Bu Blogda Ara

Doğa Anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğa Anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2023

Adana'da Nisan Karı

Dünyada bu aralar çok ama çok değişik hadiseler vukua avdet eylemekte olduğundan bendeniz artıkım çok şok oldu.
Biraz önce İnstegram'da dolanırken ahanda işbu resm-i şerifi temaşa etledi ben.
Burası inanmayacaksınız ama Adana, üstelik de Türkiye Cümhûriyeti'nin en sıcak bölgelerinden biri olan 01 plâkalı bildiğimiz Adana'da bir sokak arası.
Ne mi olmuş? Buyurun buradan yakın.


Resm-i şerifimizde de temaşa eylediğimiz gibi Türkiye Cümhûriyeti'nin en sıçak memleketine kar yağmış.
Tabi hiç kimse alınmasın ama Adana'da bazı şahısların Güneş'e birkaç el ateş ettiği bilinen bir hadisedir.
Dahası işbu görüntüler Bir Nisan Şakası da değil çünkü anılan tarih geçeli üç kocaman hafta oldu.
Görüntülere göre Güneş yememiş içmemiş Adanalılardan intikam almağa karar vermiş.


Dünyanın iklimi gerçekten değişiyor sanırım, Yukarıdaki de ne yapacağını şaşırdı.
Adana gibi karı birkaç yüzyılda bir gören bir vilâyetimiz eğer karla hiç ilgisi olmayan bir ayda kar görüyorsa bizler biraz kendimizi sorgulamamız gerekiyor.
Geçenlerde yazlık bir mekân olan Çeşme'de başlayan Nisan Karı artıkım tepemizin damına yağmağa başladı.
Hâlbuki eskiden Nisan-ı Şerif Ayı girdi miydi İlkbahar kendisini ziyadesiyle gösterirdi.

07 Nisan 2023

Çeşme'de Nisan Karı

Bu yıl çok değişik Doğa olayları vukua avdet eyliyor sevgililer.
İşbu yazımda konu ettiğim görüntüler İzmir'imizin güzel yazlık ilçesi Çeşme'den çekildi.
Bizler her zaman Çeşme'yi tam bir yazlık mekân olarak biliriz, çünkü havası suyu denizi gerçek anlamda yazlıktır.
Yine de içinde bulunduğumuz İkibinyirmiüç yılında üstelik de tepemizin d'amına yağması gereken Mart Karı bize sürprüz yaparak Nisan-ı Şerif Ayında yağdı.


Burasını sanırım herkes yazın denizle bildiği Ilıca Pilâcı olarak bilmekte.
Ancak resm-i şerifim hepimize karlı bir İlkbahar geçirmekte olduğumuzu söylüyor.
Üstelik bir zamanlar bendeniz de ahanda işbu mıntıkadan deniz girmiştim ve çok da güzel zaman geçirmiştim.
İmdı burayı karla kaplı görünce içim bir tuhaf oldu.


Dün gece tepemizin d'amına yağan Nisan Karı görmüş olduğunuz işbu manzara-i nefaseti gözlerimizin önüne kodu.
Demek ki bağzı şeyhler yaşanmalıymış ki görülebilsinlermiş.
Bakalım bu yıl yaz geldiğinde kıştan alacaklaını tahsil edebilecek mi?
Hep birlikte eğer Yukarıdaki ömür verirse göreceğiz.
Sizlere bugün karlı bir Çeşme resimleri paylaştığım tarihe not düşülsün.

17 Haziran 2021

Ekmek Meyvesi

Dünyada her bitkinin her insanın muhakkak ama muhakkak bir alternatifi mevcuttur, çünkü uzaklardaki bir memlekette görülen işbu bitkinin meyvesinin gerçekten doyurucu olduğu ortaya çıktı.


Pasifik okyanusunda mevcut olan yüzlerce adada temel besin kaynağı bol nişastalı bu meyve pişirildiğinde ekmek gibi besleyici bir gıdaya dönüşüyor.
Ayrıca öğütülüp un haline getirilerek glutensiz ekmek yapımında da kullanılabiliyor.
Tek bir ekmek ağacı yıl boyunca bir aileyi rahatlıkla besleyebilecek potansiyele sahip.
Ekmek meyvesinin farklı çeşitlerinden kızartma ve tatlı, yapraklarından salata, gövdesinden kano ve ev yapıyorlar.

12 Mayıs 2021

Mari Nehri Kaplumbağası

Avustralya kadar değişik mahlûkat barındıran başka ada yoktur dünya üzerinde.
Eğer son zamanlarda özdeyişlerinden Bir Demet Tiyatro paylaştığım Eyvah Necdet veya Mükremin Ağabey'in taktığı lâkap olan Ay İnanmıyorum Necdet buradaki bahsettiğim konuyu bilseydi çok güzel ders alınacak bir sahne yazılabilirdi.
Hepiniz bilirsiniz ki Allah-u Te'âlâ'nın hikmeti ve kudretinin herhangi bir sınırı bulunmamaktadır, bizleri bile hiç yoktan var edebildiğine göre daha kim bilir bizim bilmediğimiz neleri yaratmıştır?


Bugünkü yazıma konuk ettiğim Mari Nehri Kaplumbağalarının en ilginç olan özelliği üreme organından nefes alması ve çılgın yeşil mohikan saç stiline sahip olması.
Queesland'da bulunan Mari Nehri'nde yaşıyorlar ve ortalama kırk santimetre uzunluğundalar.
Çenelerinin altında parmağa benzeyen deri gibi uzantıları var.
Üreme organı ile nefes alıp verebiliyorlar.
Dünyadaki en etkileyici canlılardan olan Mari Nehri Kaplumbağası nesli en çok tehlikede olan canlılardan biri.
Geçen günlerde Londra Zooloji Topluluğu tarafından korunmasız sürüngenler listesine alındı. Punk görünüşüne rağmen uysallığı onu popüler bir evcil hayvan yaptı.
Kaplumbağa dışkılığı sürüngenlerdeki sidik ve üreme yollarının açıldığı yer içinde solungaça benzer organlar sayesinde üç gün suyun altında kalabiliyor.

01 Ekim 2019

Karga Boku

Köy yerinde ikindi vaktiydi, sesler kesilmiş çıt bile çıkmıyordu. Herkes susmuş sessizlik konuşuyordu. Zaman ise sanki durmuştu.
Birden bir damlama sesi: "Şıp ... Şıp ..."
Alt mahâlledeki çeşmenin sesiydi bu, tamir edilmesi gereken bir musluğu vardı.


İkindinin artık alacakaranlığında yandaki boşluğa bir karga kondu, tedirgindi belki ama ürkek değildi:
"Gak!"
Biraz etrafı kolaçan etti, sağa sola baktı ki kimsecikler yok, hemen medeni ihtiyacını giderdi, sonra da kanatlanıp uçarak gitti.


Aynı yerde saatler geçip de gece olunca bir domuz geldi bu kez. Karganın biraz önce medeni ihtiyacını giderdiği yeri eşeledi.
Domuz eşeledikçe toprağın üzerindekiler alta iniverdiler.


Günler birbirini kovaladılar, kovalanan günler haftaları getirdi, haftaların götürdüğü günler de ayları.
Aradan aylar geçmişti, derken karganın sıçtığı yerde bir fidan yeşermeye başlamıştı.
Yavaş yavaş büyüdü, dal oldu, yaprak açtı, en sonunda kocaman bir incir ağacı olup çıktı.


Önce karıncalar sardı ağacı, sonra sinekler, sonra da börtü böcekler, en son da kuşlar.
Böcekler ağacın filizlerini ve meyvelerini yediler, kuşlar da böcekleri yediler.
Alakargalar da incirleri yediler, bu devran bir süre böyle devam etti.
Hayvanlar âlemi o ağacın çevresinde kendilerince bir dünya kurmuşlardı.
Karganın sıçmasıyla harcı karılan ve domuzun eşelemesiyle temeli atılan bir dünya.


O arsada yaşam böylece sürerken bir insan çıktı ortaya, meğersenem arsayı satın almış.
Önce duvarlarla çevirdi dört bir yanını, sonra da üzerini tel örgülerle sardı.
Böylece domuzlar gelemez oldular.
Sonra börtü böcekten şikâyet etti, etrafını zehire boğdu.
Karıncalar sinekler böcekler arılar birer birer rahmetli oldu.
Ardından da onları yiyen kuşlar gittiler.


Sadece bir ağaç kaldı ayakta, hayvan mezarlığında tek başına incir ağacı.
İnsanın gözü doymuyordu, o incir ağacını da kesti.
Oradaki güzel güzel devam eden hayatı bitirdi, kısaca bir çuval inciri bok etti.


İnsan denilen yaşam türünün bilimde verilen adı Homo Sapiens'tir.
Anlamı da "Düşündüğünün üstüne düşünebilen insan" demektir.
O zaman düşünelim.


Hadi herkes kendi kendine sorsun, bulduğu cevabı da aşağıya yazsın:
Çevreye ve Doğaya bir Karga Boku kadar katkım var mı?