Bu Blogda Ara

05 Mart 2023

Yağmurda Kahve Dünyası

 Hafta sonumuz için güzel bir haberim var çünkü Yağmurlu geçiyor, hem de bardaktan boşanırcasına.
Böyle yağarsa barajlarımız dolacak ve bizler Yaz sıçaklarında susuzluk çekmeyeceğiz.


Bugün akşam vakti bizim Kahve Dünyasında birkaç adet Lâvi Çikolatasından yummilenirken hava birdenbire yağmura çevirdi yönünü ve sanki bir zamanlar bardakla evliymiş de boşanma davaları görülmekteymiş gibi hızla yağmağa başladı.


Benim üzerime vazife olarak da işbu iki resm-i şerifi çekip paylaşmak kaldı.
Güle güle seyredin, Yağmuru iliklerinize kadar içinizde hissedin.

Kuğu Kahvesi

 Bu yıl Erenköy semtimizde yeni yenilikler mevcut, bir adedi de Kuğu Pastahanesi ki kendileri Divan'ın hemen yan sokağında bulunmakta.
Ben burayı Yılbaşı günü keşfetmiş ve deneyimlemiştim, ancak imdı iyice emin oldum ki koskoca Cadde-i Bağdad güzergâhında gerçek anlamda kaçamak yapılabilecek bir mıntıka olmakta.


Bu sefer geldiğimde Türk Kahvemsimi biraz değişiklik olması için Dabıl olarak ısmarladım, gerçi yazdıklarımı okuyanlar benim bir Türk Kahvemsi tutkunu olduğumu ezbere bilmeleri gerekir.
Her ne kadar bir Kahve Dükkânı olmasa bile içimi ve lezzeti fena değildi, yine de telve miktarını biraz azaltsalar daha bir makbule geçerdi.
Ancak yanında ısmarladığım Poğaçaların tadı bana sanki biraz yavan geldi, belki de Sarı Ekin'inkilere damak tadım daha çok alışkın olmasından mıdır nedir bilemeyeceğim.
Buranın ve birçok diğer mekânın en büyük olumsuz tarafı yazılı birer menülerinin olmaması, ki koskoca Kuğu Pastahanesi gibi bir mekâna bu vaziyeti pek yakıştırabildiğim söylenemez.

01 Mart 2023

Kahve Dünyası Mart Yenilikleri

 Mâlum-u âliniz bugün Mart-ı Şerif Ayı huzura avdet eyledi, eylemekle kalmadı kalktı ta El Salvador'dan bizlere Ayın Kahvesi'ni gummilenmek üzere getirdi.
Her ne kadar daha önceden de bulunabiliniyorsa dâhi bugün içine girdiğimiz Mart-ı Şerif Ayı boyunca bizler için öne çıkartılacağının müjdesini vermek istiyor ben.


Tabi bir cümle önce müjde dediysem bizim ünlü ulusal çorap markamız Parizien'in bir numaralı ürünü olan ve günümüzde de hâlâ üretilmeğe devam eden Müjde Külotlu Kadın Çoraplarından bahsetmiyorum.


Efenim bizim has markamız olan Kahve Dünyası içinde bulunduğumuz Mart-ı Şerif Ayının dondurması olarak Tâhinli olanını seçmiş bulunmakta, daha büyük sürprüzü ise birkaç gün sonra Şehr-İstanbul'a avdet edecek olan Ramézân-ı Şerif Ayına özel olarak Hurmalı dondurmayı biz konuklarına arz edecek.
Bu arada ben Tâhinli Dondurmayı da çok sevdim, geçen yıl da Ramézân-ı Şerif Ayında konuklarına arz etmişlerdi.


Kısacası biz misafirler olarak bu iki kocaman ay boyunca çok değişik nesne-i şeriflerden yummilenmeğe ve gummilenmeğe her zaman olduğu gibi devam edebileceğiz.


Tabi en önemli olan şey de Kedisiz bir Kahve Dünyası asla düşünülemeceğidir ki neredeyse bütün Kahve Dünyasılarda muhakkak bir şekilde Kediler mevcutturlar ve genel olarak çok da svecendirler, yani kendilerini sevdirmekten çekinmezler.
En sonunda bana bir güzel poz verdi, ben de kendisinden ahz-u kabz eylediğim yüksek müsahadeleriyle resm-i şerifini çektim, ahanda paylaşım iznine istinâden de yayınlıyorum.

Mart Kedileri

Sonunda beklenen dönem geldi çattı, bugün Mart-ı Şerif Ayı'na girmiş bulunmaktayız.
Mâlum-u âliniz Mart geldi miydi Kediler bir anda hiç kimseye aldırmaksızın çiftleşmeğe başlarlar.
Bu ay boyunca günün her saati kedilerin sürekli miyavlamalarını ve hırlamalarını duyabilir ve birbirleriyle yaptıkları kavgaları temaşa eyleyebilirsiniz.


Bu dünyada kedi olmak hiç kolay değildir, uzun uzadıya anlatamaz ben şimdi.
Ancak şunu bilin ki eğer kedinin insanı sağlam bir karaktere sahipse zaten kedi bütün özgürlüğüne rağmen insanını bırakıp gitmez.


Ben yıllardan beridir söylerim ki insanların kedileri yoktur, kedilerin insanları vardır.
Kısaca bu dünya kedilerin hatırlarına dönmeğe devam etmekte.
Ne demek istediğimi biraz düşünürseniz anlayabilirsiniz.

28 Şubat 2023

Yeni Aşı Tantanası

 Geçen günlerde İnstegram'da dolaşırken gördüğüm lüzûm üzerine işbu yazımı yazmak ve mevzuat-ı katiliye hakkındaki düşüncelerimi nâkletmek istiyor ben, sonra isterse cellat gelsin boynumu kesip başımı gövdemden ayırsın.


İnsan vücûdu esas olarak kolay kolay hastalanmaz, hastalanırsa dâhi kendi kendıni tedâvi edebilecek yeteneğe sâhiptir.
İlkokulda bizlere nasıl nefes alacağımızı beyinlerimize kazıdılar, öğretmenlerimizin söylediklerine göre nefesi aldığımız ve verdiğimiz organların herhangi bir engele takılmaması gerektiğini öğrettiler.


Ayrıca bir elektrik süpürgesi düşünün ki borusunun ucuna bir bez paçavrası tıkarsanız süpürgenin motorunu yakarsınız.
İşte bizim burun ve ağız adı verilen organlarımız da aynı şekilde çalışırlar, üstelik motoru zorlanarak yanan bir elektrik süpürgesinin yenisini alabilirsiniz ama bir insanın yenisini alamazsınız, alsanız bile kaybettiğinizinki gibi olmaz.


Ben ilk günden beri söylüyorum ve bundan sonra da söylemeğe ve uygulamağa devam edeceğim, maske takmıyorum aşı olmuyorum, böylece küresel kapitâlist güçlerin oyununu bozuyorum.


Hadi size iki soru daha sorayım:
Hâlka maske adlı paçavrayı zorla taktıranları bir defacık bile olsa o maskeyle gördünüz mü?
Üstelik kendisi Tanrı'nın işini yaptığını iddia ediyor ama Tanrı'nın bundan haberi var mı?