Bu Blogda Ara

Fatura etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatura etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Ocak 2025

Aybaşı Geldi Çattı - Volüm Dört

Zamanlar geçiyor gidiyor ama geçen zamanın elinden tutamıyoruz.
Henüz iki güncük önce koskoca İkibinyirmidört yılını hiç bitmeyen zamcıklarıyla ve yaşanmışlıklarıyla birlikte geride bıraktık.
Geçen yıl boyunca Asgari Ücret yani bir çalışanın alması gereken en az maaş Onyedimilyarikimilyon Türk Lirasıcık olarak uygulandı.


Ancak geçen yılki yazımı okuyanlar o günden beridir Doların Altının ücretlerini de hatırlıyorlardır.
Köprünün altından akan sular o günkü döviz cinsinden alınabilecek miktarı düşürdü, önce bunları bir hesaplayalım:

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 17.002 ÷ 35,33 = 481,23
Avrupa Birliği Eurosu : 17.002 ÷ 36,43 = 466,70
İsviçre Frankı : 17.002 ÷ 38,90 = 437,06
İngiltere Sterlini : 17.002 ÷ 44,00 = 386,40
Kuveyt Dinarı : 17.002 ÷ 114,25 = 148,81
Has Altın : 17.002 ÷ 3.042 = 5,58

İlk sayılar İkibinyirmidört yılının Asgari Ücreti, ikinci sayılar İki Ocak İkibinyirmibeş günü Dövizin Ücreti, sonucu ise Alınabilen Döviz Miktarıdır.

Artık iki gündür içinde bulunduğumuz İkibinyirmibeş yılında uygulanacak olan YirmikimilyarYüzdörtmilyonAltıyüzyetmişbin Türk Lirasıcıklık veya kafanız karışmasın diye günümüz dilinden yazayım YirmiikibinYüzdört Yeni Türk Lirasıcıklık yeni ve güncel Asgari Ücret tutarındaki maaşlarımız bizim ceplerimize ancak Ocak sonunda gireceği için günümüzdeki güncel maaşlarımız karşılığında en fazla yukarıda belirttiğim miktarlarda yatırım yapabileceğiz.
Ancak yine de güncel döviz kurlarından yeni Asgari Ücretin karşılığını hesaplayalım.

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 22.104 ÷ 35,33 = 625,64
Avrupa Birliği Eurosu : 22.104 ÷ 36,43 = 606,75
İsviçre Frankı : 22.104 ÷ 38,90 = 568,22
İngiltere Sterlini : 22.104 ÷ 44,00 = 502,36
Kuveyt Dinarı : 22.104 ÷ 114,25 = 193,47
Has Altın : 22.104 ÷ 3.042 = 7,26

İlk sayılar İkibinyirmibeş yılının başında açıklanan Asgari Ücreti, ikinci sayılar İki Ocak İkibinyirmibeş günündeki Dövizin Ücreti, sonucu ise Alınabilen Döviz Miktarıdır.


Şekilde de görüldüğü gibi yeni Asgari Ücretimiz bu işlemlerdeki değerler ediyor.
Geçen yılın başındaki değerleri görmek isterseniz onların da çözümü burada, geçtiğimiz yıl yazmıştım bunu, Aybaşı Geldi Çattı Volüm Üç başlıklı yazımdan okuyabilirsiniz..

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 17.002 ÷ 29.73 = 571.97
Avrupa Birliği Eurosu : 17.002 ÷ 32.65 = 520.73
İsviçre Frangı : 17.002 ÷ 35.20 = 483.00
İngiltere Sterlini : 17.002 ÷ 37.95 = 448.00
Kuveyt Dinarı : 17.002 ÷ 95.00 = 178.96
Has Altın : 17.002 ÷ 2.056,00 = 8.28

İlk sayılar İkibinyirmidört yılının başında açıklanan Asgari Ücreti, ikinci sayılar İki Ocak İkibinyirmidört günündeki Dövizin Ücreti, sonucu ise Alınabilen Döviz Miktarıdır.
Tabelâ ise aşağıdadır:


Aradaki farkları da hesaplayalım, önce geçen yılın Asgari Ücretiyle oluşan kurdaki farklar geliyor huzurlarınıza.

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 625,64 - 571,97 = 53,67
Avrupa Birliği Eurosu : 606,75 - 520,73 = 86,02
İsviçre Frangı : 568,22 - 483,00 = 85,22
İngiltere Sterlini : 502,36 - 448 = 54,36
Kuveyt Dinarı : 193,47 - 178,96 = 14,51
Has Altın : 7,26 - 8,28 = -1,02 (Ekside)

İlk sayılar İkibinyirmibeş yılının başında henüz ceplerimize girmeyen İkibinyirmibeş yılının Asgari Ücreti karşılığı alınabilinen Döviz, ikinci sayılar İkibinyirmidört yılının başında İkibinyirmidört yılının Asgari Ücreti karşılığı alınabilinen Döviz, sonucu ise arasındaki farktır.

Buradaki işlemlerle de temaşa edileeği üzere Dövizlere karşı artan bir Asgari Ücretimiz olmsına rağmen Altına karşı eksilen bir seviyede bulunmakta.
Yani geçen yılın başındakinden 1,02 Gram eksik Has Altın alabiliyoruz.
Son bir yıldaki farklar nasıl mı oldu? Ahanda onun işlemleri de burada:

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 571,97 - 481,23 = 90,74
Avrua Birliği Eurosu : 520,73 - 466,70 = 54,03
İsviçre Frangı : 483,00 - 437,06 = 45,94
İngiltere Sterlini : 448,00 - 386,40 = 61,60
Kuveyt Dinarı : 178,96 - 148,81 = 30,15
Has Altın : 8,28 - 5,58 = 2,70

İlk sayılar İkibinyirmidört yılının başında açıklanan Asgari Ücretle İki Ocak İkibinyirmidört günü alınabilen Döviz miktarını, ikinci sayılar İkibinyirmidört yılının başında açıklanan Asgari Ücretle İki Ocak İkibinyirmibeş günü alınabilen Döviz miktarını, sonucu ise İkibninyirmidört yılı boyunca oluşan farklardır.
Yani geçen yılın aynı gününün aynı miktarındaki dövizi alabilmek için ekıstıradan ilâve edilmesi lâzım gereken farktır.
İşbu farkları Yeni Türk Lirasına çevirecek olursak:

Amerika Birleşik Devletleri Doları : 90,74 x 35,33 = 3.205,85
Avrupa Birliği Eurosu : 54,03 x 36,43 = 1.968,32
İsviçre Frangı : 45,94 x 38,90 = 1.787,06
İngiltere Sterlini : 61,60 x 44,00 = 2.710,40
Kuveyt Dinarı : 30,15 x 114,25 = 3.444,64
Has Altın : 2,70 x 3.042 = 8.213,40

İlk sayılar İkibinyirmidört yılı boyunca oluşan eksilme farkları, ikinci sayılar İki Ocak İkibinyirmibeş günkü Döviz Ücretleri, sonuçlar ise İkibinyirmidört yılında ceplerimizden eksilen Dövizin miktarının yeniden yerine konması sürecinde ödenmesi gereken farklardır.
İkibinyirmibeş yılının ilk Asgari Ücreti en erken Otuzbir Ocak İkibinyirmibeş günü cüzdanımıza girebileceği cihetle son işlemi çok dikkâte almayabilirsiniz.
Çünkü yaşanmış bir tecrübeye göre Tıkırında işlemeğe devam eden Ekomoniler dâhilinde her gün Dövizin ücretleri Piyasa ortamında değişkenlik gösterebilme yeteneğine sahiptir.


Bizler burada sürekli Sipâlinin vaziyet-i umumiyesinden bahsediyoruz ama Asgari Ücretle hayatlarını sürdürmek zorunda olan insanlar mevcut, işbu ücretlerle bırakın para biriktirmeyi ayın sonunu getirebilenler kendilerini çok şanslı saymalılar.
Günümüzün tıkırında olan ekomonisinin akşamları ek iş yapmağı gerektirecek hâlde olduğunu da belirtmek gerek.

21 Ekim 2024

Yatsı Çok Erken

 Erke yatıp erken kalkmak her ne kadar güzel dâhi olsa Ondokuzu Kırküç geçe gibi erken bir saatta Yatsı ezanının okunuyor ollması Kış mevsiminin Şehr-İstanbul'a iki kocaman ay öncesinden avdet eylediğinin en güzel kanıtı.


Daha şimdiden millet Facebok'ta yazmağa başlamış ki Kış mevsimi çabuk gelsin, ama Kış geldiği zaman yakılan Sobanın veya Kâloriferin yapay sıcaklıkları bir yana yakarken kullanılan Doğalgazın fatura ücretlerinin kol gibi gireceğini ve zaten alınan tüm önlemlere rağmen ısrarla tıkırında olmağa devam etmekte olan Ekomoniyi daha da çıkmaza sürükleyeceği gerçeğini sanırım nazar-ı itibariyeye ahz-u kabz eyleyemiyorlar.


Kar belki çok güzel olabilir, manzarası da güzeldir ama kar her zaman soğuk getirir.
Soğuk havalarda insanlar üşürler ki bu yüzden kalın giyinirler.
Ayılar ise biraz az üşümek ve kışın soğuklarını hissetmemek için kış uykusuna yatarlar.

01 Eylül 2024

Cemre Paraya Düştü

 Çoğumuzca mâlumdur ki bizim Cemre adını verdiğimiz kadınsı bir kavram mevcuttur. Her yıl Sevgililer Gününden sonra eğer sevgilisi olduğunu sandığı ama kendisini arsla sevmeyen Berke'den güzel bir hedâye almışsa önce havaya sonra suya en son da toprağa düşer. Yok eğer hedâyesini beğenmemişse düşüş sıralaması değişebilir veya zamanı gecikebilir, daha da tuhafı gidişini ve hareket zamanını kafasına göre değiştirme becerisine sahiptir.


Ancak içinde bulunduğumuz İkibinyirmidört Yılı'nda bir ilk oldu, hepimizin sevgilisi Cemre gidiş zamanına yakın Sipâli'ye ya da herkesin anlayacağı lisân-ı münâsipten yazayım Paranın içine düşeceği tuttu.


Paranın içine düştükten sonra Cemre'nin sıcaklığına ve ateşine daha fazlama karşı koymağı başaramayan Para cayır cayır yanmağa ve elini süren herkesin elini yakmağa başladı.
İşbu ateşin iyiye işaret olduğunu düşünen ve Kışın ortasında doğal olarak Şehr-İstanbul'da lâpa lâpa kar yağmasını isteyen bazı okuyucularımız olabilir ama Kış kapumuza avdet eyleyip de işbu açın hâlinden anlamayan bağzı tok zümrenin sürekli istediği Kar yağmağa başladığı zamanlar Sonbahar döneminde Cemre'nin yakmağa başladığı Sipâliler yüzünden Kışın binalarımıza tahakkuk ettirilecek Doğalgaz Fatura Ücretlerine bütçelerimiz yetmediği zaman nasıl bir çözüm bulunabileceğini Biz Üç Muz olarak hiç bilemiyoruz ve daha da ilgi çekmesi için bilmek ve öğrenmek bile istemiyoruz.


İmdı aklımıza zurnanın zırt dediği soru lâk diye önümüze düştüğüne göre sorabilir ben, korkmayın cevabı da var:
Her yıl Yazın müjdecisi sayılan Cemre adlı dişi varlığımız Sipâli içine düştükten sonra neler yapıyor?


Ne yapacak? İsm-i şerifinin Berke olduğunu henüz öğrenebilmeğe muvaffak olmağı başarabildiğimiz ve Cemre'nin tek taraflı olarak bağımlı olduğu sefkilısıyla gezip tozuyor ve Para'nın içine düştüğü günün güzel anılarıyla avunarak gününü gün edip Kutsal Şarap'ı gummileniyor.

23 Eylül 2018

Sonbahar Gündönümü

Hoşça kal sevgili Yaz.
Bugün biraz önceki mevsimimiz olan İkibinonsekiz Yılına ait Yaz'ı tarihin tozlu sergenlerine ekleyeceğiz, tıpkı her geçen günümüzü eklediğimiz gibi.
Bu yıl benim için Yaz biraz kötü geçti, koskocaman üç ay boyunca tek büyük zevkim uçakların arkalarından bakakalmak olduğunu söylemeliyim.


Bugüne dek binlerce uçak resmi çektim, bunların arasından mülkiyeti her ne kadar şahsıma ait olmasa bile en çok beğendiğim Törkiş Eyirlayns'ın TC-JRG plâkalı olan ve Antalya'nın portakallarıyla ünlenmiş olan Finike ilçesinin adını taşıyan uçağını sizlere takdim etmek istiyorum.
Ancak bu konu biraz hususiye giriyor, ben kendi sıkıntılarımla sizi bunaltmamalıyım.

İmdı portakallardan bahsetti ya ben, portakal mevsimi de geldi geliyor, hani neredeyse kapumuzda sayılır.
Demin eklediğim TC-JRG sağ olsun bizlere Finike Portakallarının hem tanıtımını hem de nakliyesini sağlamakta, yeter ki bir gün Antalya Havalimanında veya İstanbul'dan Antalya alakalı bir uçuşunda yakalayayım bana daha fazla yeter.
Sonbahar tek başına portakal demek değil tabi ki.


Bu harita biraz erken bir paylaşım oldu ama şurada birkaç gün içinde doğalgaz da beş aylık bir aralıktan sonra yeniden hayatımıza dühûl eyleyecek.
Gerek Rusya'dan gerekse İran'dan bizim kapumuza gelen doğalgaz aşağıdaki sayaç sayesinde evlerimize giriyor.


Bu yılki ısrarla tıkırında olan ekomonimiz sayesinde güzel bir kazıkla bizi ısıtacağını şimdiden müjdelemeliyim.


Bugün bu konuları şimdilik bir kenara bırakalım ve şimdilik Sonbahar'ın tadını çıkartmaya bakalım.
Bugün gündüz ve gece aynen İlkbahar Gündönümü gibi onikişer saatlik eşitlenmiş bir gündür.


Sonbaharın en güzel taraflarından biri de Ihlamur'dur. Bazıları pek sevmese bile Ihlamur oldukça yararlı ve besin değeri yüksek bir içecektir.
Güzelce demlenmiş bir ıhlamura her kim hayır diyorsa kesin tadını bilmiyordur ya da midesi istemiyordur.


Ben kendim Çay sevmesem bile çay içenlere saygım sonsuzdur.
Hele de o Çay "Ajda Bardak" içinde olursa değmeyin keyfine.
Ajda Bardakları tasarlayan ise hepimizin tanıdığı gerek müziğimizde gerekse Yeşilçam'da "Süperstar" olan sayın Ajda Pekkan'dan başkası değil.
Madem konu açıldı ben de biraz eskilere gidip Ajda Bardak'ın öyküsünü sizlere anlatayım.


Yıl 1984 - 1985 falan. O dönemler Ajda Hanım Çengelköy'de ikâmet eder, haftada iki gün de Beykoz Korusu'nda yürüyüşe gider.
Yürüyüş dönüşü Paşabahçe Şişe Cam Fabrikasına uğrar, orada hem dinlenir hem de ara sıra eve alışveriş de yapar.
Ancak o dönemlerde sadece küçük boy olan ince belli çay bardakları vardır, gerek üretimde gerekse piyasada, ki aradan bunca zaman geçmesine rağmen hâlâ da böyledir.
Bu küçük boyutlu olanları Ajda Hanım'ı kesmez, bir gün Paşabahçe'nin müdürüne gidip ince belli bardakların daha büyüğünün mevcut olup olmadığını sorar.
Müdür de bulunmadığını söyler, Ajda Hanım da üretme imkânı olup olmadığını sorar tabi.
Müdür kaç adet istediğini sorar, on oniki tane cevabını alınca önce reddeder, en az beş koli yani yüz adet üretebileceklerini söyler.
Gerçekten de üretirler ve bir gün Ajda Pekkan'ın evine yollarlar bunları.
Ajda Hanım ise bulardan arkadaşlarına dağıtır, ama baştan düşünemediği bir şey vardır, bu bardaklar arkadaşlarının sayelerinde "Ajda Bardak" olarak adlandırılır ve Paşabahçe Fabrikası yeni bir model kazanır.
Bir zaman sonra Paşabahçe bunun adını "Aida" olarak değiştirmek zorunda kalır.


Ajda Hanım bu konuyu Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde de belirtmiştir, ben sadece mevzuat-ı umumiyenin özetini dilimin döndüğü kadarıyla anlatmaya çalıştım.
Herkese mutlu sağlıklı nevazilsiz güzel Sonbaharlar dilerim.

12 Ocak 2009

Faturalar

Dün adamımız ıssızdı, bugün gün değişti, dükkana geldik tabi :-( Her şey güsel de şu "Hafta Başı Yorgunluğu" olmasa ... Dünkü filmin etkisinden henüz çıkamamışım sabahleyin, fakat ikindi vakti gelen faturalar beni kendime getirdi :-( Zaten biliyorsunuz ki "Ekomoni Tıkırında" :-X İşler de ayna, geç karşısına al eline tarağı, damın üstüne de koy saksağanı, sorna da vur beline kazmayı. Kazma kırılırsa sen geç onun yerine, çünkü bu kafayla günün gelmiştir, sapın ucundasındır artıkım :-) Ama eğer ola ki sap kırılırsa sen o baltaya sap olursun :-) Fakat ne yazık ki hükmettiğin kazmadır, balta değil :-( Eğer balta olsaydı faturadaki kazığın boyunu kısaltabilmek çok küçük bir ihtimal dahi olsa mümkün olabilirdi, fakat bilirsiniz ki kazmanın yeteneği ve işlevi kazık kesmeye muktedir değildir :-) Kazmayı vurdukça kazıkların boyutları daha da uzar, çünkü kazığın giriceği delik kazmanın sayesinde daha da büyür, bu durumda da o büyüyen deliğin içine giren büyük kazık, küçük bir kazıkmış gibi gelir :-) Artıkım bu kazık boyuyla idare etmeliyiz. Sonuçta ne olursa olsun kazığın boyutu aynı boyut, sadece girdiği deliğin boyutunun küçüklüğü veya büyüklüğü değişik duygular hissettiriyor :-) Son bir yıl içersinde elimin altından çok şey geldi geçti, gerekli gereksiz bir çok şeyle muhatap oldum, fakat hiçbir zaman bu kadar büyük bir kazığı yediğimi hatırlamam :-X Zaten elektiriğe, suya, doğalgaza ve telefona gelen zamlar bizi zaten baydı, bayanmadı :-( Hava bu kadar soğuk olmasa ilk iş olarak klima ve kombine zoneden vazgeçerdim :-) Aslinda burdan birazcık çorbamız çıksın isterdim. Ama haftaya iyi başlamadık, oturmaktan imanım gevredi ustamla beraber :-( Kaç haftadır da böyleyiz, ama nereye kadar gidicez balakım?