Bu Blogda Ara

Temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Temizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2022

Erenköy Hızlı Treni

 Burada gece vakti sabaha kadar sefer saatini bekleyen Hızlı Treni biliyordu ben ama gündüz vakti temizlik yapıldığı anında gördüğüm Siemens markalı Çok Yüksek Hızlı Trenin resm-i şerifini çekmemek olmazdı.


Şekilde de görüldüğü gibi HT-80.103 filo kodlu trenimizin olduğu yerden elektriik süpürgesi sesi geliyordu ve bir saat kadar sonra dönüşte geçerken aynı tren aynı yerdeydi ve arka kapısından bir elektrik süpürgesi görünüyordu.
Ancak dönüşte hava karardığı ve serinlediği için Devletimin Elektrikli Marmaray Banliyö Treninden inip Hızlı Trenimin tekrar resmini çekemedim.


Demek ki Devletimin Elektrikli Çok Yüksek Hızlı Trenlerinin içlerinin temizlenip sıradaki seferlerine hazırlanabilmeleri için Söğütlüçeşme istasyonunda yer kalmamış.
Sırf bu yüzden bile Haydarpaşa Garı'nın trenle buluşması şart ötesi bir hâl aldı, ama sanırım çanak çömlek bağzı şahıslar için daha önemli tabi.


Aslında merak da etmiyor değilim, Siemens markalı Çok Yüksek Hızlı Trenin temizliğini yine Siemens markalı Elektrikli Süpürge ile mi yapıyorlar?
Çünkü ne de bizler Siemens'i elektrik süpürgesi olarak biliriz.
Vakt-i zamanında bir Simtel vardı ve tarihteki ilk halı yıkayan elektrikli süpürgeyi Türkiye'ye getirmişti.
Kısacası Alman Yapıyor.

10 Ağustos 2021

Orman Koruma

 Bu kadar basit bir konuyu hâlâ çözemiyoruz.
Aile niye var, Okullar niye var, ve her şeyden önemlisi Milli Eğitim Bakanlığı niye var?
Dersler iyi güzel de çocuklarımıza vatanı ve doğayı korumağı küçük yaşta neden bir türlü öğretemiyoruz?


En önemli ve gözden kaçan büyük nokta ise toplumsal denetim veya kolluk kuvvetlerince uygulanan herhangi bir yaptırım neden yok?
Batı ülkelerinde sıkıysa çöpünü pisliğini ortada bırak. Hem devlet hem yurttaşlar canına okur.

09 Mart 2021

Kadınlar Günü'nün Ardından

Atalarımız eskiye rağbet olduğu zamanlar bit pazarına nur yağacağını söylemiş.
Bugün günlerden Salı, biliyorsunuz sallanır, sallansa iyi de sallanmakla sorular cevap bulamıyor.
Dün hepiniz okudunuz ki Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü idrak ettik cümleten.
Ama bağzı şeyhler çok çabuk değişiyor ve değişen bir günlük beylik bir anda Üçyüzaltmışdört günlük köleliğe dönüşüyor.


Hayatın devam ettiği ve ölenle ölünmeyeceği gerçeği her seferinde bir Osmanlı İmparatorluğu Tokadı gibi suratlarımıza çarpar ama bir işbu sille-i hayatiyeyi midemizde sindirmeği bir türlü beceremeyiz ki her seferinde işbu tokadı yeniden ahz-u kabz eylemek arzusunu içimizde hissederiz.


Şöyle akşam eve geldiğimizde güzel bir dinlendirici kahveye hiç kimse hayır diyemez, gerçi hayırda her zaman hayır vardır ve evette şer vardır ama bazı konularda bazen evet de bir işe yarayacaktır.
Yeter ki kahvecibaşımızın gönlünü hoş tutalım.
Hele bir de eğer küresel kapitâlist güçlerin oyunlarına gelip Sekiz Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü çiçek böcekle kutlamağa kalkışmışsak ve dünü bir beylik gibi yaşamışsak vay bizim hâlimize.


Hele cebimizdeki son parayla birkaç saat sonra solacak ve hiçbir işe yaramayacak bir adet gül almışsak ve bu gülle kadın arkadaşımızın gününü kutluyorsak gerçekten küresel kapitâlistlerin oyunlarına gelmişiz demektir.
Her şeye rağmen hayat devam ediyor, geçen her gün hoş veya nahoş birer anı olarak yaşantılarımıza kazınıyor, siz iyisi mi geçen her anın tadını çıkartmağa bakın çünkü mezarda toprağın altında yatacaksınız ve hiçbir sur'ette kımıldayamayacaksınız, hâttâ vücudunuz bile çürüyerek toprak olacak.


Çok kasvetli bir yazı olduğunun farkında ben, gelin dağıtalım ve Martılarla birlikte gökyüzüne kanat çırpalım.

23 Ocak 2020

Yüz Ve Vücut Temizliği

Bu akşam sizlere temizlenmenin kestirme yollarından birini anlatacak sizlere ben.
Aslına bakarsanız insanı sadece iki şey yıkar: Su ve Sabun.
Mâlum-u âliniz ki temizlik imandan vukua avdet eyler.
Bir fincan kahve içmenin de kırk yıl hatırı bulunmaktadır. Ancak geçtiğimiz günlerde yapılan "Bindokuzyüzseksen yılında içilen kahvelerin hatırlarının İkibinyirmi yılında dolduğu" hakkında espiri olduğunu umduğum deyimin işbu yazımla ilgisi bulunmamaktadır.
Ara sıra keselenmek için ve köpüklenmek için hamama gideriz, gittiğimiz hamamda keseciye güzel ve kallâvi bir miktar Türk Lirasını bayılıveririz. Ancak buna rağmen Fin Hamamı'nda ya da daha doğru bir deyimle buhar odasında geçirdiğimiz onbeş dakika bu aralar yaşadığımız soğuk havalarda biraz olsun ısınmak için birebir olduğunu belirtmeli ben.
Yazımın önsözünü kıraat ettiniz, bundan sonra açılımlarını yapacağım. Hazır mısınız sevgililer?


Aslında bazı şeyhler çok ama çok basit ve fasit.
Birçok okuyucum kahve içmeyi çok sever, ben de bir kahveciyim. Öyle ki kahve içmediğim günü yaşanmamış sayacak kadar kahve fanatiğiyimdir.
Sizlere yıllardan beridir uyguladığım bir yöntemi anlatacağım, konu aslında su bulunamadığında teyemmümle abdest almış sayılmayla eşdeğer sayılabilecek bir konudur.
Gittiğimiz bir kahvehanede kahvelerimizi içtik.


İçtikten sonra kahve fincanlarımızı tıpkı fal bakılacak şekilde kapatıyoruz.
Yaklaşık olarak bir saat kadar fincanın soğumasını bekliyoruz.
Hava eğer soğuksa fincan daha da hızlı soğuyabilir.
Bu esnada kahvelerimizin telvesi fincanımızın içinde katılaşmaya ve kurumaya başlıyor.


Fincanımız soğuyup açma zamanı geldiğinde kahvemizin telvesi fal bakılmaya müsait bir hâle gelir.
Buraya kadar olanları aslında hepimiz biliriz, ancak ben bu yazımda faldan değil bambaşka bir şeyden bahsetmeye başlıyorum.
Üstelik de tıpkı Bilâl Oğlan'a anlatır gibi.


Diyelim ki arkadaşımız falımıza baktı, kendi düşüncesiyle geleceğe dair bir şeyler söyledi, kısaca fala inanmadık ama falsız da kalmadık.
Bundan sonra bir kaşık yardımıyla fincanımızın içindeki telveyi çıkartıyoruz.
Burada dikkât etmemiz gereken konu kahveyi şekersiz içmeliyiz, çünkü şekersiz kahve temizlikte daha etkilidir.
Şekeri temizlemek o kadar da kolay değildir, şeker kahve telvesindeki temizleyici özelliği tam olarak bitirmez ama bir derece köreltir.


Çıkartınca da peçeteye boşaltıyoruz.
Peçetenin adedi kalınlığına göre değişir, ama en az üç adet peçete olması şart, yoksa biraz sonra göreceğiniz şekilde henüz tam olarak kurumayan telvedeki su çevreye bulaşır.


Çıkan telve her ne kadar katılaşmaya başlamışsa da henüz içindeki su tam olarak kurumadı.


Bundan sonra telvenin içinde bulunduğu peçeteyi katlıyoruz ve üzerine en az iki adet daha peçeteyle bir daha sarıyoruz, çünkü bu sayede evde uzun bir süre kurumaya bırakılacak.


İşte burada da gördüğümüz gibi içindeki su çevreye bulaşmış.
İkinci kat peçeteyi ben bunun için söylemiştim.


Peçetenin içindeki telve yaklaşık bir gün sonra iyice kuruyup toz hâline gelir, hani yeniden bir kahve pişirilecek kadar kurur ve bu sayede kullanıma hazırdır.
Ancak telvenin miktarı olarak bir fincanın içindeki yetmez, en az üç fincandan alınmış telve kullanılmalı, bu da birkaç zaman geçmesi gerektiği demektir.
Kullanma ve nasıl temizlediği konusunda tavsiyelerimi de paylaşıyorum, çünkü dün bunu zaten yaptım.
Yine de sizlere göstermek için daha önceden yaptığım tozu elimin üzerine sürüyorum.


Önce vücudumuzun temizleyeceğimiz bölgesini ıslatıyoruz ve sabunlayıp duruluyoruz.
Bu ıslak bölgenin üzerine peçeteden çıkan toz hâlindeki telveyi sürüyoruz.
Her tarafa sürdükten sonra üzerine suyu veriyoruz.
İşte tertemiz aklanmış paklanmış olarak son bir kez daha sabunlanarak durulanıyoruz ve gerçek anlamdaki temizliğe kavuşmuş oluyoruz.
Hem parfüm gibi çevreye düşman malzemeler kullanmıyoruz, hem de çevremize mis gibi bir koku yayabiliyoruz.
Hepinize okuduğunuz ve bilgilendiğiniz için teşekkür ederim, bu yazımı arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz.
Kısacası ucuza yaşamanın yollarından biri olarak Ekomoni ısrarla Tıkırında.

28 Kasım 2019

Temizim, Temizsen Yatalım

Yüzünde açan iri güllerin yapraklarından reçel bile yapabiliriz.
Size çok basit bir şey soracağım. Hiç lâfı uzatmayacağım, çünkü hayat sandığımızdan daha kısadır.
Sorum şu:
Benim penceremin ay ışığı olur musunuz, veya karanlık gecelerimin gece dürbünü, veya kuru cildimin yağmur suyu olur musun?
Seni bir erkek hoyratlığıyla değil gerçek bir aşk sızısıyla sevmek dileğiyle.
Var mısın? Var mısın?
Beni mutlaka ara. Adım Hülya : 0542 330 30 30.


Sahneyi izlemek isteyen yukarıdaki telefon numarasına tıklayabilir.

01 Kasım 2019

Güzelliklerinizi Bu Çirkinliğe Borçlusunuz

Aslına bakarsanız bu tarz bir oluşumu bir yerde daha okumuştu ben.
Her ne kadar o günü inanmamış da olsam imdı resm-i şerifi gözlerimle görünce kâni olmaya karar verdim.
Bizlerin yüzlerinde küçücük mini minicik örümcekler dolaşmakta, ancak işbu örümcekçikler bize zarar değil yarar sağlamaktalar.


Cilt bakımlarında önemli bir rol üstlenen ve boyları sadece üç desimilimetre olan işbu örümcekçikler kıl köklerinin diplerine yerleşerek ciltteki fazla üretilen yağlarla beslenip çevrelerinde oluşan kirleri de temizliyorlar.
Allah'u Te'âlâ'nın insanları güzelleştirmek için bulduğu ve uyguladığı çareyi sizlerle paylaştı ben işbu yazımda.
Hem erkekler hem de kadınlar için geçerli olan bu varlıklar olmasalardı acaba nasıl bir yaratığa dönüşebileceğimizi hayal dâhi edemedi ben.

03 Ekim 2019

Evde Hangi Nokta Ne Sıklıkla Temizlenmeli?

Temizliğin imandan geldiğini atalarımız yıllardan beridir söylerler. Eğer okuduysanız ben de Blogumda bazen gündeme getiririm.
Esasında ne kadar az eşya olursa temizliğe harcanan zaman o kadar azalır. Biz insanlar dünyaya temizlik yapmaya gelmedik ki canım?
Bu aralar çok fazla İngilizleri yazdığıma dair şikâyet ediyorsanız bir konuyu açıklığa kavuşturalım ki bu aralar İngiliz bilim adamları çok çalışıyorlar ve her yeni araştırmaları bizlerin daha sağlıklı olarak yaşamaya devam etmemizi istiyorlar.


Bilim adamları belki çalışkan ama bu sefer temizlik uzmanları bir şeyler belirtmişler.
Dediklerine göre evlerin içindeki Tuvaletler haftada bir kez, Mutfak Yüzeylerinin her kullanımdan sonra, Halıların haftada iki kez, Yatak Örtüleri ve Prizlerin de haftada bir defa temizlenmeleri tavsiye ediyorlar.
Bunların içinde en zoru Halı ve Yataklar, ama Allah-u Te'âlâ'ya çok ama çok şükür bizim evde Halı adına hiçbir nesne-i şerif bulunmamakta.

02 Ekim 2019

Duşunuzu Gece Alın

Yıkanmak aslında bizleri sağlığa kavuşturan yegâne nesne-i şeriflerden biridir.
Zaten atalarımız da temizliğin imandan geldiğini söylemişlerdir.
Efenim bizim çalışkan İngiliz bilim adamlarından biri olan Doktor Leona Yip duş almanın inceliklerini anlatmış:
Dediğine göre sabah değil akşam duş almak lâzımmış. Çünkü tüm gün boyunca vücut üzerinde biriken tozları yataklarımıza taşımamış olurmuşuz.


Ayrıca Leona Hanım'ın dediğine göre de nem dengesini korumak için yaptığımız duşun en az dört dakika sürmesi gerekmekteymiş.
Tabi daha uzun sürerse bu daha da iyi olacağı anlamına gelmekte.
Gece duş almanın bir faydası daha var, o da geceleri iyi bir uyku çekmek için de temiz olmak gerekir, çünkü su rahatlatır insanı.
Bir diğer yön ise çiftleşme esnasında güzel kokmak ve temiz olmak farzdır.


Tabi geceleri birtakım faaliyetler sonrası sabah kalkınca gusül abdesti almak da farzdır, çünkü herkesçe mâlumdur ki cenabet olarak dolaşılmaz.
İşte bunlar için suya sabuna dokunalım, geceleri yatmadan önce bir duş da olsa yıkanalım ki hem geceleri hem de ertesi günü temiz kokalım.