Bu Blogda Ara

Bakan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bakan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Ağustos 2024

Ekomoni Günlük Hâli

 Bir zamanlar dediğim şurada en fazla beş yıl öncesine kadar oldukça değerli olan bir Paramız vardı, bunun en büyüğüyle bir on yıl daha önce Amerika Birleşik Devletlerindeki tedâvülde olan paranın en üst değerdekini tek başına satın alabiliyorduk. Dahası üzerinde paramızın üstü bile artıyordu.
İşte o bahsettiğimiz zamanlarda evlerimize ET adı verilen bir gıda da rahatlıkla girebiliyordu.
O günler çok güzeldi, değerini bilemedik.


İmdı bir Kasap dükkânının vitrini önünde etin en ucuz olduğu sakatatların üstlerine ancak bakabiliyoruz.
İyi ki içeriden dükkânın sahibi çıkıp da lâf edebilmeğe cesareti yok, çünkü gerek Bindokuzyüzotuzbir yılında Şehir Işıkları gerekse Bindokuzyüzseksenüç yılında En Büyük Şaban filmlerinde neler olacağı gerçeğe döküldü ve sahneler çekildi.
Ama yine de hâlimize şükretmemiz gerektiğini söyleyen bir adet bakıcımız var çok şükür, bakıcımıza Desilyonlarca kere teşekkür ediyoruz ki bizlere bakmaktan bir gün bile imtina etmiyor, ya Haraptar Köyü gibi satsaydı bizleri ne olacaktı?

28 Ocak 2023

Kahve Dünyasında Yeni Zamcık

 Bugün günlerden Cumartesi ve bazı zevat kalkmış "Bitmeyen Cumartesi" yapmağa çalışmış, ancak başlayan her şeyin günün birinde bitecek olduğu kanununu mâlesef unutmuş.
Günün mesai saatleri ne kadar uzun sürerse sürsün helbette bitecektir, ömür bile doğumla başlıyor ölümle bitiyor.
Tabi bu doğumla ölüm arasındaki zaman zarfında yaşananlar arasında zamcık adı verilen bağzı şeyhler de mevcut.
Örnek olarak bizim Kahve Dünyası'nın yapmış olduğu "İkimilyon Türk Lirası"lık Zamcık.
Gerçi günümüzde İkimilyon Türk Lirası ya da size daha açık anlatayım İki Türk Lirası belki hiçbir şey gibi görünebilir ama atalarımız akmasa da damlayan çeşmenin suyunun damlaya damlaya kurnasında göl olacağını söylerler. İşbu sebepten ötürü suyu boşluğa akan çeşmenin musluğu önüne bidon konulur ki o bidonda biriken suyu kullanabilelim.


Kahve her zaman olduğu gibi aynı kahve, bizim bildiğimiz Türk Kahvemsinden bahsediyorum.
Son zamanlarda ne Dolar da öyle ahım şahım artmadı, ama alttaki fişte de gördüğünüz üzere zamcıklı ücret uygulanmağa başlandı.
Daha ilgi çekici bir şey daha söyleyeyim: Yeni belirlenen Asgari Ücret (Askeri Ücret değil) henüz ceplerimize girmedi, Ocak-ı Şerif Ayı bittiğinde alabileceğiz.
Ama bir kahveye "Otuzikimilyon Türk Lirasıcık" bayılmağa şimdiden başlayacağız.


Aradaki farkı görebilmeniz için iki hafta önceki aynı ürünleri aynı yazar kasadan alınmış bir harcama belgesini de ahanda aşağıya eklemek istiyorum, buyurun işbu mevzuat-ı zammiye hakkında siz karar verin.


Aklıma uzun yıllar önce televizyonde gördüğüm bir sahne geldi, hayali bir memleketin birinde bir bakan zamcığı açıklayabilmeğe çabalıyordu, üstelik zammımıza zam koymağa yeltenerek anlatıyordu.
Anladık eğer çalışanların haftalıkları çıkacaksa zam iyidir de şunu bir hafta sonra yapsalardı olmaz mıydı sanki?

26 Şubat 2022

Doğum Günü Çocuğu Macerası Mutlulukları

Bugün misâfirimiz var sayfamızda, kendileri uzun uzun yıllar önce bugün dünyaya teşrif buyurdular.
Biz de misafirimizin dünyaya teşrif buyurdukları günün anlam ve önemine binaen hem kendi maiyetimizi aldık ve hem de konuğumuzun maiyetiyle birlikte gezmeğe çıkarttık.


Miyetlerimizle birlikte konuğumuzu gezdirirken çevremizde olan herkes bize Öküzün Trene Baktığı gibi bön bön bizr baktılar, sanıyorum herhangi bir anlam veremediler.
Gerçi hangi maksatla bize böyle İneğin Trene Baktığı gibi baktıkları konusunda hiçbir mâlumatfuruşum bulunmamakta çünkü bakanlardan hiçbirine işbu suâl-i şerif sorulmadı ben veya maiyetlerimizden hiç kimse tarafından.


Her ne kadar Öküz İnek Boğa Dana Buzağı Manda Camış gibi Büyükbaş ve Keçi Koç Koyun Kuzu Oğlak gibi Küçükbaş ve Horoz Tavuk Hindi Ördek Kaz Piliç Civciv gibi Ganetli Ayvanat bizim konuğumuz olan Doğum Günü Çocuğundan sonra huzura avdet eylese dâhi saydıklarım bizlerin olmazsa olmazımız olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.

06 Mart 2021

Domuz

Memleketin birine genç ve çalışkan bir ziraat müdürü atanır. Hemen kolları sıvar ve ilin ziraat faaliyetleri ile ilgili dosyaları taramaya başlar. Baktıkça ve kurcaladıkça yaban domuzları ile ilgili dosya ilgisini çeker.
Her yıl yaban domuzlarının sayımının yapıldığını ve her seferinde yüzelli adet kayıtlı domuz olduğunu görür ve hayret eder. Çünkü domuzlar hızla artan, bir defada altı ilâ oniki adet arası yavru yapan hayvanlardır. Nasıl olmuştur da bunların sayısı her yıl aynı kalmıştır?
Müdür bu sayının uydurma olduğunu hemen anlar ve yardımcısını çağırarak hemen bir takım kurulmasını ve arazide tespit yapılmasını ister.
Yardımcısı oldukça deneyimli bir memurdur ve müdürüne: "Müdür Bey başınıza iş açacaksınız. Bırakın aynı sayıyı istatistik belgesine yazalım gitsin. Hepimizin başını ağrıtırlar sonra." der.
Müdür dürüst ve çalışkan dosdoğru bir insandır: "Olmaz, gerçek domuz sayısı bulunacak ve Ankara'ya bildirilecek.” der ve kesip atar.


Emir bilirsiniz demiri keser, hemen bir takım kurulur, dağ bayır dolaşılır, aylarca sayım yapılır ve domuz sayısının bu sene beşyüz olduğu tespit edilip Ankara’ya bildirilir.
Karşılık olarak ivedi bir emir birkaç gün sonra müdürün önündedir:
"Aradaki fazlalık üçyüzelli domuz sayısının ivedilikle nedeninin bildirilmesi ve derhâl ideal sayı olan yüzelli adede düşürülmesi için çalışmaların başlatılması ve sonucunun bildirilmesi."


Müdür çok güç durumda kalmıştır. O kadar iş güç arasında bir de bu ortaya çıkmıştır.
Kara kara düşünürken bıyık altından gülen yardımcısı yardım elini uzatmaya karar vererek müdürüne kolay çözümü söyler.
Domuzlar kurulan başka takımlarla en yakın komşu ilin sınırlarına kadar kovalanacak ve fazladan olan üçyüzelli adedi komşu ile sürülecektir. Tabii kâğıt üzerinde Ankara’ya böyle yazılır. Şimdi komşu il bu sorunu düşünecektir.


Ama onlar çözüm için zaten deneyimlidirler, domuzları daha doğudaki ile sürerler, doğudaki il daha doğudakine, daha doğudaki il daha da doğudakine derken böylece domuzları kovalarlar. En sonunda da en doğudaki il üçyüzelli domuzu komşu devletin sınırlarından dışarıya kovar ve üçyüzelli yaban domuzundan böylelikle Türkiye kurtulmuş olur.