Bu Blogda Ara

Yaradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Ekim 2026

Yapay Zekâlı İstanbul

Son zamanlarda gerek Facebok'ta gerekse diğer yerlerde Chat Gepete ve Gemini'nin ürettikleri İstanbul Resimleri dolanmakta.
İsbu resimler belki gün gelecek gerçek organik resimlerin yerini alacak, çünkü gerçek resimlerin çekildiği günleri dünya gözleriyle görenlerin sayısı "Yaradılış Kuralları Gereği" gün geçtikçe azalıyor.
Dahası burada paylaştığımız resimleri gerçek İstanbul resmi sanan bazı Facebok kitlesi bile mevcut, imdı başlıyoruz resimleri incelemeğe.
 

Bugünkü gezimize Galata Köprüsünden başlıyoruz, yanımza yaklaşmış bir vaporda tıklım tıklım dolu vaziyette yolcular var.
Sözüm ona üzerine şarkı yazılmış olan Paşabahçe vaporumuzu resmetmeğe çalışmış ama ne kadar başarılı olduğunu siz de görmektesiniz.
Bu arada Ada Vaporları her zaman böyle tıklım tıklım dolu olduğu bir gerçektir, Yazın da Kışın da nev-i şahsına münhasır kalabalık Adalara gezmmeğe giderler.


İstanbul'un altında belki Yüzellibir yıllık bir tarih olabilir ama ama biz gerçeğini biliyoruz, bunu canlandırmak için Yapay Zekâ'ya ihtiyaç olduğunu sanmıyor biz.
Buradan belki ilerideki günlerde Tünel'in gerçek görüntülerini bulabileceğiniz çeşitli İnternet Site'leri mevcut olduğunu hatırlatmak ister ben.


Güzergâh sıralamasında burası belki biraz fazla geldi ama İnönü Stadı ve çevresinin yapay zekâsı (!) ancak bu kadar çalışabiliyor.
Hepinizin bildiği cihetle resmin sağ tarafı Boğaziçi'nin masmavi suları mevcuttur, ama burada yeşillikle renklendirilmiş.


İşbu resm-i şerifi de Facebok'ta birisi Boğaziçi diye paylaşmış, ama Boğazın neresi olduğuna dair en ufak bile bir fikri olduğunu sanmıyor biz.
Zaten sizler de temaşa etmektesiniz ki Biz Üç Muz hiçbir yere benzzetemedik, siz biliyorsanız bize de söyleyin.


Diğerlerine göre daha başarılı bir Yapay Zekâ resmi, burada Kuzguncuk semtinde mevcut Üryanzade Cami-i Şerifi mevcut, ama resme dakkâtli bakınca önünden geçen Şirket-i Hayriye vaporunun bu resme ait olmadığı net ve belirgin biçimde temaşa edilebilmekte.


Kuzguncuk semtini biraz geride bırakıp Çengelköy'e geldiğimizde essahi olarak akıllara zarar bir Şehir Hatları vaporu bizleri karşılamakta.


Gelin imdı mevsimi değiştirelim ve Kar yağdığı bir İstanbul'a gidelim, bakalım bizim sevgili Yapay Zekâ nasıl bir Boğaziçi çıkarmış karşımıza?
Her taraftan favullü olan işbu resm-i şerifte sağa baksak Rumeli Hisarı, karşıya baksak Boğaziçi Köprüsü, köprünün hemen dibinde Kız Kulesi, Denize doğru da baksak hiç ilgisi yok ama Kurbağalıdere gibi görünen bir fiyasko karşılıyor bizi.


Buralardan bir yerden bir Vapor binelim istedik, karşımıza bu çıktı, ne adı belli ne de sanı.
Ancak yine de diğer resimlerle karşılaştırılınca biraz bir şeye benzemiş gibi görünüyor.
Belki bir gün Şehir Hatları İşletmemiz bunun gibi birkaç adet Vapor yapar da bizler de bineriz.


Bindiğimiz vapor bizi yine İstanbul'a getirdi ama Biz Üç Muz buranın neresi olduğunu bir türlü anlayamadık, bizim bildiğimiz ve her gün gezdiğimiz Şehr-İstanbul ne hâllere gelmiş?
Boğaz mı Hâliç mi belli değil, Boğaz ise Galata Köprüsü'nün ne işi var burada?


Burası da ünlü alışveriş merkezimizin olduğu Galataport sahili, ama ne kadar benzer benzemez kararı sizler veriniz.
Ancak bunu Facebok'ta paylaşan kişi bunu ve diğer vaporu çizenin Yapay Zekâ olduğunu açıkça blirtmiş olması Biz Üç Muz'u bazı sorumluluklardan kurtardı.


Bir başka Yapay Zekâ resmi de Maltepe istasyonunu gösteriyor, ama Yapay Zekânın bşlmediği bir şey varsa Maltepe istasyonu dönemeç üzerinde değil dümdüz raya sahip bir istasyonumuzdur.
Üstelik bir de Maltepe'yi bilen birinin bunu Facebok'ta dolaştırması daha da komik bir mizah olmak var.
 
 
Bugün biliyorsunuz Şehr-İstanbul incilâz ve firamsız işgâlinden kurtuldu, bizler de sizlere Yapay Zekânın ürettiği resimlerden birer demet paylaştık.
Gönlümüz gerçek resimlerle anıları yaşatmak ister.
Zaten dikkâ ederseniz son koyduğum resim gerçek, Bindokuzyüzellibeş yılının gazetesinde günün anlam ve önemini belirtiyor. 

17 Şubat 2025

Kedi Taym. Miyav!

 İşbu yazılarımızı kıraat eylediğiniz şahısların Miyav Şeylere karşı aşırı derecede zaafları mevcuttur, öyle ki Kedilere İnsanlardan daha fazla değer verirler.
Bugün hiç kimse bilmese dâhi Dünya Kedi Günü'dür ve bizler her zamanki gibi Kedilerimizin işbu "Miyavteşem" gününü kutlamağı kendimize vazife edindik.


Okuyucularımız arasında Kedi sevmeyenlerin de olduğunun farkındayız ama bilmelerini de isteriz ki Hazret-i Muhammed de bir Kedi sevdalısıydı.
Sevdası o kadar güçlüydü ki elbisesinin üzerinde uyuyakalan Müezza'yı uyandırıp rahatsız etmemek için giysisini kestiği hadis-i şerifte sabittir.
Sırf bunun hatrına olsa bile Kedilerden hoşlanmıyor olabilirsiniz, iyilik de yapmayabilirsiniz, ama en azından kötülük yapmayın.
Unutmayın ki ahirette Kedinin ve diğer mâhlukatın konuştuğu ve İnsanın ağzının mühürlendiği gün söyleyecekleri şeyler insanı Cennete de götürebilir Cehenneme de.


Birkaç yıl oluyor, Sivas vilâyetimizde Kedilerden korkan bir teyzemize bir Kış günü hâmile ve doğurmak üzere olan bir Kedi misafirliğe geliyor, teyzemiz de esasında korkmasına rağmen Kediyi eve kabûl edip sığınacak bir köşe hazırlıyor.
Televizyoncu bunu sorunca Teyzemizin verdiği cevap çok mânidardı:
"Onları bana Allah gönderdi, sokağa mı atacaktım? Elbette bakacağım."

21 Nisan 2023

Adana'da Nisan Karı

Dünyada bu aralar çok ama çok değişik hadiseler vukua avdet eylemekte olduğundan bendeniz artıkım çok şok oldu.
Biraz önce İnstegram'da dolanırken ahanda işbu resm-i şerifi temaşa etledi ben.
Burası inanmayacaksınız ama Adana, üstelik de Türkiye Cümhûriyeti'nin en sıcak bölgelerinden biri olan 01 plâkalı bildiğimiz Adana'da bir sokak arası.
Ne mi olmuş? Buyurun buradan yakın.


Resm-i şerifimizde de temaşa eylediğimiz gibi Türkiye Cümhûriyeti'nin en sıçak memleketine kar yağmış.
Tabi hiç kimse alınmasın ama Adana'da bazı şahısların Güneş'e birkaç el ateş ettiği bilinen bir hadisedir.
Dahası işbu görüntüler Bir Nisan Şakası da değil çünkü anılan tarih geçeli üç kocaman hafta oldu.
Görüntülere göre Güneş yememiş içmemiş Adanalılardan intikam almağa karar vermiş.


Dünyanın iklimi gerçekten değişiyor sanırım, Yukarıdaki de ne yapacağını şaşırdı.
Adana gibi karı birkaç yüzyılda bir gören bir vilâyetimiz eğer karla hiç ilgisi olmayan bir ayda kar görüyorsa bizler biraz kendimizi sorgulamamız gerekiyor.
Geçenlerde yazlık bir mekân olan Çeşme'de başlayan Nisan Karı artıkım tepemizin damına yağmağa başladı.
Hâlbuki eskiden Nisan-ı Şerif Ayı girdi miydi İlkbahar kendisini ziyadesiyle gösterirdi.

07 Nisan 2023

Çeşme'de Nisan Karı

Bu yıl çok değişik Doğa olayları vukua avdet eyliyor sevgililer.
İşbu yazımda konu ettiğim görüntüler İzmir'imizin güzel yazlık ilçesi Çeşme'den çekildi.
Bizler her zaman Çeşme'yi tam bir yazlık mekân olarak biliriz, çünkü havası suyu denizi gerçek anlamda yazlıktır.
Yine de içinde bulunduğumuz İkibinyirmiüç yılında üstelik de tepemizin d'amına yağması gereken Mart Karı bize sürprüz yaparak Nisan-ı Şerif Ayında yağdı.


Burasını sanırım herkes yazın denizle bildiği Ilıca Pilâcı olarak bilmekte.
Ancak resm-i şerifim hepimize karlı bir İlkbahar geçirmekte olduğumuzu söylüyor.
Üstelik bir zamanlar bendeniz de ahanda işbu mıntıkadan deniz girmiştim ve çok da güzel zaman geçirmiştim.
İmdı burayı karla kaplı görünce içim bir tuhaf oldu.


Dün gece tepemizin d'amına yağan Nisan Karı görmüş olduğunuz işbu manzara-i nefaseti gözlerimizin önüne kodu.
Demek ki bağzı şeyhler yaşanmalıymış ki görülebilsinlermiş.
Bakalım bu yıl yaz geldiğinde kıştan alacaklaını tahsil edebilecek mi?
Hep birlikte eğer Yukarıdaki ömür verirse göreceğiz.
Sizlere bugün karlı bir Çeşme resimleri paylaştığım tarihe not düşülsün.

05 Ocak 2023

Yaradılış Öyküsü

 Baştan söyleyeyim burada yazan şeyler insanlara hakaret değil hayatın gerçekleridir. Yaşayan görür bilir ve acı bir şekilde öğrenir.


Yaradan önce Eşeği yarattı. Biraz baktı ve hakkındaki düşüncelerini tebliğ etti:
"Sen bir Eşeksin. En ağır yükleri çekeceksin, en zor şartlarda çalışacaksın, bir ahırda yaşayacaksın, elli yıl ömrün olacak."
Eşek de dileğini söyledi:
"Tanrım bu hayat için bana biçtiğin elli yıl çok fazla, bana yirmibeş yıl yeter."
Ve öyle oldu.


Yaradan biraz düşündü ve Köpeği yarattı, şeklini verdi, huyunu ekledi. Sonra biraz baktı ve yine düşüncesini tebliğ etti:
"Sen bir Köpeksin. Sürekli sahibinin yakınında olacak, sahibini koruyacak, evindekiler için en tehlikeli görevlere bile atlamaktan çekinmeyeceksin, otuz yıl ömrün olacak."
Köpek de dileğini söyledi:
"Tanrım bu dediğin hayat için otuz yıl çok fazla, bana onbeş yıl yeter."
Ve öyle oldu.


Yaradan biraz daha düşündü ve Maymunu yarattı, şeklini verdi, huyunu ekledi. Sonra biraz baktı ve yine düşüncesini tebliğ etti:
"Sen bir Maymunsun. Sürekli aptal aptal hareketler yapacaksın, daldan dala atlayacaksın, fıstık fındıkla besleneceksin, yirmi yıl ömrün olacak."
Maymun da dileğini söyledi:
"Tanrım bu dediğin hayat için yirmi yıl çok fazla gelir bana, ben on yıl kalayım dünyada benim için yeterli."
Ve öyle oldu.


Yaradan biraz daha düşündü ve İnsanı yarattı, şeklini verdi, huyunu ekledi. Sonra biraz baktı ve yine düşüncesini tebliğ etti:
"Sen bir insansın. Dünyanın kralı olacaksın, biraz önceki yarattıklarıma hükmedeceksin, her şey senin emrinde olacak, ama yirmi yıl ömrün olacak."
İnsan da dileğini söyledi:
"Tanrım bu krallığa yırmi yıl çok az, bana Eşeğin istemediği yirmibeş yılı, Köpeğin istemediği onbeş yılı, Maymunun istemediği on yılı ömrüme eklemeni istiyorum."
Ve öyle oldu.


Derken insan dünyaya geldi, yirmi yıl insan gibi yaşadı, sonraki yirmibeş yıl eşşekler gibi çalıştı para kazandığını sandı, sonraki onbeş yıl köpekler gibi yaşadığı evi korudu ve aileden artanları yedi, sonraki on yıl da maymunlar gibi komik durumlara düşerek torunlarını eğlendirdi.
Bugüne kadar böyle geldi, bundan sonra da böyle gidecek.