalyan refiğimizin verdiği malumat hakkında şehrimiz muhafilinde henüz mâlumat mevcut değildir.
(Akşam gazetesi 16 Mayıs 1928)

Bu haberle de görüldüğü üzere her ne kadar Sultan Abd-ül Hamit devrinden bahsedilse dâhi Cümhuriyetimiz kurulduktan sonra da hem de ilk yıllarında bu konu tekrardan gündeme gelmiş.
Ancak çözümünü sadece Trenli Vaporlarla taşımağa yetecek durum olduğuna kanaat getirilmiş olup zaman zaman işbu mevzuat-ı umumiye gündeme alınmışsa dâhi gerçeğe dönüşmesi şimdiki zamanı buldu.
Aşağıdaki haber ise arabalı vaporlarla ilgili, tünelden falan bahsetmiyor.

Londra - Ankara ve Kâhire Ekspresleri
Yakında trenden inmeden Boğaz geçilebilecek.
Belçika'lı araba vapurları şirketi mümessilleri birkaç güne kadar gelerek yeniden Nafia vekiliyle temas edeceklerdir.


( Foto altı : Danimarka ile İsveç arasında tren nakil eden bir araba vapurunun dahili )

Londra - Ankara ve Londra - Kahire ekspresleri işlemeğe başladı. İngiltere'den ve Fransa'dan Simplon Ekspres'e binen yolcular birkaç gün içinde Ankara'ya ve Kahire'ye muvasalat ediyorlar. Bu seyahatin yegane müşkül noktası İstanbul'a vasıl olduktan sonra tren değiştirmek mecburiyetidir. Filhakika Avrupa'dan gelen yolcular Sirkeci'de trenden inmekte ve hususi bir vapurla Haydarpaşa'ya giderek orada diğer bir trene binmektedirler. Bu hususta ne kadar tashilat gösterilirse gösterilsin bu aktarmanın müşkülâtının daimi olduğu şüphesizdir.
Geçen ilkbaharda buna karşı bir çare aranmış ve Avrupa'nın bazı taraflarında olduğu gibi Simplon Ekspresi'nin büyük bir araba vapuruyla ve takımı ile Sirkeci'den Haydarpaşa'ya geçirilmesi düşünülmüştü. O zaman bir Belçikalı şirket bu işe talip olmuş fakat cereyan eden müzakere müspet bir netice vermediğinden mümessiller memleketlerine avdet eylemişlerdi.
Haber aldığımıza göre bu hususta yeniden müzakerata başlanacaktır. Şirketin mümessilleri ve vasi selâhiyet ile yakında yeniden şehrimize gelecek ve Ankara'ya giderek Nafıa Vekaleti ile temas edeceklerdir.
Bu defaki müzakere neticelendiği takdirde biriki ay zarfında limanımıza büyük birkaç araba vapuru getirilecek ve bunlar Londra - Ankara yolcu vagonlarını Haydarpaşa'ya nakil edeceklerdir. Araba vapurlarının işleyebilmesi için Haydarpaşa rıhtımında yeni tesisat vücuda getirilecek, bilhassa vagonların vapurdan Haydarpaşa'daki hatta naklini teshil ve temin edecek iskele yapılacaktır.

(Akşam gazetesi 31 Temmuz 1928)


Arşiv araştırmamız ve tasnif sürecimiz devam etmekte olduğundan yeni bir haber bulursam bunu da sizz sevgili okuyucularımla paylaşacağımdan emin olabilirsiniz.

20 Mart 2022

Erenköy Hızlı Treni

 Burada gece vakti sabaha kadar sefer saatini bekleyen Hızlı Treni biliyordu ben ama gündüz vakti temizlik yapıldığı anında gördüğüm Siemens markalı Çok Yüksek Hızlı Trenin resm-i şerifini çekmemek olmazdı.


Şekilde de görüldüğü gibi HT-80.103 filo kodlu trenimizin olduğu yerden elektriik süpürgesi sesi geliyordu ve bir saat kadar sonra dönüşte geçerken aynı tren aynı yerdeydi ve arka kapısından bir elektrik süpürgesi görünüyordu.
Ancak dönüşte hava karardığı ve serinlediği için Devletimin Elektrikli Marmaray Banliyö Treninden inip Hızlı Trenimin tekrar resmini çekemedim.


Demek ki Devletimin Elektrikli Çok Yüksek Hızlı Trenlerinin içlerinin temizlenip sıradaki seferlerine hazırlanabilmeleri için Söğütlüçeşme istasyonunda yer kalmamış.
Sırf bu yüzden bile Haydarpaşa Garı'nın trenle buluşması şart ötesi bir hâl aldı, ama sanırım çanak çömlek bağzı şahıslar için daha önemli tabi.


Aslında merak da etmiyor değilim, Siemens markalı Çok Yüksek Hızlı Trenin temizliğini yine Siemens markalı Elektrikli Süpürge ile mi yapıyorlar?
Çünkü ne de bizler Siemens'i elektrik süpürgesi olarak biliriz.
Vakt-i zamanında bir Simtel vardı ve tarihteki ilk halı yıkayan elektrikli süpürgeyi Türkiye'ye getirmişti.
Kısacası Alman Yapıyor.

15 Mayıs 2021

Yaman Çelişkiler

 Hâkiki bir yaman çelişki bizimkisi, üstelik bu ne perhiz bu ne lâhana turşusu?
Kaç zamandan beridir gerek burada gerekse Facebok'ta bazı eski zaman paylaşımlarına ilgi duyarım ve ben de buralarda eski zamanlar konusunda ahkâm keserim, genel kanı hakkında bazı düşüncelerimi arz etmek istiyorum bu yazımda şahsen.


Teknolojiyi sonuna kadar kullanıp löküs lâmbasıyla aydınlandığımız günleri geri istemek.
Hazır gıda tüketip ev yapımı tarhanaya aşermek.
Son derece konforlu binalarda yaşayıp kerpiç sıvalı evlere hasretlenmek.
İnternet televizyon derken kendimizi yalnızlaştırıp konu komşu eş dost bir arada olduğumuz o sıcacık muhabbetleri özlemek.
Her şey elimizin altındayken ve ulaşım bu kadar kolayken eski zamanların imkânsızlıklarını sevmek.
Sanırım varlıklarla kaybettiğimiz mutlulukları arıyoruz biz.
O yüzdendir yokluklara bu kadar susamışlığımız.

23 Eylül 2019

Kitap Dizisi

Kitaplara meraklı olanların kitaplarını kütüphâne sergenlerine okuduğu sıraya göre dizmesi çok iyi olur.
Çocukluk ve okul günlerini hatırlatanları gençlik ve olgunluk çağlarında yaşlılığa kadar okunanlar izlerse insanın bütün ömrü sergenlerden yansımış olur.
Mutluluk ve üzüntü, güç ve huzur dolu anlar, çalışma ve eğlenceyle geçen günler gibi.
Yaşanmış bir ömrü dile getiren bir kütüphâne doğar.

11 Haziran 2019

Reklâm Zamanı

Bloguma günümüze dek reklâm almadım henüz.
Ama imdı işbu yazımda sizlere birkaç eski zamanlardan bazı reklâmları paylaşacak ben.


Mâlum bu mevsim sineklerin ortaya çıkma zamanları olduğu cihetle Şeltoks adlı sinek ilâcı zamanında özellikle sivrisineklere ve karasineklere karşı birebirdi.


Sabahları çocuklarımıza sâhlép içirmemizi telkin eden Çapamarka bizlerin neş'esini te'min ettiğini de söylerdi.


Bir zamanlar Süreyya Pilâcı çok güzeldi, Şehr-İstanbul hâlkını denize girmeye çağırmak için gazetelere ilânlar da verilirdi. Soldan sağa Heybeliada Burgazada ve Kınalıada'ya karşı kıyıdan deniz girmenin zevki bir zamanlar paha biçilemezdi.


Her ne kadar Büyükada da görünürde de olsa genel olarak görünüşün dışında kalırdı.
Günümüzde burası çoktan tarihin tozlu sergenlerinin arasındaki yerini aldırıldı, o altın renkli kumlar dolgu alanın altında kaldı, üstelik artıkım çıkartılamaz bile. Deniz ise neredeyse Heybeliada ile birleşecek vaziyette.

Ekmek Arası Halley programımızı kıraat eylediniz.