Bu Blogda Ara

Telefon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Telefon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Ekim 2026

Evlenmekten Korku Olmaz

Düğün günü "Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyerek evlenmekten vazgeçen erkeğe Yargıtay’dan dikkat çeken karar:
Erkek düğün günü kadını telefonla arayarak evlenmekten vazgeçtiğini ve düğüne gelmeyeceğini söyledi.


Yargıtay da bu davranışın kadının kişilik haklarını ihlâl ettiğine hükmetti.
Kadının manevi tazminat tâlebinin reddedilmesine ilişkin yerel mahkemenin verdiği karar bozuldu ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminat ödenmesi gerektiğine karar verildi.

04 Temmuz 2024

Gazete Okuma Günleri

 Bir zamanlar bizlerin gençlik dönemlerinde haberleri her sabah aldığımız günlük gazetelerden okurduk.
Şimdiki gibi İnternet yoktu, Televizyon ise belli saatlarda Haber Bülteni sunardı.
Herkes de elinde gazete ile vapora trene otobüse binerdi, işine gidene kadar da o bütün gazeteyi yalayıp yutardı.
Artıkları da sağlada sollarda kalırdı.
 

Günümüzde ise herkesin elinde birer adet telefon, ne yaptıkları belli ne düşündükleri.
Daha da aptal olacaklarından haberleri var mı acaba?

31 Temmuz 2023

Çeşme Zamanı

 Birileri bazen güzel hayâllere inanır, verilen ümitlere inanır, söylenen sözlere inanır, ama bilmezler ki verilen sözlerin hiçbiri tutulmayacak, verilen ümitlerin hepsi birer birer kırılacak, kurulan hayâller birer birer yıkılacak. Sonunda kurbanımız şizofreni hastalıklarıyla amansız bir savaşa girecek ve savaşı kazanabilme şansı çok az olacak.


Her şeyden daha çok bir şey varsa ateş ve barut arsla bir arada bulunamazlar, ateşin herhangi bir zamanda herhangi bir şekilde barutu patlatacağı tutar.
Patlattığı zaman da sonuçlarının neler olabileceği konusu bugüne kadar çok çeşitli şekillerde yaşanmış olmak vardır.


Kaldı ki birilerinin ellerindeki sözüm ona akıllı telefonlarıyla iş pişirecek diye bir karşı cinsin duygularıyla oynamağa hakkı bulunmamaktadır.

21 Temmuz 2023

Orbis Kahve Gummi

 Yanlış hatırlamıyorsam daha henüz dün akşam yalnızlık hakkında bir söylevde bulunmuştu ben.
Esasında yalnızlık sanıldığı kadar kötü bir şey değildir, tıpkı bir şairimizin dediği gibi yalnızlık paylaşılmaz çünkü paylaşılırsa artıkım yalnızlık olmaz.
Bazen cevaplanmayan bir telefon araması veya arandığında kapalı olan bir telefon sizleri bambaşka yerlere bile götürebilir.
İçinde yaşamakta olduğumuz Dünyanın en önemli kurallarından biri içlerimizde taşıdığımız ümitlerin beklenmedik zamanlarda kolaylıkla kırılmalarıdır.


Bizler de Üç Muz olarak karşı cinslerimizin yokluklarında kendi başlarımıza birer Türk Kahvemsi gummilenmeğe karar verdik ve Orbis Coffee'ye geldik bu akşam.
Aslında mekânda birkaç adet priz olsa tam Bilgisayarlarımıza elektrik alabileceğimiz yerlerden birisi, çünkü Kablosuz İnterneti oldukça güçlü olmak vardı.
Buranın ulaşımı da o kadar zor değil çünkü Devletimin Elektrikli Marmaray Banliyö Treni fazla uzak değil ve hemen mekânın kapusunun önünde Üst Bostancı son durakları mevcut, ancak İett'yi sorguladığımızda her hattın kalktığı durağının numarası farklı olduğu ortaya çıkıyor. Örnek olarak düz 10 numaranınki ile 10B 19D 17L 17S 129T numaraların geldiği durağın numarası da farklı ve 2 13AB numaraların geldiği durak da farklı kodlanmış. Bu işte İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi mi doğru yapıyor yoksa biz mi şaşırıyoruz belli değil.


Ulaşımı çok kolay olan ve önünden günde en az yüzelli adet İett ve Öho otobüsünün geçtiği ama her ne hikmetse Kadıköy'den günde sadece dört defa işleyen 10B haricinde otobüsün gelmediği bir yol burası.
Bu listeye düz 17 numarayı almadım çünkü kendisi Vukela Caddesi'ye girmiyor.
Derken koskocaman Cum'a günü sona erdi ve Home'mize doğru yollanma vaktimiz geldi tabi ama Yalnızlık Senfonilermizi kim bilir kaç gece daha sabahlara kadar dinlemeğe devam edeceğiz?

24 Nisan 2023

Çişle Telefon Şarzı

Bizler okuldayken işemenin sadece böbreklerde biriken yemek artıklarının atılmasını sağladığını öğrenmiştik, üstelik sadece ilkokul ortaokulda değil ta lisede bile biyoloji dersinin müfredatında böyle yazardı kitaplarda.
Ben ünüversüteye gitmedim ama Allah-u Te'âlâ bilir ünüversütedeki kaln kalın tıp kitaplarında da böyle yazdığına çok eminim.
Ancak geçtiğimiz hafta sonu tuhaf bir şekilde Çiş yapmanın Ayfon başta olmak üzere akıllı telefonları şarz ettiğine dair bir paylaşım buldum.


Nereli olduğu bilinmeyen ama çok çalışkan oldukları belli araştırmacılar ilk defa idrarın bir akıllı telefonu şarj etmek için kullanılabileceğini kanıtladılar ve deneme tahtası olarak kullanılan telefon bir duş alma süresinde yaklaşık üç saat telefon görüşmesi yapabilecek kadar şarj oldu.
Bakteriler idrar içindeki kimyasalları parçaladıktan sonra enerjiyi elektriğe dönüştürülebilen elektronlar hâline getiriyor.


Bu habere pek inanamadı ben ama eğer essahtan doğruysa telefonlara kuvvet vermenin tek kaynağının elektrik olmayacağı günler geliyor demektir.

24 Ocak 2023

Bitirimlilik Unutulmuşluğu

 Bazı duygular ne kadar güzel olurlarsa olsunlar ve bazı hikâyeler birer Peri Masalını andırırlarsa andırsınlar, tıpkı biz yaşayan canlı varlıkların ömürleri gibi günü gelince sonlanmağa mahkûm olduğunun hakikâti hepimizce mâlumdur.
Ancak bazıları gerçekten çok kısa sürüyordu, tıpkı onbeş yıl önce yaşanan ve bir kısmını sizlere anlattığım yaşanmışlık gibi.
Onbeş yıl önceki bugünün öncesindeki gece delikanlı bir türlü uyuyamamıştı ve sabaha kadar kâbus görmekten bıkmıştı, sabah olsun Afyonu patlasın da sevgilisine anlatsın diye içi içine sığmıyordu.
Ancak aksi gibi delikanlının telefonunda o sabah kontörü kalmamıştı, alması da öğleyi ancak bulacaktı. Kendi şahsi bilgisayarı o zamanlar yoktu, İnternet Kafenin açılması da delikanlının mesaisiyle eş zamanlıydı.


Derken vakit Öğle Yemeği saatine geldiğinde sevgilisinden o uğursuz ileti yani aralarındaki sadece dört günlük süren sevgililik ilişkisinin bitmesi gerektiğini yazan ve delikanlıya Osmanlı İmparatorluğu Tokadı gibi yüzüne acı bir biçimde çarpan iletisi delikanlının telefonuna gelivermişti.
Delikanlı ise bu iletiyi okuyunca en az iki saat boyunca suspus olmuştu ve hiçbir şeye herhangi bir tepki vermiyordu, her ne kadar mantığı sevdiği kadının doğru ve haklı olduğunu söylüyorduysa bile duyguları tüm gücüyle hâlâ olayların nedenlerini sorgulamaktaydı.
Çünkü ilişkilerinin başından beri işbu hikâyedeki kadın kahramanı erkek kahramanının tüm karşı koymalarına rağmen ağzından girmiş burnundan çıkmış, olmadık sözlerle aklını çelmiş, bir şekilde delikanlının zayıf noktasını bulmuştu. Ve şimdi hiçbir şey olmamış ve aralarından hiçbir şey geçmemiş gibi davranıyordu.


Bizim delikanlı ise iletinin üzerinden üç saat geçtikten ve biraz sakinleştikten sonra kadına haklı olduğunu ve kendisi nasıl isterse öyle olmasını onun da istediğini yazan bir cevap yollamıştı. Ancak bir şartı vardı:
Cumartesi akşamı son bir defa buluşmak.
Ondan sonra hiçbir zaman o konuyu açmayacak ve aralarında son bir haftada geçen her şeyi unutacaktı. Her ne kadar sakindiyse bile cevabını yazarken hüngür hüngür ağlıyordu.
O akşamleyin her gün gittiği İnternet Kafe'ye bile gitmeden doğruca Homuna dönmüştü, gelir gelmez de hemen yatağına girip kendi kendine hayâller kurmak istemişti. Belki de sanki o günü yaşanmamış ve öyküleri Mutlu Son'la bitmiş gibi yaşanabilecekleri düşünüyordu.
O kısacık bir ay bile sürmeyen zaman zarfında birlikte yaşadıkları ve birbirleriyle yazıştıkları ve birlikte gittikleri her bir şey ve her bir yer o gece boyunca gözlerinin önünden bir türlü gitmemiş ve kadın kahramanı sanki odanın içindeymiş gibi hayâli olarak konuşuyor ve bir çözüm bulabilmeğe çalışıyordu.
Ama tüm bunlar nâfileydi, çünkü ortada bir gerçek vardı ve o gerçekten ikisi de kaçamazlardı.

17 Mart 2022

Ekmek Zammı

Bizim buralarda birileri tarafından zamımıza konmadan zaman geçmez.
Önce yıllardan beridir kullanmakta olduğum ve çok da Memnun Kaygısız olduğum Vodafon cep telefonu konuşma ücretime tam Ondörtmilyon Türk Lirasıcıklık kallâvi bir "Zamcık" sonra da fırınlarda satılmakta olan bildiğimiz Ekmek'e Beşyüzbin Türk Lirasıcıklık bir başka "Zamcık" yapılır.


Vakt-i zamanında rahmetli Levent Kırca'nın "Zamımıza Koduğu" bir videosu vardı, hatırlayanlar olacaklardır şimdi.
Ama bizim asgari ücretlerimize koduğu zamcık piyasadaki ücretlere yetişemiyor artık.


Belki göze görünmeyebilen "Elli Türk Kuruşu" ya da anlayacağımız anlamda yazayım "Beşyüzbin Eski Türk Lirası" hiçbir şey değil gibi görünüyor, kaldı ki bunun kat kat fazlasını neye harcamıyoruz ki?
Ancak imdı avdet eyleyelim zurnanın zırt dediği yere, ya da Olacak O Kadar şarkısında geçen zülf-i yâre dokundurulduğu yere, sıkı durun.


Yılın her günü günde sadece iki ekmek alan ya da almak zorunda olan vatandaşımın cebinden çok sıkı durun tamı tamına "Üçyüzaltmışbeş" Günümüzün Türk Lirası ya da daha açık söyleyeyim "Üçyüzaltmışbeşmilyon Türk Lirası" fazla çıkmak zorunda kalacak, kaldı ki asgari ücrete yılbaşına kadar zam gelmeyecek.

11 Temmuz 2021

Mesene Messenger

 Bir zamanlar çok eskiden bundan uzun uzun yıllar önce belki de benim bu okuduğunuz blogu yayınlamağa başlamadan da önceleri hayat güzelken ve maske mesafe temizlik gibi tantanalar hayatlarımızda yokken dünyayı sallayan bir haberleşme aracı çıkmıştı meydana.
Ancak işbu yeni haberleşme aracını ortaya çıkartanın yıllar sonra korona morona adlı uydurma bir hastalık ve insanoğlunun sonunu getirecek olan sahte bir aşıyı da bize dayatacağını nereden bilebilirdik?
Üstelik işbu aşıyı öyle bir pazarlıyor ki Bill Gates denilen şereften yoksun şahsiyet, sizler hastalığa yakalanmamak düşüncesiyle masumanece tıpış tıpış kendi ayaklarınızla gidip aşıyı oluyorsunuz ama o aşının içerisindeki maddeler bir süre sonra başka hastalıkları sizlerin vücûduna yerleştireceğinden hiçbirinizin haberi yok.
Neyse şimdilik bu konuyu kapatalım çünkü bu şerefsizlikleri başka zaman toplayarak anlatacağım, tabi eğer ömrüm yeter ve küresel güçler tarafından öldürülmezsem.
Hadis-i Şeriferden birinde bir zulme engel olamıyorsak bari o zulmü duyurmamız buyurulmuştur.


Bizler yine o güzel mutlu günlerimize geri dönelim.
O zamanlar akşamları evlerimize giderdik, bilgisayarlarımızı açardık, Msn Messenger'i kurardık, karşımızda çevrimiçi arkadaşlarımız vardı.
Yeri gelir sabaha kadar yazışırdık, üstelik internet bağlantı ücretinden başka hiçbir ücret ödemeden.
Daha da üstelik yurt içi veya yurt dışı hiç fark etmezdi, çünkü cihazımız telefon değildi, ama o zamanki telefonlar konuşmaktan başka hiçbir işe yaramazdı.
Cep telefonları da yeni yeni çıkmıştı, çıkan telefonlar da sadece sesli konuşmamıza ve yazılı mesaj çekmemize yarardı.
Resim çekemezdi, internete giremezdi, hâttâ kontörlü hatlar ilk başlarda mesaj bile çekemezlerdi.
İşbu ahvâl ve şerait dâhilinde bilgisayarlar imdadımıza yetişmişlerdi, gerçi o zamanlar arkadaşlarmızla bir şekilde haberleşebilir ve sokağa istediğimiz gibi çıkabilirdik, gidilebilecek yer çoktu ama konuşulacak konular da çoktu.
Şimdiki gibi gittiğimiz yerlerde telefonlarımızla değil birbirlerimizle ilgilenirdik.


Herkeste değil ama önemli bir bölüm insanların bilgisayarında Yahoo'nun da Messenger programı vardı, her ne kadar birbirlerine raakip de olsalar her iki program birbirleriyle uyumlu olarak da çalışırlardı.
Ancak günümüzde her iki programın da tarihin tozlu sergenlerinde yerlerini aldırdılar bazı küresel güçler.
Bu iki uygulama gitti, yerine önce Facebok sonra Twiter daha sonra da sadece internetli akıllı telefonlara yüklenebilen Whatsap geldi.
En sonda da aptal telefonları kaldırdılar, Erikson Nokia Motorola gibi zamanın devleri Ayfon ve Android telefonlara mağlûp oldular.
Ancak tüm bu teknolojik gelişmelere rağmen o günler yine de güzeldi, ilişkiler henüz bozulmamıştı ama çatlamağa da başlamıştı.
Mâlum-u âliniz doğada ve yaşamda hiçbir şey kaybolmaz, sadece şekil değiştirirler, tarih de tekerrürden ibarettir, değişen sadece şahısların ism-i şerifleridir ama hadiseler aynıdır.
Evet bir yazımızın daha sonuna geldik, eğer bu yazdıklarımdan dolayı öldürülürsem sakın arkamdan yas tutmayın anlaştık mı?

07 Temmuz 2021

Dünya Çikolata Günü Kutlama

 Günden güne bazı kimseleri özlemeğe başladı ben. Tamam norminâle döndük, sokak yasakları kalktı, ama bazı şeyler çok eksik kaldı hayatımda.
Ne kahve ne dondurma artık bana mutluluk vermiyor.
Gönlüm perişan kâlbim kırık
Senin yüzünden oldum hıçkırık
Saçların sırma gözlerin elâ boyun sırık
Hasrette bırakma beni ne olur güzel şıllık
Tırık çıkık mıkık.
Hava aslında fıstık gibi sıcak, Güneş güzelcenem ortalığı aydınlatıyor, geceleri serinlikte biraz kafa dinleyebiliyor ben ama Şaban Lâtifses sağ olsun Şabaniye olmadan önce yazdığı şarkı inşallah duygularımı anlatır.


Bugün biraz önce de dediğim gibi Dünya Çikolata Günü olması yüzünden kendimi biraz mutlulaştırmak için Kahve Dünyası'na zor attı ben.
Eskiden günde beşon kişinin yazdığı iletişim kanallarım son üç haftadan beridir suspus, acaba ne yaptım da sesi kesildi?
Yoksa başına olumsuz bir şey mi geldi?

17 Haziran 2021

Cep Telefonu Zammı

 Geçen hafta içinde telefonuma anlamı olan ama pek bir hâlt anlayamadığım bir ileti gönderildi abonesi olduğum telefon şirketim tarafından.
Sözüm ona açılımını Google Amca'dan bulduğum Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun kararıyla konuşmaların dakikası Seksen Türk Kuruşu Altmışdört Para, yazılı kısa iletilerin yüzaltmış hârflik kısmının adedinin Elliyedi Türk Kuruşu olacak şekilde zamlandığını belirtiyordu.


Ancak bana gönderilmiş olan iletide denildiğine göre paket dâhilindeki ücretlerde ve aylık paket ücretlerinde şimdilik herhangi bir değişiklik olmayacakmış.
İmdı bir de eski ücretlere bakalım:
Konuşmanın dakikası Altmışsekiz Türk Kuruşu Altmışdokuz Para, yazılı kısa iletilerin yüzaltmış hârflik kısmının adedi Kırkdokuz Türk Kuruşu'ydu.
Farklar ise Onbir Türk Kuruşu Doksanbeş Para ve Sekiz Türk Kuruşu.
Tabi mâlum-u âliniz para lâzım ama işsizin hâlinde en ufak bir iyileşme olmamakta.
Yeni ücretler yarın sabahtan itibaren geçerli olacağı için eğer paket kullanmıyorsanız eski ücretlerden yararlanmak için son altı saatiniz kalmıştır ve her geçen dakika işbu altı saatinizden düşülmektedir.

04 Nisan 2021

Korona Sayesinde Bilinçleniyoruz

 Madem kocaman şirket işleri bir yemek masasına ve bir dizüstü bilgisayara hâttâ bir cep telefonuna bile sığabiliyormuşsa neden dikmişiz onca plazayı?
Bir eşofman ve bir terlikle de geçebiliyorken hayat, gardıroplara ve giyinme odalarına ne gerek varmış?
İş toplantıları video konferansla, alışverişler sanal marketlerle, eğitim ise uzaktan yapılabiliyormuş da neden işe okula alışverişe yetişmek için onca trafik çilesini çekmişiz, niye tonla egzoz dumanını yutmuşuz?


Otomobilsiz de yaşanabilirken o kadar parayı neden garajlara kaldırımlara yığmış, yakıta vergiye bakıma onca masraf etmiş, trafik kazalarına savaşlardan daha çok kurban vermişiz?
Madem hayat bir göz odaya sığıyormuş da neden dünyayı talan etmişiz?
Madem "Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi"ymiş de neden hırslarımızın emrinde birbirimizin boğazına çökmüşüz?


Meğer sırtımızda atılacak ne çok safra taşırmışız da haberimiz yokmuş.
İçinden araba geçecek kadar büyük petrol borularına değil, bir makinenin hava pompaladığı küçücük plastik boruya muhtaçmışız oysa.
Meğer nefsimizin uğruna nefesimizden vazgeçermişiz.

09 Şubat 2021

Sigarayı Bırakmanın Ekomonik Boyutu

Aslında belki de bu resm-i şerifi bir önceki yazıya eklemem gerekliydi, ancak bilgisayarıma biraz geç geldi.
Bilirim sigarayı bırakabilmenin zorluklarını, ama sigarayı bırakmanın en kolay yolunun hiç başlamamak olduğunu da eklemem gerekir. Mâlum-u âliniz hiçbir şey yapmayan şahıs hata da yapmaz, en azından mantık bunu gerektirir.


Eğer sigarayı bırakmakta gerçekten zorlanıyorsanız sizlere basit bir hesap yapayım:
Bir paket sigara Onsekiz (18.00) Türk Lirasıcık olduğunu düşünürsek günde bir paket sigaranın mâliyeti haftada Yüzyirmialtı (126.00) Türk Lirasıcık eder.
Mâlum ücretler aylık olarak hesaplandığı için biz bunu aylık ücretten hesaplayalım:
Günlük Onsekiz Türk Lirasıcık ücretin aylığı Otuzbirer Gün çeken Ocak Mart Mayıs Temmuz Ağustos Ekim Aralık aylarında ve ayın başına Beşyüzellisekiz (558.00) Türk Lirasıcık para ceplerinizden çıkacaktır, buna mukâbil Otuzar Gün çeken Nisan Haziran Eylül Kasım aylarında ve ayın başına Beşyüzkırk (540.00) Türk Lirasıcık ceplerinizden eksilecektir, bir de Yirmisekiz Gün çeken en kısa ay olan Şubat ayını da eklersek Beşyüzdört (504.00) Türk Lirasıcık daha eklemek gerekir, tüm bu masrafların içinde bulunduğumuz İkibinyirmibir Yılındaki toplamı Altıbinbeşyüzyetmiş (6.570,00) Türk Lirasıcık yapıyor ki bu da ortalama bir paket sigaranın eğer herhangi bir zam gelmezse bu yılki cebinize masrafıdır.
İçinde bulunduğumuz İkibinyirmibir Yılında uygulanmakta olan Asgari Ücret ise İkibinsekizyüzyirmibeş (2.825,90) Türk Lirası Doksan Türk Kuruşucuk olduğuna ve yıllık toplamının da Otuzüçbindokuzyüzon (33.910,80) Türk Lirası Seksen Türk Kuruşucuk olduğuna göre aradaki farkı düşersek geriye Yılın sonunda cebinizde kalması gereken miktar Yirmiyedibinüçyüzkırk (27.340,80) Türk Lirası Seksen Türk Kuruşucuk parayla hayatınızı idame ettirmek zorundasınız.
Bu zorlu ekomonik vaziyette ceplerinizden çıkacak para ortalama olarak budur.
Zaten çevrede doğru düzgün iş yok, zamlar almış başını gidiyor, bir de sigaraya para yetiştirmek o kadar kolay olmasa gerek.
Nasıl geçiyor hayatlarınız, Ekomoni Israrla Tıkırında değil mi?


Ben sizlere günlük bir paket sigara üzerinden bir hesap hazırladım, eğer daha fazla içiyorsanız veya inşallah daha az içiyorsanız siz de ortalama bir değer tutturabilir ve gelirinizi giderinizi hesaplayabilirsiniz.
Üstelik bu basit ve fasit hesabı yapmak için liselerdeki veya ünüversütelerdeki Moderin Matamatik bilmek de gerekmiyor, bizlerin ilkokulda öğrendiği düz mantık matematiği bile yeterlidir.
Tabi ki eğer hiç sigara içmiyorsanız veya arkadaşlarınızdan kahve yanında otlanıyorsanız yatın kalkın da sigara içmediğiniz için şükredin.

23 Kasım 2020

Jetonlu Telefon

Günümüz gençliği bir zamanlar sokaklarda müsait yerlerde jetonlu telefonların bulunduğunu pek bilmez. Ne de olsa biliyorsunuz zamane embesil nesil cep telefonuyla doğmuştur.
Cebinde telefonu olanın jetonlu telefona ihtiyacı olmadığı düşünülür.


Bizim köklü kurumlarımızdan Posta Telgraf Telefon idaresinin ikinci Te Hârfi olan ve altın yumurtlayan tavuğu olan Telefon'un ana idareden ayrılarak özelleştirilmeğe hazırlandığı ilk dönemlere ait bu resim, çünkü mavi renkli Türk Telekom işareti gelmiş.
Ancak işbu resm-i şerif çekildikten birkaç zaman sonra bizim altın yumurtlayan tavuğumuz ve istihbaratımızın teminatı üçotuz paraya bir Lübnan şirketine satılacak ve topu topu üçbeş yılda getirecek gelirin karşılığında haraç mezat satılacaktı.
Gerçi satış dönemlerine kadar jetonlu telefonlar yerlerini kartlı telefonlara bırakmışlardı.


Jetonlu telefonlarda konuşabilmek için kullanılan jetonlar, tarih boyu hiçbir zaman Türk Telekom baskılı jeton olmadı, her zaman Posta Telgraf Telefon idaresinin jetonları kullanıldı jetonlu telefonların kaldırıldığı son güne kadar.
Burada gördüğünüz küçük jeton sadece üç dakikalık şehiriçi görüşme için kullanılırdı.
Bunun bir büyüğü şehirlerarası aramalar içindi, daha da büyüğü milletlerarası aramalar için, kartlara geçildikten sonraki hesapla kıyaslarsak onbeş kontörlük yapardı, yani iki adet büyük jeton bir adet en küçük kontör küpürlü telefon kartı yapıyordu.


Vakt-i zamanının Posta Telgraf Telefon idaresinin altmış kontörlük kartı, ilk dönemler kontörü biten kart telefona yem olarak kalıyordu.
Bazen de kontörü bitmeyen kartlar da telefon tarafından yutulabiliyordu, örneğin ben Bilecik'teki askeriyenin telefonunda iki adet yüz kontörlük kart kaybettim, şikâyet edince de tabur komutanından fırça yedim.


İşte böylece satıldıktan sonra Türk Telekom markası kartların da üstlerine eklendi, sonra kontörü biten kartları telefonlar yutmamağa başladılar.
Derken üzerlerine tarih ve numaralar da yazılmağa başlandı.
Sonraları bu kartların koleksiyonculuğu da türedi, çünkü arka taraflarında manzara resimleri de vardı.


Her güzel şeyin bir sonu mutlaka vardır, işbu telefon jetonlarının da kartlarının da son kullanma tarihleri artıkım geçti, çünkü yerine cep telefonları geldi, gelmekle kalmadı bilgisayarı da telefonun içine eklediler.
Bakalım daha neler neler çıkartacaklar hayatlarımıza?
Yaşayalım görelim.

10 Haziran 2019

Wayfi Şifreleri

İnternet belki cep telefonlarına girmiş ve kullanılabilinecek miktarı çok yüksek değerde de olabilir ama hâlâ bilgisayarlar için bu tarz bir uygulama geliştirilmediğini söylemem gerek.
Ancak yine de görünürde Wayfi'si olmasına rağmen çalıştırılmayan mekânlar da mevcuttur.
Anlık olarak veya bir günlük internet olmamasını sorgulamıyorum, bir gün arıza olur düzeltilir, ama yıllardan beridir çözülmeyen bir soru olursa insan gerçekten dellenir.


Hayat her ne kadar bilgisayarda olmasa bile yine de insana günümüzde bilgisayardan ulaşması gereken konular mevcuttur, işbu mevzuat-ı umumiyeler için kablosuz internet bağlantısı şarttır.