Bu Blogda Ara

Nesil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nesil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2024

Kural Ne İçindir?

 İçinde yaşamakta olduğumuz bu Dünya kurulalı beri hayatlarımızda çeşitli kurallar mevcuttur.
Günümüze kadar konulmuş ve gelecekte de konulacak olan kurallara Dünyada yaşayan herkesin uymak zorunluluğu mevcuttur.
Örnek olarak devletimiz insanlara otomobil kullanırken saatte en fazla elli kilometre hızla gidebilirsin demiş, ellibir kilometre hızla gitmeyeceksin demiş. Ama sen devletin koduğu sınırıın dışına çıkarsan yine devletin koduğu cezayı paşa paşa seve seve ödeyeceksin de demiş.
Aynı devlet sana kırmızı ışıkta geçmeyeceksin de demiş ama ben günümüze kadar kırmızı ışıkta geçenin ceza ödediğini ne gördüm ne de duydum.
İmdı avdet eyleyelim günümüzün konusuna:


İşbu temaşa ettiğiniz resm-i şerif Şehr-İstanbul'un ulaşımının ana omurgası olan Marmaray'ın bir istasyonunda çekildi.
Görüldüğü üzere iki adet embesil genç şahıs istasyondaki sarı çizgiyi geçmeme kuralını çiğnedikleri yetmiyormuş gibi bir de bacaklarını Devletimin Tekerlekleri Bedavaya Dönmeyen Elektrikli Banliyö Treninin geçeceği ve geçerken de yapısı ve fıtratı gereği önünde ne varsa alıp parçaladığı yere doğru sarkıtarak oturmuşlar.
Tren bir gelse ve bacaklarını alıp götürse ömürleri boyunca yürüyemeyeceklerinden haberleri bile yok.
İstanbul banliyösünün geçmişi bu türlü hazin ve üzücü hadiselerle dolu, geçmişimizden ders de almağı unuttuk, salmışız çayıra mevlâmm kayıra bir nesli embesil olarak yetiştiriyoruz.
Dahası da var: Tren gelse ve çocuklara çarpsa suçlu makinist yani tren sürücüsü olur bizim hukuklarımızda.

10 Ocak 2022

İnsansız Bir Dünya

İnsanoğlu belki de dünyaya ve doğaya en fazla zarar veren varlığıdır, ama insanlar aynı zamanda dünyanın dengesini de sağlamaktadırlar. Kısacası ilişkilerin konusu olduğu gibi insanların toplu olarak dünyadaki varlığı bir dert, yokluğu bambaşka bir dert.
İşbu yazımda sizlere insan ırkının dünya üzerinden tamamen silindiği zaman olacaklardan biraz bahsetmek istiyor ben.


Öncelikle elektrik ve diğer saklı güçleri işleyecek bir canlı olmadığı için çok ama çok kısa bir zaman zarfında karanlığa ve soğuklara teslim olacak bir dünya. Her ne kadar gökyüzünde Güneş de olsa Güneşin varlığı mâlesef günlerin en fazla yarısında etkili olabiliyor, üstelik Yaz ve Kış dönemlerinde bu süre biraz uzayıp kısalabilse bile etkisiz kaldığı zaman zarfı mevcut.
Biz insanların dünyadan neslimiz tükendikten tam bir yıl sonrasında tüm uydular ve uzay istasyonları Dünyaya geri düşer ve atmosferde büyük delikler oluştururdu.


Sadece bir hafta içinde milyarlarca ev ve çiftlik hayvanı açlık ve susuzluktan Hakk'ın rahmetine kavuşurlardı. Ne de olsa artık onlar evcil hayvan, her ne kadar fıtratlarında avcılık gibi hamurlar katılmış bile olsa o hamurun miktarı sanıldığı kadar çok değil, üstelik aradan geçen yıllar boyunca o hamurun varlığı bile tartışma konusu olmuştur.
Evcilleştirilmiş atlar tekrardan özgürlüklerine kavuşur ve doğada dörtnala koşmağa başlarlardı.
Nesilleri tükenmek üzere olan hayvanlar yavaş yavaş tekrardan çiftleşerek çoğalmağa başlarlardı.
Yaşamak için insan vücûduna ihtiyacı olan birçok parazit de yok olurdu. Mâlum-u âliniz ki insan vücûdunda önemli bir oranda gözle görülmeyen varlıklar da yaşıyorlar.
Evlerdeki haşeratın da soyları tükenmeğe başlardı.


Barajlar yıkılıp dev sel felâketlerine sebep olurdu. Sonradan tüm bu alanlar bataklığa dönüşürdü.
Büyükşehirlerde bugüne kadar yapılmış ve işletilmekte olan Metro hatlarını koruyan su pompaları çalışmayacağı için her tarafı sel götürürdü.
Soğutma sistemleri durduktan sonra bazı nükleer santrâller patlarlardı.
Sanayi bölgelerindeki emisyonlar sıfıra ineceği için hava sadece bir ay gibi kısacık bir sürede tertemiz olurdu.
Bakım falan yapan birileri olmayınca tüm metâl binalar çürüyüp yıkılırlardı.
Şehir parkları giderek büyür ve şehirleri ele geçirirdi, sadece yirmibeş yıl içerisinde dünyadaki tüm kaldırımlar ve yollar yemyeşil olur ve Doğa kendine ait olan her yeri tekrar geri alırdı. Altıyüz yıl kadar sonrası tüm dünya dev bir ormanlığa dönüşür ve her yerde farklı hayvan nüfûsu oluşurdu.
Okyanuslar eski temizliğine geri döner ve tüm balıklar huzur içinde yaşardı. Tek dertleri artık birbirleri kalırdı, çünkü büyük balıklar her zaman küçük balıkları yerler.
Yüzbin yıl sonra yıl içerisinde havadaki karbondioksit seviyeleri insan ırkının dünyaya ilk ayak bastığı seviyelere dönerdi.


Yazımı ahanda burada sonlandırırken tek bir cümle eklemek istiyorum:
Her ne kadar Dünyanın insanlara ihtiyacı olmasa dâhi İnsanların dünyaya ihtiyaçları vardır.
Her ne kadar insanlara hayvan lâkapları takılıyor bile olsa, ne olduğu konusunda fikir almak için üstteki resm-i şerifi inceleyiniz.

27 Temmuz 2021

Günümüz Gençliğinin Vaziyeti

Bugün biraz günümüz gençliğinin içler acısı durumundan bahsedecek ben. Yıllar önce "Yeni nesil pek embesil nesil" diye bir şarkı vardı, çoğunuz hatırlamazsınız bile.
Marketten ekmek alamayan ama Dünya ile internetten konuşan çocuklar.
Tuvaletin nasıl temizleneceğini bilmeyen bir nesil.
Misafir geldiğinde hoşgeldiniz demeyi beceremeyen gençler.
Bilim sohbetlerine katılmayan ve kitap okumayan ama her şeyi bildiğini zanneden öğrenciler.


Bunları çoğaltabiliriz. Konunun çözümünü de ekleyeyim:
Öncelikle ilköğretim ve ortaöğretim okullarında adab-ı muaşeret dersleri derhal verilmelidir.
Gereksiz konular ve dersler varsa müfredattan çıkartılmalı, verilen bilgiler öğrencinin kabiliyetini geliştirici yönde olmalıdır.
Yazıktır, günahtır. Zaten kocaman birkaç nesil heba oldu, bari geri kalan nesil düzgün yetişsin.