Bu Blogda Ara

Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2025

Milyarder

 Milyar kavramı artıkım hâlka kadar indi.
Eski zamanlarda bizim olan bir Milli Piyango vardı, bilet alırsanız milyarder olabilirdiniz, almasanız da Milyar der dururdunuz.
Ancak işbu yazımızda eski Milli Piyango çekilişlerini değil de Dünya üzerinde Milyarder kavramına erişmiş kişilerin bulundukları yerleri açıklayan bir liste geldi.


1. Nevyork : 109
2. Hong Kong : 74
3. Moskova : 73
4. Bombay : 69
5. Pekin : 63
6. Londra : 62
7. Şangay : 54
8. Singapur : 52
9. San Francisko : 50
10. Yeni Delhi : 43


Şekilde ve listede de temaşa edildiği üzere Tıkırında olan Ekomonimiz nereye gidiyor demeden önce Milyarın alım gücünün kalıp kalmadığını sorgulamak daha mantıklı.

08 Aralık 2025

Gençlik Yaşlılık

Zamanlar değişir ve değişmek de zorundadır.
Dünün genci bugünün ihtiyarıdır.
Bugünün genci de yarının ihtiyarı olacaktır.


Gençler yaşlıların neler düşündüğünü ve neler hissettiklerini bilemezler.
Ama ihtiyar adamlar genç olmanın nasıl olduğunu unutmuşlarsa suçludurlar.

15 Eylül 2024

Gecenin Yağmuru

 Biraz önce gecenin kör saatinde Yağmur yeniden Bardaktan boşandı.
Hem de öyle şiddetli bir kavga ettiler ki gökteki bağırışmaları yerden bile duyuldu.
Yağmur da baktı ki Bardakla olan zaten Pamuk ipliğine bağlı evliliğini yeniden askıya aldı ve bir anda kendisini yere bıraktı.


Yere bırakınca da olanlar oldu ve etraf sırılsıklam ıslandı.
Gece vakti Yağmurun gidebilecek bir Home'si olmadığını da düşünürsek Yağmur'cuğumuza kucak açmak Dünya'ya düştü yeniden.
Hayat bakalım bizlere ne gibi yaşamlar hazırlıyor?

21 Temmuz 2023

Yukarısı Serin Midir?

 Bu aralar Şehr-İstanbul başta olmak üzere neredeyse bütün Türkiye Cümhuriyetinde ve cevremizdeki diğer sözde ülkelerde havaların sıçaklıklarının yükseklikleri mâlum-u âliniz olmak var.
Gecenlerde bir sosyâl mediada birisi yukarıda havanın serin olup olmadığını sormuş olduğundan ben de bir büyüğümüze danıştım.


Danışmış olduğum büyüğüm bana göklere yükseldikçe Güneşe her ne kadar yaklaşıyor olmamıza rağmen sıcaklıkların düşmeğe başladığından ve bulutların üzerinde Sıfır dereceye ve hâttâ daha da düşük soğukluklara kadar düştüğünü beyan etti ve kanıt olarak uçakların uçtukları mıntıkalardaki hava durumlarından bahsetti.
Gökyüzünde uçan uçaklardan bazen havanın nasıl olduğu içerisindeki ekranlardan yolculara sunulur ve o ekranlar dikkâtlice incelendiğinde havanın dışarıda sıfırın altındaki değerlerde olduğu görülür.

15 Nisan 2023

Kedi Kahvesi

 Hayat esasında gerçek anlamda Miyav Şey'lere çok güzel.
Ne yaparlarsa yapsınlar "Kedidir Kedi" deyip geçiştiririz genel olarak.
Ancak kazın ayakları hiç de sanıldığı gibi değildir.


Kediler de tıpkı İnsanlar gibi bir Çayhane veya Kahvehanedeki bir masanın sandalyesine kurulabilir ve oturabilip Çay ya da Kahve gummilenebilir.


Ben boşu boşuna Dünya dönüyorsa Kedilerin hatırlarına döndüğünü söylemiyorum.
Güvenlik nedeniyle buranın neresi olduğunu sizlere söylemem yasak, çünkü Dünya üzerinde ne yazık ki kedi düşmanı insanlar da var ve daha da kötüsü işbu kedi düşmanlarına hiçbir şey yapamıyoruz.

01 Mart 2023

Mart Kedileri

Sonunda beklenen dönem geldi çattı, bugün Mart-ı Şerif Ayı'na girmiş bulunmaktayız.
Mâlum-u âliniz Mart geldi miydi Kediler bir anda hiç kimseye aldırmaksızın çiftleşmeğe başlarlar.
Bu ay boyunca günün her saati kedilerin sürekli miyavlamalarını ve hırlamalarını duyabilir ve birbirleriyle yaptıkları kavgaları temaşa eyleyebilirsiniz.


Bu dünyada kedi olmak hiç kolay değildir, uzun uzadıya anlatamaz ben şimdi.
Ancak şunu bilin ki eğer kedinin insanı sağlam bir karaktere sahipse zaten kedi bütün özgürlüğüne rağmen insanını bırakıp gitmez.


Ben yıllardan beridir söylerim ki insanların kedileri yoktur, kedilerin insanları vardır.
Kısaca bu dünya kedilerin hatırlarına dönmeğe devam etmekte.
Ne demek istediğimi biraz düşünürseniz anlayabilirsiniz.

27 Şubat 2022

Görünümler & Gerçekler

Bu dünyada hiçbir şey asla ve asla bizim gördüğümüz gibi değildir.
Her kavganın arkasında bir işbirliği ve her sükûnetin arkasında bir çıkar hesabı mevcuttur.

 
Tabi ki bedava peynir ancak ve ancak fare kapanlarının içinde bulunur.
Hiç kimse cınsî münâsebete girmediği sıpadan olmuş eşşeğe beleşten ot vermez.


Hani geçen yıl aşı çıktığı zamanlar herkes aşı olmak için yarış yaptı ya, işte o yarışta tek kazanan Bill Gates adlı zat-ı az muhterem hazretleri oldu.
Çünkü kendisi dünya nüfûsununun azaltılması gerektiğinden bahsediyordu.

26 Şubat 2022

Doğum Günü Çocuğu Macerası Mutlulukları

Bugün misâfirimiz var sayfamızda, kendileri uzun uzun yıllar önce bugün dünyaya teşrif buyurdular.
Biz de misafirimizin dünyaya teşrif buyurdukları günün anlam ve önemine binaen hem kendi maiyetimizi aldık ve hem de konuğumuzun maiyetiyle birlikte gezmeğe çıkarttık.


Miyetlerimizle birlikte konuğumuzu gezdirirken çevremizde olan herkes bize Öküzün Trene Baktığı gibi bön bön bizr baktılar, sanıyorum herhangi bir anlam veremediler.
Gerçi hangi maksatla bize böyle İneğin Trene Baktığı gibi baktıkları konusunda hiçbir mâlumatfuruşum bulunmamakta çünkü bakanlardan hiçbirine işbu suâl-i şerif sorulmadı ben veya maiyetlerimizden hiç kimse tarafından.


Her ne kadar Öküz İnek Boğa Dana Buzağı Manda Camış gibi Büyükbaş ve Keçi Koç Koyun Kuzu Oğlak gibi Küçükbaş ve Horoz Tavuk Hindi Ördek Kaz Piliç Civciv gibi Ganetli Ayvanat bizim konuğumuz olan Doğum Günü Çocuğundan sonra huzura avdet eylese dâhi saydıklarım bizlerin olmazsa olmazımız olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.

10 Ocak 2022

İnsansız Bir Dünya

İnsanoğlu belki de dünyaya ve doğaya en fazla zarar veren varlığıdır, ama insanlar aynı zamanda dünyanın dengesini de sağlamaktadırlar. Kısacası ilişkilerin konusu olduğu gibi insanların toplu olarak dünyadaki varlığı bir dert, yokluğu bambaşka bir dert.
İşbu yazımda sizlere insan ırkının dünya üzerinden tamamen silindiği zaman olacaklardan biraz bahsetmek istiyor ben.


Öncelikle elektrik ve diğer saklı güçleri işleyecek bir canlı olmadığı için çok ama çok kısa bir zaman zarfında karanlığa ve soğuklara teslim olacak bir dünya. Her ne kadar gökyüzünde Güneş de olsa Güneşin varlığı mâlesef günlerin en fazla yarısında etkili olabiliyor, üstelik Yaz ve Kış dönemlerinde bu süre biraz uzayıp kısalabilse bile etkisiz kaldığı zaman zarfı mevcut.
Biz insanların dünyadan neslimiz tükendikten tam bir yıl sonrasında tüm uydular ve uzay istasyonları Dünyaya geri düşer ve atmosferde büyük delikler oluştururdu.


Sadece bir hafta içinde milyarlarca ev ve çiftlik hayvanı açlık ve susuzluktan Hakk'ın rahmetine kavuşurlardı. Ne de olsa artık onlar evcil hayvan, her ne kadar fıtratlarında avcılık gibi hamurlar katılmış bile olsa o hamurun miktarı sanıldığı kadar çok değil, üstelik aradan geçen yıllar boyunca o hamurun varlığı bile tartışma konusu olmuştur.
Evcilleştirilmiş atlar tekrardan özgürlüklerine kavuşur ve doğada dörtnala koşmağa başlarlardı.
Nesilleri tükenmek üzere olan hayvanlar yavaş yavaş tekrardan çiftleşerek çoğalmağa başlarlardı.
Yaşamak için insan vücûduna ihtiyacı olan birçok parazit de yok olurdu. Mâlum-u âliniz ki insan vücûdunda önemli bir oranda gözle görülmeyen varlıklar da yaşıyorlar.
Evlerdeki haşeratın da soyları tükenmeğe başlardı.


Barajlar yıkılıp dev sel felâketlerine sebep olurdu. Sonradan tüm bu alanlar bataklığa dönüşürdü.
Büyükşehirlerde bugüne kadar yapılmış ve işletilmekte olan Metro hatlarını koruyan su pompaları çalışmayacağı için her tarafı sel götürürdü.
Soğutma sistemleri durduktan sonra bazı nükleer santrâller patlarlardı.
Sanayi bölgelerindeki emisyonlar sıfıra ineceği için hava sadece bir ay gibi kısacık bir sürede tertemiz olurdu.
Bakım falan yapan birileri olmayınca tüm metâl binalar çürüyüp yıkılırlardı.
Şehir parkları giderek büyür ve şehirleri ele geçirirdi, sadece yirmibeş yıl içerisinde dünyadaki tüm kaldırımlar ve yollar yemyeşil olur ve Doğa kendine ait olan her yeri tekrar geri alırdı. Altıyüz yıl kadar sonrası tüm dünya dev bir ormanlığa dönüşür ve her yerde farklı hayvan nüfûsu oluşurdu.
Okyanuslar eski temizliğine geri döner ve tüm balıklar huzur içinde yaşardı. Tek dertleri artık birbirleri kalırdı, çünkü büyük balıklar her zaman küçük balıkları yerler.
Yüzbin yıl sonra yıl içerisinde havadaki karbondioksit seviyeleri insan ırkının dünyaya ilk ayak bastığı seviyelere dönerdi.


Yazımı ahanda burada sonlandırırken tek bir cümle eklemek istiyorum:
Her ne kadar Dünyanın insanlara ihtiyacı olmasa dâhi İnsanların dünyaya ihtiyaçları vardır.
Her ne kadar insanlara hayvan lâkapları takılıyor bile olsa, ne olduğu konusunda fikir almak için üstteki resm-i şerifi inceleyiniz.

30 Aralık 2021

Aralık Çelişkisi

Aman hep böyle işte. Güzel olursun herkes asılır, güzelliğinden nefret edersin. Çirkin olursun hiç kimse asılmaz, çirkinliğinden nefret edersin. Ay valla şu dünyada ne güzel olacaksın ne de çirkin.


Hayat Bilgisi dizisinden alıntı Yeliz'in söylediği cümlede bu yazıma konuk olan Sophie Marceau'ya teşekkür ederim.

27 Mart 2021

Dünya Tiyatro Günü

Konu tiyatro olunca yazılacak bir sürü nesne-i şerif bulunabilir, çünkü hepiniz tiyatronun hayatın aynası olduğunu bilirsiniz.
Bir hayâlden yola çıkılır, sonra metn-i şerif yazılır, sonra metindeki sözlere hayat verecek kişiler çıkar ortaya, provalarını yaparlar ve en sonunda da metindeki anlatılan olayı sahneye koyarlar.
Bizler de bunları izleriz.


Davulun sesi uzaktan insana hoş gelir, ama işin içinde olanlara bakarsak veya iki çift lâf edebilsek olayın sandığımız kadar kolay olmadığını ve binbir emekle bir eserin ortaya çıkartıldığını kolaylıkla anlarız.
Sadece tiyatroyla sınırlı değil, sinema filmleri ve televizyon dizilerinde de benzer durumlar vukua avdet eyler.
Yine de bütün bu zorluklara rağmen sahnenin tozunu bir defa yutan şanslı azınlık için her yeni eser ve her yeni temsil yepyeni bir başlangıçtır.


Aslında tiyatro sadece sevgi işidir. Sevmeyen kişi sadece tiyatroda değil hangi işte olursa olsun sevmediği işi yapmakta olduğu sürece başarılı olamaz.
Tiyatro ister güldürü olsun isterse piyes hüzün versin isterse de seyirciyi olabildiğince gersin, her bir temsil için sarf edilen emek birbirinin aynıdır.
Ben bunu bir tiyatro emekçisi sıfatıyla yazıyorum, her bir temsilde yeni heyecanlar yeni umutlar yaşadım, sahnenin içinde de arkasında da.
Sizler belki sahnedekileri görüyorsunuz ama sahnenin arkasında da en az sahnedekiler kadar belki de sahnedekilerden daha çok vazifesi olan insanlar var.


Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi Tiyatro sahnelerimiz küresel kapitâlist güçlerin büyük oyunu olan korona morona bakara makara yüzünden kapalı, ama demek değil ki sonsuza kadar kapalı olacak.
Şunu unutmayın ki her karanlık gecenin bir aydınlık sabahı vardır.
Dünya Tiyatrolar Günümüz Hepimize Kutlu Olsun.

22 Mart 2021

Dünya Su Günü

Su hayatın kaynağıdır.
Bize ta ilkokulda öğretildiği şekilde iki adet Hidrojen ve bir adet Oksijen atomunun birleşiminden oluşan, İngilizce'de "Water" Fransızca'da "Eau" İspanyolca'da "Agua" Almanca'da "Wasser" İtalyanca'da "Aqua" Ermanice'de "Չուր" (Okunuşu : Çur) olarak adlandırılan, varlığı mevcut olmasa bizlerin de hayatta var olamayacağımız kutsal madde.


Allah-u Te'âlâ tarafından bahşedilmiş işbu su adlı madde hepimizin bildiği gibi sınırsız değildir.
Üstelik dünyamız da oldukça kirli bir yer olduğu için sadece içmede değil temizlikte de kullanılmaktadır.
Ancak bizler ne kadar temizlersek temizleyelim dünyanın pisliği kolay kolay bitmez, örnek isterseniz son bir yıldan beridir başımızda olan korona morona virüsünü daha temizleyemedik.
Oysa korona morona bakara makaranın çözümü oldukça basit ve fasit, maske falan değil sadece su ve sabun.
Sabunun üretiminde de su kullanıldığı için süper ekıstıra bir temizlik maddesi çıkıyor ortaya.


Tabi suyu kirletmemek de yine insanın kendi elinde olan bir şey, eğer bu kadar su temizlenmeğe yetmiyorsa insanoğlunun bizzat kendisi pislik yapıyor demektir.
Yani sizin anlayacağınız bizim şu andaki yaşadıklarımız bizlere müstahak kılındı.
İmdı sizlere bir raporun resm-i şerifini yayınlayacak ben.


Demek ki neymiş?
Öncelikle mevcut suyu temizlememiz gerekmekteymiş. Nasıl temizleneceğini de sanırım ilkokulda öğrendik, burada önce kaynatarak sonra da soğutarak suyun mikroplardan arındırılabileceğini size tekrardan öğretmeme gerek olmadığını düşünüyorum.


Her damlası değerlidir her damlasında hayat vardır. Suyu tasarruflu kullanmak ve su kaynaklarını korumak hepimizin görevi. Su yaşamdır ve artık azdır. Salgınla susuz mücadele edemeyiz. Boşa akıtma, konfora harcama. Sürdürülebilir bir gelecek için suyun değerini biliyoruz. Su varsa hayat var. Geleceğimiz için su kaynaklarımızı koruyalım. Su dünyanın her noktasında yaşamı ifade eden bir değerdir. Su kaynaklarımızı ve geleceğimizi koruyoruz. Yaşamın kaynağında ve her anında su var. Dünyamızın geleceği için ise suyu idareli temiz ve verimli kullanmalıyız.
Küresel su sorununa karşı su kaynaklarımızın iyi yönetimini ve sürdürülebilirliğini sağlamak en öncelikli görevimiz. Gelecekte oluşabilecek risklere karşı bugünden önlemimizi alalım, suyumuzu verimli kullanalım.


Bu kadar öğüt ve nasihâttan sonra gelelim bu kutlu günün tarihine:
İlk kez Bindokuzyüzdoksaniki'de Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda önerilen "Dünya Su Günü" gerek Birleşmiş Milletler üyelerinin gerekse diğer dünya ülkelerinin giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasının sağlanmasında teşvik olması amacıyla bu isme bir gün adamak anlamında oluşturuldu.
Bindokuzyüzdoksanüç yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yirmiiki Mart tarihini "Dünya Su Günü" olarak ilan etti. Dünya Su Günü artan su krizini sosyal ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğini tehdit eden bir olgu olduğunu vurgular.
Kısacası Dünya Su Günü Kutlu Mutlu Olsun!

08 Mart 2020

Kadınlık

Yolda yürürken gülse dert, evinde oturup ağlasa dert.
Saçını kapatsa bir dert, açsa apayrı bir dert.
Çocuğu olmasa bir dert, karnı burnundayken sokağa çıksa başka bir dert.
Korunursa sıkıntı, çocuğunu aldırsa üzüntüyle karışık başka bir dert.
Şort giyse bir sorun, pantolon giyse başka dert, etek giyse eteğinin boyu bambaşka dert.
Evde kalsa kendine dert, evden çıksa başkalarına dert.
Çalışsa ictimai dert, çalışmasa iktisadi dert.
Eve para getirse dert, getirmese tıkırında olan ekomoniye dert.
Lâfa geldi mi anne bacı kızkardeş abla, yolda yalnız yürürken bir erkeğe müstakbel manita.
İşimize geldi mi ayaklarının altı cennet, gelmedi miydi Adem Babamızı yoldan çıkartan şehvet.


Savaşta ganimet, barışta esaret.
Tarlada ekici, evde hizmetçi.
Bizi etinden çıkartır, memesinden emzirir. Büyütürken dişinden arttırır, gözünden sakınır.
Kim demiş dokuz ay diye? Kadın çocuğunu bir ömür boyu bağrında taşır.
Anne olsa çocuğunun yolunu gözler, eş olsa kocasının uyumasını bekler.
Kadındır bu, eksik olmamalı sırtından sopası karnından sıpası.
Hâddi midir sanki elinin hamuruyla erkek işine karışması?
Saçı uzadıkça kısalıverir zaten aklı.
Kadın öyle bir şeydir ki çocukluktan başlamalı terbiyesi, eğer zamanında dövmezsen kızını sonradan döversin dizini.


Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü.
Bence siz de sokağa çıkıp kadınlarımıza günlük göstermelik karanfil falan dağıtmayın, lâflarınızı da süsleyip hiç kimsenin gözlerini boyamayın.
Yılda bir gün kibarlık gösterip kadın gibi davranacağınıza bir zahmet yılın geri kalan Üçyüzaltmışdört günü insan gibi davranın.
Emin olun kadınlarımıza erkeklerin insan gibi muamelesi yeter de artar.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Bugün aslında çiçek böcekle kutlanacak ve ıvır zıvır hediye edilecek bir gün değil.
Kadınlar günü kapitâlist düzende kadınların bir numaralı istismarcısı olan markaların alışveriş çılgınlığına insanları kaptırarak bindirmeden sonra göz boyamak için yaptığı indirimlerle kutlanan bir gün de değildir.
Aslında tam da burada zurna zırtlamaya başlar, çünkü o dönemde de dünyaya hâkim olan kapitâlist düzene başkaldırı günüdür.
Ancak o zamanlardan beri yine ay ı kapitâlist düzen bu acıyı bile unutturarak günün emek kısmını atıp sadece kadınların kutladığı ve erkeklerin kendilerine çiçek böcek pırlanta ayakkabı hediyeler aldığı bir kutlama gününe çevirmiştir.


Bugün kendi haklarını almak için direnirlerken şehitlik mertebesine erişen kadınları anma günüdür.
Ayrıca kadınlar melek de değildirler, çünkü melekler hâmile kalmazlar.
Kadınlar bizleri dünyaya getirirler, beslerler büyütürler adam ederler, sonra da başka bir kadına emanet ederler, aslında kadınlar olmazlarsa erkekler tek başlarına bir hiçtirler.
Çünkü erkek tek başına neslini devam ettiremez, neden derseniz erkekler de melekler gibi hâmile kalamazlar.


Gerçekte kadın da erkek de dünyaya Gök Tanrı Tengri tarafından ruh eşitliği olarak yollanmıştır, iki cins arasındaki tek fark bedenseldir.
Hani vakt-i zamanında evli bir çift tartışırlarken koca bir anda sesini yükseltir:
"Erkeğin önemi şundan belli ki Allah erkeği kadından önce yaratmıştır."
Karısı da altta kalmaz:
"Bir sanat eseri yaratmak için önce bir taslak ortaya çıkartmak gerektiğini sen bilmiyor musun?"


Ancak dünyamız kadınlarına hiç de adil davranmıyor.
Geçtiğimiz yıl yine bundan önceki yıllarda olduğu gibi kadınları eksik etek veya saçı uzun aklı kısa gibi hurafeler sayesinde yine ikinci sınıf vatandaş olarak gördü.
Gerçi istisnalar kaideleri bozmaz, belki bazı ülkelerde kadınların ön plânda olduğu sahalar vardır ama bu ülkeler bizlere çok ama çok uzak.
Yine de henüz çok geç kalmadık, kadınlarımıza çiçek böcek gibi sıfatlar yükleyeceğimize insan gibi muamele edelim, bakın o zaman dünya daha güzelleşecek.

17 Şubat 2020

Dünya Kedi Günü

Ben yıllardan beridir söylüyorum ki dünya kedilerin hatrına dönmeye devam ediyor.
Belki farkında değilsinizdir ama kediler dünyanın kraliçeleridir.
Aslına bakarsanız insanların kedileri yoktur, kedilerin insanları vardır.
Kediler yaradılış gereği özgür ruhludurlar, eğer bir insana sokulmuşlarsa kendileri istediği için sokulmuşlardır, bu yüzden ne yaşayacağını bilmeden gelirler, onun için insanın kediye iyi davranması cennetini tehlikeye atmaması için şarttır.
Çünkü kediler köpekler kuşlar ve bilumum hayvan ve bitkiler Allah-u Te'âlâ'nın sessiz kullarıdır.
Birbirleriyle konuşabilirler ses çıkartabilirler ama biz insanlar anlayamayız söylediklerini.


Üç gün önce yazmıştım aslında Sevgililer Günü adı altındaki yazıyı.
Ancak ben gerçek sevgiyi bir karşı cins insanda değil kedilerde buldum.
Bu yıl da benim kedilerle olan arkadaşlığımın ve koruyuculuğumun onbeşinci yılı.


Bugüne kadar sayısız kedi resmi çekmişimdir ama Süreyya Pilâcı istasyonunun turnikesinde bekleyen geçiş görevlisi kediyi şimdilik tek geçerim.
Diyorum işte kedidir kedi, üstelik Yeşilçam'da bile bu replik mevcuttur.


Veya başka zamanlarda Ayrılıkçeşme'de bulunan dilek ve şikâyet kutusunun görevlisi bile olsa kedi her yerde kedidir.
Ben de kedilerin sesleri olmaya çalışacağım, kedileri korumak bir vatandaşlık ve kulluk görevidir.
Tabi diğer hayvanları da, ama iki ayaklıları değil herhâlde.
Bugün Dünya Kediler Günü.
Hey sen değişik!
Kapının önüne bir kap su koy, yanına da biraz mama koy.
Aç kalacağız yoksa sizin gibiler yüzünden.
Miyav!

31 Aralık 2019

Evrensel Bakış

Bizler dünya olarak biraz sonra İkibinondokuz yılını geride bırakıp İkibinyirmi yılına gireceğiz veya İkibinyirmi yılı bizlere girecek.
Ancak bu evrende tek başımıza olduğumuzu sanmıyor ben.
Biraz uzaklara gidelim ve dünya dışı varlıkların düşüncelerine bir göz atalım dedik:


Aslında her zaman diyorum ki geçen her bir saniye bizleri ölüme bir saniye daha yaklaştırıyor diye, ne de olsa dünya üzerinde geçireceğimiz zaman ve saniyelerin adedi Allah-u Te'âlâ tarafından biliniyor.
Ya biz yukarıdakine göre geçen zamanı bize göre de yeni bir yılın gelişini kutlarken bizlere bahşedilen o kıymetli saniyelerimiz biterse ne olacak?

10 Ekim 2019

Rambo

Öncelikle kocaman bir Maşallah demekle yazıma başlarım.
Sonra da Allah-u Te'âlâ'ya çok şükür ederek devam etmek isterim, çünkü iki farklı silâhtan çıkan beş farklı mermi yemesine rağmen işbu papağanın hayatını bağışladığı için.
Tabi doktorlara da kocaman bir teşekkür etmeli çünkü ağır yaralı olarak bir bahçeye düşen papağanı hayata döndürdükleri için.
İmdı gazeteden çıkan haberi kıraat eyleyelim.


Efenim hadise-i multşize Avustralya topaklarında cereyan etmekte.
Papağan ameliyât olduktan sonra bütün Avustralya'da adını Rambo olarak tescil etmişler.
Ancak kendisine kurşun sıkan avcı bozuntuları hakkında herhangi bir haber alamadı ben.
Aman inşallah da almam, çünkü masum kuşu vurmak da ne demek oluyor?
Avcılar kendilerini eğlendirecekler diye Doğa daha ne kadar can verecek?
Bu sorularımın cevaplarını ben çok aradım ama bulmak nâsip olmadı.
Siz ne düşünüyorsunuz?

01 Ekim 2019

Karga Boku

Köy yerinde ikindi vaktiydi, sesler kesilmiş çıt bile çıkmıyordu. Herkes susmuş sessizlik konuşuyordu. Zaman ise sanki durmuştu.
Birden bir damlama sesi: "Şıp ... Şıp ..."
Alt mahâlledeki çeşmenin sesiydi bu, tamir edilmesi gereken bir musluğu vardı.


İkindinin artık alacakaranlığında yandaki boşluğa bir karga kondu, tedirgindi belki ama ürkek değildi:
"Gak!"
Biraz etrafı kolaçan etti, sağa sola baktı ki kimsecikler yok, hemen medeni ihtiyacını giderdi, sonra da kanatlanıp uçarak gitti.


Aynı yerde saatler geçip de gece olunca bir domuz geldi bu kez. Karganın biraz önce medeni ihtiyacını giderdiği yeri eşeledi.
Domuz eşeledikçe toprağın üzerindekiler alta iniverdiler.


Günler birbirini kovaladılar, kovalanan günler haftaları getirdi, haftaların götürdüğü günler de ayları.
Aradan aylar geçmişti, derken karganın sıçtığı yerde bir fidan yeşermeye başlamıştı.
Yavaş yavaş büyüdü, dal oldu, yaprak açtı, en sonunda kocaman bir incir ağacı olup çıktı.


Önce karıncalar sardı ağacı, sonra sinekler, sonra da börtü böcekler, en son da kuşlar.
Böcekler ağacın filizlerini ve meyvelerini yediler, kuşlar da böcekleri yediler.
Alakargalar da incirleri yediler, bu devran bir süre böyle devam etti.
Hayvanlar âlemi o ağacın çevresinde kendilerince bir dünya kurmuşlardı.
Karganın sıçmasıyla harcı karılan ve domuzun eşelemesiyle temeli atılan bir dünya.


O arsada yaşam böylece sürerken bir insan çıktı ortaya, meğersenem arsayı satın almış.
Önce duvarlarla çevirdi dört bir yanını, sonra da üzerini tel örgülerle sardı.
Böylece domuzlar gelemez oldular.
Sonra börtü böcekten şikâyet etti, etrafını zehire boğdu.
Karıncalar sinekler böcekler arılar birer birer rahmetli oldu.
Ardından da onları yiyen kuşlar gittiler.


Sadece bir ağaç kaldı ayakta, hayvan mezarlığında tek başına incir ağacı.
İnsanın gözü doymuyordu, o incir ağacını da kesti.
Oradaki güzel güzel devam eden hayatı bitirdi, kısaca bir çuval inciri bok etti.


İnsan denilen yaşam türünün bilimde verilen adı Homo Sapiens'tir.
Anlamı da "Düşündüğünün üstüne düşünebilen insan" demektir.
O zaman düşünelim.


Hadi herkes kendi kendine sorsun, bulduğu cevabı da aşağıya yazsın:
Çevreye ve Doğaya bir Karga Boku kadar katkım var mı?

30 Eylül 2019

Para Lider Ve Tanrı

Alman kökenli Amerikalı bilim adamı olan Albert Einstein'i hepimiz tanırız biliriz severiz. Kendisi dünyanın en zeki ve akıllı insanlarından biriydi Allah rahmet eylesin.
Bir toplantıda mı yoksa mülâkatta mı bilmiyoruz şimdi, kendisine sormuşlar:


Delilik nedir?
Delilik aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.
Delilik bir zamanlar var olan zekânın bir hadise yüzünden artık olmaması, aptallık ise o zekânın hiçbir zaman var olmaması anlamına geldiğini biliyor muydunuz?


Sizce Dünya nasıl yönetiliyor?
Dünyayı ahmaklık salaklık korku ve açgözlülük yönetir.
Aslında bir gizli güç var dünyayı yöneten, geri kalan herkes birer kukla.


Dünyada yaşam nasıldır?
Dünyamızda üst sınıf yaşar, orta sınıf şikâyet eder, alt sınıf şükreder.
Ekomonisi tıkırında olan üst sınıf gerçekten yaşıyor, şöyle böyle olanlar yarın ne olacağının derdinde, hiçbir geliri olmayan ya da geliri giderini karşılayamayan da gününü kurtardığı için şükrediyor.


Ya inanç durumu?
Dünyada üst sınıf paraya, orta sınıf lidere, alt sınıf da Tanrı'ya tapar.
Para her zaman bir güç aracıdır, parası olan her zaman güçlüdür, çünkü parayı verenin düdüğü çalacağını Nasrettin Hoca söylemiştir.
Parayı bulmak için her devrin adamı olmak gerekir, her devirde adam olmak o kadar da iyi sonuç vermez.
Din ve Fotbol ise kitleleri uyutmak için güzel bir afyondur, ver odunu gitsin. Sonra da zammı geçir geçirebildiğin kadar.