Bu Blogda Ara

İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2025

Sabah Erken Gelinecek

İnsanoğlu erken gelmeği artıkım abartı hâline getirdi.
Acaba bu sabahki yazımı "Çarşılı Bunaklar" okusalar ne tepki verirlerdi?
Çünkü bizden çok uzak bir memleket olan İspanya’nın adını öğrenemediğimiz bir yerinde adını bilmediğimiz bir çalışan işe kırk dakika erken gelmeği alışkanlık hâline getirdi.


İki yıl boyunca mesai saatinde gelmesi gerektiği söylenmesine rağmen uyarıları dikkate almadı ve “Görevi kötüye kullanma” gerekçesiyle işten çıkarıldı.
Mahkeme ise işvereni haklı buldu.


Çünkü senin erken gelmek neyine gerek?
Burası ihtiyar bunakların kapısında açılmasını bekledikleri Kapalıçarşı mı ki erken gelmeğe kalkıyorsun?
Kaldı ki İspanya topraklarında Kapalıçarşı gibi bir yer de yok.

22 Nisan 2023

Uçakta Çiş Sorunu

Ben böyle toplu taşıma araçlarında idrarını boşaltanların sadece bizim buraya ait bir olgu olduğunu düşünürdüm ama göya medeni memleket olduğu iddia edilen İngiltere'de olduğunu okuyunca çok fazla sayıda şükrettim.
Geçenlerde yolcunun bir tanesi Marmaray'ın ortasında çişini yapmıştı ve pişkin pişkin yoluna devam etmişti.


Ancak bu seferki yazımızda bahsedeceğimiz hadise bizim buralardan değil ta İngiltere'de vukua avdet eylemiş.
İngiltereli tıpkı bizim Pegasus gibi bir havayolu olan Jet2'nin Glasgow'dan Tenerife'ye seferini yapmakta olan yolcu uçağında bir yolcu uçağın kabinine işedi.


Edinilen bilgiye göre uçağın kalkışının ardından önce kabin ekibiyle daha sonra yolcularla tartışan ve sarhoş olduğu bildirilen ellibeş gibi olgun yaşındaki Eric Forrest isimli yolcu daha sonra hiç kimseye aldırış etmeden kabine çişini yaptı ya da bilimsel şekilde yazalım idrarını penisinden boşalttı.


Pilotlar da bunun üzerine Portekiz’in Faro kentinde bulunan Gago Coutinho Havalimanı'na acil iniş yaptı.

 
Gözaltına alınan yolcunun uyuşturucu etkisi altında olabileceği de ifade edildi. Sorunlu yolcu nedeniyle sefer yirmidört saat kadar gecikmeye uğradı.
Tüm bu olanların üzerine Jet2 Havayolu da yolcunun bir daha uçaklarına binmesini yasak ettiler.

04 Şubat 2020

Şengen Vizesi Zammı

Dünyada bir zam furyası tam gaz devam ediyor. Ama bizim haftalıklarımıza zam yok, ne yapacağız bu vaziyet-i fakr-u zaruret meselesini?
Bizim yıllardan beridir üye olmak için kapısında bekletildiğimiz ama yaşanılanlardan sonra kendimizi hiç kandırmadan söyleyeyim hiçbir zaman içeriye alınmayacağımız Şengen Vizesi onlar için sadece bir çerez parası sayılan Yirmi Euro'cuk kadar zamlandı bu yıl.
Yani artık Şengen'e gidebilmek için Altmış Euro yerine dünden geçerli olmak üzere Seksen Euro ödemeye başlayacağız, üstelik kesin onaylanacak diye bir garantisi de yok.
İşin bu kısmı hadi bir şey değil ama onaylanmayan bir vizeye Seksen Euro'cuk ya da Beşyüzyirmisekiz Türk Lirasıcık ödemek de ekomoniyi olumsuz olarak etkiliyor.


Kaldı ki Şengen için doğrudan ülkelere ödeme yapılmıyor, adamlar işi aracı firmalara devretmişler ve aracı firmalar taş mı yesin mantığını güdüyorlar. E ne de olsa biz öncelikle Almanya'dan bu keferelere Türk'ün gücünü ispatladık zamanında, neden imdı hayıflanıyoruz ki?
Bu arada söyleyeyim altı yaşına kadar olan çocuklar vize almaya mecbur ama onlara vize ücreti tahakkuk ettirilmemekte, oniki yaşına kadar olan afacanlar ise Kırk Euro vize ücretine tabiler.
Lâkin bahsettiğim zam haberinden sonra güzel bir gelişme de yaşandı, meclis üye ülkelere onsekiz yaşına kadar olan çocuklar afacanlar ve ergenler için vize ücretlerinden feragat etme hakkı tanıdı ancak tavsiye niteliğindeki işbu karar mecburi değil çünkü kanunlaşmadı.
Yazımın aşağısında değişen bazı kolaylıklar olacak, ancak vize için istenen annelerimizin nikâhı adlı belge listesinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını da söylemeliyim.


Şengen vizesinde en önemli değişikliklerden biri çok girişli vizelerle ilgili oldu. Kurallar gereği vize geçmişi müspet olan ve sık sık seyahat edip herhangi bir kural ihlâlinde bulunmayan şahıslara kademeli olarak artan bir biçimde uzun kalma süreli ve çok girişli vize verilecek.
Uzun süreli vizeler bir yıldan başlayacak ve en fazla beş yıl geçerli olacak.


Eskiden vize için seyahâtin başlamasına en fazla üç ay kalaya kadar başvurabiliyorken bu değişiklikle bu süre altı aya çıktı.
Vize tâleplerine cevap verme süresinde ise herhangi bir değişiklik yok, en geç onbeş gün içerisinde müspet veya menfi cevap vermek zorundalar.
Şengen'in birden fazla ülkesini ziyaret edecek şahıslar seyahâtleri boyunca en fazla zamanı geçirecekleri ülkenin konsolosluğundan başvuracaklar. Eğer ülkelerde geçirilecek süre eşitse ilk girilen ülkenin konsolosluğu bizleri bekliyor.
Aslında konsolosluk değil de aracı kurumlar bizleri bekliyorlar.
Çünkü eğer parmak izi alınması gerekiyorsa konsolosluğa şahsen başvurulmasını gerektiriyor, artık her şey elektronik ortamdan yapılmaya çalışılacak.


Şengen'deki yeni vize kuralları Avrupa'da kalma hakkı olmayan kişilerin vatandaşı olduğu ülkenin geri kabûl süreci sırasında sergileyeceği tutuma göre değişiklik gösteriyor.
İşbirliği konusunda sorun çıkartan ülkelerin vatandaşlarına daha zor vize verilecek, süre kısıtlaması devreye sokulacak, yani eski tantanalar devam edecek.


İşbu vizeyi alabilmek için Şengen'in istediği belgelerde hiçbir değişikliğe gidilmedi, ayrıca sağlık sigortası uygulaması da devam edecek.
Yeri gelmişken kısaca belgeleri genel olarak özetleyeyim:

Pasaport, en az altı aylık geçerlilik süresi olmalı.
Vize Başvuru Formu, okunaklı ve doğru yazılmış olmalı.
Seyahâtin Amacını Anlatan Dilekçe
Tapu Fotokopisi
Araç Ruhsatı Fotokopisi
Banka Hesap Cüzdanı Fotokopisi
Vergi Levhası Fotokopisi
Sigorta Kaydı Fotokopisi
İmza Beyannamesi Fotokopisi
Nüfus Kayıt Örneği
İkâmetgâh Senedi
Uçak Bileti ve Hotelde Kalış Belgesi Fotokopisi

Konsolosluk bu belgelerin aslını da görmek isteyebilir, fotokopiler ise konsoloslukta kalacak.

22 Ocak 2020

Vakko Zamları

Bir mağazayı ne iyilerim ne de kötülerim aslında.
Bugün sabah saatlerinde Twitter'de bir baktım ki #Vakko hakkında önüne gelen konuşuyor.
Dediklerine göre de bu aralar ücretlerine zam yapmışlar, ama çalışanlarına asgari ücretin üstünde mi maaş verdikleri meçhûl, ne de olsa kanala para gerek, para için de vergi gerek.
İnanmazsanız bakın görün.


Rahmetli Vitâli Bey'in bir zamanlar gerçekten önemli olan giyinme mağazası hepimizin bildiği gibi ürünlerini pahalı satar, ama satış sonrası servisi bir zamanlar mükemmeldi, imdı nasıl bilmiyor ben.
Ancak yine de "Zengin değilseniz siktirin gidin amk" der.
Diğer mağazalar da farklı değillerdir aslında, ama bazıları gerçekten insanı deli eder.
Örnek mi istersiniz?


Beymen aslında demin yerdiğim Vakko'nun bir sıra altındadır, ancak fiyatları hiç de alt kategoride değildir, hâttâ bazen Vakko'dan daha pahalı olduğu günler bile olmuştur.
Beymen'in de "Maddi durumun iyiyse gel" demek gibi bir iyi huyu vardır.
Başka bir örnek daha vereyim:


Zara aslında Sivas ilinin şirin ve güzel bir ilçesidir, ama İspanyalı iki kişi bu güzel ilçemizin adını çalarak marka yapmışlar ve servetlerine servet katmışlar.
Ben aslım Divriği'liyim ama eğer Zara'lı olsaydım Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine okkalı bir tazminat davası açar Sivas'ın ilçe-i Zara hâlkının ortaklığına kabûl edilmesini isterdim.
Büyük ihtimâlle de bu isteğim kabûl edilirdi, çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi satılık bir kurum değildir.
Neyse, bu Zara mağazasının da "İyi bir alışveriş için belli bir miktarı gözden çıkartacaksın arkadaşım" gibi bir düsturu var. Ancak fiyatları Vakko ve Beymen gibi astronomik değerlerde değil ama bir Mahmutpaşa Çarşısı gibi düşük de değil, orta sıraların biraz üstünde yer almakta.


Bu yazımda saydığım markaların toplamının bile yetişemeyeceği Luiz Vuitton'dan bahsetmeyeceğim bile, çünkü dünyanın en pahalı mağazası olur kendileri.
Sırf bu kadar pahalı olduğu için tâklitleri çok fazladır, bunu kendileri de bilirler ama yapabilecekleri çok fazla nesne-i şerif bulunmamaktadır.


Örneğin geçen zaman içinde yapmış oldukları tuvaaletin yazısını sanırım hatırlarsınız, yeni okuyucularım "Luiz Vuitton Tuvaalet" yazısına tıklasınlar.
Adamlar zaten dünyayı soyup soğana çevirdikleri cihetle kazandıkları paraların üzerine sıçabilecek kadar da özgüvene sahipler.
Bu arada söyleyeyim işbu temaşa eylediğiniz tuvaaletin fiyatı Yüzbin Amerika Birleşik Devletleri Dolarıcık. Yani bizim paramıza çevirirsek Beşyüzdoksanbirbindokuzyüz Türk Lirasıcık ediyor, o da Yirmiiki Ocak İkibinyirmi tarihli kapanış fiyatı. Yarın bu fiyat tabi ki değişebilir.


Böylelikle geldik mağaza turumuzun sonlarına, zaten Lc Waikiki'de de aradığımızı bulamazsak yapılacak fazlama bir şey kalmıyor.
Burası diğerleri gibi zenginlikten değil "Herhangi bir ihtiyacın bir isteğin var mı sevgili kardeşim?" tarzı bir yaklaşım içerisinde.
Ancak bazı ürünlerinin pek sağlıklı olmadığını söylemeliyim.


İmdı da geldik Pazar esnafına, emin olun en ucuz giysiler buradadır, üstelik Vakko kadar olmasa dâhi bir Zara kâlitesine sahiptir, çünkü bizim terzi ve tekıstil esnafı güzel elbise çıkartacak kadar ustadır.
Her zaman için düsturu "Gel vatandaş gel" olan ve içimizden çıkan pazarcılığı hor görmemeliyiz, çünkü büyük düşünürlerimizden Orhan Baba (Gencebay) bir şiirinde aynen şöyle der:

Nerede boynu bükük bir garip görsen hor görme kim bilir ne derdi vardır?
O garip hâlinde ne sırlar gizli, onu bu hâllere bir koyan vardır.
Ümitsiz bir aşkın kurbanı oldum, aradım hatayı kendimde buldum
Ne söylesem gönül dinlemez, deli gibi seven yine ben oldum.
Nice ümit dolu hayat yolunda yolunu kaybeden garip ne yapsın?
Her şey Hak'tan ama zulmetmek kuldan, gönül bir zâlımı sevdi ne yapsın?
Madem yaşamaya geldik dünyaya benim de her şeyde bir hakkım vardır
Sevmiyorsan hor görme bari, benim de senin gibi Allah'ım vardır.

Bu şiirini Bindokuzyüzyetmişli yıllarda bestelemiş ve çıktığı günden beri gerek birçok sanatçının seslendirmesi sayesinde gerekse de hâlkımızın sayesinde gerçek anlamda bir Hit olmuştur.


Neyse biz yine konumuza dönelim, benim Zara'ya veya Vakko'ya verilecek kadar çok param yok, çünkü bekâr olduğum ve evlenebilecek bir adayım da olmadığı için benim üzerime düşen vergimi de ödemem gerekmekte.
Yoksa devlete yaptığım borç yüzünden hacizlik olmak istemem tâkdir edersiniz.
Neyse ki okuduğunuz için teşekkür eder ben. Sağ olunuz var olunuz.