Bu Blogda Ara

Gelişme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelişme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2026

Telefon Bağımlılığı Anatomisi

Yanındaki kişi konuşurken sürekli telefonlarına bakanların üç ortak özelliği belirlendi.
Karşısındaki kişi konuşurken mesajları kontrol etme veya sosyâl medyada gezinme davranışına "Phubbing" adı veriliyor.
İngiltere ve Avustralya'da toplam altıyüzüç kişinin katıldığı iki farklı araştırmada şu üç eğilim öne çıktı:


Telefon kullanımını kontrol etmekte zorlanıyorlar: İnternet bağımlılığı ve düşük öz denetim sohbet sırasında telefonu kontrol etme dürtüsünü ertelemeyi zorlaştırıyor.
Gelişmeleri kaçırmaktan korkuyorlar: Mesajları ve sosyal medyayı takip etmediklerinde önemli bir şeyi kaçıracaklarını düşünerek ekrana yöneliyorlar.
Kolay sıkılıyorlar: Sürekli yeni bir uyarana ihtiyaç duyan kişiler yüz yüze sohbet sırasında telefonlarını daha sık kontrol ediyorlar.

06 Haziran 2021

Çakmak

 Köyün birine eski zamanda bir çakmak getirmişler.
Çakmak o kadar kıymetliymiş ki sağı solu yakmaması ve yanlış işlerde kullanmaması için güvenilir birine teslim etmek gerekiyormuş. Köylüleri toplayıp bu ateş aletini kime verelim diye sormuşlar, köylüler de muhtarı salık vermişler.
"İhtiyaç duydukça alır ateşimizi yakarız" demişler.
Muhtar çakmağı alınca ateşin sahibi olarak hâliyle giderek saygınlığı artmış, etrafında dalkavuklar yağcılar toplanmağa başlamış. Saygı arttıkça muhtarın kibiri de büyümüş.
Etrafından daha çok saygı daha çok korku beklemeğe başlamış. Ateşi kendine verenin köylüler olduğunu unutmuş. Dalkavukların da tahrikleri ile ateşi baskı ve korkutmak için kullanmağa başlamış, kiminin evini kiminin de tarlasını yakmış.
Tarlalar sürülemez evler de yaşanamaz hâle gelmiş. Muhtarın baskısından köylüler yavaş yavaş köyden ayrılmağa bile başlamışlar. Ticaret durmuş, köye gelen çerçicilerin ayağı kesilmiş, çevre köyler gelişirken bizim muhtarın köyü giderek gerilemiş.


Muhtarın köylülerinden biri kendileri gerilerken çevre köylerin niçin geliştiğini merak edip çevre köylerden birine gitmiş.
Oradaki zenginliği bağı bahçeyi görünce sormuş tabi:
"Sizde çakmak yok mu?"
Köylüler "Var" demişler.
"Peki sizin köy böyle nasıl gelişti, bağınız bahçeniz yanmadan nasıl böyle kaldı? Bizim köyde her şey tar-u mar oldu."
Köylüler ne olduğunu hemen anlamışlar:
"Yoksa siz çakmağı bir kişiye mi verdiniz?"
"Evet, muhtara verdik."
"Eyvah! Büyük yanlış yapmışsınız, hiç çakmak bir kişiye verilir mi?"
"Siz öyle yapmadınız mı?"
Köylüler başlamışlar anlatmağa:
"Hayır biz öyle yapmadık. Biz çakmağı bir kişiye verdik, çakmak taşını başka bir kişiye, benzinini de bir başkasına verdik. Ateş yakmak için üçünün bir araya gelmesi gerekiyor. Biri yanlış bir şey yapmağa kalksa ötekiler izin vermiyor."
Bizim misafir köylüyü almış bir düşünce:
"Desenize biz hepsini bir kişiye vermekle kendi kendimizi yakmışız."